ACT Assessment
Bireylerin zekâ veya genel yeteneğini değil, lise müfredatındaki akademik başarılarını ve üniversite düzeyindeki başarı için gerekli temel becerilerini ölçen ulusal standartlaştırılmış başarı testidir.
Open Study
Araştırma süreci başladıktan sonra bile yeni katılımcıların projeye dahil edilmesine olanak tanıyan bir araştırma tasarımıdır.
Manifest Variable
Değerleri doğrudan gözlemlenebilen ve ampirik olarak ölçülebilen değişken.
Open Question
Katılımcıya herhangi bir önceden belirlenmiş seçenek veya kategori sunmaksızın, kendi kelimeleriyle ve dilediği detay seviyesinde yanıt vermesini sağlayan veri toplama aracıdır.
Explained Variance
Bağımlı değişkendeki toplam varyansın, bir veya daha fazla bağımsız değişken veya faktör tarafından öngörülebilir ya da açıklanabilir olan oranını ifade eden istatistiksel metrik.
Explanatory Research
Belirli bir bulgunun veya olgunun neden meydana geldiğini saptamak amacıyla yürütülen ampirik çalışma.
Range
Bir veri setindeki en büyük değer ile en küçük değer arasındaki fark olarak hesaplanan en temel yayılım ölçüsüdür.
Expansion
Matematiksel veya istatistiksel bir fonksiyonun bir dizi toplam (seri) biçiminde ifade edilmesi süreci.
Unfolding
Bireylerin bir dizi maddeye verdikleri tercih tepkilerini analiz ederek, onları ve maddeleri ortak bir gizil süreklilik (boyut) üzerinde konumlandırmada kullanılan tek boyutlu ölçekleme prosedürü.
Exploratory Factor Analysis (EFA)
Çok sayıda gözlenen değişken arasındaki ilişkileri açıklayan gizli boyutları (faktörleri) keşfetmek amacıyla kullanılan veri odaklı istatistiksel bir tekniktir.
Angular Transformation
Oran veya yüzde verilerinin varyansını sabitlemek ve dağılımını normalleştirmek amacıyla uygulanan bir matematiksel ve istatistiksel dönüşüm yöntemidir.
College Entrance Examination Board Advanced Placement Program
Lise öğrencilerine üniversite düzeyinde akademik dersler alma ve bu derslerden kolej kredisi kazanma imkanı tanıyan uluslararası standartlaştırılmış bir eğitim programıdır.
Aggregation Problems
Bireysel düzeydeki etkilerin, kurumsal veya grup düzeyindeki verilerle analiz edildiğinde gözden kaçması veya hatalı şekilde gruba atfedilmesi durumu.
Network Analysis
Birbirine bağlı birimler arasındaki ilişkilerin yapısal özelliklerini ve bu ilişkilerin sistem genelindeki yansımalarını inceleyen analitik yaklaşım.
Network Sampling
Çalışma grubu üyelerinin, önceden belirlenmiş belirli kural ve teşvikler doğrultusunda kendi akranlarını araştırmaya dahil ettiği bir örnekleme tekniğidir.
Weight
Fiziksel anlamda bir cisme etki eden yerçekimi kuvveti; psikometrik ve istatistiki bağlamda ise bir değişkenin model içindeki göreceli önemini veya katsayısını belirleyen çarpan.
Unweighted Means Analysis
Varyans analizinde (ANOVA), katılımcı kaybından kaynaklanan dengesiz hücre boyutlarını ele almak için tüm koşullarda gerçek örneklem boyutu yerine ortalama örneklem boyutunun ikame edildiği bir istatistiksel stratejidir.
Weighting
Test maddelerinin, alt testlerin veya toplam skoru oluşturan diğer ölçümlerin, 1'den farklı bir katsayı ile çarpılarak toplam puana etkisinin oranlanması sürecidir.
Weighted Multidimensional Scaling
Farklı bireylerin veya grupların algısal uzaylarını, bireysel farklılıkları ağırlıklandırarak tek bir ortak uzayda modelleyen çok değişkenli bir istatistiksel tekniktir.
Weighted Kappa
Farklı gözlemciler arasındaki kategorik uyumu, kategoriler arasındaki uyuşmazlık derecesini dikkate alarak hesaplayan bir istatistiksel uyum indeksidir.
Family-wise Alpha Level
Bir veri setinde birden fazla hipotez testi aynı anda yürütüldüğünde, en az bir I. tür hata (yanlış pozitif) yapma kümülatif olasılığının üst sınırını belirleyen istatistiksel eşiktir.
Family-wise Error Rate
Bir veri setinde birden fazla hipotez testi aynı anda yürütüldüğünde, en az bir Tip I hatası (yanlış pozitif) yapma kümülatif olasılığı.
Scholastic Achievement Test
Öğrencilerin kimya, tarih, matematik veya edebiyat gibi belirli bir akademik çalışma alanındaki bilgi birikimini ve yetkinlik düzeyini ölçen standardize edilmiş değerlendirme aracı.
Akaike’s İnformation Criterion (AIC)
Verilen bir veri seti için iki veya daha fazla istatistiksel modelin uyum iyiliğini, modeldeki parametre sayısını cezalandırarak karşılaştıran bir özet istatistiktir.
Clever Hans
Deneklerin veya hayvanların, test edicinin istem dışı ipuçlarını ve beden dilini okuyarak doğru yanıtı veriyormuş gibi görünmesi durumu.
Peer Review
Bilimsel veya akademik çalışmaların, yayınlanmadan önce aynı disiplinde uzman diğer bağımsız profesyoneller tarafından titizlikle değerlendirilmesi ve denetlenmesi süreci.
Active Deception
Araştırma katılımcılarına daha geçerli sonuçlar elde etmek amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi verilmesi suretiyle yanıltılması.
Field Research
Verilerin laboratuvar ortamı dışında, katılımcıların doğal ve gerçek dünya koşullarında gözlemlenmesi veya incelenmesiyle yürütülen araştırma yaklaşımı.
Field Experiment
Laboratuvar dışındaki doğal ve gerçek dünya ortamlarında gerçekleştirilen, genellikle katılımcıların farkında olmadığı ve bağımsız değişkenin etkilerinin gözlemlendiği araştırma yöntemidir.
Domain-referenced Test
Bireyin belirli bir çalışma alanındaki konu hakimiyetini, başkalarının performansıyla kıyaslamadan doğrudan ölçen değerlendirme yöntemi.
Alpha
İstatistiksel testlerde doğru olan sıfır hipotezinin yanlışlıkla reddedilme olasılığını (Tip I hata) veya psikometrik testlerde iç tutarlılık güvenirlik katsayısını ifade eden sembolik değer.
Alpha Level
Hipotez testlerinde sıfır hipotezinin (H0) doğru olmasına rağmen reddedilmesi olasılığını, yani Tip I hata yapma maksimum kabul edilebilir sınırını belirleyen önsel olasılık eşiğidir.
Alpha Coefficient
Bir psikolojik testin veya ölçeğin maddelerinin kendi aralarındaki tutarlılığını ve homojenliğini değerlendirmek için kullanılan temel iç tutarlılık katsayısıdır.
Alpha Examination
I. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu tarafından okuryazar askerlerin zihinsel kapasitesini ve sözel/sayısal becerilerini değerlendirmek amacıyla geliştirilen ilk toplu zeka testidir.
Alpha Test
I. Dünya Savaşı döneminde ABD Ordu İstihbarat Birimi tarafından okuryazar askerlerin zihinsel kapasitelerini ve eğitime yatkınlıklarını değerlendirmek amacıyla geliştirilen grup zeka testidir.
Practice Effect
Bir görevin veya test maddelerinin tekrarından ötürü bireyin performansında, uygulanan deneysel manipülasyondan bağımsız olarak görülen gelişme veya değişim.
Subscale
Daha büyük ve kapsamlı bir ölçüm aracının, yapının belirli bir bileşenini veya alt boyutunu değerlendiren bağımsız alt kümesidir.
Subsample
Daha büyük bir örneklemin içerisinden belirli ölçütler veya rastgele seçim yöntemleriyle ayrılan daha küçük, alt küme niteliğindeki veri grubu.
Subpopulation
Daha büyük bir birey veya vaka popülasyonunun belirli ortak özelliklere göre ayrıştırılmış alt kümesidir.
Alternative Distribution
İstatistik ve psikometride, bir veri setindeki değerlerin veya olasılıkların tek bir merkez etrafında değil, birden fazla farklı odak veya kategoriye göre ayrılarak dağılmasını ifade eden kavram.
Alternative Hypothesis (AH; Symbol: H1, Ha)
Gözlenen verilerin sıfır hipotezinden farklı olarak değişkenler arasında anlamlı bir ilişki veya fark barındırdığını öne süren araştırma öngörüsüdür.
Alternative Hypothesis Distribution
Güç analizi sürecinde, sıfır hipotezi dağılımıyla karşılaştırılmak üzere, belirli varsayımlar altında bir karakteristiğin olası değerlerinin teorik kümesidir.
Underlying Distribution
İlgilenilen belirli bir popülasyonun verilerinin evrensel düzeyde uyduğu teorik olasılık dağılımıdır.
Ad Hoc
Genel bir kural veya teorinin parçası olmaktan ziyade, belirli ve anlık bir duruma veya probleme özgü olarak geliştirilen geçici çözüm, hipotez veya yapı.
Purposive Sampling
Araştırmacının evrendeki belirli ve kritik özellikleri taşıyan birimleri veya bireyleri, araştırmanın hedefleri doğrultusunda bilinçli olarak seçtiği olasılıksal olmayan bir örnekleme yöntemidir.
American College Testing Program (ACTP)
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki üniversite kabullerinde kullanılan standartlaştırılmış başarı ve yetenek değerlendirme sınavı sistemidir.
AAAS
Bilimsel işbirliğini teşvik etmek, bilimsel özgürlüğü savunmak ve genel bilimsel okuryazarlığı artırmak amacıyla kurulan uluslararası kâr amacı gütmeyen en büyük genel bilimsel topluluk.
American Association For The Advancement Of Science (AAAS)
Tüm bilim disiplinlerini temsil etmek, bilimsel araştırmaları ve yenilikleri küresel ölçekte ilerletmek amacıyla 1848 yılında kurulmuş dünyanın en büyük genel bilimsel derneğidir.
American Educational Research Association (AERA)
Eğitim süreçlerini bilimsel sorgulama yoluyla geliştirmek ve araştırma sonuçlarının yayılımını teşvik etmek amacıyla 1916 yılında kurulmuş profesyonel akademik kuruluş.
ACTP
Amerika Birleşik Devletleri'nde yükseköğretime geçişte kullanılan standartlaştırılmış akademik başarı ve yetenek değerlendirme sınavları bütünü olan ACT Assessment'ı tasarlayan ve yöneten kurumsal program.
Publication Manual Of The American Psychological Association
Davranış ve sosyal bilimlerde yazılı materyallerin açık ve etkili bir şekilde sunulması için gereken editoryal standartları belirleyen kapsamlı başvuru kılavuzu.
Empirically Keyed Test
Yanıtların, önceden farklı oldukları bilinen gruplar arasındaki yanıt farklılıklarını saptayacak şekilde puanlandığı bir psikolojik değerlendirme yöntemidir.
Empirical Validity
Bir testin, modelin veya yapının doğruluğunun, yalnızca teoriye dayanarak değil, deney ve sistematik gözlem yoluyla elde edilen ampirik kanıtlarla kanıtlanma derecesidir.
Empirical-criterion Keying
Kişilik envanterlerinin geliştirilmesinde, maddelerin teorik öngörülere göre değil, belirli bir özelliği taşıyan kriter grubu ile taşımayan kontrol grubunu istatistiksel olarak ayırt etme güçlerine göre seçildiği psikometrik yöntem.
Empirical Grounding
Teorik yapıların ve soyut kavramların, bilimsel olarak ölçülebilir veya gözlemlenebilir olgulara dayandırılması süreci ve yöntemi.
Empirical Test
Bir hipotezin, kontrollü deneyler veya sistematik gözlemler aracılığıyla nesnel kanıtlarla sınanması süreci.
Empirical Method
Teorik spekülasyonlar yerine doğrudan deney ve sistematik gözleme dayanan her türlü araştırma ve inceleme prosedürü.
Population
Araştırma bulgularının genellenmek istendiği, belirli kriterlere göre tanımlanmış tüm gözlem birimlerinin veya bireylerin oluşturduğu tam grup.
Mu / Population Mean
🔹 1. (mu): İstatistiksel analizlerde tam bir anakütlenin aritmetik ortalamasını temsil eden ve genellikle Yunanca küçük 'mu' (μ) simgesiyle gösterilen evrensel parametre. 🔹 2. (population mean): İlgilenilen tam bir anakütledeki bir değişkene ait tüm gözlem değerlerinin aritmetik ortalamasıdır (μ sembolüyle gösterilir).
Analytic İnduction
Nitel araştırmalarda, olgusal bir teoriyi geliştirmek ve test etmek amacıyla hipotezlerin sürekli vaka incelemeleriyle sınandığı ve gerektiğinde revize edildiği sistematik bir araştırma stratejisidir.
Analysis Unit / Unit Of Analysis
🔹 1. (analysis unit): Araştırma, veri toplama ve istatistiksel modelleme süreçlerinde incelenen, ölçülen ve hakkında çıkarım yapılan en küçük temel gözlem birimidir. 🔹 2. (unit of analysis): Bir araştırmada incelenen, veri toplanan ve hakkında çıkarımda bulunulan nihai nesne, birey, grup veya sistem.
Level Of Analysis
Çok katmanlı bir olgunun incelenmesinde tercih edilen ölçek; bireysel (mikro), grup/örgütsel (mezo) veya toplumsal (makro) odak noktası.
Anecdotal Method
Gelişigüzel gözlemlenen olaylara ilişkin resmi olmayan sözlü raporların faydalı bilgi olarak kabul edildiği araştırma tekniği.
Survey
Belirli bir popülasyondan seçilen katılımcıların veri veya görüşlerini toplamak, ölçmek ve analiz etmek amacıyla kullanılan sistematik araştırma yöntemi.
Survey Error
Örneklem yanlılığı, ölçüm kusurları veya katılımcı yanıt sapmaları gibi faktörler nedeniyle bir anket sonuçlarının gerçeği yansıtma derecesindeki sapma miktarı.
Not Significant
İstatistiki hipotez testlerinde, elde edilen veriler arasındaki farkların tesadüfi değişimlerden ayrılamayacağını ve sıfır hipotezinin reddedilemeyeceğini gösteren sonuç.
Significance Level
Hipotez testlerinde, sıfır hipotezinin (null hypothesis) gerçekte doğru olmasına rağmen reddedilmesi olasılığını belirleyen önceden tanımlanmış eşik değeridir.
Semantic Differential
Bireylerin belirli uyarıcılara yönelik öznel algılarını ve duygusal tepkilerini, iki kutuplu sıfat çiftleri aracılığıyla değerlendiren psikometrik ölçüm ölçeği.
Nonsignificant
İstatistiksel testlerde, elde edilen veriler arasındaki farkın veya ilişkinin şans faktöründen bağımsız olduğunu söylemek için yeterli kanıt sunmayan durum.
APA Style
Sosyal ve davranış bilimlerinde akademik makalelerin yazımı, biçimlendirilmesi ve kaynak gösterilmesi için American Psychological Association tarafından belirlenen uluslararası standartlar bütünü.
Abscissa
İki boyutlu bir kartezyen koordinat sisteminde, bir noktanın veya veri değerinin yatay (x) ekseni üzerindeki izdüşümünü gösteren birinci koordinat.
AR Model
Bir zaman serisi modelinde, değişkenin gelecekteki değerlerinin kendi geçmiş değerlerinin doğrusal bir fonksiyonu olarak tahmin edildiği istatistiksel yöntem.
Mediator
Bir uyaran ile tepki arasında, iki değişken arasındaki ilişkide ya da taraflar arasındaki iletişimde köprü kuran süreç, mekanizma veya kişi.
İnterval Variable
Eşit aralıklı bir ölçekle ölçülen, değerler arasındaki mesafelerin anlamlı ve sabit olduğu ancak mutlak bir sıfır noktası barındırmayan nicel değişken türüdür.
İnterval Scale
Ardışık iki değer arasındaki farkın ölçeğin neresinde olunduğundan bağımsız olarak eşit olduğu, ancak mutlak bir sıfır noktası barındırmayan nicel ölçüm düzeyidir.
İnterval Data
Birimler arasındaki mesafelerin eşit ve anlamlı olduğu, ancak mutlak veya doğal bir sıfır noktası barındırmayan sayısal verilerdir.
İnterval Sampling
Evrenden veya zaman dilimlerinden belirli ve eşit aralıklarla örneklem seçilmesini içeren sistematik bir veri toplama yöntemidir.
Research
Olguları keşfetmek, doğrulamak, değişkenler arasındaki ilişkileri ve nedensellik bildirimlerini ortaya koymak amacıyla bilimsel yöntemlerle yürütülen sistematik çalışma.
Design / Research Design
🔹 1. (design): Bir araştırmanın nasıl yürütüleceğini, verilerin hangi yöntemle toplanacağını ve değişkenlerin nasıl kontrol edileceğini belirleyen yapısal plandır. 🔹 2. (research design): Bir araştırmada geçerli sonuçlara ulaşmak amacıyla katılımcı seçimi, veri toplama ve analiz süreçlerini yapılandıran stratejik plan.
Research Diary
Bir araştırmacının, çalışma süresince yürüttüğü faaliyetleri, yöntemsel kararları ve kişisel gözlemlerini sistematik olarak kaydettiği yansıtıcı belgedir.
Research Hypothesis
Bir araştırmacının, teorik çerçeve ve önsel verilere dayanarak bir çalışmadan elde edilecek veri örüntüsüne ilişkin beklentilerini yön ve büyüklük belirterek ifade eden önermedir.
Research Protocol
Bir bilimsel çalışmanın planlanmasından raporlanmasına kadar tüm aşamalarını ve metodolojisini eksiksiz biçimde tanımlayan resmi taslak.
Research Risk
Bir araştırmanın katılımcılara veya topluma verebileceği, kurumsal inceleme kuruluna önceden bildirilmesi ve en aza indirilmesi zorunlu olan potansiyel maliyet ve zararların tamamı.
Research Synthesis
Belirli bir konudaki ampirik literatürün bütününü değerlendirmek için yapılandırılmış veri toplama yöntemleri ve istatistiksel yaklaşımların sistematik olarak kullanılmasıdır.
Research Register
Belirli bir konuyu ele alan, aynı kuruluş tarafından finanse edilen veya ortak bir deseni paylaşan, devam eden ya da tamamlanmış bilimsel araştırmaların derlendiği merkezi veritabanıdır.
Research Method
Hipotezlerin oluşturulması ve değerlendirilmesi, değişkenler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması ve olguların anlaşılması amacıyla izlenen ampirik ve sistematik prosedürler bütünü.
Researcher Bias
Araştırmacının beklentilerinin veya önceden sahip olduğu inançların, araştırma sürecinde ya da sonuçların yorumlanmasında yarattığı kasıtsız hatalar bütünü.
Method Of Successive İntervals
Katılımcıların uyaranları, belirli bir özelliğe sahip olma derecelerine göre hiyerarşik ve azalan kategorilere ayırdığı psikofiziksel bir ölçekleme prosedürüdür.
Arc Sine Transformation
Oran veya yüzde verilerini normal dağılıma yaklaştırmak ve varyansları homojenleştirmek amacıyla kullanılan matematiksel ve istatistiksel bir veri dönüştürme yöntemidir.
Background Variable
Araştırmada birincil odak noktası olmayan, ancak katılımcıların veya birimlerin demografik, sosyal ya da geçmişe dayalı özelliklerini tanımlayan ve sonuçları etkileyebilecek olan kontrol veya betimleme değişkenidir.
Archival Research
Bilimsel araştırmalarda kitaplar, dergiler, tarihsel belgeler ve depolarda halihazırda bulunan diğer mevcut kayıt veya verilerin kullanılması.
Artifact
Doğal bir sürecin veya gerçeğin yansıması olmayıp, kusurlu araştırma tasarımı, analitik hatalar veya metodolojik müdahaleler sonucunda yapay olarak ortaya çıkan deneysel bulgu.
Residual
Regresyon analizinde gözlenen değer ile modelin öngördüğü değer arasındaki fark; tıpta ise akut evre sonrası baki kalan klinik belirti veya işlev.
Method Of Residues
John Stuart Mill tarafından formüle edilen beş ampirik kanundan biri olup, daha önceden bilinen nedenlerin yol açtığı etkilerin toplam etkiden çıkarılmasıyla geriye kalan etkinin yeni bir nedene atfedilmesi sürecidir.
İncremental
Büyük sıçramalar yerine, küçük ve kümülatif adımlarla gerçekleşen değişimleri veya süreçleri tanımlayan sıfat.
İncremental Validity
Mevcut değerlendirme yöntemlerine yeni bir araç veya prosedür eklendiğinde elde edilen öngörüsel veya bilgiye dayalı kazanç miktarı.
Main Diagonal
Kare bir matrisin sol üst köşesinden sağ alt köşesine uzanan değerler dizisi.
Hanging Rootogram
Gözlenen frekansların kareköklerinin, beklenen normal dağılım eğrisinden aşağıya doğru 'askıda' sarkıtıldığı ve uyum iyiliğini görselleştirmek için kullanılan özel bir istatistiksel histogram türüd.
Asymmetrical Distribution
Frekans değerlerinin dağılımın merkez veya orta noktasının her iki yanında eşit olmadığı, çan eğrisinden sapma gösteren her türlü normal olmayan olasılık dağılımıdır.
Asymptote
Bir eğrinin sonsuzda yaklaşmakla birlikte asla kesişmediği veya ulaşamadığı doğrusal sınır.
Asymptotic Normality
Bir olasılık dağılımının veya tahmin edicinin, örneklem boyutu sonsuza yaklaştıkça çan eğrisine, yani normal dağılıma yaklaşma özelliği.
Asymptotic Method
Gözlem sayısı arttıkça doğruluk derecesi yükselen ve örneklem hacmi büyüdükçe teorik varsayımlara yaklaşan istatistiksel tahmin prosedürü.
BEST
Askeri personelin psikolojik uygunluğunu, geçmiş yaşam öykülerini ve olası risk faktörlerini sistematik olarak incelemek için kullanılan standartlaştırılmış tarama aracı.
Overmatching
Araştırma katılımcılarının, bağımlı değişken üzerinde hiçbir etkisi olmayan veya ihmal edilebilir düzeyde etkisi bulunan aşırı sayıda karakteristik özellik açısından eşleştirilmesi.
Oversampling
Evrendeki oranlarını aşacak şekilde belirli alt grup katılımcıların çalışma grubuna kasıtlı olarak daha yüksek oranda dahil edildiği örnekleme stratejisi.
Overidentification
Yapısal eşitlik modellemesinde, bir modeldeki bilinen parametre sayısının serbest tahmin edilecek parametre sayısından fazla olması durumu.
Citation Analysis
Belirli yazarların, yayınların veya akademik kaynakların atıf geçmişini, sıklığını ve dağılımını inceleyen bibliyometrik araştırma yöntemidir.
İndex Of Discrimination
Bir test maddesinin veya toplam testin, ölçülen özellik bakımından farklı düzeylere sahip bireyleri ne kadar başarılı bir şekilde birbirinden ayırabildiğini gösteren psikometrik istatistiksel katsayı.
Discriminant Validity
Bir psikometrik ölçüm aracının, kavramsal olarak ilişkili olmaması gereken diğer yapıları ölçen testlerle korelasyon göstermeme derecesidir.
Discriminant Loading
Kategorik bir yordama analizinde, yordayıcı değişkenler ile altta yatan gizli boyut arasındaki korelasyonu ifade eden -1 ile +1 arasında değişen katsayıdır.
Discriminating Power
Bir testin veya ölçüm aracının, ölçülen özellik bakımından farklı grupları veya kategorileri istatistiksel olarak ne kadar doğrulukla birbirinden ayırabildiğini gösteren psikometrik indeks.
Discrimination İndex
Bir test maddesinin veya sorunun, ölçülen özellik bakımından yüksek ve düşük performans gösteren bireyleri ne kadar başarılı bir şekilde ayırt edebildiğini gösteren psikometrik istatistiksel katsayıdır.
Outlier
Bir veri setindeki diğer tüm gözlem ve ölçümlerden belirgin şekilde farklılaşan aşırı uç gözlem.
Disjoint Sets
Hiçbir ortak elemanı bulunmayan ve kesişim kümesi boş küme olan iki veya daha fazla küme.
Divergent Validity
Bir testin veya ölçeğin, teorik olarak ilişkili olmaması gereken diğer yapıları ölçen testlerle düşük korelasyon göstermesi derecesidir.
B-value
Meta-analizlerde ve istatistiksel modellemede kullanılan, etki büyüklüklerinin veya regresyon katsayılarının standartlaştırılmış ağırlığını ifade eden numerik bir parametredir.
B Coefficient
Regresyon denkleminde, yordayıcı değişkenin birim değişiminin bağımlı değişkende yarattığı ham (standardize edilmemiş) değişimi gösteren regresyon katsayısı.
Dependent Variable (DV)
Deneysel çalışmalarda bağımsız değişkendeki değişimin ardından gözlemlenen, korelasyonel araştırmalarda ise yordanması veya açıklanması hedeflenen sonuç ölçümüdür.
Dependent-samples T Test
İlişkili iki grup ölçümünün (örneğin aynı bireylerin tedavi öncesi ve sonrası skorları) ortalamaları arasındaki farkın sıfırdan anlamlı düzeyde farklı olup olmadığını test eden parametrik istatistiksel analiz yöntemidir.
Correlated Samples / Dependent Groups / Dependent Samples
🔹 1. (correlated samples): Her bir gözlemin bir diğer örneklemdeki tek bir gözlemle doğrudan eşleştirildiği veya aynı katılımcılardan farklı zamanlarda elde edilen ölçümleri içeren istatistiksel örneklem grubu. 🔹 2. (dependent groups): Her bir gözlemin diğer gruptaki veya zamandaki karşılığıyla doğrudan eşleştiği ya da aynı birimlerden tekrar tekrar ölçüm alındığı istatistiksel örneklem tasarımı. 🔹 3. (dependent samples): Aynı katılımcı grubundan farklı zamanlarda veya ilişkili bireylerden eşleştirilmiş olarak elde edilen, verilerin birbirine istatistiksel olarak bağlı olduğu gözlem setleri.
İndependent Variable (IV)
Bir deneyde, bağımlı değişken üzerindeki etkisini veya neden olduğu değişimi gözlemlemek amacıyla araştırmacı tarafından bizzat manipüle edilen ya da öncelikli olarak ölçülen temel faktördür.
İndependent Events
Bir olayın gerçekleşmesinin ya da gözlemlenmesinin, diğer bir olayın olasılığı hakkında hiçbir ek bilgi sağlamadığı durum.
İndependent Sampling
Evrenden katılımcı seçme süreci olup, her bir bireyin seçilme olasılığının daha önce seçilmiş olan diğer bireylerden hiçbir şekilde etkilenmemesi durumudur.
İndependent Samples
Birbirleriyle hiçbir ilişkisi, eşleşmesi veya ortaklığı bulunmayan, tamamen farklı gözlem birimlerinden veya katılımcı kümelerinden oluşan veri grupları.
İndependent Random Variables
İki veya daha fazla rastgele değişkenin aralarında hiçbir olasılıksal ilişki barındırmaması; bir değişken hakkında edinilen bilginin, diğer değişken hakkında hiçbir öngörücü değer taşımaması durumu.
İndependence
Bireylerin veya grupların dış etki ile kontrolden arınmış olması ya da iki veya daha fazla değişken ya da olayın istatistiksel olarak birbirini etkilememesi durumu.
Contextual Analysis
Verilerin toplandığı çevresel koşulların ve bu koşulların gözlenen birimler üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesine dayanan araştırma yöntemi.
Barron–welsh Art Scale (BWAS)
Bireylerin estetik tercihlerini; basit geometrik şekillerden karmaşık soyut çizgilere kadar uzanan siyah-beyaz figürleri beğenip beğenmeme durumlarına göre ölçen bir değerlendirme aracıdır.
Bartlett Test For Equality Of Variance
İki veya daha fazla bağımsız grubun varyanslarının homojen olup olmadığını test etmek için kullanılan ve özellikle normallik varsayımına duyarlı olan istatistiksel bir prosedür.
Kurtosis
Bir olasılık dağılımının merkezindeki sivrilik veya basıklık derecesini ve kuyruk kalınlığını betimleyen dördüncü merkezsel moment ölçüsü.
Simple Effect
Birden fazla bağımsız değişkenin bulunduğu deneysel tasarımlarda, bir bağımsız değişkenin belirli bir düzeyinin bağımlı değişken üzerindeki etkisinin, ikinci bağımsız değişkenin yalnızca tek bir sabit düzeyinde incelenmesidir.
Simple-effects Analysis
İki yönlü ya da çoklu varyans analizlerinde (ANOVA) anlamlı bir etkileşim efekti saptandığında, bağımsız değişkenlerden birinin etkisinin, diğer bağımsız değişkenin her bir sabit düzeyinde ayrı ayrı incelenmesidir.
Test Of Simple Effects
Varyans analizinde (ANOVA), iki veya daha fazla bağımsız değişken arasında anlamlı bir etkileşim bulunduğunda, bir bağımsız değişkenin etkisinin diğer bağımsız değişkenin yalnızca tek bir düzeyinde incelenmesini sağlayan istatistiksel sınamadır.
Simple Factorial Design
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin tüm olası düzey kombinasyonlarının aynı anda incelendiği bir deneysel araştırma düzenidir.
Simple Hypothesis
Bir popülasyon dağılımının tüm parametrelerini eksiksiz olarak belirten istatistiksel varsayım.
Simple Comparison
Faktöriyel bir desendeki çok düzeyli veri analizleri bağlamında, genellikle iki grup ortalaması arasındaki farkın doğrudan incelenmesidir.
Simple Correlation
Bir korelasyon katsayısı ile ifade edilen, iki değişken arasındaki doğrusal ilişkinin derecesi ve yönüdür.
Simple Random Sampling
Bir anakütle içerisindeki her bir birimin eşit ve bağımsız seçilme olasılığına sahip olduğu, en temel olasılıklı örnekleme yöntemidir.
Simple Structure
Keşfedici faktör analizinde, faktör rotasyonunun başarısını değerlendirmek ve yorumlanabilirliği maksimize etmek için her değişkenin yalnızca tek bir faktörde yüksek yük, diğerlerinde ise sıfıra yakın yük değerine sahip olması gerektiği ilkesidir.
Suppressor Variable
Regresyon modelinde bir bağımsız değişkenin yordama geçerliğini, kendisiyle ilişkili olan ilgisiz veya hata varyansını arındırarak artıran istatistiksel değişken.
Suppressor Effect
Üçüncü bir değişkenin modele dahil edilmesiyle, yordayıcı ile yordanan değişken arasındaki ilişkideki hatanın veya ilgisiz varyansın ortadan kaldırılması ve böylece gerçek ilişkinin ortaya çıkması durumu.
Achievement Battery
Bir bireyin bir dizi ilişkili konudaki bilgi düzeyini veya belirli fiziksel/zihinsel becerilerini ölçmek amacıyla tasarlanmış bir grup başarı testinin bütünü.
Achievement Quotient (AQ)
Bir bireyin başarı testindeki gerçek performansının, zeka testiyle ölçülen potansiyel kapasitesine bölünmesiyle elde edilen sayısal ölçüttür.
Achievement Level
Genel akademik çalışmalarda veya aritmetik gibi spesifik okul becerilerinde erişilen yetkinlik derecesi ya da eğitim sonrasında bireysel veya grup performansının değerlendirilmesi.
Achievement Measures
Bir bireyin belirli bir alandaki bilgi, beceri veya yeterlilik düzeyini, akran standartlarıyla karşılaştırarak belirleyen standart görevler, araçlar veya sistemlerdir.
Achievement Test
Bir bireyin belirli bir konudaki mevcut beceri veya bilgi düzeyini ölçmek amacıyla tasarlanmış norm referanslı standart test.
Achievement Age (AA)
Bir bireyin standardize testlerdeki akademik veya beceri performansının, belirli bir kronolojik yaş grubunun normatif ortalamasına denk gelen yaş cinsinden ifade edilen ölçüm değeridir.
Baseline Measure
Herhangi bir deneysel müdahale veya manipülasyon uygulanmadan önce katılımcının davranışının, fizyolojik durumunun veya performansının gözlemlenip kaydedildiği ilk ölçümdür.
Baseline Characteristic
Bir araştırmaya veya müdahaleye başlamadan önce katılımcılarda değerlendirilen ve sonuç ölçütlerini potansiyel olarak etkileyebilecek demografik, klinik veya biyolojik niteliklerin bütünü.
Bayesian İnformation Criterion (BIC)
Bayesci istatistikte, veri setine uyum sağlayan birden fazla modelin göreceli kalitesini, model karmaşıklığına ceza puanı vererek karşılaştıran bir model seçimi özet değeridir.
Bayesian İnference
Önsel bilgileri yeni elde edilen ampirik verilerle birleştirerek, Bayes teoremine dayanıp bir hipotezin ya da parametrenin olasılık dağılımını güncelleyen istatistiksel çıkarım yöntemi.
Behrens–fisher Problem
Varyansların eşit olmadığı varsayıldığı durumlarda, normal dağılıma sahip iki bağımsız popülasyonun ortalamaları arasındaki farkı test etme ve aralık tahmini yapma güçlüğüdür.
Underachiever
Standart testlerle veya zeka göstergeleriyle kanıtlanmış kapasitesinin sürekli olarak altında akademik veya mesleki performans sergileyen birey.
Life Expectancy
Bir bireyin, doğduğu andan itibaren mevcut ölüm oranları ve istatistiksel olasılıklar baz alınarak ortalama ne kadar yaşayacağının öngörülmesidir.
Coefficient Of Determination
Bağımlı değişkendeki varyansın ne kadarının bağımsız değişken ya da değişkenler tarafından ortak olarak açıklandığını gösteren 0 ile 1 arasında değişen sayısal indeks.
Uncertainty Analysis
Bir deney veya modelleme çalışmasında, ölçümlerin ve öngörülerin doğruluğunu değerlendirmek; enstrümantasyon, metodoloji ve karıştırıcı değişkenlerden kaynaklanan hata paylarını nicelleştirmek amacıyla yapılan analitik süreç.
Determination Coefficient
Regresyon modelinde bağımlı değişkendeki varyansın, bağımsız değişken veya değişkenler tarafından ne kadar oranla açıklanabildiğini gösteren istatistiksel ölçü.
Bellevue Scale
David Wechsler tarafından yetişkin zeka düzeyini ölçmek amacıyla geliştirilen, modern Wechsler Yetişkin Zeka Ölçeği'nin (WAIS) öncülü olan tarihi zeka testi serisidir.
Similarity Coefficient
İki ya da daha fazla örneklemin, değişkenin veya faktör yapısının birbirine olan matematiksel yakınlığını ve benzeyiş derecesini sayısal olarak değerlendirmeyi sağlayan indeks.
Bernoulli Distribution
Tek bir denemede yalnızca iki olası sonucun (başarı veya başarısızlık) elde edildiği ve bu sonuçların belirli olasılıklarla dağıldığı kesikli bir olasılık dağılımıdır.
Bessel’s Correction
Bir örneklem üzerinden varyans ve standart sapma hesaplanırken tahmin yanlılığını azaltmak için paydadaki gözlem sayısı olan n yerine n - 1 değerinin kullanılmasını sağlayan istatistiksel düzeltmedir.
Beta Weight
Çoklu regresyon analizinde, yordayıcı değişkenlerin orijinal birimlerinden arındırılarak standartlaştırılmış skaler değerler üzerinden bağımlı değişken üzerindeki göreli etkisini ve gücünü gösteren katsayı.
Beta Distribution
Değerleri 0 ile 1 arasında değişen ve şekli iki parametre (α ve β) ile belirlenen sürekli olasılık dağılımları ailesidir.
Beta Level
Boş hipotezin yanlış olduğu gerçek durumunda, onu reddetmeme olasılığını, yani İkinci Tip (Type II) hata yapma olasılığını ifade eden istatistiksel parametredir.
Beta Coefficient
Regresyon analizinde, yordayıcı ve yordanan değişkenlerin standartlaştırılması sonrasında elde edilen ve ölçüm birimlerinden bağımsız olarak değişkenlerin göreli önemini karşılaştırmaya olanak tanıyan standartlaştırılmış regresyon katsayısı.
Beta Examination
I. Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu tarafından okuma-yazma bilmeyen veya İngilizceye hakim olmayan askerlerin zeka düzeyini ölçmek amacıyla geliştirilmiş sözel olmayan grup zeka testi formudur.
Beta Test
Yazılım veya psikometrik araçların nihai kullanıcılar tarafından gerçek dünya koşullarında test edildiği ön değerlendirme aşaması.
Descriptive Science
Olguları, süreçleri veya davranışları değer yargılarında bulunmadan veya ne olmaları gerektiğine karar vermeden, nesnel ve sistematik bir şekilde gözlemleyip kaydeden ampirik bilim dalı.
Descriptive Research
Değişkenleri manipüle etmeden veya neden-sonuç ilişkisi kurmadan, mevcut durumları, özellikleri veya değişkenler arasındaki ilişkileri haritalandırmayı amaçlayan ampirik bir araştırma yöntemidir.
Descriptive Statistics
Bir örneklem grubuna ait ham verilerin ana özelliklerini, herhangi bir genelleme yapmaksızın sayısal veya grafiksel olarak özetleyen istatistiksel prosedürler bütünü.
Descriptive Average
Bir veri setinin merkez noktasını tahmin eden ve bilgilerin nerede yoğunlaştığını gösteren, sıklıkla eksik veya kısmi verilere dayanılarak yapılan istatistiksel özet.
Reliability Of Components
Bir testi oluşturan alt bileşen kümelerinden elde edilen puanların ortalama güvenilirliğidir.
Composite Reliability
İki veya daha fazla benzer göstergenin veya ifadenin, özellikle yapısal eşitlik modellemesinde örtük bir değişkeni ne kadar tutarlı bir şekilde temsil ettiğini ölçen iç tutarlılık katsayısı.
Computer-assisted Testing
Bireylerin beceri, bilgi veya yetkinliklerinin bir bilgisayar aracılığıyla veya bilgisayar desteğiyle değerlendirildiği ölçme sürecidir.
Computer Adaptive Testing (CAT)
Test maddelerinin, katılımcının gösterdiği yeterlilik düzeyine göre algoritma aracılığıyla anlık olarak zorlaştırıldığı veya kolaylaştırıldığı bilgisayar tabanlı ölçüm yöntemidir.
Science
Fiziksel, doğal ve sosyal dünyanın yapısını ve davranışını sistematik gözlem, deney ve hipotez test etme süreçleriyle inceleyen disiplinler bütünü.
Scientific Method
Verilerin organize ve sistematik olarak toplanması, yorumlanması ve doğrulanması için gereken varsayım, ilke ve prosedürler bütünü.
Cognitive Abilities Test (cogat)
Anaokulundan lise son sınıfa kadar öğrencilerin sözel, nicel ve sözel olmayan alanlardaki soyut akıl yürütme ve problem çözme kapasitelerini ölçen çok aşamalı standart bir test bataryasıdır.
Bimodal Distribution
Veri setinde iki farklı tepe noktasının (modun) bulunduğu, frekansların bu iki merkez etrafında kümelendiği olasılık dağılımıdır.
Binet–simon Scale
Çocuklarda zeka gelişimini ve olası gerilikleri saptamak amacıyla geliştirilen, modern psikometrinin ve zeka testlerinin tarihsel temeli olan ilk pratik ölçek.
Binomial Variable
Yalnızca iki olası sonucu bulunan ve genellikle 0 ile 1 değerleriyle kodlanan kesikli olasılık değişkenidir.
Binomial Probability
Birbirinden bağımsız gözlemlerden oluşan bir seride, sadece iki olası değerden birini alabilen bir değişken için belirli bir sonuç kombinasyonunun gözlenme olasılığıdır.
Biplot
Çok değişkenli veri analizinde hem değişkenleri hem de katılımcıları veya vakaları tek bir iki boyutlu grafik üzerinde eş zamanlı olarak gösteren çok yönlü bir görselleştirme aracıdır.
CDF
Bir olasılık dağılımının, rastgele bir değişkenin belirli bir değerden küçük veya o değere eşit olma olasılığını veren matematiksel fonksiyondur.
Cumulative Relative Frequency
Veri setindeki belirli bir değere ve o değerden küçük olan tüm diğer değerlere ait oranların toplamını gösteren kümülatif istatistiksel ölçüdür.
First-order İnteraction
Bir bağımlı değişken üzerindeki etkinin, iki bağımsız değişkenin ortak kombinasyonuna göre değiştiği istatistiksel durum.
Primary Ability
Faktör analiziyle tespit edilen ve zekanın yedi temel üniter bileşeninden birini oluşturan bilişsel yetenek.
Primary Data
Araştırmacının kendi deneyleri veya ilk elden gözlemleri yoluyla doğrudan topladığı ham, işlenmemiş bilgi.
Compound Probability
İki veya daha fazla bağımsız olayın aynı anda ya da arka arkaya birlikte gerçekleşme ihtimalini ifade eden istatistiksel ve olasılıksal bir metriktir.
Unified Positivism
Psikoloji disiplinindeki parçalanmışlığı gidermek amacıyla, ampirik bulguları entegre eden ve teorileri fizik modeline dayalı katı bir ampirisizm etrafında birleştirmeyi savunan meta-teorik yaklaşım.
Pooled Estimate
Birden fazla bağımsız bağımsız tahminin ağırlıklı ortalaması alınarak elde edilen tek bir popülasyon parametresi tahminidir.
Unity
İstatistikte tam olarak 1 değerine veya oransal olarak yüzde yüze (1.00) karşılık gelen matematiksel terim.
Method Of Concomitant Variation
John Stuart Mill'in beş ampirik kanunundan biri olup, iki olgu arasındaki niceliksel ortak değişimin nedensel bir ilişkiye işaret ettiğini savunan mantıksal tümevarım ilkesidir.
Biostatistics
Biyolojik süreçler, tıp ve epidemiyoloji ile ilgili verilerin toplanması, incelenmesi ve yorumlanmasıyla ilgilenen uygulamalı istatistik dalıdır.
Block Design
Araştırmaya katılan bireylerin, hedef sonuçla ilişkili belirli bir ortak özelliğe (kovaryat) göre homojen alt kümelere (bloklara) ayrılarak deneysel koşullara dağıtıldığı bir deneysel tasarım türüdür.
Blocking Factor
Deneysel çalışmalarda katılımcıların veya örneklem birimlerinin benzer özelliklerine göre homojen alt kümelere ayrılmasını sağlayan kontrol değişkeni.
Bona Fide Pipeline Measure
Bireylerin sosyal açıdan hassas konulardaki önyargılarını ve örtülü tutumlarını, bilinçli kontrol mekanizmalarını baypas ederek ölçmek için geliştirilmiş deneysel bir değerlendirme prosedürüdür.
Bonferroni T Test
Çoklu karşılaştırmalarda Tip I hata oranını (yanlış pozitif) kontrol etmek amacıyla anlamlılık düzeyinin test sayısına bölünerek düzeltildiği bir istatistiksel test prosedürüdür.
Bootstrapping
Mevcut veri setinin kendi içinden yinelemeli örneklemler çekilerek parametre tahminlerinin yapıldığı, dışsal varsayımlara en aza bağımlı istatistiksel yeniden örnekleme yöntemi veya bilişsel gelişim mekanizması.
Box–tidwell Transformation
Regresyon modellerinde bağımsız değişkenlerin doğrusal varsayımını sağlamak amacıyla uygulanan üstel bir veri dönüştürme yöntemidir.
Longitudinal
Anatomide vücudun uzun eksenini belirten, araştırmalarda ise aynı örneklemin uzun bir zaman dilimi boyunca takip edildiği gözlemsel yöntemi tanımlayan terim.
Longitudinal Design
Aynı katılımcı grubunun veya değişkenlerin, belirli bir zaman aralığı boyunca tekrarlanan ölçümlerle incelendiği temel araştırma tasarımı.
Follow-up Study
Bir müdahalenin veya deneysel koşulun etkilerinin zaman içindeki kalıcılığını ve uzun vadeli seyrini incelemek amacıyla yürütülen ampirik araştırma tasarımıdır.
Longitudinal Data
Aynı bireylerden ya da gözlem birimlerinden belirli bir zaman aralığında birden fazla kez elde edilen tekrarlı ölçüm bilgileri.
Dimension
İstatistiksel analizlerde ve ölçüm modellerinde, bir değişken setini nitelendiren veya yapılandıran temel bileşen ya da faktör.
Dimensionality
Bir construct'ı (yapıyı) ölçerken kullanılan boyutların veya eksenlerin sayısıdır.
Area Sampling
Araştırma katılımcılarını belirlemek amacıyla mahalleler, sokaklar veya konutlar gibi önceden tanımlanmış coğrafi alanların örneklem kaynağı olarak seçildiği olasılıklı bir örnekleme yöntemidir.
Split-ballot Technique
Bir örneklemin rastgele iki alt gruba ayrılarak, aynı yapıları ölçmeyi amaçlayan anketin hafifçe farklılaştırılmış versiyonlarının her bir gruba uygulanması prosedürü.
Order Of Magnitude
Bir sayının veya değerin, genellikle 10'un kuvvetleri temel alınarak ifade edilen yaklaşık ölçeği veya kademesidir.
Growth Function
Bağımlı bir değişken ile zaman birimleri cinsinden tanımlanan bir bağımsız değişkenin çeşitli düzeyleri arasındaki matematiksel ve ampirik ilişki.
California Achievement Tests (CAT)
Anaokulundan 12. sınıfa kadar olan öğrencilerin temel akademik becerilerini ve altı farklı düşünme süreci kategorisini çoktan seçmeli alt testlerle değerlendiren standartlaştırılmış başarı testi bataryası.
CART Analysis
Veri setlerini, bir dizi yordayıcı değişken kullanarak giderek daha küçük ve homojen alt gruplara ayıran ikili bir karar ağacı algoritmasıdır.
Penalty Function
İstenmeyen özellikleri veya aşırı karmaşıklığı cezalandırmak amacıyla bir istatistiksel modelin veya indeksin değerini düşüren ağırlıklandırma mekanizması.
Chernoff Faces
Çok değişkenli istatistiksel verileri stilize edilmiş insan yüzlerinin farklı özelliklerine haritalandırarak görselleştiren grafiksel bir tekniktir.
Severity Error
Değerlendiricinin, katılımcıların performansını veya yeteneklerini sürekli olarak aşırı olumsuz ve sert bir şekilde puanlamasına yol açan sistematik bir derecelendirme hatasıdır.
Cochran Q Test
Aynı denek grubunun ikili (dikotom) kategorik verilere sahip üç veya daha fazla bağımlı ölçüm koşulunda, oranlar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını inceleyen parametrik olmayan bir istatistiksel hipotez testidir.
Cogat
Öğrencilerin akıl yürütme, problem çözme ve öğrenme kapasitelerini sözel, sayısal ve sırasal-şekilsel (non-verbal) alanlarda ölçen standartlaştırılmış bir yetenek testidir.
Cohen’s Kappa
İki veya daha fazla gözlemcinin kategorik verileri sınıflandırırken gösterdiği uyum derecesini, şans eseri oluşabilecek uyumu hesaba katarak ölçen sayısal bir indekstir.
Cold-deck İmputation
Eksik veri setlerindeki boşlukların, mevcut veri kümesiyle doğrudan ilişkili olmayan harici ve önceden belirlenmiş bir kaynaktan alınan değerlerle doldurulması yöntemi.
Cook’s Distance (cook’s D)
Regresyon analizinde, tek bir veri noktasının (gözlemin) modelin tahmin sonuçları üzerindeki etki derecesini ve kaldıraç gücünü ölçen istatistiksel bir metriktir.
Cox Regression Analysis
Bir veya birden fazla bağımsız değişkenin, önceden belirli bir olasılık dağılımı varsayımı gerektirmeksizin, belirli bir olayın gerçekleşme zamanına etkisini inceleyen çok değişkenli bir yarı-parametrik istatistiksel modelleme tekniği.
Cramér’s V
İki veya daha fazla kategorik değişken arasındaki ilişkinin derecesini ve gücünü ölçen, 0 ile 1 arasında değer alan bir etki büyüklüğü istatistiğidir.
Coefficient Alpha
Bir testin veya ölçeğin maddelerinin ne derece homojen olduğunu ve ölçülmek istenen tek bir yapısal özelliği ne kadar tutarlı bir şekilde temsil ettiğini gösteren temel iç tutarlılık katsayısı.
Cronbach’s Alpha
Bir test veya ölçek içerisindeki maddelerin kendi aralarındaki korelasyonların ortalamasına dayanan, iç tutarlılığın ve güvenilirliğin en yaygın kullanılan indeksidir.
Study
İlgi duyulan bir olguyu anlamak, açıklamak veya tahmin etmek amacıyla laboratuvar ya da doğal ortamlarda yürütülen nicel veya nitel araştırma soruşturması.
Working Hypothesis
İleri düzey araştırmalarda, daha kapsamlı bir teoriye ulaşana dek geçici olarak kabul edilen ve ampirik testlere açık olan öncül önermedir.
Bell Curve
Normal dağılımın grafiksel gösterimi olan; ortasında simetrik bir tepe noktası bulunan ve iki yana doğru azalan kuyruklara sahip istatistiksel eğri.
Anchor Test
Bir testin farklı formları arasındaki eşdeğerliği sağlamak ve puanları karşılaştırılabilir kılmak amacıyla her iki gruba da ortak olarak uygulanan ortak soru seti.
Cross-product
Birinci değişkenin her bir değerinin, ikinci bir değişkenin her bir değeriyle ayrı ayrı çarpılmasıyla elde edilen değerler kümesidir.
Crossover Design
Her bir katılımcının sıralı bir düzende birden fazla farklı tedavi ya da müdahaleyi sırayla aldığı, denek içi (within-subjects) özellik gösteren deneysel araştırma tasarımı.
Crossed-factor Design
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin her bir düzeyinin, diğer bağımsız değişkenlerin tüm düzeyleriyle eksiksiz bir şekilde kombinlendiği deneysel araştırma deseni.
Cross-lagged Panel Design
İki veya daha fazla değişkenin, aynı örneklem üzerinde ardışık zaman dilimlerinde ölçülerek aralarındaki karşılıklı nedensellik yönünü incelemeye olanak tanıyan boylamsal araştırma yöntemidir.
Cross-classification
Gözlemlerin veya bireylerin, iki ya da daha fazla değişkenin ortak özelliklerine göre bir satır ve sütun kesişim matrisine (genellikle olasılık veya kontingans tablosu) yerleştirilmesi.
Cross-classification Table
İki veya daha fazla kategorik değişkenin ortak frekans dağılımını gösteren iki boyutlu istatistiksel matris.
Cross-tabulation
İki veya daha fazla kategorik değişkenin ortak frekans dağılımını incelemek ve değişkenler arasındaki olası ilişkileri görselleştirmek için kullanılan iki boyutlu istatistiksel matris.
Multiplication Rule
İki bağımsız olayın aynı anda veya ardarda gerçekleşme ortak olasılığının, her iki olayın ayrı ayrı olasılıklarının çarpımına eşit olduğunu belirten olasılık kuralı.
Sum Of Products
İki veya daha fazla sayı kümesindeki karşılıklı elemanların birbiriyle çarpılması ve elde edilen tüm bu bireysel çarpım sonuçlarının toplanmasıyla elde edilen matematiksel değer.
Multiplicative Model
İki veya daha fazla yordayıcı değişkenin bağımlı değişken üzerindeki ortak etkilerini, aralarındaki etkileşimi de hesaba katarak çarpımsal olarak inceleyen istatistiksel yaklaşım.
Withdrawal Design
Bir müdahalenin etkilerini test etmek amacıyla, uygulanan tedavinin bir veya daha fazla dönemde kasıtlı olarak ortadan kaldırıldığı deneysel araştırma modelidir.
Quartile
Sıralanmış bir veri setini yüzde yirmibeşlik dört eşit parçaya bölen üç temel istatistiksel kesim noktasıdır.
Midspread
Veri setinin %50'sini kapsayan ve üçüncü çeyrek ile birinci çeyrek arasındaki fark olarak tanımlanan istatistiksel yayılım ölçüsü.
Quartile Deviation
Bir veri setindeki birinci ve üçüncü çeyrekler arasındaki mesafenin yarısına eşit olan, aşırı uç değerlerden etkilenmeyen bir yayılım ölçüsüdür.
İnferential Validity
Laboratuvar ortamında kurulan nedensel çıkarımların, temsil etmeyi amaçladığı gerçek yaşam deneyimlerine ne ölçüde uyarlanabileceğini gösteren metodolojik ölçüt.
İnferential Test
Örneklem verilerinden elde edilen bulguların evrene genellenebilirliğini ve hipotezlerin geçerliliğini olasılıksal olarak değerlendiren istatistiksel prosedürlerin bütünü.
İnferential Statistics
Sınırlı bir örneklem verisinden elde edilen bulguların, kontrol edilen hata paylarıyla birlikte daha geniş bir anakütleye genellenmesini sağlayan matematiksel ve olasılıksal teknikler sınıfı.
Double Deception
Araştırmada ilk aldatmanın ardından yapılan sahte bir bilgilendirme (debriefing) sürecinin, aslında deneyin manipülasyonunun ikinci bir katmanı olarak kullanılmasadır.
Double Bootstrapping
Parametre tahminlerinin ve standart hataların önyargısını (bias) azaltmak amacıyla, ilk örneklem seti üzerinden ikinci bir yeniden örnekleme döngüsünün gerçekleştirildiği yinelemeli bir istatistiksel simülasyon prosedürüdür.
Majority Vote Technique
Parapsikoloji deneylerinde, katılımcının tek bir hedef uyarıcı için birden fazla tahmin yapması ve en sık tekrarlanan tahminin nihai yanıt olarak kabul edilmesi yöntemi.
MDS / Multidimensional Scaling
🔹 1. (MDS): Nesneler veya değişkenler arasındaki mesafeleri veya benzerlikleri düşük boyutlu bir uzayda görselleştirmek için kullanılan bir dizi istatistiksel teknik. 🔹 2. (multidimensional scaling): Uyarıcılar arasındaki algısal benzerlikleri, benzer olanları uzamsal olarak birbirine yakın, farklı olanları ise uzak konumlandırarak görselleştiren bir veri indirgeme ve ölçekleme yöntemidir.
Multidimensionality
Tek bir özellik veya nitelikle tam olarak açıklanamayan karmaşık bir yapının, birden fazla bileşen veya boyutu barındırma niteliği.
Multivariate
İkiden fazla bağımsız veya bağımlı değişkenin aynı anda incelendiği istatistiksel yaklaşım.
Multivariate Research
Birden fazla bağımlı ve bağımsız değişken arasındaki karmaşık ilişkileri aynı anda inceleyen araştırma tasarımıdır.
Multivariate Distribution
Birden fazla değişken üzerinde elde edilen skorların eşzamanlı olarak sergilediği olasılık veya frekans dağılımı.
Multivariate Normality
Bir dizi değişkenin ortaklaşa olarak, uç değerlerden arınmış ve çan eğrisinin çok boyutlu uzaydaki karşılığı olan simetrik bir dağılım sergilemesi durumudur.
Multivariate Analysis Of Covariance (MANCOVA)
Bir veya daha fazla ortak değişkenin (kovaryatın) etkisini kontrol ederek, birden fazla bağımlı değişken üzerinde gruplar arası anlamlı farklar olup olmadığını inceleyen gelişmiş bir parametrik istatistiksel prosedürdür.
Multivariate Analysis Of Variance (MANOVA)
Birden fazla bağımlı değişkenin aynı anda incelenerek iki veya daha fazla grubun ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test eden istatistiksel prosedür.
Multimodal Distribution
Olasılık yoğunluk fonksiyonunda veya veri kümesinde birden fazla en yüksek frekans değerine (tepe noktasına) sahip olan istatistiksel dağılım türüdür.
Multitrait–multimethod Model (MTMM)
İki veya daha fazla özelliğin, her birinin en az iki farklı yöntemle ölçülmesi suretiyle yapı geçerliliğini incelemeye yarayan analitik bir prosedürdür.
Multivariate Normal Distribution
Birden fazla sürekli rastgele değişkenin eş zamanlı olarak çan eğrisine benzer, çok boyutlu bir olasılık dağılımı sergilediği istatistiksel model.
Multiple İmputation
Eksik veri setlerindeki kayıp değerlerin yerine olasılıksal simülasyonlar yoluyla birden fazla olası değer atayarak parametre tahminlemesi yapan gelişmiş bir istatistiksel yöntemdir.
Multiple Discriminant Analysis
İkiden fazla kategorik çıktı değişkeni ile bir dizi yordayıcı değişken arasındaki ilişkiyi inceleyen ve bireyleri doğru kategorilere sınıflandırmayı doğrulayan çok değişkenli bir istatistiksel prosedür.
Multicollinearity
Çoklu regresyon analizinde, bağımsız değişkenlerin kendi aralarında yüksek derecede doğrusal ilişki sergilemesi durumu.
Multiple Correlation Coefficient
Tek bir yordanan değişken ile iki veya daha fazla yordayıcı değişken arasındaki doğrusal ilişkinin gücünü ve yönünü ölçen, -1 ile +1 arasında değer alan istatistiksel indeks.
Multiple Comparison Test
Varyans analizi (ANOVA) sonrasında elde edilen anlamlı küme farklarının hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla kullanılan istatistiksel prosedürler bütünü.
MTMM
Psikolojik testlerde yapı geçerliğini (construct validity) değerlendirmek amacıyla, birden fazla özelliğin birden fazla farklı yöntemle ölçüldüğü korelasyon matrisidir.
MCA
Kategorik ve sürekli bağımsız değişkenlerin bir bağımlı değişken üzerindeki etkilerini, doğrusal regresyon çerçevesinde incelemek için kullanılan çok değişkenli bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Multiple-aptitude Test
Bireyin tek bir genel zeka puanı yerine, birbir relativement bağımsız geniş bir işlev yelpazesindeki yetenek profilini ölçmek için tasarlanmış ayrı testler bataryası.
Multimethod Approach
İlgi odağı olan temel yapı veya özelliğin ölçülmesinde birden fazla prosedürün veya veri toplama aracının eş zamanlı olarak kullanıldığı araştırma tasarımıdır.
Bar Graph
Niteliksel veya kategorik değişkenlere ait verilerin, aralarında boşluklar bulunan farklı yükseklikteki çubuklar aracılığıyla görselleştirildiği grafik türüdür.
Dispersion Parameter
Bir olasılık dağılımının asimetrisini (çarpıklığını) veya sivrilik derecesini (basıklığını) indeksleyen istatistiksel ölçüttür.
Distribution-free Test
Popülasyonun ana kütle dağılımına (örneğin normal dağılım varsayımına) ilişkin herhangi bir parametrik ön varsayım gerektirmeyen istatistiksel hipotez testi.
İnclusion–exclusion Criteria
Klinik araştırmalarda katılımcıların bir çalışmaya uygunluğunu belirlemek, örneklem homojenliğini sağlamak ve dış değişkenleri kontrol altında tutmak için kullanılan metodolojik filtreleme koşulları.
Fluctuation
Boyut, değer veya ölçümlerde görülen, genellikle kalıtsal özelliklerden ziyade çevresel faktörlere bağlı olan rastgele ve geçici değişimler.
Behavior Observation
Bir veya daha fazla katılımcının süregiden davranışlarının, canlı olarak veya kayıt ortamları üzerinden sistematik araçlarla kaydedilme ve değerlendirilme süreci.
Behavior Sampling
Bir veya birden fazla bireyin belirli bir zaman dilimi içinde sergilediği davranışların gözlemlenip kaydedilmesini içeren sistematik veri toplama yöntemi.
Value Analysis
Yazılı materyallerde belirli değerlere atıfta bulunan tüm ifadelerin görünme sıklığını sistematik olarak belgeleyen bir içerik analizi türüdür.
Evaluability Assessment
Bir program değerlendirmesinin yapılabilirliğini, amaçlarını ve veri toplama kapasitesini, resmi bir değerlendirme süreci başlamadan önce test eden nitel bir ön inceleme yöntemi.
Evaluation Objective
Bir program değerlendirme sürecinin biçimlendirici veya özetleyici nitelikteki temel amaç ve odak noktaları.
Criteria Of Evaluation
Bir araştırmanın veya programın etkililiğini, çıktarlarini ve hedeflerine ulaşma derecesini ölçmek için kullanılan standartlaştırılmış ölçütler bütünü.
Rate Of Change
Bir değişkenin belirli bir zaman birimindeki değişim miktarının, değişim öncesindeki başlangıç değerine bölünmesiyle elde edilen matematiksel oran.
Change Score
Aynı bireylerden veya nesnelerden iki farklı zaman noktasında (genellikle bir müdahale öncesi ve sonrası) elde edilen ölçümler arasındaki sayısal fark.
Variable / Variate
🔹 1. (variable): Bir deneyde manipüle edilebilen ya da ölçülebilen, farklı kategoriler, düzeyler veya değerler alabilen herhangi bir özellik veya durum. 🔹 2. (variate): Belirli bir değişkenin aldığı özel bir değer veya rastgele değişkenin kendisi.
Variability
Davranış veya duygulardaki değişimlere açık olma durumu ve bir popülasyondaki bireylerin istatistiksel olarak birbirinden farklılaşma derecesidir.
Exchangeability
Farklı koşullarda, durumlarda veya ölçümlerde aynı işlevselliği, geçerliliği ya da dağılım özelliğini koruma kapasitesi.
Dehoaxing
Aldatmayı içeren psikolojik araştırmalara katılan kişilere, çalışmanın gerçek amacını ve kandırıldıklarını açıklama sürecidir.
Delphi Technique
Kişisel ilişkilerin ve baskın kişiliklerin yönlendirici etkilerini ortadan kaldırarak uzmanlar arasında yapılandırılmış geri bildirim döngüleriyle grup fikir birliği sağlama yöntemi.
Delta
Matematiksel ve istatistiksel analizlerde bir parametrenin veya değişkenin miktarındaki değişimi ya da farkı simgeleyen ölçüt.
Demography
İnsan popülasyonlarının büyüklüğünü, coğrafi dağılımını, yaş-cinsiyet yapısını ve büyüme eğilimlerini istatistiksel yöntemlerle inceleyen bilim dalıdır.
Demographic Research
İnsan popülasyonlarının büyüklüğü, dağılımı, yoğunluğu, yaş, cinsiyet, göç ve ölüm oranları gibi istatistiksel özelliklerini inceleyen sistematik araştırma yöntemidir.
Subject History
Bir araştırmaya katılan bireyin sosyolojik, mesleki ve eğitimsel verileri ile çalışmanın kontrollü ortamı dışında deneyimlediği ve iç geçerliği tehdit edebilecek olaylar bütünü.
Within-subjects Factor
Her bir katılımcının bağımsız değişkenin tüm koşul veya düzeylerine eksiksiz olarak maruz kaldığı deneysel tasarımlarda kullanılan bağımsız değişken.
Attrition
Boylamsal ve deneysel araştırmalarda, katılımcıların çeşitli nedenlerle zamanla çalışmadan çekilmesi veya takibinin yitirilmesi durumu.
Subject Role
Bir araştırma katılımcısının, deney ortamındaki beklentileri algılayarak benimsediği tutarlı davranış kümesidir.
Subject Sophistication
Bir bireyin araştırma prosedürlerine aşina olması ve bu durumun bir çalışmadaki katılımcı olarak sergilediği davranışları istem dışı manipüle etmesi.
Subject Bias
Araştırma katılımcılarının deney süreçlerine ve amaçlarına dair sahip oldukları ön bilgilerin, deneysel koşullara verdikleri yanıtları istem dışı etkilemesi durumu.
Within-subjects Design
Aynı katılımcı grubunun deneysel çalışmanın tüm koşul veya müdahalelerine sırayla tabi tutulduğu ve ölçümlerin bu grup üzerinden karşılaştırıldığı deneysel desen.
Between-subjects Design
Her bir katılımcının yalnızca tek bir deneysel koşula veya gruba atandığı ve veri analizi için tek bir ölçüm skoru sağladığı araştırma deseni.
Experimental Unit
Bir deneysel manipülasyonun veya müdahalenin doğrudan uygulandığı ve bağımsız gözlemlerin elde edildiği temel nesne veya sistem.
Hypothesis
Teoriye dayanan, belirli koşullar altında gözlemlenecek olası bir sonucu öngören ve ampirik olarak test edilebilir önermedir.
Experiment
Değişkenler arasındaki nedensel ilişkileri saptamak amacıyla, kontrollü koşullar altında bağımsız değişkenin manipüle edilip bağımlı değişken üzerindeki etkisinin ölçüldüğü sistematik araştırma yöntemidir.
Experiment-wise Error Rate
Birden fazla istatistiksel karşılaştırmanın yapıldığı bir araştırmanın tamamında, en az bir Tip I hatası (alfa hatası) yapma olasılığı.
Experimental Condition
Bağımlı değişken üzerindeki etkisini gözlemlemek amacıyla araştırmacı tarafından manipüle edilen bağımsız değişken düzeyidir.
Experimenter Expectancy Effect
Araştırmacının kendi hipotez veya beklentilerini bilinçsiz ipuçlarıyla katılımcılara aktararak onların yanıtlarını istemeden manipüle etmesi ve sonuçları kendi arzu ettiği yöne çarpıtması durumu.
Experimenter Effect
Araştırmacının katılımcılarla etkileşimi veya gözlem, ölçüm ve analiz süreçlerindeki istem dışı hataları yoluyla araştırma sonuçlarını kendi beklentileri doğrultusunda istemeden manipüle etmesi durumu.
Experimenter Drift
Bir araştırmacının kontrollü bir çalışmayı yürütme veya yorumlama biçiminde, zamanla bilinçdışı olarak gerçekleşen ve sonuçlarda sistematik hataya yol açan kademeli sapma.
Experimenter Bias
Araştırmacının beklenti, inanç veya arzularının, araştırma sürecini, veri toplama aşamasını veya sonuçların yorumlanmasını bilinçdışı bir şekilde manipüle etmesiyle ortaya çıkan sistematik sapmadır.
Social Psychology Of The Experiment
Laboratuvar ortamında yürütülen araştırmalarda, katılımcı ve araştırmacı etkileşiminden doğan artefaktların ve sosyal dinamiklerin incelenmesidir.
Experimental Research
Katılımcıların koşullara seçkisiz (randomize) atandığı ve değişkenlerin sistematik olarak manipüle edilerek nedensellik çıkarımı yapılmasını sağlayan araştırma yöntemi.
Experimental Manipulation
Bir deneyde bağımsız değişkenin düzeylerinin araştırmacı tarafından sistematik olarak değiştirilmesi ve kontrol edilmesi süreci.
Experimental Design
Bilimsel bir araştırmada geçerli nedensellik sonuçlarına ulaşmak amacıyla katılımcı seçimi, değişken manipülasyonu ve dışsal etkilerin minimize edilmesini sistematik olarak planlayan metodolojik çerçevedir.
Experimental Realism
Kontrollü bir laboratuvar araştırmasının katılımcılar için anlamlı ve ilgi çekici olma derecesi; onların spontane ve doğal tepkiler vermesini tetikleme kapasitesi.
Experimental Group
Araştırma kapsamında bağımsız değişkenin manipülasyonuna doğrudan maruz kalan katılımcılar kümesi.
Nonexperimental
Araştırmacının bağımsız değişkenleri manipüle etmediği veya katılımcıları tedavi koşullarına rastgele atamadığı araştırma projelerini ifade eden sıfat.
Experimental Method
Bağımsız ve bağımlı değişkenler arasındaki nedensellik bağını saptamak amacıyla kontrollü koşullar altında yürütülen sistematik bilimsel araştırma prosedürü.
Balanced Design
Her bir deneysel koşulda elde edilen gözlem veya ölçüm sayısının eşit olduğu her türlü araştırma düzenidir.
Balanced Latin Square
Tekrarlalı ölçüm tasarımlarında sıra ve taşıma etkilerini dengelemek amacıyla her koşulun her sırada ve diğer tüm koşullardan önce/sonra eşit sayıda yer aldığı özel bir deneysel matris düzenlemesidir.
Balanced Scale
Her olası yanıt kategorisinin veya maddesinin, psikometrik düzlemde doğrudan zıttı olan bir karşılığını barındıran ölçüm aracı.
Equation
İki matematiksel veya istatistiksel ifadenin birbirine eşit olduğunu belirten biçimsel ifade.
Equivalency Test
Bireylerin belirli bir eğitim müfredatını tamamlayıp tamamlamadığına bakılmaksızın mevcut akademik bilgi ve beceri seviyelerini değerlendiren standartlaştırılmış ölçme aracı.
Experimental Variable
Araştırmacının, belirli bir sonucun veya bağımlı değişkenin üzerindeki etkisini ya da ilişkisini saptamak amacıyla doğrudan manipüle ettiği bağımsız değişkendir.
Rank
Sıralı bir süreklilik üzerinde göreceli bir konumu ifade eden değer veya verilerin belirli bir düzene göre dizilimini belirten matematiksel ve istatistiksel terim.
Rating Scale
Bireylerin tutumlarını, davranış sıklıklarını veya niteliksel özelliklerini sayısal bir boyutta puanlamak için kullanılan standartlaştırılmış ölçüm aracı.
İnterdecile Range
Bir veri setindeki en üstteki yüzde 10'luk dilim ile en alttaki yüzde 10'luk dilim arasındaki farkı ölçen yayılım istatistiğidir.
Deterministic Model
Çıktının tam olarak ve hatasız bir şekilde belirlenebildiği, hata terimi barındırmayan matematiksel fonksiyondur.
Deterministic Process
Gelecekteki durumlarının hiçbir olasılıksal rastgelelik içermeyecek şekilde, başlangıç koşullarından kesin bir matematiksel veya yasalı bağla türetildiği sistem dinamikleri.
DIC
Bayesgil model seçimi ve karşılaştırması için kullanılan, model uyumu ile model karmaşıklığını (etkin parametre sayısını) dengeleyen bir bilgi kriteridir.
DIF
Farklı alt gruplardan (örneğin cinsiyet veya kültür) aynı yetenek düzeyine sahip bireylerin, bir test maddesini farklı doğru yanıtleme olasılıklarına sahip olma durumu.
External Evaluator
Değerlendirilen programın kadrolu tam zamanlı çalışanı olmayan, program değerlendirmesini tarafsızlığı sağlamak amacıyla dışarıdan yürüten bağımsız uzman.
Extraneous Variable
Araştırılan hipotezin doğrudan odak noktası olmayan ancak bağımlı değişken üzerinde potansiyel etki yaratarak sonuçları manipüle edebilen harici faktör.
External Validity
Bir araştırmada elde edilen bulguların, örneklemin ötesine geçerek farklı popülasyonlara, durumlara ve zaman dilimlerine ne derece genellenebileceğinin ölçütüdür.
Exogenous Variable
Değeri incelenen modelin veya sistemin dışındaki faktörler tarafından belirlenen bağımsız değişkendir.
External Reliability
Bir ölçüm aracının, zaman içinde veya farklı gözlemciler arasında uygulandığında tutarlı sonuçlar verme derecesi.
Differential Effect
Deneysel katılımcıların iki farklı test koşulu veya hedef türü arasında, şans seviyesinin üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir performans farkı sergilemesi durumu.
Differential Validity
Bir test bataryasının iki ya da daha fazla farklı kriter görevindeki başarıyı ayırt etme doğruluğu veya geçerlik katsayılarının demografik ya da kültürel alt gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılaşması durumu.
Dichotomous Variable
Yalnızca iki olası değerden birini (genellikle 0 veya 1) alabilen, bir gözlemin iki kategoriden hangisine ait olduğunu belirten kategorik değişken.
Discriminant Analysis
Önceden tanımlanmış gruplar arasındaki farkları öngörmek ve gözlemleri bu gruplara doğru bir şekilde sınıflandırmak amacıyla nicel değişkenlerin doğrusal kombinasyonunu kullanan çok değişkenli istatistiksel bir yöntemdir.
Natural Experiment
Araştırmacının bağımsız değişkeni manipüle edemediği, bunun yerine doğanın veya sosyal hayatın olağan akışı içinde kendiliğinden oluşan durumları gözlemleyerek karşılaştırma yaptığı yarı deneysel araştırma deseni.
Naturalistic Observation
Araştırmacının laboratuvar kontrolü veya değişken manipülasyonu olmaksızın, katılımcıların günlük yaşam alanlarındaki davranışlarını doğal akışı içinde izleyip kaydetmesi yöntemi.
Direct Correlation
İki değişkenin aynı yönde eşzamanlı değişim gösterdiği, biri artarken diğerinin de arttığı (veya biri azalırken diğerinin de azaldığı) matematiksel ve istatistiksel bağıntı türüdür.
True–false Test
Katılımcının sunulan ifade, sözcük veya önermelere yalnızca 'doğru' veya 'yanlış' şeklinde ikili bir yanıt vermek zorunda olduğu psikometrik test formatıdır.
Direct Observation
Araştırmacının herhangi bir değişkeni manipüle etmeden veya deneklere soru sormadan, davranışları olduğu gibi izleyerek ya da dinleyerek veri toplama yöntemi.
Direct Relationship
İki değişkenin eş zamanlı olarak aynı yönde (birlikte artarak ya da azalarak) hareket ettiği istatistiksel ve matematiksel birliktelik.
Direct Model
Bir veya daha fazla bağımsız değişkenin, araya herhangi bir aracı (mediatör) değişken girmeksizin, doğrudan bir veya daha fazla bağımlı değişkenle olan ilişkisini inceleyen istatistiksel temsil.
Direct Replication
Orijinal bir çalışmanın bulgularının güvenilirliğini test etmek amacıyla, benzer koşullar altında yeni verilerle veya aynı verilerle yeni çalışmalar yürüterek araştırmayı birebir tekrarlama süreci.
Corroboration / Verification
🔹 1. (corroboration): Bir teoriye, olguya veya iddiaya destek sağlayan kanıtların sunulması ve bu iddiayı güçlendirme süreci. 🔹 2. (verification): Bir ifadenin, sonucun veya hipotezin doğruluğunu ya da kesinliğini ampirik veriler ve nesnel yöntemlerle sınama süreci.
Confirmatory Research
Önceden var olan bir veya daha fazla hipotezi test etmek amacıyla yürütülen bilimsel araştırma yaklaşımıdır.
Confirmatory Factor Analysis (CFA)
Gözlenen değişkenler arasındaki ilişkilerin, önceden belirlenmiş teorik hipotezlere ve gizil (latent) faktörlere dayanıp dayanmadığını test etmek için kullanılan ileri düzey istatistiksel yöntem.
Confirmatory Data Analysis
Önceden tanımlanmış hipotezleri ve araştırma sorularını test etmek amacıyla katı istatistiksel prosedürlerin uygulandığı analitik yaklaşım.
Accuracy
Bir ölçümün veya performans çıktısının sistematik hata veya yanlılıktan arınmışlık derecesi; ölçülen değerin gerçek değere olan yakınlığı.
Linear
İki değişken arasındaki ilişkinin sabit bir oranda değiştiğini ve grafiksel düzlemde kusursuz bir doğru oluşturduğunu ifade eden matematiksel ve istatistiksel tanım.
Linear Transformation
Ham veri setlerinin toplama, çıkarma, çarpma veya bölme gibi sabit matematiksel işlemlerle doğrusal bir denkleme (örn. y = a + bx) uyarlanması süreci.
Linear Relationship
İki değişken arasındaki birleşimin, regresyon analizi uygulandığında ve bir grafiğe döküldüğünde düz bir çizgi oluşturduğu istatistiksel ilişki biçimi.
Linear Correlation
İki değişken arasındaki ilişkinin doğrusal bir model sergileme derecesini ve yönünü nicel olarak ifade eden istatistiksel ölçüttür.
Nonlinear Relationship
Bağımsız değişkendeki (x) birim değişimlerin, bağımlı değişkende (y) sabit bir oranla değil, değişken düzeyine bağlı olarak dalgalanan veya yön değiştiren miktarlarda etki yarattığı istatistiksel ilişki biçimi.
Linearizing
Karmaşık veya eğrisel ilişkileri içeren bir sistemi, belirli bir çalışma aralığında doğrusal denklemlerle yaklaşık olarak temsil etme matematiksel işlemidir.
Birth Cohort
Belirli bir zaman diliminde (genellikle aynı yıl veya yıl aralığında) doğan bireylerin oluşturduğu ve yaşam boyu izlendiği epidemiyolojik ve istatistiksel çalışma evreni.
İndirect Relationship
Yapısal eşitlik modellemesinde, iki değişken arasındaki korelasyonun araya giren üçüncü bir değişken (aracı değişken) aracılığıyla kurulduğu ilişki biçimi.
İndirect Measurement
Doğrudan değerlendirilemeyen bir değişkeni temsil etmek amacıyla, onunla ilişkili başka bir değişken üzerinden veri toplama yöntemi.
İndirect Attitude Measure
Bireylerin tutum veya inançlarını doğrudan kendi beyanlarına başvurmadan, davranışsal veya fizyolojik göstergeler aracılığıyla değerlendiren psikometrik prosedür.
File-drawer Problem
Yayımlanmamış negatif veya anlamsız sonuçlu araştırmaların literatürden dışlanması nedeniyle, meta-analizlerin ve yayın havuzlarının yanlı sonuçlar üretmesi durumu.
File-drawer Analysis
Meta-analizlerde yayın yanlılığını test etmek amacıyla, mevcut anlamlı etki büyüklüğünü sıfırlamak için gereken yayınlanmamış sıfır sonuçlu çalışmaların sayısını hesaplayan istatistiksel yöntem.
Cycle
Belirli bir değişkenin zaman serisi verileri içinde ortaya çıkan, düzenli aralıklarla veya düzensiz dalgalanmalarla kendini tekrarlayan belirgin örüntü.
Cyclic Data
Belirli zaman aralıklarında veya periyotlarda yinelenen belirgin kalıplar sergileyen, özellikle zaman serisi analizinde kullanılan bilgi seti.
Transformation
Görünüş, form, işlev veya yapıda meydana gelen her türlü yapısal ya da matematiksel değişim.
Switchback Design
Bireysel ve zamansal varyasyonları kontrol altına almak için katılımcıların birden fazla deneysel koşula belirli bir dönüşümlü örüntüyle atandığı bir denek içi araştırma desenidir.
DS
Kategorik ve çok boyutlu verileri sayısal uzayda görselleştirmek ve analiz etmek için kullanılan bir çok değişkenli istatistiksel teknik.
Dunn’s Multiple Comparison Test
Kruskal-Wallis varyans analizinin ardından hangi gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğunu belirlemek amacıyla kullanılan parametrik olmayan bir post-hoc testidir.
Dunn–šidák Procedure
Üç veya daha fazla örneklem arasındaki farkların anlamlılığını test ederken Tip I hata oranını kontrol eden, karşılaştırmaların bağımsız olduğunu varsayan güçlü bir çoklu karşılaştırma düzeltme tekniğidir.
Stationarity
Zaman serisi verilerinde ortalama, varyans ve otokorelasyon yapısının zaman içinde değişmeyerek sabit kalması özelliği.
Situation Sampling
Bireylerin davranışlarını laboratuvar ortamı yerine, yapaylıktan uzak birkaç farklı gerçek yaşam bağlamında gözlemleme araştırma yöntemidir.
Dustbowl Empiricism
Herhangi bir tümevarımsal veya tümdengelimsel kuramsal çerçeve olmaksızın, yalnızca ampirik gözlem yapma ve veri toplama odaklı bilimsel yaklaşım.
Sensitivity Analysis
Bir modelin veya istatistiksel çıktının, girdi değişkenlerindeki potansiyel değişimlerden ne ölçüde etkilendiğini değerlendiren analitik yöntem.
Mundane Realism
Bir deneysel durumun, katılımcıların günlük yaşamda karşılaştıkları doğal koşullara ve olaylara benzeme derecesidir.
Smoothed Curve
İki değişken arasındaki ilişkiyi gösteren grafikteki ani dalgalanmaların ve düzensizliklerin arındırılarak temel eğilimin ortaya çıkarıldığı grafiksel gösterim.
Adjusted Effect
Bir yordayıcı veya bağımsız değişkenin, diğer bir veya birden fazla değişkenin etkisi istatistiksel olarak arındırıldıktan sonra bağımlı değişken üzerindeki net etkisidir.
Adjusted R
Modeldeki bağımsız değişken sayısı ve örneklem büyüklüğü hesaba katılarak düzeltilmiş çoklu korelasyon katsayısı.
Adj R2 / Adjusted R2 / R2adj
🔹 1. (adj R2): Regresyon modeline eklenen her yeni bağımsız değişkenin modelin uyum iyiliğini yapay olarak şişirmesini cezalandırarak, model karmaşıklığını dengeleyen istatistiksel bir uyum ölçüsüdür. 🔹 2. (adjusted R2): Çoklu regresyon modellerinde, modeldeki bağımsız değişken sayısının ve örneklem büyüklüğünün serbestlik derecelerine göre uyarlanmasıyla elde edilen ve evrendeki gerçek varyans açıklama oranını tahmin eden düzeltilmiş determinasyon katsayısı. 🔹 3. (R2adj): Çoklu doğrusal regresyon modellerinde, modele eklenen her yeni bağımsız değişkenin modelin açıklayıcılığını yapay olarak artırmasını cezalandıran ve model uyumunu daha gerçekçi değerlendiren istatistiksel bir katsayıdır.
Moderator
İki başka değişken arasındaki ilişkinin yönünü ya da gücünü değiştiren, etkileşimsel rol oynayan bağımsız değişken.
Moderating Effect
Bir yordayıcı ile sonuç değişkeni arasındaki ilişkinin yönünü veya gücünü değiştiren veya etkileyen üçüncü bir değişkenin (düzenleyicinin) varlığını gösteren istatistiksel olgu.
Level
Deneysel bir desende incelenen bağımsız değişkenin miktarını, büyüklüğünü veya kategorisini belirten spesifik koşul veya değer.
Uniform Distribution
Belirli bir aralıktaki tüm olası değerlerin veya sonuçların gerçekleşme olasılığının tamamen eşit olduğu teorik sürekli veya kesikli olasılık dağılımı.
Educational Testing Service (ETS)
1947 yılında kurulan ve adil ile geçerli değerlendirmeler, araştırmalar yoluyla eğitimde kaliteyi ve eşitliği ilerletmeyi amaçlayan kar amacı gütmeyen kuruluş.
Oblique
Matematiksel ve istatistiksel düzlemlerde dik açılı (90 derece) olmayan eksen yapısını ve buna bağlı olarak değişkenler arası korelasyon varlığını betimleyen analitik terim.
Oblique Rotation
Faktör analizinde, faktörler arasında korelasyon bulunduğunda kullanılan ve eksenlerin 90 dereceden farklı bir açıyla kesişmesine izin vererek daha gerçekçi bir veri yapısı sunan dönüştürme sistemidir.
Slope
Bir grafikteki doğrunun dikliğini veya yataylığını ifade eden, y eksenindeki değer değişiminin x eksenindeki birim değişimine oranını gösteren istatistiksel parametre.
Educational Quotient (EQ)
Çocuğun eğitimsel yaşının kronolojik yaşına bölünmesi ve yüz ile çarpılmasıyla elde edilen akademik gelişim oranı.
Educational Measurement
Öğrenci yeteneklerini, bilgi düzeyini ve kazanımlarını değerlendirmek amacıyla testlerin geliştirilmesi ve uygulanması sürecidir.
Educational Age (EA)
Bir bireyin akademik başarı düzeyinin, standartlaştırılmış normlara göre hangi yaş grubunun ortalamasına denk geldiğini gösteren gelişimsel gösterge.
Educational Tests
Bireylerin akademik bilgi düzeyini, öğrenme potansiyelini, becerilerini ve bilişsel yetkinliklerini ölçmek amacıyla standartlaştırılmış yöntemlerle uygulanan değerlendirme araçlarıdır.
EA
Bir bireyin akademik başarı düzeyinin, standartlaştırılmış testler aracılığıyla kronolojik yaşına oranla ifade edilen karşılığı.
AUC
Bir iki boyutlu grafikte, bir eğrinin altında kalan entegre alanı ifade eden, istatistikte ve farmakokinetikte yaygın olarak kullanılan bir metrik.
Curve Fitting
Verilen bir veri setini minimum hata payıyla ve en yüksek doğrulukla grafiksel olarak temsil eden bir matematiksel fonksiyon veya eğri elde etme istatistiksel süreci.
Curvilinear
Değişkenler arasındaki ilişkinin tek yönlü artış veya azalış göstermeyip, belirli bir eşikten sonra yön değiştirdiği eğrisel örüntüyü ifade eder.
Curvilinear Regression
Bağımlı değişken ile bir veya daha fazla bağımsız değişken arasındaki ilişkinin doğrusal olmadığı, veri düzleminde bir eğri ile temsil edildiği istatistiksel modelleme yöntemidir.
Ecological Study
Bireylerin kendileri yerine, popülasyonların veya toplulukların düzeyinde yürütülen istatistiksel analizlere dayanan araştırma tasarımı.
Ecological Fallacy
Gruplara ait istatistiksel bulguların, o grubun bireylerine hatalı bir şekilde atfedilmesiyle oluşan metodolojik çıkarım hatası.
Screen Touch Matching
Parapsikoloji deneylerinde, katılımcının ters çevrilmiş bir destedeki üst kartın sembolünü tahmin etmek için beş olası konumlardan birini işaretlemesi ve kartın kontrol için yüzü kapalı şekilde bu konuma yerleştirilmesi yöntemi.
İncomplete Block Design
Denysel koşulların alt kümelere bölündüğü ve her bloğun tüm işlemleri içermediği, katılımcı yorgunluğunu ve hata varyansını azaltmayı amaçlayan deneysel desen.
İncomplete Counterbalancing
Deney düzeneğinde sıra etkilerini kontrol etmek amacıyla, tüm olası işlem sıralarının yalnızca sınırlı ve dengeli bir alt kümesinin kullanıldığı yöntemdir.
Available-case Analysis
İstatistiki analizlerde eksik verilerle başa çıkmak için kullanılan, her bir analiz veya test için veri setindeki tüm mevcut ve eksik olmayan gözlemleri hesaba katan yöntemdir.
Exclusive
Tamamen ayrı, birbirini dışlayan ve bağdaşmaz olma durumu.
Extrapolation
Mevcut ve bilinen veri aralığının dışındaki bilinmeyen değerleri, elde edilen trendlere dayanarak tahmin etme ve yansıtma süreci.
Element
Daha küçük parçalara indirgenemeyen yapısal birim, bileşen ya da belirli bir kümenin, sınıfın tekil üyesi.
Best Fit
Bir veri setindeki değişkenler arasındaki ilişkileri en yüksek doğrulukla açıklayan ve gözlenen değerler ile tahmin edilen değerler arasındaki farkı minimuma indiren teorik model veya örüntü.
Least Squares Criterion
Regresyon analizinde ve istatistiksel modellemede, gözlemlenen gerçek değerler ile modelin öngördüğü beklenen değerler arasındaki kare farkların toplamını en aza indirme prensibi.
Least Squares Regression
Bağımlı değişken ile bir veya daha fazla bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi tanımlamak için, gözlenen değerler ile modelin öngördüğü değerler arasındaki kare farkların toplamını minimize eden bir regresyon analizi türüdür.
Endogenous Research
Dışsal ve bağımsız verileri hesaba katmaksızın, yalnızca belirli bir sistemin veya alanın kendi içsel özelliklerine dayanan araştırmadır.
İnformant
Etnografik ve ilişkisel araştırmalarda, incelenen grup, topluluk veya kültür hakkında derinlemesine uzmanlık bilgisi sağlayan kaynak kişidir.
İnstrumentation
Bilimsel araştırmalarda ve klinik değerlendirmelerde özelliklerin ölçülmesi veya deneylerin kontrol edilmesi amacıyla araç, gereç ve testlerin oluşturulması ve kullanılması süreci.
İntegrated Delivery System (IDS)
Hekim, hastane ve yan hizmetleri tek bir çatı altında operasyonel ve klinik olarak birleştiren organize sağlık hizmeti sunum yapısıdır.
İnterpolation
Elimizdeki bilinen veri noktalarından yararlanarak, bu noktaların arasında kalan ancak değeri bilinmeyen ara noktaların istatistiksel veya matematiksel olarak tahmin edilmesidir.
EPPS
Bireylerin motivasyonel yönelimlerini ve kişisel gereksinimlerini Henry Murray'in psikolojik ihtiyaçlar teorisine dayalı olarak ölçen objektif bir kişilik envanteridir.
Ergodicity
Bir sistemdeki grup ortalamasının, tek bir birimin uzun zamana yayılmış zaman serisi ortalamasına eşit olduğunu belirten matematiksel ve istatistiksel ilke.
Leniency Error
Gözlemcinin veya değerlendiricinin bireyleri değerlendirirken aşırı hoşgörülü davranması ve performanslarını hak ettiklerinden sürekli olarak daha olumlu puanlamasıyla ortaya çıkan sistematik bir hata türüdür.
Concomitant Variable
Araştırılan ana bağımlı değişken üzerinde potansiyel etkisi bulunan ancak doğrudan incelenmeyen odak dışı değişken.
Alternate Form / Comparable Form
🔹 1. (alternate form): Aynı testin farklı versiyonlarını oluşturmak amacıyla, içerik, madde sayısı, faktör yükleri ve ölçüm hataları bakımından birbirine denk tasarlanmış alternatif soru setleridir. 🔹 2. (comparable form): Psikolojik ve eğitimsel testlerde, aynı yapıyı veya özelliği ölçmek amacıyla geliştirilmiş, içerik, zorluk derecesi ve istatistiksel özellikleri açısından orijinal testle eşdeğer olan alternatif ölçüm aracı.
Alternate-forms Reliability / Comparable-forms Reliability
🔹 1. (alternate-forms reliability): Bir testin aynı özelliği ölçen iki veya daha fazla eşdeğer formu arasındaki korelasyon katsayısı yoluyla ölçüm tutarlılığını ve hata arınmışlığını belirleyen psikometrik yöntemdir. 🔹 2. (comparable-forms reliability): Aynı yapıyı ölçmek üzere tasarlanmış iki farklı test formunun eşdeğerliliğini ve bu formlardan elde edilen puanlar arasındaki korelasyonu inceleyen psikometrik güvenilirlik türü.
Nonequivalent-groups Design
Seçkisiz atamanın mümkün olmadığı durumlarda, bir müdahale ve bir kontrol grubunun başlangıç ve bitiş ölçümlerinin karşılaştırıldığı yarı deneysel araştırma deseni.
Equivalence
İki veya daha fazla öğe, ölçek, değişken ya da uyarıcının birbirinin yerini alabilmesine olanak tanıyan karşılıklı ilişki durumu.
Threshold Model
Bağımsız değişkendeki belirli bir eşik değerinin aşılmasıyla, bağımlı değişkendeki durumun veya davranışın niteliksel olarak değiştiğini öngören matematiksel ve istatistiksel model.
Method Of Equal-appearing İntervals
Psikofizikte, uyarıcı çiftleri arasındaki algılanan farkların eşit aralıklarda derecelendirilmesini ve ayarlanmasını sağlayan klasik bir ölçüm prosedürüdür.
Equated Score
Farklı ölçekler veya formlarca ölçülen puan dağılımlarının, bir veya daha fazla istatistiksel özelliğinin ortak bir standarda dönüştürülerek birbirine denk hale getirilmiş halidir.
Yoked-control Group
Deneysel gruptaki her bir bireyin deneyimlediği çevresel veya zamansal koşulların, doğrudan müdahale hariç birebir kontrol grubundaki eşine yansıtıldığı deneysel kontrol deseni.
Matched Samples
Araştırma kapsamında, belirli kritik değişkenler (yaş, cinsiyet, zeka düzeyi vb.) açısından birbirine denk veya benzer özellikler gösteren iki ya da daha fazla katılımcı kümesi.
Paired Sample
Her bir katılımcının belirli değişkenler açısından ikinci bir örneklemdeki bir katılımcıyla veya kendi ölçüm durumuyla birebir eşleştirildiği araştırma örneklemidir.
Matched-pairs Design
Bağımlı değişken üzerinde etkili olabilecek potansiyel dış değişkenler açısından benzer özellikler gösteren katılımcıların çiftler halinde gruplara dağıtıldığı deneysel araştırma yöntemidir.
Matching
Araştırma gruplarının başlangıçta belirli kritik değişkenler açısından denk olmasını sağlamak amacıyla katılımcıların çiftler veya kümeler halinde eşleştirildiği deneysel kontrol prosedürüdür.
Concomitance / Synchronicity
🔹 1. (concomitance): İki veya daha fazla olgu ya da değişkenin eş zamanlı olarak ortaya çıkması ve genellikle tek bir altta yatan gerçeğin farklı görünümleri olması durumu. 🔹 2. (synchronicity): Aralarında herhangi bir nedensel bağ bulunmayan iki veya daha fazla olayın, öznel olarak anlamlı bir biçimde aynı anda gerçekleşmesi durumu.
Eta
Yapısal eşitlik modellemesinde örtük (gizli) değişkenleri simgeleyen ve varyans analizlerinde etki büyüklüğünü ölçmek için kullanılan standart istatistiksel semboldür.
Eta Squared
Bağımlı değişkendeki toplam varyansın bir veya daha fazla bağımsız değişken tarafından açıklanan oranını gösteren temel bir etki büyüklüğü ölçüsüdür.
Effect
Bir sebebin doğrudan neticesinde ortaya çıkan olay, durum veya değişkenler arası istatistiksel sonuç.
İmpact Analysis / İnfluence Analysis
🔹 1. (impact analysis): Bir programın veya müdahalenin net başarı ya da başarısızlığını, genellikle kontrollü deneyler yoluyla nicel olarak değerlendiren analitik prosedür. 🔹 2. (influence analysis): Spesifik veri noktalarının istatistiksel bir modelin genel sonucu üzerindeki marjinal etkisini ve ağırlığını belirlemeye yarayan analitik teknikler kümesidir.
Effect-size Correlation / Reffect Size
🔹 1. (effect-size correlation): Bağımsız değişken ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin gücünü, verideki diğer varyasyon kaynaklarını arındırmaksızın -1 ile +1 arasında ölçen standardize bir etki büyüklüğü indeksidir. 🔹 2. (reffect size): İki değişken arasındaki ilişkinin veya uygulanan müdahalenin büyüklüğünü korelasyon katsayısı cinsinden ifade eden istatistiksel semboldür.
Effect Variable
Bağımsız değişkenin manipülasyonu veya etkisi sonucunda ortaya çıkan, ölçülen ve bağımlı değişken ile eş anlamlı olarak kullanılan istatistiksel sonuç parametresi.
Effect Coding
Regresyon analizlerinde kategorik değişkenleri sayısal düzleme aktarırken, referans grubu yerine tüm grupların genel ortalamasını (grand mean) baz alan sayısal atama prosedürüdür.
Euler Diagram
Varlıkların, kümelerin veya durumların kesişme ve örtüşme ilişkilerini gösteren, ancak Venn diyagramından farklı olarak tüm olası mantıksal kesişimleri içermek zorunda olmayan şematik gösterim.
Universe
İstatistiksel analizlerde tüm gözlem birimlerini veya ölçüm potansiyelini barındıran en büyük küme, yani evren/popülasyon.
Ex Post Facto Design
Mevcut bir durumu açıklamak amacıyla geçmişteki olayları ve olguları inceleyen, araştırmacının bağımsız değişken üzerinde herhangi bir manipülasyon yetkisinin bulunmadığı araştırma deseni.
Exhaustive
Tüm olası durumları, seçenekleri veya öğeleri hiçbirini dışarıda bırakmaksızın eksiksiz bir şekilde kapsayan durum veya küme.
Exp
Matematiksel ve nicel analizde üstel fonksiyonu (exponential function) ya da sayısal veri tabanlarında tabanı $e$ olan üstel hesaplamaları ifade etmek için kullanılan evrensel kısaltma.
F Distribution
İki bağımsız ki-kare dağılımının serbestlik derecelerine oranlanmasıyla elde edilen ve özellikle varyans analizinde (ANOVA) grup varyanslarını karşılaştırmak için kullanılan sürekli bir olasılık dağılımıdır.
F Ratio
Varyans analizinde (ANOVA) gruplar arası varyansın grup içi hata varyansına bölünmesiyle elde edilen ve gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan istatistiksel oran.
F Test
Hesaplanan F oranının, sıfır hipotezinin doğru olduğu varsayımı altında F dağılımına uyduğu varsayımına dayanan varyans analizi veya çoklu regresyon gibi istatistiksel prosedürler sınıfıdır.
FACM
Fonksiyonel analitik nedensel model teriminin kısaltması olup, karmaşık sistemlerde değişkenler arasındaki işlevsel ilişkileri ve nedensellik yapılarını istatistiksel olarak haritalandırmak için kullanılan analitik bir çerçevedir.
Factor
Bir sonuca katkıda bulunan, nedensel ilişki barındıran veya gözlemlenen varyansın gerisindeki gizil değişken.
Factor Theory
Klasik test kuramında, birbiriyle ilişkili gözlenen değişkenlerin daha az sayıdaki ortak gizil boyuta indirgenebileceğini savunan istatistiksel varsayım.
Factor Rotation
Faktör analizinde, gizil değişkenlerin matematiksel olarak en yüksek varyans açıklama kriterine göre çıkarıldıktan sonra, bilimsel olarak daha yorumlanabilir bir yapı elde etmek amacıyla eksenlerinin yeniden konumlandırılması.
Factor Score
Doğrudan ölçülemeyen gizil bir değişkene (faktöre) ilişkin, bireylerin faktör analizi sonucunda elde edilen sayısal tahmin değeri.
Factor Loading
Faktör analizinde, gözlenen bir değişken ile gizil bir değişken (faktör) arasındaki korelasyonu ifade eden katsayı.
Factorial İnvariance
Gizil bir değişkene ait faktör yükleri örüntüsünün, farklı örneklem grupları veya zaman noktaları arasında istatistiksel olarak özdeş kalması durumu.
Factorial Design
İki veya daha fazla kategorik bağımsız değişkenin, tek bir bağımlı değişken üzerindeki hem ayrı ayrı ana etkilerini hem de ortak etkileşimlerini aynı anda incelemeye olanak tanıyan araştırma deseni.
Difference Canon
John Stuart Mill'in nedensellik ilişkilerini belirlemek için geliştirdiği, bir olayın var olduğu ve olmadığı durumlar arasındaki tek bir farkın o olayın nedeni olduğunu savunan mantıksal tümevarım ilkesidir.
Difference Score
Aynı bireyin aynı nitelik veya özelliğe ilişkin farklı zaman dilimlerindeki ölçümleri arasındaki değişimi veya uyumsuzluğu gösteren sayısal indeks.
Method Of Difference
John Stuart Mill tarafından ampirik bilimin temellerini atmak üzere formüle edilen ve bir olgunun yeterli koşullarını belirlemeyi amaçlayan mantıksal nedensellik çıkarma kuralıdır.
Differential Aptitude Tests (DAT)
7. sınıftan yetişkinliğe kadar bireylerin akademik ve mesleki yönlendirilmesi amacıyla bilişsel ve algısal yetenek profillerini çok boyutlu olarak ölçen standartlaştırılmış bir test bataryasıdır.
Null Hypothesis
Değişkenler arasında anlamlı bir ilişki veya gruplar arasında gerçek bir fark bulunmadığını, gözlenen varyansın yalnızca şans faktörüne bağlı olduğunu öne süren temel istatistiksel önermedir.
Feasibility Test
Ana araştırma öncesinde, ölçüm araçlarının geçerliğini sınamak, etki büyüklüğü hakkında erken veri toplamak ve yöntemsel aksaklıkları tespit etmek amacıyla yürütülen ön deneme çalışmasıdır.
Figure
Araştırma bulgularını görsel olarak aktarmak amacıyla kullanılan grafik, çizim veya benzeri her türlü görsel betimleme.
Fisher Least Significant Difference Test
Tek yönlü varyans analizinde (ANOVA) F testi anlamlı çıktıktan sonra, hangi grup ortalamalarının birbirinden farklı olduğunu ikili karşılaştırmalarla belirlemek için kullanılan istatistiksel prosedür.
Functional Data Analysis (FDA)
Değişkenlerin zaman içinde veya başka bir süreklilik boyunca nasıl değiştiğini incelemek için matematiksel fonksiyonları ve eğrileri kullanan ileri düzey istatistiksel analiz alanıdır.
Formula
İki veya daha fazla değişken arasındaki matematiksel ya da mantıksal ilişkiyi sembolik olarak ifade eden kesin kural.
Fractile
Olasılık dağılımını eşit büyüklükteki olasılık aralıklarına bölen kesişim noktalarını veya değerleri tanımlayan istatistiksel bir terimdir.
Frequency
Belirli bir zaman birimi veya kategorik aralık içinde bir olayın veya periyodik dalga formunun tekrarlanma sayısı.
Front-clipping
Veri setindeki uç değerlerin (outliers) veya belirli bir eşiğin ötesindeki gözlemlerin üst sınır getirilerek kırpılması veya kesilmesi sürecidir.
G
Bireylerin farklı zछalarda ve bilişsel testlerde gösterdikleri performansların altında yatan ortak ve genel zeka varyansını temsil eden psikometrik sembol.
Galton’s Questionary
Francis Galton tarafından 1874 yılında Britanyalı bilim insanlarına gönderilen ve psikolojik araştırmalarda anket metodolojisinin ilk kullanımını temsil eden sistematik soru formudur.
Gamma Distribution
Ölçek ve şekil olmak üzere iki parametreye bağlı olarak şekillenen, özellikle bekleme süreleri ve reaksiyon süreleri gibi sağa çarpık sürekli verileri modellemekte kullanılan bir olasılık dağılımıdır.
Garbage İn, Garbage Out (GIGO)
Analizde kullanılan verilerin güvenilir veya tutarlı olmaması durumunda, elde edilen sonuçların da işe yaramayacağını belirten metodolojik ilke.
Time-lagged Correlation
Bir değişkenin belirli bir zamandaki ölçümü ile aynı değişkenin veya başka bir değişkenin gelecekteki ya da geçmişteki bir başka zaman dilimindeki değeri arasındaki istatistiksel ilişkidir.
Validity Generalization
Bir ölçme aracının veya testin geçerliğinin, farklı örneklemlerde, durumlarda ve bağlamlarda ne ölçüde korunduğunu meta-analiz ve istatistiksel düzeltmelerle değerlendirme süreci.
Validity Check
Bir veri setinin hatalardan arınmış olduğunu ve önceden belirlenmiş kural veya standartlara uyduğunu doğrulamak amacıyla manuel ya da yazılım yardımıyla gerçekleştirilen denetim süreci.
Transition Probability
Stokastik bir sistemde, bir durumdan başka bir duruma geçişin matematiksel olma ihtimali.
Accidental Sampling / Haphazard Sampling
🔹 1. (accidental sampling): Araştırmacının, anakütleyi temsil ettiğine dair istatistiksel bir kanıt olmaksızın, ulaşılması kolay ve hazır birbiriyle ilişkisiz birimleri keyfi olarak seçtiği olasılıksal olmayan örnekleme yöntemidir. 🔹 2. (haphazard sampling): Araştırma katılımcılarının ne rastgele ne de sistematik bir temelde, tamamen araştırmacının o anki erişilebilirliğine bağlı olarak seçildiği, yüksek düzeyde yanlılık barındıran örnekleme yöntemi.
Progressive Achievement Tests (PAT)
Öğrencilerin okuma kelime dağarcığı, okuduğunu anlama ve matematik becerilerini ulusal normlarla karşılaştırmalı olarak değerlendiren standartlaştırılmış tanılayıcı test bataryası.
General Linear Model (GLM)
Bağımlı bir değişken ile bir veya daha fazla bağımsız açıklayıcı değişken arasındaki doğrusal ilişkiyi modelleyen, regresyon ve varyans analizi gibi geniş bir istatistiksel teknikler sınıfı.
General Effect
Farklı fenomenler veya değişkenler arasındaki ilişkiyi ele alan kapsamlı ve genel bilimsel bulgu.
Generalizability
Örneklemden elde edilen bulguların, daha geniş bir evrene veya farklı bağlamlara ne derece uyarlanabileceğinin derecesidir.
Generalized Additive Model (GAM)
Doğrusal olmayan ilişkilerin esnek bir şekilde modellenmesine olanak tanımak amacıyla, genel doğrusal modelin bağımsız değişkenlerin düzgün (smooth) fonksiyonları ile genişletilmiş halidir.
Wide-range Test
Bireyin genel yetenek düzeyini hızla belirlemek ve daha kapsamlı bir değerlendirmeye gerek olup olmadığını saptamak amacıyla kullanılan kısa tarama aracı.
Geometric Mean
n sayıdaki gözlem sonucunun birbirleriyle çarpımlarının n inci dereceden kökü alınarak hesaplanan merkezi eğilim ölçüsüdür.
True Score
Klasik test kuramında, bir bireyin ölçülen niteliğe ait hatadan arındırılmış, potansiyel gerçek miktarını temsil eden kuramsal değer.
Real Limit
Sürekli bir değişkenin oran veya aralık ölçeğinde ölçülen değerinin, yuvarlama veya ölçüm duyarlılığı nedeniyle kapsadığı alt ve üst matematiksel aralık sınırları.
True Variance
Araştırma katılımcılarında gözlenen puanların, ölçüm hatası veya dışsal etkenlerden bağımsız olarak, bireyler arası veya içi doğuştan gelen gerçek farklılıklarını temsil eden istatistiksel varyans bileşeni.
Back-translation
Bir dilden diğerine çevrilmiş bir metnin, orijinal dile tekrar çevrilerek anlam eşdeğerliliğinin ve geçerliliğinin test edilmesi yöntemi.
Reversal Design
Tek denekli araştırmalarda, ardışıklık ve müdahale etkilerini dengelemek amacıyla başlangıç (baseline) ve müdahale koşullarının sırayla değiştirildiği deneysel desen türüdür.
Backward Elimination
Regresyon analizinde, başlangıçtaki tüm yordayıcı değişkenlerin modele dahil edilip, istatistiksel olarak anlamlı katkı sağlamayanların birer birer sistemli bir şekilde çıkarıldığı model seçme tekniğidir.
Retrospective Validity
Bir ölçme aracının puanlarının, geçmişte gerçekleşmiş olan davranış veya olayların kayıtlarıyla korelasyon derecesini gösteren ölçüt geçerliliği türüdür.
Follow-back Study
İlgi çekici bir olayın veya durumun nedenlerini anlamak amacıyla geçmişteki verilerin sonradan toplanmasını içeren araştırma deseni.
Latent Variable
Doğrudan ölçülemeyen ancak gözlemlenebilir göstergeler arasındaki ortak varyans aracılığıyla istatistiksel olarak çıkarsanan soyut yapı.
Latent Trait Theory
Gözlenebilir davranışların veya test tepkilerinin, doğrudan ölçülemeyen ancak temel oluşturduğu varsayılan daha derin bilişsel veya psikolojik niteliklerin bir yansıması olduğunu savunan psikometri kuramı.
Hidden Variable
İki değişken arasındaki nedensellik ilişkisini sahte şekilde yaratan veya maskeleyen, doğrudan gözlemlenemeyen ancak ölçülen parametreleri etkileyen keşfedilmemiş etken.
Concealed Measure
Katılımcıların incelendiklerinin veya gözlemlendiklerinin farkında olmadığı, böylece talep karakteristiklerini ve sosyal istenirlik yanlılığını ortadan kaldıran araştırma ölçüm yöntemidir.
Latent Structure Analysis
Gözlenen değişkenler arasındaki karmaşık ilişkileri, doğrudan ölçülemeyen ancak bu değişkenlerin arkasında yatan sürekli veya kategorik gizli değişkenler (faktörler) aracılığıyla açıklamayı amaçlayan istatistiksel yöntemler kümesidir.
Gompertz Curve
Başlangıç ve son aşamalarında yavaşlayan, orta kısmında ise dik bir ivmeyle hızlanan ve asimetrik eğimli bir 'S' harfini anımsatan büyüme veya dağılım fonksiyonu.
Goodman–kruskal’s Gamma
İki kategorik değişken arasındaki monotonik ilişki derecesini ölçen, 0 ile 1 arasında değer alan non-parametrik bir istatistiksel ilişki katsayısıdır.
Grounded Theory
Yapılandırılmamış nitel verilerin sistematik bir şekilde analiz edilerek tümevarımsal yöntemle teorileştirilmesini sağlayan bir araştırma metodolojisi.
Consensual Drift
İki veya daha fazla gözlemcinin birlikte çalışırken zamanla doğruluktan ya da önceden belirlenmiş standartlardan uzaklaşarak, aynı yönde ve aynı oranda hata yapma eğilimi.
Volunteer Bias
Bir araştırmaya gönüllü olarak katılan bireyler ile katılmayı reddedenler arasındaki sistematik farklılıkların, örneklemin evreni temsil etme kabiliyetini düşürmesi.
Relative Frequency
Belirli bir olayın gözlenme sayısının, tüm olası olayların toplam sayısına oranlanmasıyla elde edilen istatistiksel değer.
Relative Measurement
Bireysel bir puanın değerinin, aynı grup veya alt gruptaki diğer puanlarla yapılan kıyaslamalara dayandığı bağlama özgü değerlendirme yaklaşımdır.
Empirical
Spekülasyon veya salt akıl yürütmeye dayanmak yerine, doğrudan deney, ölçüm ve sistematik gözleme dayanan bilgi veya yöntem.
Face Validity
Bir ölçme aracının, neyi ölçtüğünün görünüşte ne kadar mantıklı ve uygun olduğunun, uzman olmayan bireyler veya test alanlar tarafından ilk bakışta değerlendirilmesidir.
Opinionnaire
Bireylerin belirli konular üzerindeki tutum, inanç ve kanaatlerini değerlendirmek amacıyla kullanılan, onaylama veya reddetme temeline dayalı maddeler içeren bir ölçme aracısıdır.
İndifference Of İndicator
Zeka testlerindeki maddelerin yapısal ve biçimsel olarak birbirinden ne kadar farklı olursa olsun, büyük ölçüde aynı genel yetenek faktörünü ölçme eğiliminde olduğunu belirten psychometric ilke.
Observation
Veri toplamak veya çıkarımda bulunmak amacıyla bir nesnenin, sürecin ya da olayın sistematik ve dikkatli bir şekilde incelenmesi.
Observation Coding System
Gözlemsel araştırmalarda, başkalarının davranışlarından elde edilen verileri sınıflandırmak amacıyla kullanılan, karşılıklı olarak birbirini dışlayan etiket ve kategoriler dizgesidir.
Observer
Bir olguyu, deneyi veya katılımcıyı kaydeden, psikofiziksel testlerde uyarıcılara dikkat eden veya metodolojik taraflılığı önlemek amacıyla telepati deneylerinde yer alan taraf.
Observer Drift
Bir gözlemcinin, veri toplama veya puanlama kriterlerini uygulama biçiminde zaman içinde farkında olmadan gerçekleştirdiği kademeli ve sistematik sapma.
Observer Bias
Bir araştırmacının beklentilerinin, inançlarının veya kişisel tercihlerinin, gözlemsel bir çalışmadaki veri kayıtlarını farkında olmadan manipüle etmesi veya yönlendirmesidir.
İnterrater Reliability
Bağımsız değerlendiricilerin aynı hedef kişi, nesne veya davranışı değerlendirirken elde ettikleri puanlar arasındaki mutabakat derecesidir.
Observational Study
Araştırmacının bağımsız değişkene müdahale etmeden veya manipülasyon yapmadan, katılımcıların davranışlarını doğal koşullar altında pasif olarak izleyip kaydettiği araştırma tasarımı.
GPA
Öğrencilerin akademik başarı düzeyini standart bir ölçek üzerinden (genellikle 4.0 üzerinden) gösteren sayısal not ortalaması indeksi.
Graduate Record Examinations (GRE)
Lisansüstü eğitim programlarına kabul sürecinde adayların analitik düşünme, sözel ve sayısal akıl yürütme becerilerini ölçen standartlaştırılmış yetenek ve bilgi testleri koleksiyonu.
Chart / Graph
🔹 1. (chart): Verilerin görsel olarak anlaşılmasını sağlayan grafik veya tablo biçimindeki gösterim; fiil olarak ise bu tür bir gösterim oluşturma eylemi. 🔹 2. (graph): Sayılar veya nicelikler arasındaki matematiksel ve istatistiksel ilişkileri dik açılı eksenler üzerinde çizgiler, noktalar veya çubuklar aracılığıyla gösteren görsel temsil.
GRE
Kuzey Amerika'daki üniversitelerin lisansüstü programlarına kabul sürecinde kullanılan standartlaştırılmış bir akademik başarı ve yetenek testidir.
Graeco-latin Square (greco-latin Square)
Her satır ve sütunda iki farklı faktörün her bir seviyesinin tam olarak bir kez yer aldığı, dışsal değişkenleri kontrol etmek ve sıra etkilerini dengelemek için kullanılan fraksiyonel faktöriyel deneysel tasarım.
Gray Literature
Geleneksel akademik dergilerde ve arşiv kaynaklarında yayımlanmamış, bu nedenle erişimi güç olan araştırma bulguları ve teknik raporlardır.
Group Experiment
Bireysel katılımcılar yerine alt küme ve toplulukların analiz birimi olarak alındığı deneysel araştırma yöntemi.
Group Effect
Bir araştırmaya katılan bireyin dahil olduğu grubun dinamikleri veya özelliklerinden kaynaklanan özgül araştırma bulgusudur.
Group Factors
Faktör analizinde, birden fazla zihinsel test veya ölçüm aracında ortak olarak yer alan ancak tüm testleri kapsayacak kadar genel olmayan psikometrik bileşenler.
Group Difference
Bir deneydeki katılımcı grupları arasında, her grup tek bir bütün olarak ele alındığında gözlenen her türlü varyasyon.
Group Sequential Design
Müdahalenin farklı gruplara zaman içinde ardışık olarak atandığı, böylece her katılımcının nihayetinde tedaviden yararlanma fırsatı bulduğu ve erken dönemde bekletilen grubun kontrol grubu işlevi gördüğü araştırma deseni.
Group-randomized Trial
Bireylerin değil, sınıf, okul veya departman gibi halihazırda var olan toplulukların (kümelerin) müdahale veya kontrol koşullarına rastgele atandığı bir araştırma tasarım operandSizeidir.
Group İntelligence Test
Aynı anda birden fazla bireye toplu halde uygulanabilen zeka değerlendirme aracı.
Grouped Frequency Distribution
Çok sayıdaki ham veriyi eşit aralıklı alt kümelere veya sınıflara ayırarak daha anlaşılır ve özet bir formda sunan istatistiksel dağılım yöntemi.
Grouped Data
Bireysel gözlemlerin tekil düzeyde kalmak yerine, analitik karşılaştırma ve özetleme amacıyla bir veya daha fazla kümeye (sınıf aralığına) dönüştürülerek organize edildiği nicel bilgi.
Group-comparison Design
Farklı birey setlerinin kontrol veya deneysel koşullara seçkisiz olarak atanarak aralarındaki potansiyel farkların incelendiği araştırma yaklaşımı.
Between-groups Design
Farklı katılımcı gruplarının bağımsız değişkenin farklı düzeylerine rastgele atandığı ve her grubun yalnızca tek bir deneysel koşula katıldığı araştırma deseni.
Between-subjects Factor
Varyans analizinde, her bir düzeyi farklı katılımcı grupları tarafından deneyimlenen bağımsız değişken.
Between-groups Variance / Between-subjects Variance
🔹 1. (between-groups variance): Farklı deney koşullarına maruz kalma ve grup üyeliklerinden kaynaklanan deneysel puanlardaki sistematik değişim. 🔹 2. (between-subjects variance): Farklı deneysel koşullara atanan ya da farklı gruplarda yer alan bireylerin ölçüm skorları arasındaki toplam değişkenliği ifade eden istatistiksel parametredir.
Guttman Scale
Bireylerin belirli bir tutuma ya da özelliğe sahip olma derecesini kümülatif ve tek boyutlu bir hiyerarşi içinde ölçen psikometrik araç.
Power Transformation
Bir değişkendeki değerlerin dağılımını normal dağılıma daha yakın hale getirmek ve varyansı sabitlemek amacıyla orijinal sıralamayı koruyarak üstel bir işleme tabi tutulduğu matematiksel dönüşüm sınıfıdır.
Power Test
Katılımcının zaman baskısı olmaksızın veya çok az zaman baskısıyla belirli bir konudaki uzmanlık ve beceri düzeyini ölçmeyi amaçlayan, maddelerin giderek zorlaştığı psikometrik değerlendirme.
Confidence Limit
Bir güven aralığının alt ve üst uçlarında yer alan, popülasyon parametresinin olası değer aralığını belirleyen iki kritik istatistiksel değer.
Coefficient Of Reliability / Reliability Coefficient
🔹 1. (coefficient of reliability): Bir ölçme aracının ölçmek istediği özelliği ne derece hatasız ve tutarlı ölçtüğünü gösteren 0 ile 1 arasındaki istatistiksel orandır. 🔹 2. (reliability coefficient): Ölçüm puanlarının farklı bağlamlarda, zamanlarda veya gözlemciler arasında ne kadar tutarlı olduğunu gösteren ve 0 ile 1 arasında değer alan istatistiksel indeks.
Reliability Diagonal
Korelasyon matrisinin ana köşegeninde yer alan ve bir değişkenin kendisiyle korelasyonunu gösteren 1 değerleri yerine, her bir ölçüm aracının kendi iç tutarlılık veya test-tekrar test güvenilirlik katsayılarının yer aldığı özel matris eksenidir.
Reliability Theory
Bir test veya performans görevindeki puanların farklı bağlamlar ve zamanlar boyunca neden tutarlı olduğunu açıklayan kavramsal çerçevelerin bütünü.
Reliability Sampling
Bir ürünün veya sistemin gelecekteki kalite standartlarını ve dayanıklılığını belirli kalite şartlarına göre test etmek amacıyla seçilen örneklemlerin incelenmesi süreci.
Ha
İstatistiksel testlerde, sıfır hipotezinin (H0) aksine, değişkenler arasında anlamlı bir ilişki, fark veya etki olduğunu savunan alternatif hipotezin sembolüdür.
Raw Score
Bir bireyin test veya ölçüm aracından elde ettiği, herhangi bir istatistiksel dönüşüme, standardizasyona veya nicel manipülasyona tabi tutulmamış orijinal puanıdır.
Raw Data
Araştırmacının herhangi bir temizleme, kodlama, dönüştürme veya istatistiksel analize tabi tutmaksızın kaynaktan doğrudan topladığı orijinal ölçüm ve gözlemlerdir.
Error Sum Of Squares / SSE / Sum Of Squared Errors
🔹 1. (error sum of squares): Bir veri setindeki gözlem değerlerinin grup ortalamasından ya da tahmin edilen değerden sapmalarının karelerinin toplamıdır; modelin açıklayamadığı varyans miktarını temsil eder. 🔹 2. (SSE): Regresyon modelindeki gözlenen değerler ile tahmin edilen değerler arasındaki farkların karelerinin toplamını ifade eden istatistiksel bir ölçüttür. 🔹 3. (sum of squared errors): Regresyon modellerinde veya ANOVA analizlerinde, gözlenen değerler ile modelin tahmin ettiği değerler arasındaki farkların karelerinin toplamını ifade eden temel istatistiksel sapma ölçüsü.
Error Rate
Bir süreç, deney veya ölçüm sırasında hataların meydana gelme sıklığı veya oranı.
Margin Of Error (MOE)
Bir örneklem ölçümüne eşlik eden güven aralığını ifade eden ve kabul edilebilir sapma miktarını belirten istatistiksel bir ölçüttür.
Error Score
Klasik test teorisinde, bir bireyin gözlenen ölçüm veya puanı ile beklenen gerçek puanı arasındaki fark.
Disturbance Term / Error Term
🔹 1. (disturbance term): Regresyon modellerinde, bağımlı değişkenin varyansının bağımsız değişkenler tarafından açıklanamayan, unutturulmuş veya model dışı bırakılmış etkenlerden kaynaklanan kısmını temsil eden istatistiksel rassal değişken. 🔹 2. (error term): İstatistiksel bir denklemde, bağımlı değişkendeki değişimin bağımsız değişkenler tarafından açıklanamayan kısmını gösteren bileşen.
Error Variance
Ölçülen puanlardaki, bağımlı değişkeni etkileyen ancak bağımlı veya kontrollü bağımsız değişkenler dışındaki dışsal etkenlerden kaynaklanan rastgele dalgalanma ve değişkenlik miktarı.
AFMET
Askeri personelin seçimi ve taranması amacıyla geçmişte kullanılan biyografik değerlendirme programının eski adı.
Pooling
Birden fazla bağımsız tahmin veya veri setinin, ağırlıklı ya da ağırlıksız olarak aritmetik ortalamayla tek bir genel değere dönüştürülmesi prosedürü.
Readiness Test
Bireyin belirli bir akademik alanda —özellikle okuma, matematik ve yabancı dil— yeni bir eğitime başlamadan önce gerekli potansiyel ve hazırlık düzeyini yordamak amacıyla tasarlanmış standardize ölçme aracıdır.
Target Population
Bir araştırmanın bulgularının genellenmesi hedeflenen ve üzerinde çalışılması amaçlanan tüm bireyler ya da gözlem birimleri evreni.
Hedges’s G
İki grup ortalaması arasındaki standartlaştırılmış farkı ölçen ve küçük örneklem sapmalarını düzeltmek için paydasında serbestlik derecesi kullanan bir etki büyüklüğü indeksidir.
Computational Formula
İstatistiki bir kavramın değerini hesaplamak amacıyla türetilmiş, sayısal işlemleri pratikleştiren matematiksel denklem.
Heterogeneous Group
Birbirinden yaş, sosyoekonomik arka plan, yetenek, değer veya deneyim gibi çok sayıda kritik değişkene göre farklılık gösteren bireylerden ya da unsurlardan oluşan küme.
Heterogeneity
Bir veri setindeki, örneklemdeki veya popülasyondaki birimlerin, gözlemlerin ya da özelliklerin birbirinden büyük ölçüde farklı olması durumu.
Heteroscedasticity
Regresyon modelinde hata terimlerinin varyansının tüm gözlemler için sabit olmayıp değişkenlik göstermesi durumu.
No Child Left Behind Act (NCLB)
ABD'de akademik standartları yükseltmek, başarı açığını kapatmak ve okulların hesap verebilirliğini artırmak amacıyla 2001 yılında yürürlüğe konan federal eğitim yasası.
Histogram
Sürekli sayısal verilerin olasılık yoğunluğunu veya frekans dağılımını gösteren, bitişik sütunlardan oluşan grafiksel bir gösterim biçimidir.
HLM
İç içe geçmiş veya çok katmanlı veri yapılarını analiz etmek için kullanılan, bireysel ve grup düzeyindeki varyansları aynı anda modelleyen gelişmiş bir istatistiksel regresyon yaklaşımıdır.
Hierarchically Nested Design
Alt düzey birimlerin daha üst düzey grupların içinde yer aldığı, çok katmanlı örnekleme ve veri toplama yapısına sahip araştırma deseni.
Homogeneous
Bir sistemin, popülasyonun veya veri setinin bütünü boyunca aynı ya da birbiriyle tutarlı ve benzer özellikler gösterme durumu.
Homoscedasticity
Regresyon analizinde, hata terimlerinin (rezidüellerin) tüm bağımsız değişken seviyeleri boyunca eşit varyansa sahip olması durumu.
Hot-deck İmputation
Eksik verilerin, aynı veri seti içerisindeki benzer gözlemlerden elde edilen gerçek değerlerle doldurulması yöntemi.
Hotelling’s T2 Test
İki bağımsız grup arasında birden fazla bağımlı değişken üzerinden hesaplanan ortalama vektörleri arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığını test eden çok değişkenli bir varyans analizi yöntemidir.
HSD Test
ANOVA sonrası hangi grup ortalamalarının birbirinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı olduğunu belirlemek için kullanılan çoklu karşılaştırma testi.
Hierarchical Linear Model (HLM)
Veri setindeki iç içe geçişmiş ve kademeli yapıları hesaba katarak, farklı düzeylerdeki değişkenler arasındaki ilişkileri ve varyans bileşenlerini analiz etmeyi sağlayan gelişmiş bir istatistiksel modelleme yöntemidir.
INDSCAL
Çok boyutlu ölçekleme yöntemlerinin, bireyler arası algısal farklılıkları hesaba katacak şekilde genelleştirilmiş gelişmiş bir versiyonudur.
Iowa Tests Of Basic Skills (ITBS)
Anaokulundan 8. sınıfa kadar olan öğrencilerin okuma, dil, matematik, sosyal bilgiler ve fen bilimleri gibi temel akademik alanlardaki başarılarını ve üst düzey bilişsel işlevlerini ölçen standartlaştırılmış başarı bataryası.
Sampling With Replacement
Büyük bir veri setinden seçilen bir birimin incelendikten sonra tekrar havuza iade edildiği ve böylece aynı birimin birden fazla kez seçilebilmesine olanak tanıyan örnekleme tekniği.
Sampling Without Replacement
Büyük bir ana kütleden seçilen bir birimin tekrar havuza dahil edilmediği, böylece aynı birimin ikinci kez seçilme olasılığının sıfırlandığı olasılıksal örnekleme yöntemidir.
İnternal Validity
Bir araştırmada incelenen bağımlı değişkendeki gözlenen değişimin, diğer alternatif açıklamalar ve karıştırıcı değişkenlerden arındırılarak doğrudan bağımsız değişkenle açıklanabilme derecesidir.
Nesting
Deneysel veya istatistiksel bir desende, bir faktörün seviyelerinin yalnızca başka bir faktörün tek bir seviyesi içinde yer alması durumu.
İnternal Consistency
Bir test veya ölçeği oluşturan maddelerin birbiriyle olan ilişkisini ve homojenliğini ölçerek, aynı yapıya hizmet edip etmediklerini gösteren güvenirlik indeksidir.
Content Analysis
Sözel, görsel veya yazılı materyallerdeki temaların, fikirlerin veya kavramların frekansını belirleyerek yapılan sistematik ve nicel bir inceleme yöntemidir.
Omitted Variable Bias
İstatistiksel bir modelde önemli bir yordayıcının hesaba katılamaması nedeniyle, hesaplanan parametre tahminlerinin ilişkisellik derecesini sistematik olarak aşırı veya eksik tahmin etme durumu.
Bivariate
Aynı anda incelenen veya ölçülen iki farklı değişkenin özelliklerini ve aralarındaki olası matematiksel ya da istatistiksel ilişkiyi betimleyen kavram.
Bivariate Distribution
İki farklı rastgele değişkenin değerlerinin olası her bir kombinasyonunu ve bu kombinasyonların görülme olasılıklarını eş zamanlı olarak gösteren olasılık dağılımıdır.
Bivariate Probability Distribution
İki farklı rastgele değişkenin aynı anda alabileceği değerlerin olasılıklarını ortaklaşa tanımlayan matematiksel ve istatistiksel model.
Two-sample Test
İki ayrı örneklemden elde edilen verilerin aralarında anlamlı bir fark olup olmadığını istatistiksel olarak test eden prosedür.
Kolmogorov–smirnov Two-sample Test
İki bağımsız örneklemin aynı sürekli olasılık dağılımından gelip gelmediğini sınayan parametrik olmayan bir istatistiksel hipotez testidir.
Two-parameter Model
Madde tepki kuramında, bir bireyin test maddesine verdiği yanıtı etkileyen maddenin zorluk derecesini ve ayırt ediciliğini hesaba katan matematiksel ölçüm modeli.
Biserial Correlation Coefficient
Sürekli bir değişken ile temelde normal dağılım gösterdiği varsayılan ancak yapay olarak iki kategoriye (dikotomik) bölünmüş bir değişken arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü ölçen istatistiksel katsayıdır.
Bipolar Rating Scale
Alt ve üst uç terimleri birbirinin zıttı olan yanıt seçenekleri dizisinden oluşan psikometrik ölçüm aracı.
Bipolarity
Karşılıklı dışlayıcılığa dayanan ve iki zıt boyut arasında güçlü bir negatif korelasyonu temsil eden psikometrik ve kavramsal yapı.
Two-way Design
İki bağımsız değişkenin eş zamanlı olarak manipüle edildiği ve hem ana etkilerinin hem de ortak etkileşimlerinin incelendiği bir faktöriyel araştırma desenidir.
Two-way İnteraction
İki yönlü varyans analizinde, iki bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki ortak ve birleşik etkisi.
Two-way Table
İki farklı bağımsız değişkenin ortak frekans dağılımını matris formunda düzenleyen istatistiksel özet tablosudur.
Two-way Analysis Of Variance
İki bağımsız değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki ana etkilerini ve bu değişkenler arasındaki olası etkileşim etkisini aynı anda inceleyen istatistiksel test.
Binary Variable
Yalnızca iki olası karşılıklı münhasır değer alabilen, genellikle 0 ve 1 veya 'evet' ve 'hayır' şeklinde kodlanan matematiksel ve istatistiksel veri türüdür.
Binary Trial
Yalnızca iki olası sonuçtan birinin gerçekleşebildiği tekil bir deneysel gözlem veya test birimidir.
Bivariate Frequency Distribution
İki kategorik değişkenin gözlenen frekanslarına göre olası tüm kombinasyonlarını gösteren istatistiksel dağılımdır.
Paired Comparison
Bir dizi uyaran veya nesnenin, her seferinde ikili kombinasyonlar halinde sunularak belirli bir boyut veya özellik açısından birbirleriyle kıyaslandığı sistematik bir psikometrik değerlendirme prosedürüdür.
Dual Scaling
Kategorik veriler arasındaki karmaşık ve doğrusal olmayan ilişkileri, veri kümesinin öğelerine sayısal değerler atayarak ortaya çıkaran çok değişkenli bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Second-order İnteraction
Varyans analizi veya regresyonda, bağımlı değişken üzerinde eklemeli (additif) olmayan bir etki yaratan üç bağımsız değişkenin ortak kombinasyonudur.
Second-order Factor
Birincil faktörlerin aralarındaki korelasyon matrisinin yeniden faktör analizine tabi tutulmasıyla elde edilen, daha üst düzey ve soyut gizil değişken.
Secondary Data
Mevcut araştırmacının doğrudan kendisi tarafından toplanmayan, daha önceki bir çalışma veya kaynaktan elde edilen bilgi.
Dichotomized Variable
Süreçlerin veya sürekli ölçümlerin (örneğin yaş veya gelir), analitik kolaylık veya eşik değerler nedeniyle yapay olarak iki kategoriye (örneğin genç/yaşlı, düşük/yüksek) indirgendiği veri türüdür.
Split-half Reliability
Bir psikolojik testin veya ölçeğin iç tutarlılığını saptamak amacıyla, maddelerin iki rastgele veya mantıksal gruba (örneğin tek ve çift numaralı maddeler) ayrılarak aralarındaki korelasyonun incelenmesi yöntemi.
Two-by-two Factorial Design
Her biri iki düzeyli iki bağımsız değişkenin etkilerini ve olası etkileşimlerini incelemek için kullanılan 2x2 matris formundaki deneysel desen.
Two-by-two Table
İki ikikotomik (iki kategorili) değişkenin frekans dağılımını ve ilişkisini incelemek amacıyla kullanılan 2x2 boyutundaki iki yönlü veri tablosu.
Advanced Placement Examinations (AP)
Lise öğrencilerinin üniversite düzeyindeki ders içeriklerinde yetkinlik kazanarak erken akademik kredi veya üst düzey yerleştirme hakkı elde etmesini sağlayan standartlaştırılmış başarı testleridir.
Strength Of Association
İki veya daha fazla değişken arasındaki istatistiksel ilişkinin büyüklüğünü ve yönünü nicel olarak ifade eden ölçü derecesidir.
Measure Of Association
İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkinin derecesini ve gücünü nicel olarak ifade eden istatistiksel indekslerin genel adı.
IDA
Veri toplama sürecinin tamamlanmasından sonra ancak ana istatistiksel modelleme veya hipotez testlerine geçilmeden evvel gerçekleştirilen ön inceleme evresi.
Credible İnterval
Bayesyen istatistikte, popülasyon parametresinin belirli bir olasılıkla düştüğü bilinen önsel ve sonsal dağılımlara dayanan sayısal aralıktır.
İndex
Başka bir olgunun varlığını, miktarını veya genel bir niteliğini temsil etmek üzere kullanılan referans noktası, standart, gösterge veya türetilmiş ölçüm değeri.
İnlier
Veri setinin genel dağılım trendine veya istatistiksel sınırlarına sayısal olarak uyan ancak sistematik, yanıt veya işleme hatası nedeniyle hatalı olan veri noktası.
İntercorrelation
Bir değişken grubundaki her bir değişkenin diğer tüm değişkenlerle olan ikili korelasyonlarını gösteren istatistiksel ilişki ağı.
İnterquartile Range (IQR)
Bir veri setindeki gözlemlerin ortadaki yüzde ellilik diliminin yayılımını gösteren, üst çeyrekler ile alt çeyrekler arasındaki farkı QUANTIFY eden dağılım indeksidir.
İpsative
Bireyin kendi içindeki farklı psikolojik özelliklerin göreceli ağırlığını ölçen, normatif karşılaştırmalar yerine bireyin kendi profilini yine kendisiyle kıyaslayan değerlendirme yaklaşımı.
İpsative Scale
Bireyin farklı maddelere dağıttığı puanların sabit bir toplama ulaştığı, böylece kişilerin toplam puanlarının eşitlendiği ancak puan dağılımının birey içinde değiştiği bir ölçüm ölçeğidir.
İpsative Method
Bir bireyin test yanıtlarının veya puanlarının, normatif bir grupla değil, yalnızca yine kendi diğer yanıtlarıyla karşılaştırıldığı araştırma ve değerlendirme prosedürü.
Scedasticity
Regresyon modellerinde hata terimlerinin rassal değişkenler kümesi içerisindeki dağılım özelliğini ifade eder.
Statistic
Bir örneklemdeki gözlemlerden elde edilen ve evrendeki bilinmeyen parametreleri tahmin etmek veya örneklemi betimlemek amacıyla kullanılan sayısal değer ya da fonksiyon.
Statistical Analysis
Verileri betimlemek, keşfetmek, modellemek ve hipotezleri test etmek amacıyla kullanılan çok çeşitli matematiksel ve olasılıksal tekniklerin bütünüdür.
Statistical Dependence
İki veya daha fazla değişken ya da olaydan birinin gerçekleşme olasılığının, diğerinin meydana gelip gelmediğine bağlı olarak değiştiği matematiksel ve olasılıksal durum.
Statistical İndependence
Bir olayın gerçekleşmesinin, ikinci bir olayın gerçekleşme olasılığını ne artırdığı ne de azalttığı matematiksel ve olasılıksal durum.
Statistical Hypothesis
Bir araştırma sorusunun, örneklem verileri üzerinden olasılık hesaplamalarıyla test edilebilir matematiksel bir ifadeye dönüştürülmüş halidir.
Statistical Stability
Farklı örneklemlerde, araştırma desenlerinde ve analiz yöntemlerinde elde edilen bulguların tutarlılık ve değişmezlik derecesidir.
Statistical Control
Deneysel tasarım aşamasında kontrol edilemeyen veya ortadan kaldırılamayan üçüncü değişkenlerin etkilerini matematiksel prosedürler aracılığıyla veri setinden arındırma işlemidir.
Statistical Prediction
Değişkenler arasındaki korelasyon ve matematiksel modelleri kullanarak gelecekteki olayları ve sonuçları nesnel verilerle tahmin etme sürecidir.
Statistical Psychology
Bilişsel, davranışsal ve sosyal psikolojik fenomenleri açıklamak ve organize etmek amacıyla istatistiksel yöntemlerin ve matematiksel modellerin psikoloji alanına uygulanmasıdır.
Statistical Conclusion Validity
Verilerin istatistiksel analizlerinden çıkarılan sonuçların ne ölçüde doğru ve uygun olduğunu gösteren geçerlik türüdür.
SPC
Endüstriyel, klinik ve örgütsel süreçlerin istatistiksel yöntemler kullanılarak izlenmesi, denetlenmesi ve optimize edilmesi süreci.
Work-limit Test
Tüm katılımcıların aynı görevi yerine getirdiği ve puanlamanın bu performansın tamamlanması için geçen süre üzerinden yapıldığı psikometrik test türüdür.
Operational Definition
Soyut bir kavramın, o kavramı gözlemek ve ölçmek için kullanılacak somut prosedürler, eylemler veya işlemler aracılığıyla tanımlanması.
Operationalism
Bilimsel bir kavramın anlamının, o kavramı ölçmek veya ortaya çıkarmak için kullanılan prosedürlerle tanımlanması gerektiǧini savunan metodolojik yaklaşım.
Treatment Effect
Deneysel bir çalışmada bağımsız değişken olarak ele alınan müdahalenin, bağımlı değişken üzerindeki nicel etki büyüklüğü.
No-treatment Control Group
Deneysel çalışmalarda hiçbir müdahaleye veya manipülasyona maruz bırakılmayan, temel karşılaştırma basamağını oluşturan nötr kontrol alt kümesidir.
Jackknife
Orijinal veri setinden bir ya da birden fazla gözlemin sırayla çıkarılmasıyla alt örneklemler üreten ve bu sayede parametre değişkenliğini tahmin eden klasik bir istatistiksel yeniden örnekleme tekniğidir.
Jittering
Sınırlı sayıda kesikli değere sahip değişkenlerin saçılım grafiğinde üst üste binmesini engellemek amacıyla her bir gözleme kasıtlı olarak küçük miktarda rastgele gürültü ekleme veri görselleştirme tekniği.
John Henry Effect
Kontrol grubundaki bireylerin dezavantajlı durumda olduklarını fark ederek eksperimental gruba karşı aşırı bir rekabet içine girmeleri ve böylece araştırmanın tüm geçerliliğini tehlikeye atacak şekilde performans sergilemeleri durumu.
K-R 20
İki kategorili (dikotom) maddelerden oluşan testlerin iç tutarlılık güvenilirliğini hesaplamak için kullanılan istatistiksel bir formüldür.
K-R 21
Kuder-Richardson 21 formülü, ikili (dikisotom) puanlanan test maddelerinin iç tutarlılık güvenirliğini hesaplamak için kullanılan pratik bir istatistiksel kestirim yöntemidir.
Admission Criteria
Bir eğitim programına, kuruma veya klinik merkeze başvuruda bulunan adayların kabul edilip edilmeyeceğini belirlemede kullanılan standartlar ve ölçüm testleri bütünü.
Acceptance Sampling
Daha büyük bir ürün veya veri kümesinin kalitesini, rastgele seçilen bir alt örneklem üzerinden değerlendirerek tüm partiyi kabul etme veya reddetme sürecidir.
Quadrant Sampling
Fiziksel veya soyut bir uzayın dört eşit parçaya bölünerek her bir bölgeden analitik birimlerin seçilmesini içeren mekansal ve boyutsal örnekleme yöntemi.
Quadrant
İki boyutlu bir kartezyen koordinat sisteminin veya görsel alanın dörde bölünmüş alanlarından her biri.
Quadrature
Bir fonksiyonun integralinin sayısal yöntemlerle veya yaklaşım süreçleriyle hesaplanması işlemidir.
Calibration
Bir ölçme aracının, testin veya ölçeğin elde ettiği değerlerin, bilinen bir referans standartla karşılaştırılarak uyarlanması ve doğrulanması süreci.
Quality Weighting
Meta-analiz çalışmalarında, her bir araştırmanın tasarım, yürütme ve analiz kalitesine dayalı olarak havuzdaki ağırlığının istatistiksel olarak ayarlanması.
Quality Control
Araştırma, üretim veya hizmet süreçlerinde kusurlu ölçüm ve ürün oranını minimize etmek amacıyla tasarlanan sistematik denetim ve standartlaştırma süreçleridir.
Proof
Bir önermenin veya teorinin doğru olarak tesis edilmesi ya da bunu gerçekleştiren yöntem.
Canon
Doğru çıkarımlar yapma ve anlamlı keşifler üretme olasılığını artırdığına inanılan temel bir çalışma ilkesi veya kural.
Canonical Analysis
İki veya daha fazla değişken seti arasındaki çok değişkenli ilişkilerin derecesini, bu setlerin doğrusal kombinasyonları aracılığıyla değerlendiren bir istatistiksel prosedürler sınıfıdır.
Canonical Correlation Analysis
Birden fazla yordayıcı değişken seti ile birden fazla bağımlı sonuç değişken seti arasındaki çok değişkenli doğrusal ilişkilerin gücünü ve yönünü inceleyen gelişmiş bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Canonical Correlation Coefficient
İki farklı değişken seti arasındaki doğrusal ilişkinin maksimum düzeyini ölçen ve -1 ile +1 arasında değer alan istatistiksel indeks ($R_c$).
Quantile
Artan sırada dizilmiş bir veri setini eşit büyüklükteki alt gruplara ayıran kesme noktası değeridir.
Quantitative Analysis
Sayısal değişkenlerin ampirik yöntemlerle incelenmesi ve istatistiksel teknikler aracılığıyla verilerin matematiksel modellemeye tabi tutulması süreci.
Quantitative Psychology
İnsan davranışlarının ve psikolojik süreçlerin matematiksel olarak modellenmesi, ölçülmesi ve veri analizi yöntemlerinin geliştirilmesiyle ilgilenen bilimsel disiplin.
Quantitative Score
Belirli bir test veya değerlendirme sınıfı içerisinde doğru şekilde yerine getirilen gerekliliklerin miktarını sayısal olarak temsil eden değer.
Cover Story
Araştırma katılımcılarının gerçek hipotezden haberdar olarak davranışlarını değiştirmesini engellemek amacıyla, çalışmanın amacına yönelik olarak kurgulanan makul ancak yanlış bilgilendirme stratejisi.
Closed Question
Katılımcının yanıtını önceden belirlenmiş sınırlı seçenekler (örn. 'Evet/Hayır' veya çoktan seçmeli kategoriler) havuzundan seçmeye zorlayan soru türü.
Kappa
İki veya daha fazla gözlemci arasındaki kategorik değerlendirmelerin rastlantısal uyumun ötesindeki anlaşılma derecesini ölçen istatistiksel uyum katsayısı.
Restriction Of Range
Örnekleme, ölçüm prosedürleri veya deneysel tasarım eksiklikleri nedeniyle, olası toplam puan aralığının yalnızca dar bir kesitinin gözlemlenebilmesi durumu.
Content Validity
Bir ölçme aracının, araştırılan konu veya davranış evrenini ne ölçüde temsil ettiğini gösteren psikometrik geçerlik türü.
Mastery Tests
Belirli bir konu alanındaki tüm bilgi kapsamının edinilip edinilmediğini belirlemek veya sürekli ilerleme ve kavrayışı değerlendirmek için kullanılan ölçme araçları.
Covering-law Model
Bir olgunun, en az bir genel bilimsel yasa içeren önermeler setinden mantıksal olarak türetilebildiği takdirde açıklanabileceğini savunan bilim felsefesi modeli.
Decision Rule
Hipotez testlerinde, sıfır hipotezinin reddedilip reddedilmeyeceğini belirleyen ve test istatistiğinin kritik değer sınırlarını tanımlayan formal ölçüttür.
Stability Coefficient
Aynı psikolojik testin farklı zamanlarda aynı örnekleme iki kez uygulanmasıyla elde edilen puanlar arasındaki korelasyona dayanan bir güvenirlik indeksidir.
Square Matrix
Satır sayısı ile sütun sayısı birbirine tam olarak eşit olan iki boyutlu sayısal veri dizisi.
Square-root Transformation
Veri setindeki her bir değerin karekökünün alınarak orijinal değerlerin yerine konulduğu, özellikle varyans homojenliğini sağlamak için kullanılan matematiksel ve istatistiksel bir veri dönüştürme prosedürüdür.
Mixed Design
Hem denekler-arası (between-subjects) hem de denek-içi (within-subjects) faktörleri aynı deneysel çatı altında birleştiren araştırma deseni.
Mixed-effects Design
Hem sabit etkileri hem de rastgele etkileri aynı istatistiksel model içinde eş zamanlı olarak değerlendiren araştırma veya analiz yaklaşımı.
Confounded Effects
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin, bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin birbirinden istatistiksel veya deneysel olarak ayrılamadığı durum.
Nuisance Variable
Bağımsız değişkenin koşulları arasında sistematik olarak farklılık göstermeyen ancak deneysel hatayı ve varyansı artıran dışsal değişken türüdür.
Confounded Comparison
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin gruplar arasında eş zamanlı olarak değişmesi nedeniyle, bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin birbirinden ayrılamadığı deneysel karşılaştırma.
Mixed Distribution
Değişkenlerin hem kesikli hem de sürekli değer aralıklarını aynı anda alabildiği olasılık dağılım türü.
Mixed-effects Model
Hem sabit hem de rastgele etki parametrelerini aynı anda içeren, özellikle hiyerarşik ve tekrarlı ölçüm verilerini analiz etmek için kullanılan gelişmiş bir istatistiksel modelleme yaklaşımıdır.
Mixed Methods Research
Nitel ve nicel araştırma yaklaşımlarının ve verilerinin tek bir çalışmada bütünleştirilerek, incelenen olgunun daha derinlemesine anlaşılmasını sağlayan araştırma tasarımı.
Complex Comparison
İki veya daha fazla grubun belirli bir kombinasyonunun, diğer bir veya daha fazla grupla karşılaştırıldığı istatistiksel değerlendirme yöntemi.
Counterbalancing
Deneysel çalışmalarda uygulama sırası, yorgunluk veya öğrenme gibi dışsal değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan metodolojik kontrol stratejisidir.
Comparison
İki veya daha fazla veri kümesinin, grubun veya değişkenin benzerlik ve farklılıklarını saptamak amacıyla yapılan analitik değerlendirme.
Comparison-wise Error Rate
Çoklu istatistiksel karşılaştırmaların her birinde, tekil test düzeyinde Tip I hatası (alfa) yapma olasılığı.
Comparison Group
Deneysel veya yarı deneysel araştırmalarda, müdahale grubunun sonuçlarını kıyaslamak amacıyla kullanılan ve aktif manipülasyona maruz kalmayan temel denek kümesi.
Comparative Trial
İki veya daha fazla müdahalenin ya da grubun etkinlik veya güvenliğini doğrudan kıyaslamak amacıyla yürütülen kontrollü araştırma tasarımı.
Mutually Exclusive Events
Olasılık teorisinde, aynı anda gerçekleşmesi imkansız olan ve ortak hiçbir çıktı barındırmayan iki veya daha fazla olay.
Reciprocal Transformation
Ham veri birimlerinin çarpmaya göre tersleriyle değiştirilerek analiz edildiği, dağılımın çarpıklığını veya aşırı uç değerleri düzeltmek için kullanılan bir veri dönüştürme yöntemidir.
Reciprocal Relationship
İki değişkenin matematiksel olarak birbirinin tersi olması durumu veya bu iki değişkenin birbirini karşılıklı olarak hem neden hem de sonuç şeklinde etkilemesi olgusu.
Back-to-back Stem-and-leaf Plot
İki farklı veri setinin merkezi bir gövde sütunu etrafında simetrik olarak karşılaştırılmasını sağlayan istatistiksel bir görselleştirme yöntemidir.
Cartesian Coordinate System
n-boyutlu bir uzaydaki herhangi bir noktanın, ortak bir başlangıç noktasına (orijine) olan uzaklıklarının eksenler boyunca sayısal koordinatlarla ifade edilmesini sağlayan matematiksel sistem.
Deliberate Sampling
Araştırmaya katılacak bireylerin rastgele yerine önceden belirlenmiş spesifik bir plana veya araştırmacının yargısına dayanarak seçildiği örnekleme yöntemi.
Category-system Method
Veri unsurlarını önceden belirlenmiş bir kural setine göre kategorilere ayırmayı içeren herhangi bir ölçüm veya sınıflandırma değerlendirme yöntemi.
Categorical
Birimlerin veya deneysel koşulların, belirli niteliksel özelliklere dayanarak sınıflara veya gruplara ayrılmasını ifade eden sıfat.
Categorical Variable
Bir bireyi, nesneyi veya gözlem birimini niceliksel bir skorla değil, sınırlı ve sabit sayıda nitel kümeden birine atayan istatistiksel değişken türü.
Categorical Scale
Öğeleri karşılıklı olarak birbirini dışlayan kategorilere ayıran ve sayılardan yararlanan bir veri sınıflandırma dizisidir.
Participant
Bir bilimsel araştırmada, deneyde veya incelemede görev alan, veri toplama süreçlerine bilerek veya bilmeyerek dahil olan birey.
Subject Variable
Araştırmaya katılan bireylerin manipüle edilemeyen, doğuştan gelen veya halihazırda sahip oldukları kalıcı ya da geçici özelliklerinin araştırma sonuçlarını etkileyebilecek nitelikte olması durumu.
Member Check
Nitel araştırmalarda, toplanan verilerin ve bunlara getirilen yorumların doğruluğunu ve iç geçerliliğini artırmak amacıyla katılımcılara geri götürülerek onaylarının alınması süreci.
Conceptual Formula
Bir istatistiksel veya matematiksel hesaplamanın temel mantığını, altındaki teorik yapıyı doğrudan yansıtan formül.
Conceptual Replication
Daha önce elde edilmiş bir araştırma bulgusunu, orijinal çalışmadakinden farklı operasyonel tanımlar, ölçüm araçları veya deneysel yöntemler kullanarak test etme süreci.
Discontinuous / Discrete
🔹 1. (discontinuous): Süreklilik arz etmeyen, aralıklı, kesintili veya kopuk bir akışa sahip olan durumları ifade eden sıfat. 🔹 2. (discrete): Süreklilik arz etmeyen, aralarında belirgin ve kopuk sınır bulunan, ayrı ve bağımsız birimleri veya değerleri ifade eden matematiksel ve istatistiksel nitelik.
Discrete Distribution
Yalnızca ayrı, sayılabilir ve belirli tam sayı değerlerini alabilen kesintili veri kümelerinin olasılık veya frekans dağılımıdır.
Discontinuous Variable / Discrete Variable
🔹 1. (discontinuous variable): Aralarında sayısal bir akış veya kesintisiz ara değerler barındırmayan, yalnızca belirli ve ayrı (müstakil) değerler alabilen sayısal değişken türüdür. 🔹 2. (discrete variable): Yalnızca belirli, ayrı ve sayılabilecek değerler alabilen, aralarında kesintiler bulunan sayısal değişken türüdür.
Discrete Measure
Süreksiz ve yalnızca belirli, ayrı değerler alabilen sayısal veya kategorik verileriquantifiye eden ölçüm türüdür.
Truncated Distribution
Belirli bir üst sınırın, alt sınırın veya her ikisinin ötesindeki değerlerin tamamen dışarıda bırakıldığı olasılık dağılımıdır.
Truncated Data
Kasıtlı bir seçim süreci sonucunda belirli değerlerin veya gözlemlerin kapsam dışı bırakıldığı veri setidir.
Hard Data
Katı deneysel araştırmalar, sistematik ölçümler ve istatistiksel analizler yoluyla elde edilen nicel ve spesifik bilgi.
Precision
Bir ölçümün veya tahminin kendi içinde tutarlılığı ve varyansının düşüklüğü; istatistiksel kestirimin küçük standart hataya sahip olma derecesi.
RDD
Kesintili Regresyon Tasarımı (RDD), bir kesinti eşiğinin (cutoff) altında veya üstünde yer alan birimlerin müdahale grubuna atanmasıyla nedensellik çıkarsaması yapmaya olanak tanıyan yarı deneysel bir araştırma yöntemidir.
İnterrupted Time-series Design
Bir müdahalenin etkilerini, bu müdahale öncesinde ve sonrasında birden fazla zaman aralığında elde edilen ölçüm sonuçlarını karşılaştırarak değerlendiren yarı deneysel araştırma deseni.
Fractional Factorial Design
Bağımsız değişkenlerin tüm olası düzey kombinasyonlarının değil, yalnızca belirli bir alt kümesinin incelendiği bir deneysel araştırma düzenidir.
İntercept
Bir grafik üzerindeki çizginin, kartezyen koordinat sisteminin eksenlerinden birini kestiği veya teğet geçtiği spesifik nokta.
Cross-sectional Analysis
Verilerin belirli bir zaman diliminde veya tek bir anlık kesitsel süreçte toplanarak incelenmesi.
Cross-sectional Design
Farklı yaş veya gelişim düzeylerindeki bireylerin tek bir zaman diliminde karşılaştırıldığı nicel bir araştırma yöntemidir.
Cross-sectional Sampling
Verilerin tek bir zaman kesitinde farklı katılımcı gruplarından toplandığı nicel araştırma ve örnekleme stratejisi.
Cutoff Score
Belli bir statüye, kategoriye veya yeterlilik düzeyine ulaşmak için gereken en düşük eşik puanı.
Exploratory Research
Hakkında çok az şey bilinen veya daha önce sistematik olarak çalışılmamış bir olguyu anlamlandırmak, yeni hipotezler üretmek ve değişkenler arası olası bağlantıları haritalandırmak amacıyla yürütülen esnek araştırma türüdür.
Exploratory Data Analysis (EDA)
Önceden planlanmış hipotezleri test etmek yerine, verinin kendi içindeki gizli kalıpları, yapıları ve anomalileri ortaya çıkararak yeni araştırma soruları türetmeyi amaçlayan istatistiksel yaklaşım.
Trimmed Mean
Bir veri dağılımındaki en yüksek ve en düşük uç değerlerin eşit oranlarda çıkarılmasının ardından kalan skorlar üzerinden hesaplanan merkezi eğilim ölçüsüdür.
Trimming
İstatistiksel analizlerin doğruluğunu artırmak amacıyla, bir veri dağılımının alt ve üst uçlarındaki sabit yüzdelik dilimlerin hesaplama dışı bırakılması veya yol analizinde anlamsız yolların modelden çıkarılması işlemidir.
Partially Ordered Scale
Nominal ile ordinal ölçek arasında yer alan, birimlerin çoğunlukla en küçüktən en büyüğe doğru sıralanabildiği ancak tüm durumlar için bu hiyerarşinin geçerli olmadığı ölçme düzeyidir.
Partial Correlation
İki değişken arasındaki ilişkinin, araya giren üçüncü veya daha fazla değişkenin istatistiksel olarak kontrol edilip sabit tutulmasından sonra kalan net yönü ve şiddetidir.
Partial Replication
Ampirik bir çalışmanın tasarım ve metodolojisinin yalnızca belirli bir alt kümesinin tekrarlandığı bilimsel doğrulama çalışmasıdır.
Partialing
İki değişken arasındaki asıl ilişkiyi netleştirmek amacıyla, aradaki üçüncü bir değişkenin (kovaryat) ortak etkisinin istatistiksel olarak dışarıda bırakılması veya arındırılması sürecidir.
Chi-square Distribution (χ2 Distribution)
Gözlenen değerler ile beklenen değerler arasındaki bağımsız kare farklarının toplamının olasılık dağılımıdır.
Chi-square Test / Chi-square
🔹 1. (chi-square test): Kategorik veriler arasındaki bağımsızlığı veya teorik bir modelin gözlenen verilerle uyumunu değerlendirmek için ki-kare dağılımını kullanan istatistiksel bir hipotez testidir. 🔹 2. (chi-square): Gözlenen frekanslar ile beklenen frekanslar arasındaki farkların karesinin beklenen frekanslara bölünmesiyle elde edilen toplamları inceleyen non-parametrik bir istatistiksel testtir.
Classical İnference
Olasılığı uzun vadeli göreceli frekanslar olarak ele alan ve parametreleri sabit ama bilinmeyen değerler, verileri ise tesadüfi değişkenler olarak kabul eden istatistiksel çıkarım yaklaşımı.
Classical Probability
Rastgele bir sürecin tüm olası çıktıları ile her bir çıktının eşit olasılıkla gerçekleşeceği varsayımına dayanan temel olasılık yaklaşımı.
Classical Test Theory (CTT)
Gözlenen test puanının, bireyin gerçek puanı ile ölçüm sürecinden kaynaklanan rastgele hatanın toplamından oluştuğunu varsayan psikometrik yaklaşım.
Coding Test
Verilerin, metinlerin veya davranışsal gözlemlerin belirli kategorilere, sayısal değerlere veya analitik değişkenlere sistematik olarak dönüştürülme sürecini ifade eden araştırma yöntemi.
Cohort
Benzer bir özelliği, yaşam olayını veya aynı zaman dilimini (örneğin aynı doğum yılını) paylaşan bireylerden oluşan grup.
Cohort Analysis
Belirli bir ortak özelliği, deneyimi veya zamansal kesiti paylaşan insan gruplarının zaman içindeki davranışsal ve istatistiksel değişimlerini inceleyen araştırma prosedürüdür.
Cohort Study
Ortak bir özelliği ya da deneyimi paylaşan bir grup bireyin (kohort) zaman içinde izlenerek belirli sağlık sonuçlarının veya değişkenlerin insidansının karşılaştırıldığı gözlemsel bir araştırma desenidir.
Cohort Sampling
Doğum yılı veya belirli bir yaşam olayı gibi ortak bir karakteristiği paylaşan bir veya daha fazla grubun (kohortun) tanımlanarak zaman içinde gözlemlendiği veri toplama yöntemidir.
College Admission Tests
Aday öğrencilerin akademik başarı düzeyini ve yükseköğretime hazır bulunuşluğunu değerlendirmek amacıyla kullanılan standartlaştırılmış seçme ve yerleştirme sınavları.
Contrast Analysis
İki veya daha fazla grubun ortalama örüntülerini ve teorik öngörüleri test etmek amacıyla yürütülen, etki büyüklüğü ve anlamlılık düzeyini doğrudan veren odaklanmış istatistiksel karşılaştırma yöntemi.
Control Variable
Araştırmacının ana ilgi odağı olmayan ancak bağımlı değişken üzerinde potansiyel karıştırıcı etkisi bulunan ve deneysel ya da istatistiksel yöntemlerle sabit tutulan değişken.
Control Group
Deneysel çalışmalarda, bağımsız değişkenin etkisinden arındırılmış referans sağlayan ve deneysel grupla karşılaştırma yapılmasına imkan tanıyan denek topluluğu.
Control Condition
Deneysel araştırmalarda, üzerinde çalışılan bağımsız değişkenin (müdahale veya tedavinin) uygulanmadığı, böylece temel çizgi (baseline) verisi sağlayan standart durum.
Control Procedure
Araştırmanın temel odağında yer almayan ancak bağımlı değişkeni etkileme potansiyeli taşıyan dışsal değişkenleri eşitlemek amacıyla veri toplama sürecinden önce uygulanan metodolojik önlemdir.
Controlled Observation
Rastgele veya tesadüfi koşullar yerine, standartlaştırılmış ve sistematik parametreler altında gerçekleştirilen bilimsel inceleme yöntemi.
Controlled Sampling
Araştırma evreninden örneklem seçilirken istenmeyen veya veriyi manipüle etme potansiyeli taşıyan belirli özelliklerin seçilme olasılığının bilinçli olarak minimize edildiği metodolojik bir tekniktir.
Uncontrolled Variable
Araştırmacının deney süresince manipüle etmediği, sabitlemediği veya istatistiksel olarak kontrol altına almadığı, dolayısıyla bağımlı değişken üzerinde örtük bir etki yaratma potansiyeli taşıyan dışsal etmendir.
Association Analysis / Correlation Analysis
🔹 1. (association analysis): İki veya daha fazla nicel değişken arasındaki doğrusal ya da monoton ilişkinin yönünü ve gücünü istatistiksel olarak inceleyen yöntemdir. 🔹 2. (correlation analysis): Çeşitli değişkenler arasındaki ilişkilerin varlığını, yönünü ve gücünü saptamaya yarayan istatistiksel prosedürler bütünü.
Correlation Barrier
Zeka testleri ile bu testlerin yordamayı amaçladığı yaşam başarısı gibi kriterler arasında elde edilebilecek maksimum korelasyon sınırını ifade eden istatistiksel kavram.
Coefficient Of Association / Correlation Coefficient
🔹 1. (coefficient of association): İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü sayısal olarak indeksleyen istatistiksel ölçüt. 🔹 2. (correlation coefficient): İki nicel değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve derecesini -1.00 ile +1.00 arasında nicelendiren istatistiksel indeks.
Correlation Matrix
Bir veri setindeki tüm olası değişken çiftleri arasındaki istatistiksel ilişki derecelerini gösteren simetrik kare matris.
Correlation Ratio
İki değişken arasındaki doğrusal olmayan ilişkinin gücünü veya derecesini ölçen ve klasik korelasyon katsayısının non-lineer karşılığı olan istatistiksel metrik.
Correlational Research
Değişkenler arasındaki ilişkilerin, herhangi bir araştırmacı manipülasyonu veya ortam kontrolü olmaksızın, doğal halleriyle gözlemlendiği araştırma türü.
Correlational Redundancy
İki veya daha fazla değişken arasındaki doğrusal ya da istatistiksel ilişkiler nedeniyle, veri setindeki toplam bilginin gereğinden fazla tekrar etmesi durumu.
Correlational Fallacy
İki değişken arasındaki istatistiksel ilişkinin otomatik olarak nedensellik ilişkisi anlamına geldiği yönündeki hatalı çıkarımdır.
Correlate
Bir başka değişkenle istatistiksel veya mantıksal bir ilişki içinde bulunan değişken.
Condition
Mantıksal ya da ampirik bir soncun veya olayın bağımlı olduğu öncül durum; deneysel araştırmalarda manipüle edilen bağımsız değişken kategorisi.
Quota Control
Araştırma örnekleminde veya alt gruplarda toplanacak maksimum katılımcı sayısına önceden belirlenen kriterler doğrultusunda sınır getiren metodolojik yaklaşımdır.
Quota Sampling
Araştırmacının ana kütlenin belirli demografik özelliklerini önceden belirlenen oranlarda yansıtacak şekilde katılımcı seçtiği, olasılıksal olmayan bir örnekleme yöntemidir.
Covariance
İki farklı rastgele değişkenin ortak değişim eğilimini ve yönünü, birim ölçeğine bağlı olarak nicelendiren ölçek bağımlı istatistiksel ölçüttür.
ANCOVA
Gruplar arası ortalama farklarını incelerken, bağımlı değişken üzerinde potansiyel karıştırıcı etkisi bulunan bir veya daha fazla sürekli dışsal değişkenin (kovaryatın) istatistiksel olarak kontrol edilmesini sağlayan genel doğrusal model yöntemidir.
Covariance Matrix / Dispersion Matrix
🔹 1. (covariance matrix): Bir veri setindeki birden fazla değişkenin kendi içindeki varyanslarını ve ikili kombinasyonlar halindeki kovaryanslarını organize eden kare biçimli matematiksel matristir. 🔹 2. (dispersion matrix): Çok değişkenli istatistikte, iki veya daha fazla rastgele değişken arasındaki varyans ve kovaryansları içeren kare matris.
Covariation
İki nicel değişken arasındaki, birinin değerindeki değişimin diğerinin değerinde de sistematik bir değişime yol açtığı karşılıklı ilişki durumu.
Rootogram
Frekansların kareköklerinin dikey eksende, yanıt değişkenlerinin ise yatay eksende gösterildiği modifiye edilmiş bir histogram türüdür.
Blind
Görme yetisinin yokluğunu veya araştırma metodolojisinde önyargıyı önlemek amacıyla bilgi saklama prosedürlerini ifade eden kavram.
Blind Judgment
Bir değerlendiricinin, yargısını etkileyebilecek potansiyel bilgi ve önyargılardan mahrum bırakılarak yaptığı tarafsız değerlendirme süreci.
Blind Review
Bilimsel bir makale taslağının veya fon başvurusunun, yazarlarının kimliği gizli tutularak bağımsız uzmanlar tarafından değerlendirilmesi süreci.
Benchmark
Belirli bir süreç veya çıktı için en iyi performans ölçütü olup, diğer ortamlarda performansı iyileştirmek amacıyla referans olarak kullanılan standart.
Criterion Variable
Regresyon ve prediktif analiz modellerinde, diğer değişkenler (yordayıcılar) vasıtasıyla öngörülmeye veya açıklanmaya çalışılan bağımlı değişken.
Criterion Cutoff
Bir test veya değerlendirme aracında, bireylerin belirli bir kategorize edici duruma, tanıya veya yeterliliğe sahip olup olmadığını belirlemek için kullanılan kesme puanı veya eşik değeri.
Criterion Contamination
Bir ölçüt değişkeninin, ölçülmek istenen ana konseptle hiçbir ilgisi olmayan dışsal faktörler tarafından sistematik olarak etkilenmesi durumu.
Criterion Score
Ölçüt referanslı testlerde diğer puanların değerlendirildiği standart görevi gören değişken değeri veya regresyon analizinde tahmin edilen hedef değişken değeri.
Critical Region
İstatistiksel hipotez testlerinde, sıfır hipotezinin (H0) reddedilmesini gerektiren test istatistiği değerleri aralığı.
Kruskal–wallis One-way Analysis Of Variance
Sıralama ölçeğindeki iki veya daha fazla bağımsız örneklemin medyanlarının birbirine eşit olup olmadığını test eden parametrik olmayan bir istatistiksel yöntemdir.
Kuder–richardson Formulas
İkili (dichotomous) seçenekli maddelerden oluşan testlerin iç tutarlılık güvenirliğini hesaplamakta kullanılan iki temel psikometrik formüldür (K-R 20 ve K-R 21).
Utilization-focused Evaluation
Bir değerlendirme araştırmasının sonuçlarının, hedef kullanıcılar veya paydaşlar tarafından maksimum düzeyde işlevsel kılınmasını amaçlayan sistematik yaklaşım.
Hypothetico-deductive Method
Yanlışlanabilir bir hipotezin doğruluğunu veya açıklayıcı gücünü, ondan türetilen öngörülerin ampirik gözlemlerle test edilmesi suretiyle inceleyen temel bilimsel araştırma metodolojisidir.
Box-score Method
Birden fazla bağımsız çalışmanın bulgularını, istatistiksel anlamlılıklarına göre 'olumlu', 'olumsuz' veya 'anlamsız' şeklinde kutucuklara ayırarak özetleyen ancak etki büyüklüğünü (effect size) dikkate almayan eski usul bir derleme yöntemidir.
Polar Continuum
Uç noktaları birbirinin zıddı olan ve aradaki dereceleri barındıran değerler veya unsurlar dizisi.
Shrinkage
Bir korelasyon katsayısının veya regresyon denkleminin, modelin geliştirildiği ilk veri setinden yeni bir veri setine uyarlandığında gücünün ve açıklayıcılığının azalması durumu.
Culture-fair Test
Farklı sosyoekonomik ve etnik kökenden gelen bireyler arasında eşit değerlendirme yapabilmek amacıyla, özel kültürel arka plan etkilerinden arındırılmış biçimde tasarlanmış psikolojik test.
Culture-free Test
Herhangi bir spesifik kültürün çevresel etkilerini veya kültürel önyargılarını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan psikometrik ölçüm aracı.
Culture-relevant Tests
Belirli bir kültürel bağlamın normlarına, değerlerine ve yaşam biçimine uygun olarak tasarlanmış ve uygunluk açısından taranmış psikolojik ölçme araçları.
Cultural Test Bias
Bir psikometrik ölçüm aracının, belirli kültürel arka plana sahip bireyleri kayırırken diğer dezavantajlı gruplar aleyhine sistematik hata üretmesi durumu.
Cross-cultural Testing
Farklı kültürel arka plana sahip bireylerin değerlendirilmesi sürecidir; geçerli sonuçlar elde etmek için ölçüm eşdeğerliliğini ve önyargısız araç kullanımını zorunlu kılar.
Cluster Evaluation
Aynı program hedeflerini paylaşan ancak farklı lokasyonlarda yürütülen müdahalelerin, koordineli ve eş zamanlı olarak birden fazla değerlendirici tarafından incelendiği kapsamlı bir program değerlendirme stratejisidir.
Cluster Sampling
Ana kütlenin coğrafi veya idari olarak doğal alt gruplara (kümelere) bölünmesi ve bu kümelerin rastgele örneklenmesi suretiyle gerçekleştirilen olasılıksal veri toplama yöntemi.
Cluster Randomization
Bireylerin tek tek değil, halihazırda var olan topluluk veya grupların (örneğin sınıflar, hastaneler, köyler) bütün olarak deneysel koşullara rastgele atandığı bir araştırma yöntemidir.
Cluster Analysis
Çok değişkenli veri analizinde, bireyleri veya gözlem birimlerini belirli özellikler bakımından gösterdikleri yüksek benzerliğe dayanarak homojen alt gruplara ayıran istatistiksel bir yöntemdir.
Cluster-randomized Trial
Bireylerin tek tek değil, önceden tanımlanmış doğal ya da coğrafi gruplar (okullar, hastaneler, köyler) bazında müdahale veya kontrol gruplarına seçkiselleştirildiği bir deneysel araştırma tasarımıdır.
Cumulant
Olasılık dağılımlarının merkezi eğilim, yayılım ve çarpıklık gibi temel niteliklerini betimleyen, momentlerin logaritmik fonksiyonları olarak türetilen bir dizi istatistiksel değer.
Cumulative Distribution Function (CDF)
Bir rassal değişkenin belirli bir değerden küçük veya o değere eşit olma olasılığını 0 ile 1 arasında veren matematiksel formüldür.
Cumulative Frequency (CF)
Belirli bir veri setindeki değerlerin veya kategorilerin, en küçükten en büyüğe doğru sıralanarak ardışık bir şekilde toplanmasıyla elde edilen birikimli sıklık değeridir.
Cumulative Frequency Distribution
Bir veri setindeki değerlerin frekanslarının ardışık olarak toplanmasıyla elde edilen ve belirli bir değerin altında veya üstünde kalan gözlem sayısını gösteren istatistiksel tablo.
Cumulative Probability
Belirli bir değerin veya o değerden daha küçük değerlerin gözlenme olasılıklarının kümülatif olarak toplanmasıyla elde edilen toplam olasılık değeri.
Cumulative Probability Distribution
Seçilen rastgele bir gözlem değerinin, belirlenen bir eşik değerine eşit veya bu değerden küçük olma olasılığını kümülatif olarak gösteren matematiksel ve grafiksel işlev.
Cumulative Scale
Katılımcıların daha yüksek dereceli maddeleri onayladıklarında kendinden önceki tüm alt düzey maddeleri de onaylamış kabul edildiği tek boyutlu bir psikometrik ölçüm aracıdır.
Sphericity
Tekrarlanan ölçümlü varyans analizinde, her bir bireyin ölçüm setleri arasındaki farkların varyanslarının eşit olmasını ve tüm zaman noktaları arasındaki korelasyonların sabit kalmasını gerektiren istatistiksel varsayım.
L Data
Bireyin yaşam kayıtları, geçmiş öyküsü ve biyografik belgelerinden elde edilen objektif yaşam verileridir.
Laboratory Research
Araştırmacının bağımsız değişkenleri manipüle ettiği ve çevresel koşullar üzerinde doğrudan denetime sahip olduğu kontrollü bilimsel inceleme.
Lambda
İstatistiksel modellemede ve doğrusal cebirde çeşitli parametreleri, özdeğerleri veya Wilks test istatistiğini simgelemek için kullanılan Yunan alfabesinin 11. harfi.
Latin Square
Denek içi (within-subjects) deneysel desenlerde sıra etkilerini dengelemek amacıyla kullanılan, her bir tedavinin dizinin her pozisyonunda eşit sıklıkta yer almasını sağlayan istatistiksel bir matris düzenlemesidir.
LCA
Gözlemlenemeyen kategorik gizli değişkenleri, gözlenen kategorik göstergeler yoluyla belirlemek için kullanılan model-tabanlı bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Leptokurtic
Normal dağılıma kıyasla daha sivri bir tepe noktasına ve daha kalın/uzun kuyruklara sahip frekans dağılımı.
Likert Scale
Bireylerin belirli bir nesne, olay veya duruma yönelik tutum ve algılarını dereceli ifadeler aracılığıyla ölçen psikometrik bir değerlendirme aracıdır.
High School Personality Questionnaire (HSPQ)
12 ile 18 yaş arasındaki ergenlerde 14 farklı kişilik boyutunu ölçmek amacıyla geliştirilmiş, 142 maddeden oluşan öz bildirim temelli psikometrik ölçektir.
Casewise Deletion / Listwise Deletion
🔹 1. (casewise deletion): Çok değişkenli veri analizlerinde, analize dahil edilen değişkenlerden herhangi birinde eksik verisi (missing data) bulunan tüm gözlemlerin veya vakaların veri setinden tamamen çıkarılması yöntemi. 🔹 2. (listwise deletion): İstatistiksel analizde, analize dahil edilen herhangi bir değişkende eksik verisi bulunan bir vakanın, tüm veri setinden tamamen çıkarılması yöntemi.
LLR
İki istatistiksel modelin uyumunu ve veriyi açıklama kapasitesini karşılaştırmak için olabilirlik fonksiyonlarının logaritmik oranını kullanan test istatistiği.
Loess
İstatistiksel modellemede, doğrusal olmayan ilişkileri esnek bir şekilde tahmin etmek için kullanılan non-parametrik bir yerel regresyon yöntemi.
Log-normal Distribution
Değerlerinin logaritması normal dağılım (çan eğrisi) gösteren sürekli bir olasılık dağılımıdır.
Logarithm (log)
Belirli bir sayının, başka bir sayının (tabanın) hangi kuvveti olduğunu gösteren matematiksel ve istatistiksel dönüştürme fonksiyonu.
Logit
Bir olayın gerçekleşme olasılığının odds değerinin doğal logaritmasını alan doğrusal olmayan bir olasılık fonksiyonudur.
Logistic Transformation
Doğrusal bir ölçekteki sürekli ölçümleri 0 ile 1 arasında değişen olasılık değerlerine dönüştüren matematiksel işlem.
Logistic Function
Grafiğe döküldüğünde 'S' harfi (sigmoid eğri) formunu oluşturan, başlangıçta üstel bir ivmeyle artıp doygunluk noktasına ulaştığında yavaşlayan ve nihayetinde sabitlenen temel matematiksel fonksiyon.
Lowess
Doğrusal olmayan ilişkileri modellemek ve gürültülü verilerde trendleri belirlemek için kullanılan, ağırlıklandırılmış yerel regresyon temelli non-parametrik bir veri düzeltme algoritmasıdır.
İtem Analysis
Psikolojik bir ölçüm aracını oluşturan her bir sorunun istatistiksel niteliklerini, zorluk derecelerini ve ayırt edicilik güçlerini değerlendirmek amacıyla uygulanan analitik prosedürler bütünü.
İtem Discriminability
Bir test maddesinin, ölçülen niteliğe yüksek veya düşük düzeyde sahip olan bireyleri istatistiksel olarak birbirinden ne kadar iyi ayırabildiğini gösteren ölçüttür.
İtem Validity
Bir test veya deneydeki bireysel bir maddenin, ölçmeyi amaçladığı özelliği ne ölçüde doğru ve hatasız temsil ettiğini gösteren psychometric göstergedir.
İtem Characteristic Curve (ICC)
Bir test maddesinin, ölçülen gizil özellik düzeyine sahip bireyler tarafından doğru yanıtlanma olasılığını gösteren monoton artan grafiksel modeldir.
İtem Scaling
Bir test maddesinin, sıklıkla madde güçlüğü olmak üzere, belirli bir boyutta ölçek konumuna atanması.
Differential İtem Functioning (DIF)
Benzer yetenek düzeyine sahip farklı alt gruplardaki bireylerin, bir test maddesini aynı şekilde yanıtlayama olasılıklarının eşit olmama durumu.
İtem Response Theory (IRT)
Bireylerin gizil bir özelliğini veya yeteneğini, bir teste verdikleri yanıtlar üzerinden olasılıksal temelde ölçen psikometrik ölçüm kuramı.
İnteritem Correlation
Bir test bataryasındaki her bir maddenin diğer maddelerle olan istatistiksel ilişki derecesidir ve iç tutarlılığın, dolayısıyla test güvenilirliğinin temel bir göstergesi olarak kullanılır.
Maximum Likelihood
Bir olasılık dağılımının parametrelerini, gözlenen örneklemin elde edilme olasılığını (olabilirliğini) en üst düzeye çıkacak şekilde tahmin eden istatistiksel bir tekniktir.
MLE
Gözlenen verilerin gerçekleşme olasılığını (olabilirliğini) maksimum yapan parametre değerlerini bulmak için kullanılan temel bir istatistiksel tahmin yöntemidir.
MANCOVA
İki veya daha fazla bağımlı değişkenin ortalamaları arasındaki farkları, bir veya birden fazla kovaryatın (kontrol değişkeninin) etkisini istatistiksel olarak arındırarak test eden gelişmiş bir doğrusal modelleme yöntemidir.
Manipulation Check
Bir deneyde bağımsız değişkenin katılımcılar üzerinde amaçlanan psikolojik veya davranışsal etkiyi gerçekten yaratıp yaratmadığını değerlendiren ampirik doğrulama prosedürü.
MAR
Veri setindeki eksikliğin, incelenen değişkenin kendi değerine değil, ancak gözlenen diğer değişkenlere bağlı olarak rastgele oluştuğunu belirten istatistiksel varsayım.
Marginal
Bir bütünün veya dağılımın merkezinde yer almayıp sınırında veya dış çeperinde bulunan durumu ifade eden kavram.
Markov Chain
Gelecekteki durumun olasılığının sadece mevcut duruma bağlı olduğu ve geçmişteki adımlardan bağımsız gerçekleştiği stokastik bir süreçtir.
Marlowe–crowne Social Desirability Scale (M–C SDS)
Katılımcıların kendilerini olduğundan daha olumlu ve toplumsal normlara uygun gösterme eğilimini ölçen, 33 maddelik öz-bildirim ölçeği.
Mathematico-deductive Method
Bir sistemi veya teoriyi geliştirmek amacıyla matematiksel formdaki postülatların ve çıkarımların kullanıldığı bilimsel metodoloji.
Matrix
Herhangi bir şeyin içinde bulunduğu, şekillendiği, geliştiği bağlam veya istatistikte sayıların satır ve sütunlar halinde düzenlenmiş dikdörtgensel dizisi.
Matrix Algebra
Çok sayıda değişkenin matrisler halinde düzenlenerek analiz edilmesini sağlayan matematiksel kurallar bütünü.
Mega-
Bilimsel terminolojide ve psikometride 'çok büyük', 'büyük ölçekli' veya standart bir ölçünün milyon katını ifade eden birleştirici ön ek.
Spatial Data
Belirli bir coğrafi konuma veya uzamsal koordinata doğrudan ya da dolaylı olarak referans veren her türlü gözlem veya ölçüm.
Hinge
Keşifçi veri analizinde, bir veri setindeki alt %25'lik veya üst %25'lik dilimleri kalan kısımdan ayıran kritik puan eşiklerinden her biri.
Central Distribution
Olasılık teorisi ve istatistikte, parametrelerin sıfır veya standart bir merkezi referans noktasına göre şekillendiği temel olasılık dağılım sınıfı.
Central Limit Theorem (CLT)
Bağımsız rastgele değişkenlerin toplamının veya ortalamasının, dağılımın şekline bakılmaksızın, örneklem boyutu arttıkça normal dağılıma yaklaşacağını öngören temel istatistiksel ilke.
Noncentral Distribution
Merkezilik parametresinin sıfıra eşit olmadığı, sıfır hipotezinin yanlış olduğu durumlarda test istatistiğinin izlediği olasılık dağılımı.
Noncentrality Parameter
Boş hipotezin yanlış olduğu durumlarda sıfırdan farklı bir değer alan ve istatistiksel testlerin gücünü belirlemede kritik rol oynayan olasılık dağılımı parametresidir.
Central Moment
Bir veri setinin veya olasılık dağılımının ortalaması etrafındaki sapmalarının matematiksel kuvvetlerini betimleyen istatistiksel ölçüttür.
Distance
İki değer, varlık veya veri noktası arasındaki sayısal ayrışma veya sapma derecesi.
Methodological Pluralism
Araştırma yürütmede kullanılan nicel ve nitel çeşitli yaklaşımların kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri bulunduğunu, hiçbir yöntemin doğası gereği diğerinden üstün olmadığını ve tek bir en iyi yöntemin var olmadığını savunan epistemolojik tutum.
Methodological Triangulation
Bir araştırma konusunu aydınlatmak ve yakınsak kanıtlar elde etmek amacıyla çoklu nicel ve nitel veri toplama prosedürlerinin aynı çalışmada eş zamanlı olarak kullanılmasıdır.
Metric
Miktar veya niceliği ifade etmek için kullanılan standartlaştırılmış bir ölçek veya sistem.
Deseasonalization
Bir zaman serisindeki mevsimsel ve takvime bağlı kısa vadeli dalgalanmaların matematiksel olarak ayıklanarak alttaki gerçek eğilimin ortaya çıkarılması sürecidir.
Microdata
Bireysel katılımcılardan veya analiz birimlerinden doğrudan toplanan, henüz birleştirilmemiş veya özetlenmemiş ham puanlar ve yanıtlar bütünü.
Mill’s Canons
John Stuart Mill tarafından öne sürülen ve olaylar arasında zorunlu ve yeterli nedensel ilişkileri kurmak için kullanılan beş mantıksal ilke bütünü.
Miller Analogies Test (MAT)
Fikirler arası karmaşık ilişkileri kavrama ve analitik düşünme becerisini ölçmek amacıyla 1926'dan beri kullanılan, çok alanlı kısmi analojilerden oluşan standart bir psikometrik yetenek testidir.
MAT
Genellikle lisansüstü programlara kabul süreçlerinde kullanılan, karmaşık ilişkileri ve üst düzey mantıksal akıl yürütme becerilerini ölçen yüksek düzeyli bir yetenek testidir.
Modal Frequency
Bir veri setinde en sık tekrar eden değerin (modun) kaç kez gözlendiğini belirten mutlak frekans değeridir.
FIT
Bir istatistiksel modelin öngördüğü değerler ile ampirik gözlem verileri arasındaki uyum derecesi.
Modeling Effect
Katılımcının, deneycinin örtük ipuçlarını veya olası tepkilerini farkında olmadan taklit ederek kendi yanıtlarını bu yönde şekillendirdiği bir deneysel hata kaynağı.
Moment
Olasılık kuramında ve istatistikte, bir rastgele değişkenin olasılık dağılımının şeklini ve özelliklerini matematiksel olarak betimlemeye yarayan niceliksel ölçütler bütünü.
Method Of Moments
Örneklem karakteristiklerinin (momentlerin) temel alınarak daha büyük bir popülasyonun karşılık gelen parametrelerini tahmin etmek için kullanıldığı bir istatistiksel kestirim yöntemidir.
Monotonic
İki değişken arasındaki ilişkide, birinci değişken artarken ikinci değişkenin sadece arttığı veya sadece azaldığı, yön değiştirme barındırmayan matematiksel ilişki biçimi.
Monte Carlo Research
İstatistiksel prosedürlerin veya parametrelerin farklı koşullar altındaki davranışlarını değerlendirmek amacıyla, bilgisayar destekli rastgele örneklem simülasyonları üreten sayısal bir araştırma yöntemidir.
Treatment Level
Bir deneyde katılımcıların ya da grupların maruz kaldığı bağımsız değişkenin her bir alt kategorisi veya dozaj derecesi.
Conservative
İstatistiksel analizlerde Tip I hata (yanlış pozitif) olasılığını düşüren ancak buna karşın istatistiksel gücü (power) ve etki büyüklüğünü tespit etme kapasitesini azaltan yöntemleri tanımlayan sıfat.
Multinomial Distribution
İkiden fazla karşılıklı dışlayıcı kategorik sonuca sahip bağımsız denemelerin olasılık dağılımını veren kesikli olasılık modelidir.
Absolute Value
Bir sayının cebirsel işaretinden (pozitif veya negatif olmasından) bağımsız olarak, sayı doğrusu üzerinde sıfıra olan mesafesini ifade eden matematiksel ve istatistiksel değer.
Absolute Difference
İki sayısal değer arasındaki mesafenin, işaret dikkate alınmaksızın ifade edilen sayısal büyüklüğüdür.
Absolute Error
Bir gözlemin veya ölçümün, yönü (fazla ya da eksik oluşu) hesaba katılmaksızın, hedeflenen ya da gerçek değerden ne kadar sap gösterdiğini ifade eden sayısal büyüklük.
Absolute Measurement
Herhangi bir başka ölçümle veya bireyle karşılaştırma yapmaksızın, doğrudan ve bağımsız olarak elde edilen sayısal değerlendirme.
Unobtrusive Measure
Araştırmaya katılan bireylerin haberi olmaksızın veya gözlendiklerini fark etmelerine imkan tanımadan verilerin toplanmasını sağlayan araştırma yöntemi.
Perfect Correlation
İki değişken arasındaki değişimin tam bir orantı gösterdiği ve korelasyon katsayısının mutlak değer olarak 1.0 (r = 1.0 veya r = -1.0) olduğu kusursuz istatistiksel ilişki biçimi.
Müller–urban Weights
Gözlemleri normal eğriye uyarlayarak sürecin hassasiyet ölçüsü olan h değerinin en iyi tahminini belirlemede kullanılan sayısal katsayılar seti.
NAEP
Amerika Birleşik Devletleri'nde öğrencilerin akademik başarı düzeylerini ve eğilimlerini ulusal düzeyde ölçen standartlaştırılmış geniş ölçekli bir değerlendirme programıdır.
Naglieri Nonverbal Ability Test (NNAT)
Anaokulundan 12. sınıfa kadar olan öğrencilerin sözel, kültürel ve dilsel arka planlarından bağımsız olarak akıl yürütme ve problem çözme becerilerini ölçen standardize edilmiş bir testtir.
NAS
Amerika Birleşik Devletleri'nde bilimsel araştırmaları ilerletmek ve hükümete bilimsel konularda danışmanlık yapmak üzere 1863 yılında Kongre kararıyla kurulan özerk, imtiyazlı bilim insanları topluluğudur.
National Health Interview Survey (NHIS)
ABD'nin sivil ve kurumsal olmayan nüfusunun genel sağlık durumunu izlemek amacıyla düzenlenen temel ve sürekli hanehalkı mülakat araştırması.
Causal Analysis
Araştırma verilerinden güvenilir neden-sonuç ilişkileri çıkarımında bulunmayı amaçlayan istatistiksel ve deneysel yöntemler bütünü.
Causal Nexus
Olgular arasında nedensellik temelinde kurulan zorunlu ve mantıksal bağlantı.
Causal Ambiguity
Birden fazla olgudan hangisinin belirli bir etkiye yol açtığının ya da neden ile etkinin birbirine karıştığı yönlerin bilinmediği durum.
Causal İnference
Bir değişkendeki değişimin, başka bir değişkende de bir değişime yol açtığı yönündeki mantıksal ve istatistiksel sonuç çıkarma sürecidir.
Causal Variable
Bir başka değişken üzerinde doğrudan etki yaratan ve değişime neden olan faktör; deneysel çalışmalarda genellikle bağımsız değişken olarak ele alınır.
Causal Mechanism
Bir olayın veya durumun gerçekleşmesini sağlayan en dolaysız ve fiziksel araç veya süreç.
Causal Modeling
Birden fazla değişken arasındaki basit korelasyonel ilişkileri aşarak neden-sonuç ilişkilerini test etmek ve doğrulamak için kullanılan istatistiksel prosedürler bütünü.
Causal Ordering
Nedenlerin etkilerinden zamansal olarak önce gelmesi gerektiği temel ilkesi ve istatistiksel modellerde değişkenler arasındaki nedensellik yönünün belirlenmesi süreci.
Causal Chain
Belirli bir etkiyi ortaya çıkaran, hipotetik veya deneysel olarak elde edilmiş ardışık koşullar veya olaylar dizisi.
Causal Law
Olgular arasında tutarlı, değişmez ve nedensel temele dayanan bir ilişkiyi betimleyen önermedir.
Negative Relationship
İki değişkenden birinin değeri artarken diğerinin azaldığı ya da tam tersi durumun geçerli olduğu istatistiksel ilişki biçimi.
Negative Correlation
İki değişken arasında ters yönlü bir ilişkinin bulunduğu, bir değişkenin değeri artarken diğerinin azaldığı istatistiksel durum.
Objectivity
Yargı, gözlem ve bilimsel araştırmaların kişisel duygu, inanç veya önyargılardan arındırılarak dışsal verilere dayandırılması durumu.
Newman–keuls Multiple Comparison Test
Varyans analizi (ANOVA) sonrasında anlamlı bir ana etki bulunduğunda, hangi grup ortalamalarının birbirinden istatistiksel olarak farklı olduğunu belirlemek için kullanılan kademeli bir çoklu karşılaştırma testidir.
Quantitative
Verilerin analizi için sayısal ölçüm sistemlerinin kullanılmasını içeren yöntem veya özellik.
Quantitative Research
Değişkenlerin sayısal sistemlerle ölçüldüğü, istatistiksel modellerle analiz edildiği ve olgular arasındaki ilişkilerin yordandığı sistematik araştırma yöntemi.
Quantitative Evaluation
Biçimsel veri toplama araçları, sistematik gözlemler ve önceden belirlenmiş araştırma tasarımları aracılığıyla sayısal indeksler elde etmeye dayanan değerlendirme yöntemidir.
Quantitative Variable
Bireyler, nesneler veya durumlar arasında sayısal değerler veya skorlar yoluyla ölçülebilen ve matematiksel işlemlere imkan tanıyan özellik veya niteliktir.
Quantitative Data
Test puanları, uzunluk veya genişlik ölçümleri gibi sayısal olarak ifade edilen bilgiler.
Quantification
Soyut kavramların veya değişkenlerin sayısal formda ifade edilmesi süreci.
Qualitative
Sayısal ölçümler veya matematiksel veriler yerine, tanımlayıcı verilere ve gözlemlere dayanan bir değişken, çalışma veya analiz türü.
Qualitative Analysis
Açık uçlu verilerin ve anlatıların araştırmacılar tarafından incelenerek veride beliren baskın temaların tanımlandığı araştırma yöntemi.
Qualitative Research
Bireylerin deneyimlerini ve davranışlarını sayısal olmayan, betimsel veriler aracılığıyla derinlemesine inceleyen tümel araştırma yaklaşımıdır.
Qualitative Evaluation
Yapılandırılmamış veri toplama yöntemleri, natüralistik gözlem ve mevcut kayıtlar aracılığıyla elde edilen anlatısal verileri merkeze alan bir değerlendirme yaklaşımıdır.
Qualitative Variable
Sayısal bir büyüklük bildirmeyen, bireyleri veya nesneleri kategorilere ya da sınıflara ayıran betimsel özellik.
Qualitative Observation
Bir olgu veya davranışın sayısal verilere dayanmaksızın, gerçekleştiği bağlam göz önünde bulundurularak resmen ve detaylıca betimlenmesidir.
Qualitative Data
Davranış, düşünce, tutum ve deneyimlerin betimlemeleri gibi sayısal olarak ifade edilmeyen bilgilerdir.
Rpb / Rpbis
🔹 1. (rpb): Sürekli bir nicel değişken ile gerçek (doğal) iki kategorili ikili bir değişken arasındaki doğrusal ilişki derecesini ölçen korelasyon katsayısının simgesidir. 🔹 2. (rpbis): Gerçek bir sürekli değişken ile yapay olarak ikiye bölünmüş ya da doğası gereği ikili (dikotom) olan bir değişken arasındaki ilişkiyi inceleyen korelasyon katsayısı sembolüdür.
Dot Plot
Küçük ölçekli sayısal verileri basit bir sayı doğrusu veya eksen üzerinde noktalarla gösteren temel bir istatistiksel veri görselleştirme grafiği.
Point Biserial Correlation Coefficient
Biri sürekli, diğeri gerçekte ikili (dikotom) olan iki rastgele değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü ölçen parametrik bir korelasyon katsayısıdır.
Point Estimate
Bir örneklem verisinden hesaplanan ve bilinmeyen bir evren parametresini temsil eden tek bir sayısal değer.
Nominal
Nesnelerin veya kişilerin sadece belirli bir kategoriye ait olduğunu gösteren, herhangi bir sayısal büyüklük, sıra veya derece bildirmeyen en temel ölçüm düzeyidir.
Nominal Stimulus
Uyarıcı-tepki deneylerinde, deney uygulayıcısı tarafından tanımlanan ve sunulan fiziksel uyarıcılardır.
Nomology
Doğa yasalarının, özellikle nedensellik ilkelerinin formülasyonunu ve evrensel geçerliliğe sahip yasalılık olgusunu inceleyen bilim dalı.
Nomological Network
Bir fenomenle ilişkili temel yapıları, bunların gözlenebilir görünümlerini ve birbirleriyle olan karşılıklı bağlarını haritalandıran bütünleştirici teorik çerçeve.
Nomological Validity
Bir psikometrik ölçüm aracının, ölçtüğü yapının teorik ağındaki (nomolojik ağ) diğer değişkenlerle olan ilişkilerinin önceden belirlenmiş hipotezleri ne ölçüde doğruladığını gösteren geçerlik türüdür.
Nomothetic
Bireysel vakaların benzersizliğini incelemek yerine, popülasyonlar genelinde geçerli olan evrensel yasaları, kuralları ve genellemeleri formüle etmeyi amaçlayan yaklaşım.
Nomothetic Score
Test edilen tüm bireyler için ortak olan bir boyutta elde edilen ve bireyin performansını norm grubuyla kıyaslayan sayısal değer.
Nonadditive
Bileşenlerinin ayrı ayrı etkilerinin toplamının, aralarındaki etkileşim (interaksiyon) nedeniyle bütünün gerçek etkisini yansıtamadığı durumları ve ölçümleri tanımlayan istatistiksel ve analitik nitelik.
Nonlinear
İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkinin sabit bir oranla artmadığı, dolayısıyla grafiksel düzlemde doğru şeklinde değil eğri veya karmaşık formlar olarak temsil edildiği matematiksel ve analitik durum.
Nonmetric
Nominal veya ordinal düzeydeki, hassas sayısal nicelik barındırmayan ve kesin matematiksel işlemlerin uygulanamadığı verileri tanımlayan sıfat.
Nonparametric
İlgilenilen verilerin ana kütle dağılımına ilişkin belirli varsayımlar (örneğin normallik) gerektirmeyen analitik yöntemleri tanımlayan istatistiksel terim.
Norm
Bir grup veya bireyin tipik performansını temsil eden, karşılaştırma yapmaya olanak tanıyan standartlar veya değerler aralığı.
Norm-referenced Test
Bireyin test performansını, önceden belirlenmiş ve temsil niteliği taşıyan bir referans grubunun (norm grubu) ortalama başarı düzeyiyle karşılaştırarak değerlendiren ölçüm aracı.
Normative Research
Belirli bir popülasyonda standartları, normları ve ortalama performans düzeylerini saptamak amacıyla yürütülen ampirik araştırma türüdür.
Normative Science
Davranış, sağlık, eğitim veya toplumsal olguları oldukları gibi incelemek yerine, belirli kriterleri karşılamak için 'nasıl olmaları gerektiğini' belirlemeyi amaçlayan bilimsel yaklaşım.
Normative Scale
Katılımcının her bir maddeyi bağımsız olarak puanladığı ve puanların önceden belirlenmiş sabit bir toplam sınırlamaya (örneğin yüzde yüze) tabi olmadığı değerlendirme aracı.
Grade İnflation
Daha düşük düzeydeki akademik performans veya başarı karşılığında, zaman içinde sistematik olarak daha yüksek notların verilmesi eğilimidir.
Grade Points
Akademik başarıyı sayısal olarak nicelleştirmek amacıyla harf notlarının belirli bir ağırlık matrisine göre dönüştürüldüğü standartlaştırılmış değer birimidir.
NSF
Amerika Birleşik Devletleri'nde temel bilimler ve mühendislik alanlarındaki araştırmaları ve eğitimi destekleyen bağımsız federal kurum.
Census
Belirli bir popülasyonun tamamının eksiksiz olarak sayılması ve verilerinin kaydedilmesi işlemi.
O-X-O
Tek gruplu öntest-sontest araştırma desenini ifade eden; müdahale öncesi ve sonrası ölçüm yapmayı sağlayan standart metodolojik kısaltmadır.
Focus Group
Belirli demografik veya deneyimsel ortak özelliklere sahip, genellikle 8 ila 12 kişiden oluşan katılımcıların bir moderatör eşliğinde belirli bir konuyu tartıştığı nitel araştırma yöntemidir.
OR
İki grup arasındaki bir olayın gerçekleşme olasılığının birbirine oranını gösteren nicel bir etki büyüklüğü ölçüsüdür.
Ogive
Kümülatif frekans dağılımının grafiğe dökülmesiyle elde edilen, tipik olarak hafif basık 'S' harfi formundaki eğridir.
School-activity Record
Bir bireyin eğitim kurumu bünyesindeki spor, kulüp, okul içi ve okullar arası tüm sosyal veya akademik faaliyetlere katılımını belgeleyen resmi döküm.
School And College Ability Test (SCAT)
İlkokul ikinci sınıftan lise son sınıfa kadar üstün yetenekli çocukları belirlemek amacıyla uygulanan, sözel ve sayısal becerileri ölçen akademik yetenek testi.
School-ability Test
Öğrencilerin akademik başarılarını değerlendirmek ve öğrenme süreçlerini optimize etmek amacıyla uygulanan standardize edilmiş ölçüm araçları bütünü.
Likelihood
Belirli bir popülasyon dağılımı varsayımı ve parametreleri altında, gözlenen bir veri setinin elde edilme olasılığını ifade eden istatistiksel fonksiyondur.
Likelihood Function
Gözlemlenen verilerin belirli bir popülasyon parametresi altında gerçekleşme olasılığını ölçen matematiksel formülasyon.
Likelihood Ratio (LR)
İki farklı hipotez altında gözlenen verilerin elde edilme olasılıklarının oranını ifade eden istatistiksel bir test metriğidir.
Probability
Bir olayın gerçekleşme derecesini veya kesinlikten uzak bir durumun olma ihtimalini matematiksel ve nicel olarak ifade eden değer.
Probability Distribution
Rassal bir değişkenin alabileceği olası değerleri ve bu değerlerin gerçekleşme olasılıklarını eşleştiren teorik matematiksel fonksiyon veya model.
Probability Level (p Value)
Boş hipotezin doğru olduğu varsayımı altında, elde edilen gözlemsel sonucun veya daha aşırı bir değerin tesadüfen gerçekleşme olasılığını gösteren istatistiksel ölçüt.
Probability Curve
Bir olasılık dağılımının grafiksel gösterimidir; verilerin veya olayların farklı değerleri alma olasılıklarını görselleştirir.
Probability Plot
İki farklı veri kümesinin veya bir veri kümesi ile teorik bir olasılık dağılımının değerlerini karşılaştırarak uyumu grafiksel olarak incelemeye yarayan istatistiksel araç.
Odds / Probability Ratio
🔹 1. (odds): Bir olayın gerçekleşme olasılığının, gerçekleşmeme olasılığına bölünmesiyle elde edilen oran. 🔹 2. (probability ratio): Rastgele seçilen bir birimin belirli bir niteliğe sahip olma olasılığının, bu niteliğin evrendeki bilinen veya beklenen frekansına oranıdır.
Odds Ratio (OR)
İki ayrı olasılığın birbirine bölünmesiyle elde edilen ve bir olayın belirli bir grupta gerçekleşme şansının, bir diğer grupta gerçekleşme şansına oranını gösteren etki büyüklüğü ölçüsüdür.
Contingency Table / Probability Table
🔹 1. (contingency table): İki veya daha fazla kategorik değişkenin frekans dağılımını ve frekansların kesişim kümesindeki ortak sayılarını gösteren iki boyutlu matris tablosu. 🔹 2. (probability table): Belirli koşullar altında bir durumun tüm olası sonuçlarını ve bu sonuçların gerçekleşme olasılıklarını gösteren istatistiksel çizelge.
Probability Theory
Rastgele olayların matematiksel analizini ve belirsizlik altında karar verme süreçlerini inceleyen matematik ve istatistik dalıdır.
Probability Density Function (PDF)
Sürekli bir rastgele değişkenin belirli bir değer aralığında değer alma olasılığının matematiksel temsilidir.
Probabilism
Olayların ve bilimsel verilerin, mutlak kesinlikle değil, rasyonel ve ampirik temellere dayanan yüksek bir olasılık derecesiyle öngörülebileceğini savunan felsefi ve bilimsel yaklaşım.
Nonprobability Sampling
Evrendeki her bir birimin seçilme olasılığının matematiksel olarak kesin bir şekilde belirlenemediği, rastgele olmayan katılımcı seçimi süreci.
Probability Sampling
Evrendeki her bir birimin örnekleme seçilme olasılığının sıfırdan büyük ve matematiksel olarak bilindiği ya da hesaplanabildiği tarafsız veri toplama yöntemidir.
Probabilistic Hypothesis
Kesin bir doğru veya yanlış ikilemi yerine, doğruluğunun derecesini matematiksel olasılık değerleri üzerinden değerlendirmek üzere kurulan istatistiksel önerme.
Event Space
Olasılık teorisinde, örnek uzay içerisinden seçilen ve belirli bir deneyin sonuçlarını temsil eden alt kümelerin tamamı.
İmmature Science
Thomas Kuhn'un bilim felsefesinde, henüz bir ön-paradigma veya normal bilim aşamasına ulaşamamış gelişim evresindeki bilgi alanı.
OLSAT
Anaokulundan 12. sınıfa kadar öğrencilerin okul başarısını yordamak ve bilişsel yeteneklerini değerlendirmek için kullanılan standartlaştırılmış bir zeka ve yetenek testidir.
Omnibus Test
İkiden fazla grubun ortalamasını veya birden fazla bağımsız değişkenin model üzerindeki genel etkisini aynı anda sınayan bütüncül istatistiksel önemlilik testidir.
Yea-saying
Bireylerin anket ve ölçek maddelerinin içeriğine bakılmaksızın sürekli olumlu, kabul edici veya 'evet' yönünde yanıt verme eğilimi göstermesidir.
Decile
Sıralanmış bir veri setini on eşit parçaya bölen dokuz değerden her biri.
Operationism
Bilimsel bir kavramın veya teorik yapının, ancak o kavramı gözlemlemek ve ölçmek için kullanılan somut işlemler (operasyonlar) aracılığıyla anlam kazanabileceğini savunan epistemolojik yaklaşım.
Optimization
Bir örneklem verisine algoritmalar uygulayarak, daha geniş popülasyondaki bir parametrenin en iyi tahminini elde etmeye yarayan istatistiksel süreç.
Ratio Variable
Mutlak sıfır noktasına sahip olan ve bu sayede değerler arasında anlamlı oranların kurulabilmesine olanak tanıyan en yüksek düzeyli sayısal ölçüm değişkenidir.
Ratio Scale
Mutlak (gerçek) sıfır noktasına sahip olan, birimler arası mesafelerin eşit olduğu ve en gelişmiş matematiksel işlemlerin uygulanabildiği veri ölçüm ölçeği.
Proportional Sampling
Evrendeki alt grupların oranlarının, oluşturulan örneklemde de birebir temsil edilmesini sağlayan tabakalı örnekleme türüdür.
Ordinate
İki boyutlu bir grafik veya veri düzleminde dikey ekseni (y-ekseni) temsil eden koordinat değeri.
Army Alpha Test
Birinci Dünya Savaşı sırasında ABD Ordusu tarafından okuryazar askerlerin zeka düzeyini ve bilişsel kapasitesini toplu olarak ölçmek amacıyla geliştirilmiş ilk grup zeka testidir.
Army Beta Test
Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri Ordusu tarafından okuma-yazma bilmeyen veya İngilizce konuşamayan askerlerin zeka düzeylerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş, sözel olmayan (non-verbal) bir grup zeka testidir.
Army General Classification Test (AGCT)
II. Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri Ordusu tarafından askerlerin genel zihinsel yeteneklerini ölçmek ve onları uygun askeri görevlere yerleştirmek amacıyla geliştirilmiş standart bir zeka ve yetenek testidir.
Forest Plot
Meta-analizlerde birden fazla bağımsız çalışmanın etki büyüklüklerini, güven aralıklarını ve genel birleştirilmiş sonucu görsel olarak sunan standart grafik yöntemidir.
Orne Effect
Katılımcıların bir deneyde araştırmacının beklentilerini veya hipotezini sezerek buna göre yanıt verme ya da davranma eğilimidir.
Midpoint
Bir doğru parçasının iki uç noktasına eşit uzaklıkta bulunan ve onu ortalayan geometrik ve istatistiksel merkez konumu.
Joint Distribution
İki veya daha fazla rastgele değişkenin eşzamanlı olarak aynı anda gerçekleşme olasılıklarını gösteren matematiksel olasılık dağılımıdır.
Covariate
Bağımlı değişken ile eş zamanlı değişim gösteren ve analitik doğruluğu artırmak amacıyla etkisinin istatistiksel olarak kontrol edildiği ikincil değişken.
Common Metric
Farklı kaynaklardan elde edilen verilerin anlamlı bir şekilde karşılaştırılabilmesini sağlayan standartlaştırılmış ölçüm birimi veya ölçeği.
Communality
Faktör analizinde, bir değişkenin toplam varyansının, setteki diğer tüm değişkenlerle paylaşılan ortak faktörler tarafından açıklanan oranı.
Commonality Analysis
Çoklu doğrusal regresyonda, toplam açıklanan varyansın ($R^2$) her bir bağımsız değişkenin benzersiz katkılarına ve değişkenler arasındaki ortak paylaşılan varyans bileşenlerine ayrıştırılmasını sağlayan istatistiksel bir tekniktir.
Average / Mean
🔹 1. (average): Bir veri setindeki değerlerin eğilimini ve merkezini temsil eden tek bir sayısal özet değer. 🔹 2. (mean): Bir veri setindeki tüm değerlerin toplamının, gözlem sayısına bölünmesiyle elde edilen en yaygın merkezi eğilim ölçüsüdür.
Mean Effect Size
Meta-analiz çalışmalarında, birden fazla bağımsız araştırmanın bulgularını tek bir havuzda toplayarak hesaplanan genel ve ağırlıklandırılmış ortalama etki ölçütüdür.
Mean Difference
Bir veri setindeki her bir puanın diğer tüm puanlarla olan mutlak mesafelerinin aritmetik ortalaması olarak hesaplanan bir değişkenlik ölçüsüdür.
Average Error
Bir dizi gözlemin mutlak ya da bağıl bir kritere göre ne ölçüde saptığını gösteren tipik sapma derecesidir.
MSR
Regresyon veya varyans analizinde, modelin açıklayamadığı hata varyansının serbestlik derecesine oranını gösteren temel istatistiksel simge.
Average Deviation / Mean Deviation
🔹 1. (average deviation): Bir veri setindeki tüm değerlerin aritmetik ortalamadan olan mutlak farklarının ortalamasını ifade eden temel bir yayılım ölçüsüdür. 🔹 2. (mean deviation): Bir veri setindeki her bir değerin aritmetik ortalamadan olan mutlak farklarının aritmetik ortalaması olarak hesaplanan temel bir yayılım (dispersiyon) ölçüsüdür.
Regression Toward The Mean
Aşırı yüksek veya aşırı düşük ölçüm skorlarının, zamanla yapılan yeniden testlerde ortalama değere yaklaşma eğilimi göstermesi durumu.
Orthogonal
Matematiksel ve istatistiksel düzlemde birbirine dik açıyla kesişen eksenleri ve dolayısıyla aralarında hiçbir ilişki (korelasyon) bulunmayan değişkenleri tanımlayan kavram.
Orthogonal Contrast
Faktöriyel varyans analizinde, farklı örneklem ortalamaları arasında örtüşmeyen, bilgi tekrarı içermeyen ve birbirinden tamamen bağımsız istatistiksel karşılaştırmalar kümesi.
Orthogonal Rotation
Faktör analizinde, gizil değişkenler arasındaki korelasyonun sıfırda sabit tutularak eksenlerin 90 derecelik dik açıyla döndürülmesini sağlayan matematiksel dönüşüm sistemidir.
Orthogonal Design
Çoklu bağımsız değişkenin her bir seviyesinin diğer tüm değişkenlerin seviyeleriyle tam bir simetri içinde kombinlendiği ve her koşulda eşit ya da orantılı sayıda gözlemin yer aldığı deneysel düzen.
Otis–lennon School Ability Test (OLSAT)
Anaokulundan 12. sınıfa kadar olan öğrencilerin akademik başarı yordayıcısı olan sözel ve sözel olmayan akıl yürütme becerilerini ölçen çoktan seçmeli standartlaştırılmış test bataryası.
Autocorrelation
Zaman serisi verilerinde, bir değişkenin ardışık gözlemleri arasındaki istatistiksel ilişkiyi ifade eden matematiksel durum.
Autoregressive Model (AR Model)
Zaman serisi verilerinde, her bir ardışık gözlemin kendinden önceki bir veya daha fazla gözlenen değere doğrusal olarak bağımlı olduğunu varsayan istatistiksel model.
Autoregression
Bir zaman serisi değişkeninin, kendi geçmiş değerleri kullanılarak gelecekteki değerlerinin istatistiksel olarak yordanması modeli.
OTR
Psikometride ve test geliştirme süreçlerinde, bir ölçekteki belirli bir alt testin veya maddenin, toplam test puanı dışındaki diğer maddelerin toplamıyla olan oranını ifade eden istatistiksel bir kısaltmadır.
Scale
Bireylerin psikolojik özelliklerini, tutumlarını, yeteneklerini veya belirti şiddetlerini dereceli bir dizi halinde sayısal veya kategorik değerlere dönüştüren sistematik ölçüm aracı.
Relevance–sensitivity Tradeoff
Araştırmalarda bağımlı değişkenlerin ölçüm hassasiyeti ile elde edilen bulguların laboratuvar dışı gerçek dünya bağlamlarına genellenebilirliği arasında kurulan zorunlu denge.
Scale Development
Depresyon, sosyallik veya akademik başarı gibi doğrudan gözlemlenemeyen gizil yapıları (latent construct) ölçmek amacıyla yeni bir psikometrik ölçüm aracının sistematik olarak tasarlanması ve validasyonunun sağlanması sürecidir.
Scale Attenuation
Bir ölçüm aracındaki yanıt seçeneklerinin, katılımcıların gerçek davranış, görüş veya tutumlarını tam olarak yansıtmayacak kadar yetersiz kalması durumu.
Scaling
Mutlak veya soyut bir özelliği, boyutu ya da niceliği ölçmek, değerlendirmek ve derecelendirmek amacıyla standart bir araç inşa etme süreci.
Scalability
Bir test maddesinin veya ölçeğin, altta yatan yapının sıralı gelişim basamaklarındaki konumları ayırt edici şekilde yansıtma kapasitesi.
Measurement
Herhangi bir nitelik, miktar, boyut veya ölçütün derecesini belirleme süreci ve bu süreç sonucunda elde edilen sayısal ya da betimsel değer.
Measurement İnvariance
Bir psikometrik aracın veya ölçeğin, farklı grup ve popülasyonlarda aynı yapısal özellikleri aynı psikolojik anlamda ölçtüğünü gösteren istatistiksel özellik.
Measurement Level
Bir veri setindeki gözlemlerin veya puanların, kullanılan ölçeğin niteliğine bağlı olarak sahip olduğu özgüllük, doğruluk ve duyarlılık derecesidir.
Measurement Error
Klasik test kuramında, gözlenen puan ile gerçek puan arasındaki her türlü farkı ifade eden istatistiksel sapma.
Measurement Model
Yapısal eşitlik modellemesinde, gözlenen değişkenler (göstergeler) ile bu değişkenlerin arkasındaki teorik gizil yapılar arasındaki ilişkileri nicel olarak betimleyen istatistiksel çerçeve.
Measurement Scale
Araştırma sürecinde değişkenlerin niteliklerini sayısallaştırmak ve kategorize etmek için kullanılan, artan güç ve karmaşıklığa sahip dört temel matematiksel yöntem dizisidir.
Measure
İncelenen olgunun miktarını veya niteliğini belirlemek amacıyla kullanılan tek bir madde veya maddeler bütünü.
İnstrument
Araştırmacıların katılımcılardan veri toplamak veya onları değerlendirmek amacıyla kullandığı test, mülakat, anket ve ölçek gibi her türlü standartlaştırılmış araç veya düzenek.
İnstrumentation Effect
Bir araştırmada bağımlı değişkende gözlenen değişimin, kullanılan ölçüm aracındaki veya yöntemindeki sapmalardan kaynaklanması durumu.
İnstrument Drift
Bir ölçüm aracının kalibrasyonunun zamanla kademeli olarak bozulması ve elde edilen verilerin geçerliliğini tehdit etmesi durumudur.
Measurement Theory
Niteliklerin, özelliklerin veya yapıların değerlere atanmasını inceleyen; elde edilen puanın gerçek değeri yüksek güvenilirlik ve minimum ölçüm hatasıyla yansıtmasını hedefleyen bilimsel çalışma alanıdır.
Time-of-measurement Effect
Bir veri toplama anında geçerli olan toplumsal, kültürel ve tarihsel etkenlerin ölçüm sonuçları üzerinde yarattığı sistematik değişimdir.
Standard Error Of Measurement
Bir bireyin aynı testi tekrar alması durumunda puanlarında oluşabilecek rastgele değişim miktarını ve testin güvenilirliğini, yani gözlenen puanın gerçek puana ne kadar yakın olduğunu gösteren istatistiksel indeks.
Criterion
Bir yargının, değerlendirmenin veya karşılaştırmanın yapılabilmesi için esas alınan standart veya temel kural.
Criterion Validity / Validity Criterion
🔹 1. (criterion validity): Bir psikolojik testin veya ölçüm aracının, önceden kabul görmüş dışsal bir standartla (ölçüt) ne derece korelasyon gösterdiğini inceleyen psikometrik geçerlik türü. 🔹 2. (validity criterion): Bir ölçme aracının, ölçmeyi amaçladığı özelliği ne kadar doğru yansıttığını saptamak amacıyla kullanılan bağımsız dış standart veya kıyaslama kavramıdır.
Criterion Group
Üyelerinin belirli özelliklere sahip olduğu halihazırda bilinen ve bir psikolojik testin geçerliliğini kanıtlamak amacıyla test edilen referans grup.
Content-referenced Test
Bireylerin performansını norm grubuna göre değil, önceden belirlenmiş belirli öğrenme hedeflerine veya içerik ölçütlerine ne derece ulaştığına dayanarak değerlendiren psikometrik ölçme aracı.
Run-in Period
Bir deney veya simülasyonda, herhangi bir müdahale uygulanmadan önce incelenen olgunun kararlılık kazanmasını sağlayan ve protokol aksaklıklarının önceden tespit edilmesine imkan tanımayan başlangıç evresi.
Before–after Design
Bir müdahalenin veya bağımsız değişkenin etkisini ölçmek amacıyla, katılımcılara uygulamanın hem hemen öncesinde hem de sonrasında yapılan ölçümlerin alındığı temel deneysel araştırma deseni.
Antecedent Variable
Bir tepki veya sonuç değişkeninden zamansal ya da nedensel olarak önce gelen herhangi bir değişken.
Preexperimental Design
Kontrol grubu barındırmayan ve katılımcıların deneysel koşullara seçkisiz (random) atamasını içermeyen, nedensellik bağını kurmada zayıf bir araştırma desenidir.
A Priori Comparison
Bir araştırma yürütülmeden ve veriler toplanmadan önce, teorik temellere dayanılarak planlanmış iki veya daha fazla niceliğin istatistiksel karşılaştırmasıdır.
Pretest
Deneysel bir müdahale, eğitim veya manipülasyon öncesinde katılımcıların mevcut özelliklerini, bilgi düzeylerini ya da yeteneklerini ölçmek amacıyla uygulanan ilk değerlendirme.
Pretest Sensitization
Bir deney öncesinde uygulanan ölçümün (öntest), katılımcının daha sonraki deneysel müdahalelere ve uyarıcılara verdiği tepkileri istem dışı değiştirmesi durumu.
Pretest–posttest Design
Bir katılımcı grubuna, müdahale öncesinde ve sonrasında aynı ölçüm araçlarının uygulanarak aradaki değişimlerin incelendiği araştırma desenidir.
Bias–variance Tradeoff
Bir istatistiksel veya makine öğrenmesi modelinin karmaşıklığı artırıldığında, eğitim verisine uyum sağlama yeteneğinin (düşük önyargı) artması ancak yeni verilere karşı genelleme yapma kapasitesinin (yüksek varyans) düşmesi arasındaki kaçınılmaz denge durumu.
Biased Sampling
Araştırma evrenini temsil etme yeteneğinden yoksun, belirli özelliklere sistematik olarak ağırlık veren veya dışlayan bir örneklem seçim prosedürüdür.
Sample Space
Olasılıksal bir deneyin veya rassal sürecin üretebileceği tüm olası sonuçların eksiksiz kümesidir.
S2
Bir örneklemdeki verilerin, o örneklemin aritmetik ortalamasından ne kadar uzaklaştığını ve nasıl bir dağılım gösterdiğini ölçen istatistiksel simge.
Sample
Araştırma evreninden, anakütleyi temsil etmek amacıyla seçkisiz yöntemlerle çekilen ve üzerinde gözlem yapılan alt küme.
Sampling Unit
Bir anakütleden (popülasyondan) örneklem oluşturmak üzere seçilen tekil eleman veya birimlerin bütünü.
Sample Size
Araştırmaya dahil edilen toplam gözlem, vaka, birey veya birim sayısı; genellikle tüm çalışma için N, alt gruplar için ise n harfiyle ifade edilir.
Sampling Frame
Hedef popülasyondan bir alt küme veya vaka seçmek amacıyla kullanılan somut kaynak liste veya çerçevedir.
Sample Distribution / Sampling Distribution
🔹 1. (sample distribution): Daha büyük bir anakütleden çekilen belirli bir alt kümedeki (örneklem) skorların frekans dağılımıdır. 🔹 2. (sampling distribution): Bir popülasyondan defalarca çekilen tekrarlı örneklemler üzerinden hesaplanan bir istatistiğin (örneğin ortalamanın) olasılık dağılımıdır.
Sample Reliability
Bir veri kümesinden seçilen alt kümenin, evreni ne ölçüde doğru ve hatasız temsil ettiğini gösteren istatistiksel derece.
Sample Correlation Coefficient
Daha büyük bir anakütleden çekilen örneklem verileri üzerindeki iki değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve gücünü gösteren istatistiksel indeks.
Sample Mean
Daha büyük bir anakütleden çekilen bir alt kümedeki gözlem veya vakaların puanlarının aritmetik ortalamasıdır.
Sample Standard Deviation
Bir anakütleyi temsil etmek üzere seçilen örneklem verilerinin, kendi aritmetik ortalamasından ne kadar uzaklaştığını gösteren temel varyabilite ölçütüdür.
Sample Variance
Seçilen bir grubun puanlarının, aritmetik ortalamalarından olan sapmalarının kareleri toplamının serbestlik derecesine (n-1) bölünmesiyle elde edilen dağılım ölçüsüdür.
Sampling Error
Ana kütleyi temsil etmek üzere seçilen örneklem verilerinden elde edilen istatistiksel tahminler ile evrenin gerçek parametreleri arasındaki kaçınılmaz ve öngörülebilir sapma payıdır.
Sampling Theory
Bir ana kütleyi temsil edecek örneklemlerin seçilmesine ve bu örneklemlerden elde edilen verilerle evrene ilişkin genellemeler yapılmasına temel oluşturan ilkeler bütünü.
Standard Error Of The Mean
Belirli bir örneklemden elde edilen ortalamanın, örneklemin çekildiği ana kütlenin gerçek ortalamasından ne kadar sapma eğiliminde olduğunu gösteren istatistiksel ölçüttür.
Sampling Design
Araştırmacının, daha büyük bir evrenden temsil edici bir örneklem seçmek üzere kullandığı özgül yöntem, strateji ve plan.
Sampling Bias
Araştırma için seçilen birim veya katılımcıların evreni temsil etme niteliğinden uzak, sistematik ve yönlü bir sapma göstermesi durumudur.
Pattern Analysis
Geniş veri kümeleri içerisindeki sistematik düzenlilikleri, gizli yapıları ve ilişkileri istatistiksel ve hesaplamalı yöntemlerle ortaya çıkaran sınıflandırma teknikleridir.
Self-rating Scale
Katılımcıların kendi tutumlarını, becerilerini, performanslarını veya özelliklerini doğrudan kendi bildirimleriyle derecelendirdikleri psikometrik ölçüm aracı.
Self-selection Bias
Araştırma katılımcılarının rastgele atanmak yerine kendi koşullarını veya gruplarını bizzat belirlemesinden kaynaklanan metodolojik metodolojik sapma.
Self-selected Groups Design
Katılımcıların deney veya kontrol gruplarından hangisinde yer alacaklarını kendi tercihleriyle belirledikleri, bu nedenle rastgele atamanın bulunmadığı deneysel olmayan veya yarı-deneysel araştırma deseni.
Special-ability Test
Bir bireyin olağan dışı veya üstün beceri, yetenek ya da kapasitelere sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla uygulanan odaklanmış değerlendirme sınavıdır.
Trait Validity
Bir psikolojik test maddelerinin, ölçülmek istenen temel kişilik özelliğini ne derece doğru ve hatasız yansıttığının göstergesidir.
Specificity
Bir ölçüm aracının veya testin, ilgili durumu ya da özelliği taşımayan kişileri doğru bir şekilde negatif olarak sınıflandırma kapasitesi.
Specific Variance
Faktör analizinde, belirli bir gözlenen değişkene özgü olan ve diğer değişkenlerle paylaşılmayan sistematik varyans bileşeni.
Uniqueness
Faktör analizinde, gözlenen bir değişkenin toplam varyansının, sistemdeki diğer hiçbir değişkenle ortaklaşa paylaşılmayan ve özgül faktörler ile ölçüm hatasından kaynaklanan kısmıdır.
Eigenvector
Doğrusal bir dönüşüm altında yönü değişmeyip yalnızca boyutu ölçeklenen (uzayan veya kısalan) özel vektör.
Nonrecursive Model
Değişkenlerin hem neden hem de sonuç rolünü aynı anda üstlendiği, karşılıklı geri bildirim döngüleri içeren yapay/istatistiksel model türü.
Recursive Model
Etkileşimlerin yalnızca tek bir yönde aktığı ve değişkenlerin birbirine geri besleme döngüleri (feedback loops) oluşturmadığı nedensel ilişkiler bütünü.
P Value
Boş hipotezin (H0) doğru olma olasılığını gösteren ve gözlenen verilerin tesadüfle açıklanamayacak kadar aşırı olup olmadığını test eden istatistiksel ölçüttür.
P-technique Factor Analysis
Tek bir bireyin veya birimin zaman içinde geniş bir değişken yelpazesinde defalarca ölçülmesiyle elde edilen verilerin korelasyon matrisini inceleyen keşifsel faktör analizi yöntemidir.
Panel Data
Aynı bireylerin veya birimlerin birden fazla zaman dilimi boyunca gözlemlenmesiyle elde edilen, hem kesitsel hem de zaman serisi özellikleri taşıyan veri seti.
Parallel-groups Design
Katılımcıların rastgele atandığı ve eş zamanlı olarak yalnızca tek bir müdahale veya koşul aldığı bağımsız gruplar araştırma deseni.
Parameter Space
Bir matematiksel veya istatistiksel modelin tüm olası parametre değerlerinin oluşturduğu çok boyutlu küme.
Parametric Statistics
Test edilen evrendeki özelliklerin belirli bir olasılık dağılımına (genellikle normal dağılım) uyduğu varsayımına dayanan istatistiksel işlemler bütünü.
Nonparametric Statistics
Popülasyon dağılımına ilişkin normallik veya varyans homojenliği gibi varsayımların gerekli olmadığı veya uygulanamadığı istatistiksel prosedürler bütünü.
Parapsychology
Mevcut fiziksel ve biyolojik yasalarla açıklanamayan, bilgi veya enerji transferi iddiasındaki iddia edilen psişik olayları inceleyen sözdebilimsel disiplin.
Piecewise Regression
Veri setindeki farklı aralıklara farklı eğimlere sahip doğrusal çizgilerin uyarlandığı ve düğüm noktalarında birleşerek sürekli bir hat oluşturduğu bir regresyon varyantıdır.
Parsimony
Bilimsel açıklamalarda ve model seçiminde en az sayıda varsayım veya değişken gerektiren hipotezin tercih edilmesi gerektiğini savunan metodolojik ilke.
Passive Deception
Araştırma katılımcılarına çalışmanın gerçek amacının veya odak noktasının bilinçli olarak bildirilmemesi ya da bazı bilgilerin kasıtlı olarak saklanması durumu.
Reinforcer Effect
Üçüncü bir değişkenin, diğer iki değişken arasındaki ilişkiyi güçlendirdiği veya bu ilişkinin yönünü/büyüklüğünü modüle ettiği istatistiksel ve deneysel durum.
Permutation
Sonlu bir kümenin elemanlarının belirli bir sıraya ve düzene göre dizilmesi veya sıralanması işlemi.
Phi Coefficient
İki ikili (dikotom/binary) rasgele değişken arasındaki ilişkiyi veya bağı güç derecesini ölçmek için kullanılan Pearson çarpım-moment korelasyon katsayısının özel bir halidir.
Pilot Study
Daha kapsamlı ve detaylı bir araştırma projesine hazırlık amacıyla yöntemleri, ölçümleri ve prosedürleri test etmek için yürütülen küçük ölçekli ön araştırma.
Poisson Distribution
Belirli bir zaman veya uzay aralığında nadir olayların bağımsız ve sabit bir ortalamayla meydana gelme olasılığını modelleyen kesikli bir olasılık dağılımıdır.
Poisson Regression
Bağımlı değişkenin sürekli bir ölçüm yerine kesikli olay sayılarını (count) temsil ettiği ve Poisson dağılımına uyduğu durumlarda kullanılan genelleştirilmiş doğrusal model türü.
Polychoric Correlation Coefficient
Sıralı kategorik olarak ölçülen ancak arkasında sürekli ve normal dağılım gösterdiği varsayılan gizil değişkenler arasındaki ilişki derecesini hesaplayan bir korelasyon katsayısıdır.
Polynomial
Birden fazla terimin toplama, çıkarma ve çarpma yoluyla bir araya geldiği, değişkenlerin negatif olmayan tam sayı üslerine sahip olduğu cebirsel ifade.
Polynomial Contrast
Bağımsız değişkenin ikiden fazla düzeyinin veya zaman noktasının ortalama değerlerini doğrusal, kuadratik veya kübik gibi belirli matematiksel kalıplara uyup uymadığını test etmek için kullanılan özel bir istatistiksel karşılaştırma yöntemidir.
Polychotomous Variable
İkiden fazla olası kategoriye sahip olan, sıralı ya da sırasız olabilen nitel veya kesikli nicel veri değişkeni.
POMS
Bireylerin anlık veya belirli bir zaman dilimindeki altı farklı duygu durumunu (gerginlik, öfke, yorgunluk, canlılık, düşmanlık, karışıklık) ölçen psikometrik öz-bildirim ölçeği.
Population Distribution
İlgilenilen tam bir evrendeki tüm bireylerin bir değişkene ait ölçüm skorlarının veya yanıtlarının matematiksel düzeni.
Population Validity
Bir araştırmada örneklemden elde edilen bulguların, çalışmanın hedeflenen daha geniş ana kütleye (popülasyona) ne ölçüde genellenebileceğini gösteren dış geçerlik türü.
Population Correlation Coefficient
İlgilenilen tüm popülasyon genelinde sürekli olarak ölçülen iki değişken arasındaki ilişkinin derecesini ve yönünü ifade eden parametrik indeks.
Population Standard Deviation
İlgilenilen tam bir popülasyondaki puanların ortalamadan ne kadar uzaklaştığını, yani dağılımın yayılım derecesini gösteren parametrik ölçüt.
Population Variance
Popülasyon standart sapmasının karesi olup, tam bir hedef popülasyondaki puanların yayılımını ve saçılımını nicelştiren temel parametredir.
Post Hoc Test
Genel varyans analizi (ANOVA) sonucunda gruplar arasında anlamlı bir fark bulunduğunda, bu farkın tam olarak hangi grup ikilileri arasında olduğunu belirlemek amacıyla yürütülen çoklu karşılaştırma istatistiksel prosedürü.
A Posteriori Comparison
Veriler toplandıktan ve genel bir etki gözlemlendikten sonra, önceden planlanmamış grup ortalamaları arasındaki farkları incelemek amacıyla yapılan istatistiksel testler.
Positive Hit Rate
Belirli bir seçeneğin veya kararın doğrulanma sayısının, o seçeneğin tercih edildiği toplam vaka sayısına bölünmesiyle elde edilen istatistiksel orandır.
Positive Correlation
İki değişkenin aynı yönde eşzamanlı olarak arttığı veya azaldığı istatistiksel ilişki biçimi.
Positivism
Tüm anlamlı önermelerin duyusal deneyim ve gözleme indirgenebileceğini, hakiki bilginin yalnızca ampirik doğrulama yöntemleriyle elde edilebileceğini savunan felsefi epistemoloji.
Practical Significance
Bir araştırma sonucunun, istatistiksel olasılık değerlerinden bağımsız olarak gerçek dünya ortamlarında anlamlı ve işlevsel bir karşılığa sahip olma derecesi.
Probit
Normal kümülatif olasılık dağılımının tersini ifade eden, ikili (binary) değişkenleri modellemek için kullanılan olasılık birimi fonksiyonudur.
Probit Analysis
İki kategorili (dikotom) bağımlı bir değişkenin bir veya daha fazla bağımsız değişkenle ilişkisini, normal dağılım varsayımı altında inceleyen bir regresyon analizi türüdür.
Profile
Bir bireyin veya grubun birden fazla ölçüm üzerindeki puanlarının grafiksel gösterimi ya da belirli bir davranışı sergileme olasılığını gösteren karakteristik özellikler grubu.
Profile Analysis
Bağımsız birey gruplarını aynı ölçekte ölçülen birden fazla yapı veya boyutta ortalama düzey, şekil ve saçılım açısından karşılaştıran çok değişkenli bir istatistiksel tekniktir.
Program Outcome
Bir programın uygulanması sonucunda ortaya çıkan etkilerin veya ürünlerin tümü.
Program Evaluation
Sosyal programların, politikaların ve girişimlerin etkililiğini ve verimliliğini sistematik olarak inceleyerek karar alma süreçlerine veri sağlayan ampirik bir değerlendirme sürecidir.
PAT
Öğrencilerin okuma, matematik ve yazma gibi temel akademik becerilerindeki uzunlamasına gelişimini ve öğrenme yörüngesini izlemek için tasarlanmış standartlaştırılmış değerlendirme bataryası.
Procrustes Analysis
Empirik verilerin, teorik olarak belirlenmiş sabit bir hedef matrise veya yapıya üst üste bindirilerek hizalanmasını sağlayan bir istatistiksel şekil analizi yaklaşımıdır.
Prospective Sampling
Olguların bir risk faktörüne maruz kalma durumlarına göre seçildiği ve ilerde ilgilenilen durumun gelişip gelişmeyeceğini görmek üzere zamana bağlı olarak takip edildiği bir araştırma örnekleme yöntemidir.
Prospective Research
Mevcut zamanda başlayıp katılımcıları zaman içinde ileriye doğru takip ederek eğilimleri, yordayıcıları ve çıktıları inceleyen bilimsel araştırma yöntemi.
Psychology
Zihnin ve davranışın ampirik yöntemlerle incelenmesini hedefleyen kapsamlı bilim dalı.
Association For Psychological Science (APS)
1988 yılında klinik uygulamalardan ziyade bilimsel, uygulamalı ve akademik psikolojinin çıkarlarını savunmak amacıyla kurulan uluslararası mesleki kuruluş.
Psychological Statistics
Davranış bilimlerinde araştırma tasarımı, örneklem seçimi, veri toplama, veri analizi ve bulguların raporlanması süreçlerini yöneten uygulamalı nicel yöntemler alanıdır.
Psychological Scale
Bilişsel, sosyal, duygusal veya davranışsal değişkenleri ölçmek amacıyla geliştirilmiş yapılandırılmış ölçüm aracı.
Psychological Significance
Araştırma bulgularının insan tutum, biliş, inanç ve davranışları üzerindeki gerçek dünyadaki relevans derecesi.
Psychometrics / Psychometry
🔹 1. (psychometrics): Bilişsel yeteneklerin, kişilik özelliklerinin ve davranışsal niteliklerin nicelleştirilmesiyle ve bu amaçla kullanılan ölçüm araçlarının geliştirilmesiyle ilgilenen psikoloji alt dalıdır. 🔹 2. (psychometry): Parapsikolojide bir nesneye dokunarak onun geçmişi veya sahibi hakkında bilgi edinme iddiası; psikolojide ise zihinsel yeteneklerin ve özelliklerin ölçülmesi.
Psychometric Society
Psikoloji, eğitim ve sosyal bilimlerde nicel ölçüm uygulamalarının ilerlemesini desteklemek amacıyla 1935 yılında kurulmuş uluslararası kar amacı gütmeyen mesleki kuruluş.
Psychometric
Psikolojik süreçlerin, yeteneklerin, tutumların ve kişilik özelliklerinin sayısal olarak ölçülmesini ve değerlendirilmesini konu alan bilim dalı veya bu alana ait olan.
Psychometric Research
Psikolojik yapıların, niteliklerin ve özelliklerin ölçülmesine yönelik yöntemlerin geliştirilmesi, test edilmesi ve değerlendirilmesiyle ilgilenen bilimsel araştırma alanı.
Psychometric Model
Bireylerin bir ölçekteki maddelere nasıl yanıt verdiğini açıklayan ve test puanlarının güvenilirliği ile hata kaynaklarını inceleyen teorik ve istatistiksel çerçevedir.
Psychometric Scaling
Psikolojik bir yapıyı ölçmek amacıyla bir test maddeleri setine verilen yanıtların analizi yoluyla araç geliştirme sürecidir.
Psychometrician
Psikolojik testleri geliştiren, değerlendiren ve lisanslı bir uzman gözetiminde uygulayarak sonuçlarını yorumlayan ölçme ve değerlendirme uzmanı.
Score
Test sonuçlarına veya ölçülebilir yanıtlara atanan sayısal değer.
Score Equating
Farklı test formlarından veya uygulamalarından elde edilen puanların aynı dağılıma sahip olmasını sağlayarak bireyler arası adil değerlendirme imkanı sunan istatistiksel süreç.
Point Scale
Katılımcıların çoktan seçmeli sorulara verdikleri yanıtların sayısal değerlerle (puanlarla) ifade edildiği ve nihai skorun bu puanların toplamıyla elde edildiği ölçüm aracı.
Scoring
Bir test veya anketteki yanıtların, bireyin ölçülen örtük yapıdaki konumunu yansıtan sayısal bir değere dönüştürülmesi amacıyla bir yanıt anahtarının uygulanması.
Rating Error
Bir değerlendiricinin gözlemlediği hedef veya performansa, çeşitli bilişsel yanlılıklar nedeniyle hatalı veya taraflı bir puan ataması durumu.
Q
İstatistikte öğrencileştirilmiş açıklık istatistiğini (studentized range statistic) ve ikili denemelerde başarısızlık olasılığını (q = 1 - p) simgeleyen standart notasyon.
Q Methodology
Bireylerin belirli bir konu hakkındaki öznel tutumlarını, inançlarını ve bakış açılarını, katılımcıların ifadeleri kendi değer sistemlerine göre sıralaması yoluyla inceleyen nicel-nitel hibrit araştırma yöntemi.
Q Data
Bireyin kendi öznel bildirim envanterleri, anketler, gözlemler, yargılar ve değerlendirmeleri yoluyla sağladığı kişisel bilgi türüdür.
Q-technique Factor Analysis
Bireylerin değişkenler arasındaki korelasyonlar yerine, değişkenler genelinde birbirleriyle nasıl korelasyon gösterdiğini inceleyerek benzer algı ve tutuma sahip insan profillerini gruplayan bir faktör analizi türüdür.
Q–Q Plot
İki olasılık dağılımının nicelerini birbiriyle karşılaştırarak bunların aynı teorik dağılımdan gelip gelmediğini görsel olarak test etmeye yarayan bir olasılık grafiğidir.
Quartimax Rotation
Faktör matrisindeki satır varyansını, yüklerin dördüncü kuvvetini alarak maksimize eden ve değişkenlerin tek bir faktörle yüksek ilişki kurmasını hedefleyen ortogonal bir rotasyon yöntemidir.
Quick-and-dirty
Araştırma tasarımında veya veri analizinde, zaman kazanmak amacıyla bilinçli olarak eksik veya gayri resmi bırakılan, geçici ve kusurlu yaklaşım.
R2
Regresyon modelindeki bağımlı değişkenin varyansının, bağımsız değişkenler tarafından açıklanan oranını gösteren istatistiksel uyum iyiliği ölçüsü.
R Methodology
Bireylerin bir dizi objektif ölçüm (örneğin zekâ testleri) üzerindeki puanlarını değerlendirmek için kullanılan, faktör analizi ve temel bileşenler analizini içeren istatistiksel yöntemler koleksiyonu.
R-technique Factor Analysis
Farklı bireyler üzerinde ölçülen değişkenler arasındaki korelasyon matrisini inceleyerek bu değişkenlerin hangi ortak yapılar altında kümelendiğini belirleyen temel bir faktör analizi türüdür.
Randomized Design
Katılımcıların deney koşullarına tamamen şansa dayalı süreçlerle atandığı, nedensellik çıkarımı yapmayı sağlayan temel deneysel araştırma yöntemi.
RRT
Hassas veya utanç verici kişisel verileri toplarken katılımcıların mahremiyetini korumak ve sosyal istenirlik yanlılığını en aza indirmek için kullanılan istatistiksel bir araştırma yöntemidir.
Randomized Block Design (RBD)
Örneklem içindeki katılımcıların belirli ve anlamlı homojen alt gruplara (bloklara) ayrıldıktan sonra bu gruplar içinden deney koşullarına rastgele atanmasını içeren deneysel desen.
Random Effect
Deneysel tasarımda, seviyeleri daha büyük bir popülasyondan rastgele örneklenen ve sonuçların incelenen örneklemin ötesine genellenmesine olanak tanımayan bağımsız değişken etkisidir.
Random-effects Model
İncelenen bağımsız değişkenin kategorilerinin veya değerlerinin evrendeki tüm olası durumların sadece seçkisiz bir örneklemi olduğu durumlarda kullanılan ve bulguların daha geniş bir evrene genellenmesine olanak tanıyan istatistiksel model.
Random-effects Analysis Of Variance
Süreçteki faktör seviyelerinin daha büyük bir evrenden rastgele örnekle seçildiği varsayımıyla, bağımlı değişken üzerindeki varyans kaynaklarını inceleyen istatistiksel prosedür.
Random Observation
Şansa dayalı süreçlerden kaynaklanan, kontrol altında tutulmayan ve organize bir gözlem planı veya modelinin parçası olmayan her türlü veri toplama eylemi.
Random-digit Dialing (RDD)
Araştırmacıların telefon rehberinde kayıtlı olmayan numaralara da ulaşabilmek amacıyla bilgisayar yazılımları aracılığıyla rastgele telefon numaraları üreterek örneklem topladığı bir anket stratejisidir.
Random Number Generator (RNG)
Desen içermeyen sayı dizileri üretmek amacıyla tasarlanmış, deneysel metodolojilerde ve olasılık hesaplamalarında kullanılan donanımsal veya yazılımsal sistem.
Random Process
Yalnızca şansa dayanan ve sonuçların olasılıksal olarak analiz edilebildiği ancak kesin olarak öngörülemediği dinamik bir süreçtir.
Randomized-response Technique (RRT)
Sosyal olarak hassas tutum veya davranışların grup düzeyindeki yaygınlığını, katılımcıların gizliliğini koruyarak sosyal istenirlik yanlılığını azaltmak amacıyla kullanılan istatistiksel bir veri toplama prosedürüdür.
Nonrandomized Clinical Trial
Katılımcıların farklı tedavi gruplarına veya müdahalelere şans yoluyla (randomize edilmeden) atanmadığı bir klinik araştırma türüdür.
Random Variation
Bağımlı değişkende, incelenen faktörlerden ziyade tamamen şans ve dışsal etkenlerden kaynaklanan sapma ve farklılıklar.
Rating
Bir kişiye, nesneye veya duruma sayısal veya sözel bir ölçek üzerinde atanan değerlendirme veya puan.
Rbis
Sürekli bir değişken ile yapay olarak iknlendirilmiş (dichotomized) kategorik bir değişken arasındaki ilişkiyi ölçmek için kullanılan biserial korelasjon katsayısının matematiksel sembolüdür.
Reactive Measure
Bireylerin gözlendiklerini veya ölçüldüklerini bildikleri için doğal davranışlarını değiştirmelerine ve dolayısıyla elde edilen verinin taraflılığa uğramasına neden olan veri toplama aracı.
Reactivity
Gözlemlenen bir bireyin, izlendiğinin farkında olması nedeniyle davranışlarında veya fizyolojik tepkilerinde istem dışı değişiklik gösterme durumu.
Refusal Rate
Bir araştırma veya anket için potansiyel olarak uygun olan ve katılım göstermeyi çeşitli nedenlerle reddeden katılımcıların toplam örneklem adaylarına oranını ifade eden nicel metrik.
Rejection Method
Karmaşık veya standart olmayan olasılık dağılımlarından rastgele değerler üretmek için kullanılan algoritmik bir örnekleme tekniğidir.
Reference Population
Araştırma bulgularının değerlendirilmesinde standart veya karşılaştırma tabanı olarak kullanılan hedef popülasyon alt kümesidir.
Reflexivity
Sebep ve sonucun karşılıklı olarak birbirini etkilediği çift yönlü ilişkiyi veya nitel araştırmalarda araştırmacının kendi önyargı ve varsayımlarının süreç üzerindeki etkisini irdelemesini ifade eder.
Regression Tree
Regresyon analizi yoluyla belirlenen koşulların ve bunların belirli bir sonuç değişkeniyle olan ilişkilerinin hiyerarşik bir diyagram üzerinde gösterildiği istatistiksel bir karar yapısıdır.
Regression Analysis
Bir bağımlı değişkenin varyansını bir veya daha fazla bağımsız değişken kullanarak açıklayan veya yordayan istatistiksel teknikler bütünü.
Regression Artifact
Aşırı ölçümlerin ortalamaya doğru regresyon eğilimi nedeniyle çarpıtılmış olduğu deneysel bir bulgudur.
Regression Equation
Bağımlı bir değişken ile bir veya daha fazla bağımsız değişken arasındaki matematiksel ilişkiyi ifade eden ve regresyon analizi sonucunda elde edilen formülasyondur.
Regression Line
Bir veri kümesindeki noktalar arasına en küçük kareler yöntemiyle uydurulan, bağımlı değişken ile bir veya daha fazla bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi grafiksel olarak temsil eden düz veya eğri hat.
Regression Sum Of Squares / Ssregression
🔹 1. (regression sum of squares): Bağımlı değişkendeki varyansın, bir veya daha fazla bağımsız değişken tarafından ne ölçüde açıklanabildiğini gösteren istatistiksel değer. 🔹 2. (SSregression): Regresyon modelinin bağımlı değişkendeki varyansı ne ölçüde açıkladığını gösteren, model tahminleri ile genel ortalama arasındaki farkların karelerinin toplamı.
Regression Diagnostics
Regresyon analizi varsayımlarının ihlal edilip edilmediğini test etmek için kullanılan grafiksel ve sayısal teknikler bütünüdür.
Replication
Orijinal bir araştırmanın bulgularını doğrulamak veya güvenilirliğini test etmek amacıyla aynı veya benzer yöntemlerle yeniden yürütülmesi.
Reciprocal
Bir sayının 1'e bölünmesiyle elde edilen ve kendisiyle çarpıldığında 1 sonucunu veren matematiksel tersidir.
Retrospective Research
Mevcut durum veya çıktıları, geçmişteki olaylar ve maruziyetler üzerinden inceleyen, deneysel olmayan ve gözlemsel bir araştırma yöntemi.
Retrospective Cohort Study
Geçmişte belirli bir etkene maruz kalmış veya kalmamış birey gruplarının mevcut sağlık sonuçlarını ya da durumlarını inceleyen longitudinal araştırma deseni.
Rho Correlation
İki değişken arasındaki monoton ilişkinin gücünü ve yönünü ölçen, genellikle Spearman sıra korelasyon katsayısı (rho) veya popülasyon korelasyon katsayısı olarak ifade edilen istatistiksel bir ölçüttür.
Risk Ratio
Bir gruptaki olayın gerçekleşme olasılığının, ikinci bir gruptaki (genellikle kontrol grubu) aynı olayın gerçekleşme olasılığına bölünmesiyle elde edilen istatistiksel karşılaştırma ölçütüdür.
Risky Prediction
Bilimsel bir hipotezin yanlışlanma olasılığını barındıran ve bu yönüyle teorinin geçerliliğini net bir şekilde test eden öngörü türü.
RNG
İstatistiki olarak öngörülemez ve belirli bir örüntü izlemeyen sayı dizileri üretmek için kullanılan donanımsal veya yazılımsal algoritma sistemi.
ROC Curve
İkili bir sınıflandırma modelinin tüm olası eşik değerlerindeki performansını görselleştiren ve doğruluk oranını değerlendiren olasılıksal bir grafik.
Rosenthal Effect
Araştırmacının ya da gözlemcinin bir çalışmanın sonucuna dair beklentilerinin, katılımcıların davranışlarını istemsizce etkileyerek gerçek sonuçları bu beklentiye göre şekillendirmesi durumu.
Rotation Sampling
Anket ve araştırmalarda, belirli zaman aralıklarıyla katılımcıların veya vakaların bir kısmının yeni birimlerle değiştirilmesi işlemidir.
Rs
İki değişken arasındaki monotonik ilişkinin yönünü ve gücünü ölçen, parametrik olmayan Spearman sıra korelasyon katsayısının istatistiksel sembolüdür.
Rubin’s Causal Model
Bir müdahalenin veya tedavinin etkisinin, aynı bireyin hem deney hem de kontrol koşullarında eş zamanlı bulunamayacağı gerçeğine (nedenselliğin temel problemi) dayanarak potansiyel sonuçlar çerçevesinde tahmin edilmesini sağlayan istatistiksel bir çerçevedir.
S Factor
Charles Spearman'ın iki faktörlü zeka kuramında, belirli bir zihinsel teste ya da dar kapsamlı beceriye özgü olan varyansı temsil eden faktör.
Constant
Belirli bir işlem veya operasyon serisi boyunca değeri değişmeyen, sabit kalan sayısal veya kavramsal niceliktir.
Fixed Variable
Değerleri araştırmacı tarafından önceden belirlenen, rastsal olmayan ve manipüle edilen ya da sabit tutulan değişken.
Fixed-effects Model
Araştırmacının bağımsız değişkenin seviyelerini rastgele seçmek yerine doğrudan ve bilinçli olarak belirlediği, çıkarımların yalnızca bu spesifik seviyelerle sınırlı tutulduğu istatistiksel yaklaşımdır.
Fixed-alternative Question
Katılımcılara belirli yanıt alternatiflerinin sunulduğu ve bunlardan en uygun olanını seçmelerinin istendiği test veya anket maddesi.
Scatter
Veri noktalarının veya test skorlarının birbirlerinden ve merkezi değerden uzaklaşma, sapma eğilimi.
Faithful Participant
Araştırmacının açık veya örtük taleplerine tam olarak uyum sağlayan ve deneysel sürece sadakatle iş birliği yapan denek.
Naive Observer
Gözlemlediği olaylar veya bireyler hakkında ön bilgiye ya da önyargıya sahip olmayan, deneysel tarafsızlığı koruyan araştırma süjesi veya izleyici.
Naive Participant
Daha önce belirli bir araştırma çalışmasında yer almamış ve deneycinin hipotezinden bütünüyle habersiz olan deneysel denek.
Robust Estimator
Örneklem verilerine ilişkin istatistiksel varsayımların ihlal edilmesinden veya uç değerlerden minimum düzeyde etkilenen parametre tahmin yöntemidir.
Robustness
Bir istatistiksel yöntemin, temel varsayımları ihlal edilmesine rağmen popülasyon parametresi için geçerli tahminler üretebilme kapasitesi.
Health Plan Employer Data And Information Set (HEDIS)
Sağlık sigortası planlarının performansını ve hizmet kalitesini standardize ederek işverenlere raporlamak amacıyla 1991 yılında geliştirilmiş kapsamlı bir performans ölçüm setidir.
Field Survey
Bireylerin veya olguların kendi doğal çevrelerinde, doğrudan gözlem, görüşme veya anket yoluyla veri toplanmasını içeren ampirik değerlendirme yöntemi.
Field Notes
Laboratuvar ortamı yerine doğal ortamlarda yapılan gözlemlerin, sonraki nitel veya nicel analizler için sistematik olarak kaydedildiği birincil araştırma verileridir.
Spurious Correlation
İki değişkenin, aralarında hiçbir nedensellik bağı olmamasına rağmen, üçüncü bir gizli değişkenin etkisiyle istatistiksel olarak ilişkili görünmesi durumu.
Censored Observation
İlgilenilen olayın çalışma süresi içinde gerçekleşmemesi ya da ölçüm aracının sınırları dışında kalması nedeniyle veri setinde tam değeri yer almayan eksik skor.
Censored Data
Ölçüm araçlarının sınırları veya gözlem süresinin kısıtlılığı nedeniyle kesin değeri bilinmeyen, ancak hakkında kısmi bilgi barındıran veri türü.
Deviance / Deviate / Deviation / Drift
🔹 1. (deviance): Bir sosyal grubun normatif beklentilerinden belirgin şekilde ayrışan davranış biçimi veya istatistiksel modellemede uyum iyiliğini ölçen bir olasılık oranı test istatistiği. 🔹 2. (deviate): İstatistiksel olarak bir veri noktasının, genellikle aritmetik ortalama gibi referans alınan belirli bir değerden ne ölçüde farklılaştığını gösteren miktar. 🔹 3. (deviation): Kabul gören standartlardan, normlardan veya merkezi eğilim ölçülerinden (aritmetik ortalama gibi) gözlenen belirgin uzaklaşma veya fark durumu. 🔹 4. (drift): Sürekli küçülen örneklem gruplarında genetik çeşitliliğin azalması veya zamanla teknik ölçüm araçları ile gözlemcilerin doğruluğunun kaybolması durumu.
Deviance İnformation Criterion (DIC)
Hiyerarşik Bayesian modellerin karşılaştırılması ve model seçimi için kullanılan, Akaike Bilgi Kriteri (AIC) ve Bayes Bilgi Kriteri (BIC) ile benzer amaca hizmet eden ancak karmaşık yapılarda hesaplanması daha kolay olan bir uyum ve karmaşıklık indeksidir.
Deviation Score
Bir veri setindeki gözlenen bireysel bir değer ile o veri setinin aritmetik ortalaması arasındaki farkı ifade eden temel istatistiksel ölçüdür.
Spiral Test
Değerlendirilen odak temaların test boyunca gruplandırılmak yerine dağıtıldığı ve ilerledikçe zorlaştığı bir zeka değerlendirme türüdür.
Assumption
Doğruluğu ayrıca kanıtlanmaksızın, bir önermenin veya teorik çerçevenin temeli olarak doğru kabul edilen varsayım ya da önkoşul.
Number Factor
Sayısal problemleri çözme yeteneğini ölçen testlerle değerlendirilen, insan zekâsının temel bileşenlerinden biri.
SCAT
Öğrencilerin akademik başarı potansiyellerini ve öğrenme yeteneklerini ölçmek amacıyla geliştirilmiş standartlaştırılmış bir bilişsel yetenek testidir.
Scholastic Assessment Test (SAT)
Amerika Birleşik Devletleri'nde yükseköğretime geçişte kullanılan, öğrencilerin analitik okuma, matematiksel akıl yürütme ve yazılı anlatım becerilerini ölçen standartlaştırılmış bir başarı ve yetenek testidir.
Selective Dropout
Araştırma katılımcılarının rastgele olmayan bir şekilde çalışmayı terk etmesi ve bu durumun katılımcı özellikleri ile çalışma tasarımının etkileşiminden kaynaklanmasıdır.
Selection Model
Örneklemdeki verilerin tesadüfi olmayan bir seçilim sürecinden etkilendiği durumlarda, parametreleri ve standart hataları yansız bir şekilde tahmin etmek için kullanılan iki aşamalı bir regresyon analizi yöntemidir.
Selected Group
Araştırma amacına yönelik belirli kıstaslar doğrultusunda bilinçli ve kasıtlı olarak oluşturulan örneklem türüdür.
Selection İnvariance
Bir işe alım veya akademik kabul prosedürünün, başvuran tüm alt gruplar (etnik veya gelir grupları gibi) için eşit düzeyde verimli ve benzer hata oranlarıyla çalışması özelliği.
Random
Herhangi bir düzen, örüntü veya öngörülebilirlik barındırmayan; tamamen şans faktörüyle belirlenen durum veya süreç.
Random Assignment
Deneysel tasarımda, katılımcıların her bir koşula veya gruba tamamen şansa dayalı ve eşit olasılıkla atanmasını sağlayan metodolojik prosedür.
Nonrandomized Design
Katılımcıların veya vakaların şansa dayalı bir süreçle deneysel koşullara atanmadığı her türlü araştırma deseni.
Random Sampling
Araştırma evrenindeki her bir bireyin örnekleme seçilme şansının eşit ve bağımsız olduğu, olasılığa dayalı bir katılımcı belirleme sürecidir.
Random Selection
Araştırmacının bilinçli veya bilinçsiz önyargılarını en aza indirmek amacıyla, daha büyük bir evrenden katılımcı veya birimleri şansa dayalı bir süreçle belirleme prosedürüdür.
Randomization
Araştırma birimlerinin anakütleden seçilmesinde, deneklerin deney gruplarına atanmasında veya deneysel koşulların sıralanmasında tamamen şansa dayalı bir mekanizmanın kullanılmasıdır.
Synchronous Correlation
Boylamsal çalışmalarda, değişkenler arasında belirli bir zaman kesitinde veya aynı anda gözlemlenen ilişki derecesidir.
Centile
Yüzdelik dilim anlamına gelen percentile kavramının kısaltılmış ve literatürde yaygın olarak kullanılan karşılığıdır.
Centroid
Çok boyutlu uzayda yer alan bir nesnenin, alanın veya çok değişkenli veri setinin tüm koordinat eksenlerindeki aritmetik ortalamasını temsil eden merkez noktası.
Free Parameter
Matematiksel veya istatistiksel bir modelde, verilerden tahmin edilmesi gereken ve önceden sabitlenmemiş değişken değer.
Free-response Question
Katılımcının, önceden belirlenmiş seçenekler arasından seçim yapmaya zorlanmadan, kendi ifadeleriyle ve tamamen özgürce yanıt verebildiği test veya anket maddesi.
Degrees Of Freedom / Df
🔹 1. (degrees of freedom): İstatistiksel bir hesaplamada, değerleri kısıtlanmaksızın bağımsız olarak değişebilen ve parametre tahminine katkı sağlayan veri birimlerinin sayısı. 🔹 2. (df): İstatistiksel tahminlerde veya hipotez testlerinde, değerleri hesaplanırken bağımsız olarak değişebilen veri noktası veya parametre sayısı.
Placement Test
Eğitim kurumlarının öğrencileri mevcut yetenek, akademik başarı ve ilgi alanlarına en uygun sınıflara veya program seviyelerine yerleştirmek amacıyla uyguladığı standart değerlendirme aracı.
Null Distribution
Sıfır hipotezinin doğru olduğu varsayımı altında, bir test istatistiğinin alabileceği olası değerlerin olasılık dağılımı.
Zero-order Correlation
İki değişken arasındaki ilişkinin, diğer olası değişkenlerin etkisi kontrol edilmeksizin incelendiği basit ve ham korelasyon katsayısı.
Frequency Distribution
Belirli bir veri setindeki her bir değerin veya kategorinin kaç kez tekrarlandığını gösteren tablo veya matris formundaki düzenlemedir.
Frequentist İnference
Olasılığı uzun vadeli tekrarların oranı olarak tanımlayan ve istatistiksel sonuçları bu varsayım üzerine kuran klasik çıkarım yaklaşımı.
Frequentist
Olasılığı, bir olayın sonsuz sayıda tekrarlanan deneyler sonucunda gerçekleşme nispi sıklığı olarak ele alan istatistiksel yaklaşım ve bu yaklaşımı benimseyen araştırmacı.
Grade Equivalent
Bir öğrencinin test performansının, standart bir norm grubundaki belirli bir okul yılı ortalamasına karşılık gelen derecesini ifade eden türetilmiş puan türü.
Grade-equivalent Scale
Bireyin test performansını, belirli bir eğitim kademesindeki norm grubu öğrencilerin ortalama başarı düzeyine eşitleyerek ifade eden standardize edilmiş puanlama sistemi.
İntraclass Correlation
Gruplar içinde yer alan bireylerin veya ölçümlerin birbirine benzerlik derecesini ve homojenliğini nicel olarak indeksleyen bir istatistiksel ölçüttür.
ICC
Aynı değişkenin farklı gözlemciler, ölçüm araçları veya eşlenik birimler tarafından yapılan ölçümleri arasındaki uyumu ve tutarlılığıquantify eden (nicelendiren) bir güvenilirlik katsayısıdır.
Grade Norm
Belirli bir sınıf düzeyindeki öğrencilerin ortalama başarı seviyesini temsil eden standart puan veya puan aralığı.
Class Limit
Bir frekans dağılım tablosundaki herhangi bir sınıf aralığının alabileceği en küçük ve en büyük gözlemsel değerlerdir.
Nominal Variable
Olası değerleri sırasız kategori veya etiketlerden oluşan, sayısal bir büyüklük ifade etmeyen nitel değişken türü.
Nominal Data
Ölçülen değişkenin herhangi bir sayısal büyüklük bildirmeksizin yalnızca belirli kategorileri veya sınıfları etiketlemek amacıyla kullanıldığı veri türüdür.
Allocation Rule / Classification Rule
🔹 1. (allocation rule): Bireyleri, nesneleri veya gözlemleri önceden belirlenmiş kategorilere veya gruplara hangi kriterlere göre atayacağımızı belirleyen istatistiksel veya karar verici algoritma. 🔹 2. (classification rule): Bir dizi özelliğe dayanarak gözlem birimlerini önceden belirlenmiş gruplara veya sınıflara en yüksek benzerlikle yerleştiren matematiksel formül ya da prosedür.
Classification Table
Bir model, kural veya algoritma tarafından doğru bir şekilde kategorize edilen vakaların sayı veya yüzdelerini gösteren; sütunların model tahminlerini, satırların ise gerçek sınıfları temsil ettiği matris.
Classification And Regression Tree Analysis
Verileri niteliksel özelliklerine göre sınıflara ayıran ya da sayısal değerleri tahmin eden, karar kurallarını hiyerarşik bir ağaç şeması şeklinde görselleştiren ikili bölme algoritması.
İnterclass Correlation
Farklı ölçüm metriklerine ve varyanslara sahip iki farklı değişken sınıfı arasındaki iki değişkenli ilişkinin derecesini ifade eden istatistiksel katsayıdır.
Rank Order
Bir dizi öğenin veya bireyin, belirli bir kritere göre büyüklük veya önem derecesine göre sıraya konulması.
Rank Correlation Coefficient
İki değişkenin mutlak değerleri yerine sıralı konumları (dereceleri) arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü ölçen sayısal indeks.
Rank-sum Test
İki veya daha fazla bağımsız örneklemden elde edilen verilerin tek bir veri setinde birleştirilerek küçükten büyüğe sıralandığı ve sıralama değerlerinin toplamı üzerinden test istatistiğinin hesaplandığı parametrik olmayan hipotez testi.
Rank-order Statistic Test
Gruplar arası farkları veya sıralı değişkenler arasındaki ilişkileri değerlendirmek amacıyla kullanılan, verilerin sayısal değerlerinden ziyade büyüklük sıralarına (rank) dayanan nonparametrik istatistiksel testlerin genel adı.
OLS
Regresyon analizinde, gözlenen veri noktaları ile modelin tahmin ettiği değerler arasındaki hata kareleri toplamını minimuma indirerek en uygun doğrunun katsayılarını hesaplayan temel istatistiksel optimizasyon yöntemidir.
Rank Transformation
Bir veri setindeki ham puanların, değer büyüklüklerine göre sıralarındaki konumlarıyla (1., 2., 3. vb.) değiştirildiği bir veri dönüştürme sınıfıdır.
Sequence Effect
Denek-içi desenlerde, bağımsız değişken düzeylerinin sunum sırasına bağlı olarak katılımcı tepkilerinde ve ölçüm skorlarında ortaya çıkan sistematik hata varyansı.
Ordinal Variable
Olası değerleri mantıksal ve hiyerarşik bir sıralama düzenine sahip olan, ancak değerler arasındaki mesafenin eşit veya matematiksel olarak ölçülebilir olmadığını belirten kategorik veri türü.
Sequential Design
Veri toplama sürecinde önceden belirlenmiş ara analiz noktalarında sonuçların istenen örüntüyü sergilememesi ya da katılımcılar için risk/maliyet oluşturması durumunda çalışmanın erken sonlandırılmasına olanak tanıyan araştırma deseni.
Sequential Sampling
Araştırmacının evrenden belirli bir örneklem seçip veri analiz ettikten sonra yeterli bilgiye ulaşılıp ulaşılmadığına bağlı olarak süreci yinelediği olasılıksal olmayan bir örnekleme yöntemidir.
Ordinal Data
Değerlerin belirli bir büyüklük veya kalite sırasına göre dizildiği, ancak kategoriler arasındaki mesafenin eşit veya sayısal olarak ölçülebilir olmadığı kategorik istatistiksel veri türü.
Order Effect
Denek içi desenlerde, deneysel koşulların uygulanma sırasının katılımcıların tepkilerini etkileyerek sonuçları karıştırması durumu.
Sigma
İstatistikte bir veri listesinin toplamını ya da popülasyon standart sapmasını simgeleyen Yunan alfabesinin on sekizinci harfidir.
Sigmoid Curve
Psikolojide öğrenme ve test maddelerine tepki verme gibi birçok süreci tanımlayan, düşük başlayıp ivmelenen ve ardından bir asimptota yaklaşan S şeklindeki matematiksel eğridir.
Significance
Bir bulgunun, verinin veya olgunun anlamlılık, önem veya tesadüfle açıklanamama derecesi.
Symmetrical Distribution
Ortalama değerin her iki yanında yer alan frekansların birbirinin kusursuz birer ayna görüntüsü oluşturduğu olasılık ve veri dağılım biçimi.
Simpson’s Paradox
İki veya daha fazla ayrı veri setinde gözlenen trendlerin, bu veri setleri birleştirildiğinde tamamen tersine dönmesi olgusudur.
Circumplex
Çok sayıda değişken arasındaki benzerliklerin ve korelasyonların dairesel bir düzlemde görselleştirildiği geometrik modelleme biçimi.
Systematic Observation
Gözlemci yanlılığını ortadan kaldırmak ve güvenilir veri elde etmek amacıyla, davranışsal fenomenlerin önceden belirlenmiş katı kurallar ve kategoriler çerçevesinde nesnel olarak incelenmesi.
Systematic Error
Örneklemden elde edilen veri değerlerinin, popülasyon içindeki gerçek değerlerden sabit bir miktarda ve yönlü olarak sapma gösterdiği ölçüm hatası türüdür.
Unsystematic Variance
Bireylerin zaman içinde gösterdiği verilerin tesadüfi veya rastgele dalgalanmasıdır.
Systematic Sampling
Popülasyon üyelerinin bir listesinden, rastgele bir başlangıç noktası seçilerek belirli ve düzenli aralıklarla örnek birimlerin seçildiği olasılıklı örnekleme yöntemidir.
Systematic Replication
Orijinal bir araştırmanın bulgularını doğrulamak veya kapsamını genişletmek amacıyla, belirli yönleri kasıtlı olarak değiştirilerek (örneğin farklı örneklem, ortam veya ölçüm araçlarıyla) yeniden yürütülmesi sürecidir.
Scalar
Yalnızca büyüklüğe sahip olan, herhangi bir yön barındırmayan nicelik.
Scalogram
Guttman ölçeğinde elde edilen bireysel yanıt desenlerinin matris formatında görselleştirilmesini sağlayan istatistiksel bir grafik gösterimidir.
Left Censoring
Bir olay zamanı analizinde, çalışmadaki bazı katılımcıların hedeflenen olayı gözlem penceresi başlamadan önce zaten deneyimlemiş olmasından ötürü tam başlama zamanının bilinememesi durumu.
Solomon Four-group Design
Öntestin tedavi etkisi üzerindeki olası sapmalarını ve etkileşimlerini kontrol etmek amacıyla katılımcıların dört farklı gruba rastgele atandığı gelişmiş bir deneysel araştırma desenidir.
Consequent Variable
Birincil çıktı veya bağımlı değişken ile korelasyon gösteren ve değeri bu çıktı değişkeni tarafından öngörülen değişken.
Posttest
Bir müdahale, tedavi veya deneysel manipülasyon sonrasında, katılımcılarda meydana gelen değişimleri saptamak amacıyla gerçekleştirilen son ölçümdür.
Outcome Evaluation
Bir müdahale veya programın, önceden belirlenen hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını ve katılımcılar üzerindeki nihai etkisini sistematik olarak inceleme sürecidir.
Questionnaire
Katılımcıların belirli bir konudaki tutumlarını, davranışlarını, kişilik özelliklerini veya demografik niteliklerini ölçmek amacıyla yapılandırılmış soru ve yönergeler bütünü.
Social Statistics
Toplumsal meseleleri ve insan davranışlarını anlamak amacıyla nicel ölçüm sistemleri ile istatistiksel yöntemlerin sistematik olarak uygulanması.
Damped Regression
Regresyon katsayılarının varyansını düşürmek ve aşırı uyumu (overfitting) engellemek amacıyla küçültüldüğü bir düzenlileştirme yaklaşımıdır.
Verbal Factor
Faktör analizi sonucunda elde edilen ve bireylerin dilsel becerilerinin temelinde yatan gizil (latant) yeteneği temsil eden istatistiksel yapı.
Spearman’s G
Charles Spearman'ın iki faktörlü zeka kuramında, tüm zihinsel testlerde ortak olarak bulunan ve genel zeka düzeyini temsil eden temel faktör.
Spearman Correlation Coefficient
İki sırasal (ordinal) değişken arasındaki monotonik ilişkinin gücünü ve yönünü ölçen nonparametrik bir istatistiksel bağımlılık katsayısıdır.
Spearman’s S
Charles Spearman'ın iki faktörlü zeka kuramında, belirli bir zihinsel teste veya dar kapsamlı bir beceri alanına özgü olan özel yetenek faktörü.
Brown–spearman Formula / Spearman–brown Prophecy Formula
🔹 1. (Brown–Spearman formula): Bir psikolojik testin uzunluğu değiştirildiğinde (kısaltıldığında veya uzatıldığında) güvenirlik katsayısının nasıl değişeceğini kestirmeyi sağlayan istatistiksel düzeltme formülü. 🔹 2. (Spearman–Brown prophecy formula): Klasik test kuramında bir testin madde sayısındaki değişimlerin, testin güvenirlik katsayısı üzerindeki etkisini öngörmeyi sağlayan matematiksel formülasyondur.
Spline Function
Bağımsız ve bağımlı değişkenler arasındaki kesikli ilişkileri pürüzsüzleştiren ve farklı aralıklar için değişen eğimlere sahip parçalı polinomlardan oluşan matematiksel temsil.
SIQ
Sporcuların zihinsel imgeleme yeteneklerini ve becerilerini beş farklı alt boyutta değerlendiren standart psikometrik ölçektir.
Directory Of Psychological Tests İn The Sport And Exercise Sciences
Spor ve egzersiz psikolojisi alanında kullanılan ölçek, anket ve envanterlerin kökenini, amacını, güvenirlik ve geçerlik değerlerini derleyen kapsamlı akademik başvuru kaynağıdır.
Standardization
Psikolojik testlerin uygulama, yönerge ve puanlama süreçlerinde birlik sağlayarak normların oluşturulması ve ham puanların karşılaştırılabilir standart skorlara dönüştürülmesi işlemi.
Standardization Group
Bir psikolojik test veya ölçüm aracının güvenilir normlarını oluşturmak amacıyla, temsil ettiği popülasyonun demografik ve istatistiksel özelliklerini birebir yansıtacak şekilde seçilen referans örneklem grubu.
SE / Standard Error
🔹 1. (SE): Bir örneklem istatistiğinin (örneğin ortalamanın) örnekleme dağılımının standart sapması olup, tahminin örnekleme hatası derecesini gösterir. 🔹 2. (standard error): Bir örneklem istatistiğinin (örneğin örneklem ortalamasının), anakütle parametresinden rastgele örnekleme dalgalanmaları nedeniyle ne kadar sapabileceğini gösteren istatistiksel ölçüttür.
Standardized Score
Ham bir puanın aritmetik ortalamadan çıkarılması ve standart sapmaya bölünmesi suretiyle elde edilen, farklı ölçüm birimlerinin birbiriyle kıyaslanabilmesini sağlayan dönüştürülmüş değer.
Standardized Test
Geçerlik ve güvenirlik çalışmaları ampirik olarak tamamlanmış, uygulama, puanlama ve yorumlama prosedürleri önceden belirlenmiş standart koşullarda gerçekleştirilen psikometrik değerlendirme aracı.
Standardized Coefficient
Farklı ölçeklere sahip değişkenlerin birimlerinden arındırılarak doğrudan karşılaştırılabilir hale getirilmesiyle elde edilen istatistiksel indeks.
Stanford Achievement Test
Okuma, matematik, dil, fen ve sosyal bilimler gibi temel akademik alanlardaki bireysel öğrenci ilerlemesini ve üst düzey düşünme becerilerini ölçmek için tasarlanmış standartlaştırılmış bir başarı değerlendirme aracıdır.
Stanine
Test puanlarını 1 ile 9 arasında, 5 ortalama ve 2 standart sapma ile ölçeklendiren standartlaştırılmış bir puanlama yöntemidir.
Stochastic İndependence
İki veya daha fazla sistem ya da sürecin istatistiksel olarak birbiriyle ilişkisiz olması ve birinin diğerine hiçbir şekilde bağımlı olmaması durumu.
Stochastic Process
Herhangi bir olayın olasılık örüntüsünün geçmiş olaylardan bağımsız olduğu ve gelecekteki durumların kesinlikle değil, olasılık dağılımlarıyla tanımlandığı rastgele süreç.
Strata
Popülasyonun veya veri setinin belirli özelliklere göre bölünmüş alt tabakalarını veya katmanlarını ifade eden istatistiksel ve metodolojik terim.
Studentization
Olası değerler dağılımı bilinmeyen bir parametreye dayanan bir istatistiği, örneklem verilerinden türetilebilen niceliklere dayanan bir forma dönüştüren prosedür.
Studentized Residual
Regresyon analizinde, gözlenen değer ile modelin tahmin ettiği değer arasındaki farkın (artığın) tahmini standart sapmaya bölünmesiyle elde edilen boyutsuz standartlaştırılmış istatistik.
Summative Evaluation
Bir eğitim programının, müfredatın veya projenin sonunda, kazanımların ve genel etkinliğin nihai düzeyde ölçülüp değerlendirilmesi.
Supernormal
Normatif dağılımın üst sınırını aşan, istatistiksel veya psikometrik olarak ortalama aralığın çok ötesinde yer alan bireyleri veya özellikleri ifade eden sıfat.
Continuous
Belirli bir aralıkta sonsuz sayıda olası sayısal değeri alabilen bir değişkeni, puanı veya dağılımı tanımlayan istatistiksel sıfat.
Continuous Variable
Teorik olarak belirli bir aralıkta sonsuz sayıda olası değer alabilen sayısal bir değişkendir.
Continuous Rating Scale
Kategorik ayrımlar yerine, ölçülen özelliğin kesintisiz bir doğru veya hat üzerinde konumlandırılmasına olanak tanıyan psikometrik araç.
Constant Comparative Analysis
Nitel verilerin toplanırken eş zamanlı olarak kodlandığı, kategorize edildiği ve yeni veriler ışığında sürekli olarak yeniden kıyaslandığı tümevarımsal bir veri analizi prosedürü.
Continuous Spectrum
Fiziksel veya psikolojik değişkenlerin aralarında keskin kategorik sınırlar olmaksızın, akışkan bir derecelenme içinde dağılım gösterdiği eksen.
Timed Test
Katılımcının yanıt verme hızının nihai puana doğrudan etki ettiği her türlü ölçme ve değerlendirme aracıdır.
Supersaturated Design
Tek bir bağımlı değişkeni etkileyen onlarca bağımsız değişkenin eş zamanlı olarak incelendiği, deneme sayısından daha fazla faktörün test edildiği bir faktöriyel deney tasarımı türüdür.
Chance Difference
İki örneklem grubu arasında, araştırmacının müdahalesinden bağımsız olarak, tamamen örnekleme sürecindeki tesadüfi değişkenlikten kaynaklanan fark.
Capitalization On Chance
Veri setindeki tesadüfi dalgalanmaların ve örneklem hatasının sistematik birer bulguymuş gibi yorumlanması ve istatistiksel sonuçların bu rastlantısallık üzerinden manipüle edilerek raporlanması.
T Distribution
Özellikle küçük örneklem boyutlarında ve popülasyon varyansı bilinmediğinde, popülasyon ortalamalarına ilişkin hipotez testlerinde kullanılan teorik olasılık dağılımıdır.
T Ratio
İki grubun ortalamaları arasındaki farkın, bu farkın standart hatasına oranını veren ve örneklem verilerinden hesaplanan test istatistiği.
T Score
Ortalaması 50, standart sapması 10 olan doğrusal dönüştürülmüş standart puan dağılımıdır.
T Test
Sıfır hipotezinin doğru olduğu varsayımı altında test istatistiğinin t dağılımını izlediği, iki grup arasındaki ortalama farklarının istatistiksel anlamlılığını değerlendiren parametrik bir hipotez testidir.
Stratum
Bir yapıyı oluşturan birbirine paralel katmanlardan her biri veya toplumsal, istatistiksel bir popülasyondaki alt küme ve tabakalaşma birimi.
Stratification
Verilerin, bireylerin veya toplumsal yapıların belirli özelliklerine göre homojen alt gruplara veya katmanlara ayrılması süreci.
Stratified Sampling
Heterojen bir anakütlenin, araştırmanın konusunu etkileyebilecek ortak özelliklere sahip homojen alt gruplara (tabakalara) ayrılarak her gruptan oransal veya eşit miktarda örnek seçilmesini sağlayan olasılıklı örnekleme yöntemidir.
Floor Effect
Ölçüm aracının alt sınırının yetersiz kalması nedeniyle katılımcıların çoğunun en düşük puanı alması ve düşük performans sergileyen bireylerin birbirinden ayırt edilememesi durumu.
Correction For Guessing
Çoktan seçmeli testlerde şans başarısının (atarak tutturma) puanı yukarı çekmesini engellemek ve gerçek bilgi düzeyini ölçmek amacıyla kullanılan istatistiksel puanlama formülü.
Demand Characteristics
Bir deney veya araştırma sürecinde, katılımcıların araştırmacının beklentilerini veya çalışmanın amacını tahmin ederek kendi davranışlarını buna göre istem dışı değiştirmesine yol açan ipuçları.
Complete Block Design
Araştırma katılımcılarının, incelenen ana değişkenin dışındaki belirli ortak özelliklerine (örneğin yaş) göre homojen alt gruplara (bloklara) ayrıldığı ve her bir blok içindeki bireylerin tüm deneysel koşullara rastgele atandığı deneysel tasarım.
Complete Counterbalancing
Deneysel çalışmalarda olası tüm tedavi veya koşul sıralamalarının katılımcı alt gruplarına en az bir kez atanmasını sağlayan kontrol prosedürüdür.
Complete-case Analysis
Veri setindeki herhangi bir değişkende eksik verisi (missing data) bulunan gözlemlerin analiz dışı bırakılması ve yalnızca tüm değişkenler için tam veriye sahip vakalarla çalışılması yöntemi.
Complete Factorial Design
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin her bir düzeyinin diğer bağımsız değişkenlerin tüm düzeyleriyle olası tüm kombinasyonlarının deneye dahil edildiği deneysel araştırma modelidir.
Exact Test
Boş hipotezin doğru olduğu varsayımıyla, elde edilen sonuç kadar veya daha uç sonuçların olasılığının yaklaşımlarla değil kesin olarak hesaplandığı istatistiksel test türü.
Definitional Formula
Bir istatistiksel kavramın teorik özünü ve mantıksal temelini doğrudan yansıtan, pratik işlem kolaylığından ziyade kavramsal anlamı görünür kılan matematiksel ifade.
Definitional Validity
Bir araştırmacının kullandığı yöntem veya yaklaşımların, araştırmanın (açık veya örtük olarak) iddia ettiği önem ve anlam ile tutarlılık derecesi.
Diagnostic Educational Tests
Bireylerin akademik açıklarını, eksikliklerini ve öğrenme güçlüklerini tespit edip ölçmek amacıyla geliştirilmiş standardize edilmiş psikometrik araçlardır.
Screening Experiment
Çok sayıda faktörün incelenen sonuçla olan ilişkisini saptamak ve zayıf ilişkili olanları elemek amacıyla yürütülen öncül araştırma.
Screening Sample
Araştırma evreninden belirli bir niteliğe sahip alt grubu tespit etmek amacıyla ön sorulardan geçirilerek oluşturulan geniş katılımcı grubu.
History Effect
Bir deney veya araştırma sürecinde, bağımsız değişkenin manipülasyonu dışında, zaman içinde meydana gelen dışsal olayların bağımlı değişkeni istem dışı etkilemesi durumu.
Historical Control Group
Mevcut müdahale grubunun verileriyle karşılaştırma yapmak amacıyla, geçmişte toplanmış verilere dayanarak oluşturulan kontrol grubudur.
Historical Prospective Study
Geçmişte toplanmış boylamsal verileri kullanarak bir bozukluğun insidansını ve risk faktörleriyle ilişkisini zamansal bir eksende inceleyen araştırma tasarımı.
Carryover Effect
Araştırma katılımcılarının önceki deneysel koşullarda edindikleri deneyim veya durumların, sonraki koşullardaki performanslarını veya ölçüm sonuçlarını istem dışı etkilemesi durumu.
Ceiling Effect
Ölçüm aracındaki maddelerin veya görevin yetersiz kalması nedeniyle katılımcıların çoğunun ölçeğin üst sınırına yakın puanlar alması ve varyansın ortadan kalkması durumu.
Ceiling Age
Standartlaştırılmış bir zeka veya gelişim testinde, katılımcının tüm maddeleri yanlış yanıtladığı en düşük zihinsel yaş seviyesidir.
Diffusion Of Treatments
Araştırma katılımcılarının, daha etkili olduğuna inandıkları için kendilerine atanan müdahale yerine başka bir müdahaleyi benimsemesi durumu.
Unidimensionality
Bir ölçek, test veya veri setinin yalnızca tek bir gizli yapıyı, özelliği veya niteliği ölçme derecesidir.
Univariate Analysis
Yalnızca tek bir ilgi değişkeni üzerindeki verilerin incelenmesini ve istatistiksel olarak özetlenmesini içeren yöntem.
Univariate Distribution
Tek bir rastgele değişkenin gözlenen veya beklenen frekanslarına göre aldığı değerlerin olasılıksal yayılımı.
One-group Pretest–posttest Design
Tek bir katılımcı grubunun bağımlı değişken açısından müdahale öncesi ve sonrasında ölçüldüğü, ancak kontrol grubunun bulunmadığı zayıf bir araştırma desenidir.
Single-group Validity
Bir ölçme aracının belirli bir demografik veya kültürel grup için geçerli bir yordayıcı olmas٠ine rağmen, başka bir grup için herhangi bir geçerlilik kanıtı sunmaması durumu.
Unipolar Rating Scale
Tek bir niteliğin veya özelliğin varlık derecesini, sıfırdan veya yokluk durumundan başlayarak tek bir yönde artıran basamaklarla değerlendiren psikometrik araç.
Unimodal Distribution
Veri setinde yalnızca tek bir tepe noktasının veya modun bulunduğu, değerlerin bu merkezi nokta etrafında simetrik veya asimetrik olarak azalıp çoğaldığı olasılık dağılımıdır.
One-shot Case Study
Tek bir grubun, belirli bir müdahale veya olay sonrasında yalnızca bir kez gözlemlendiği, kontrol grubu içermeyen zayıf bir deneysel desen türüdür.
One-way Design
Bağımlı değişken üzerindeki etkisini gözlemlemek amacıyla tek bir bağımsız değişkenin manipüle edildiği temel deneysel araştırma deseni.
Odd–even Reliability
Bir testin maddelerinin tek ve çift numaralılar olarak iki yarıya bölünmesi ve bu iki yarıdan elde edilen puanlar arasındaki korelasyonun hesaplanmasıyla yürütülen iç tutarlılık yöntemi.
Repeated Factor
Tek bir araştırma katılımcısından birden fazla zaman diliminde veya koşulda ölçüm alınan bağımsız değişken.
Repeatability
Aynı araştırma koşullarının, yönergelerin ve ölçüm araçlarının birebir kopyalandığı tekrarlanan çalışmalarda benzer sonuçların elde edilme derecesidir.
Repeated Contrast
Denek içi varyans analizinde, bağımsız değişkenin ardışık düzeyleri arasındaki ortalamaların birbiriyle veya belirli bir referans noktasıyla karşılaştırılmasını sağlayan istatistiksel sınama yöntemi.
Basic-skills Testing
Bireylerin okuma, yazma ve aritmetik gibi temel akademik ve işlevsel görevleri yerine getirme ile anlama kapasitesini ölçen standartlaştırılmış değerlendirme.
Principal Components Analysis (PCA)
Çok sayıda gözlenen değişkeni, aralarındaki varyansı koruyarak daha az sayıda ilişkisiz doğrusal bileşene indirgeyen çok değişkenli istatistiksel veri indirgeme yaklaşımı.
Principal Components Regression
Temel bileşenler analiziyle elde edilen bir araya getirilmiş, aralarında korelasyon olmayan yeni değişkenleri öngörücü olarak kullanan bir regresyon modelleme yöntemidir.
Principal-axis Factor Analysis
Keşfedici faktör analizinde, ortaklık (communality) tahminleri için değişkenler arası çoklu belirlenme katsayılarının başlangıç değeri olarak kullanıldığı bir faktör çıkarma yöntemidir.
Principal Factor Analysis
Bir dizi değişken arasındaki gizli boyutları, ölçüm hatalarını ve ortak varyansı hesaba katarak belirlemeye yarayan istatistiksel yaklaşım.
Basal Age
Standardize edilmiş bir zeka testinde, katılımcının tüm maddelerini hatasız olarak yanıtlayabildiği en yüksek zihinsel yaş düzeyidir.
Representativeness
Bir örneklemin, çekildiği ana kütlenin temel özelliklerini ve oranlarını ne ölçüde doğru yansıttığının derecesidir.
Representative Design
Laboratuvar dışındaki süreçleri, değişkenleri ve bağlamları kapsayarak araştırma sonuçlarının gerçek dünyaya genellenebilirliğini artıran deneysel tasarım yaklaşımı.
Representative Sampling
Daha büyük bir anakütlenin özelliklerini, önyargısız ve dengeli bir biçimde yansıtan örneklem birimlerinin seçilmesi süreci.
Theoretical Distribution
Gerçek dünya verilerinden bağımsız olarak, mantıksal ve matematiksel ilkeler ile varsayımlar temelinde türetilen olasılık dağılımı.
Theoretical Statistics
Olasılık kuramı, çıkarsama yöntemleri ve model oluşturma süreçlerini matematiksel ve soyut bir perspektifle inceleyen istatistik alt dalıdır.
Theoretical Sampling
Nitel araştırmalarda, geliştirilmekte olan bir teorik çerçevenin gerekliliklerine göre yeni veri kaynaklarının, olayların veya durumların kasıtlı olarak seçilmesi süreci.
Theoretical Construct
Doğrudan gözlemlenemeyen ancak gözlenen verilerden yola çıkarak çıkarım yapılan ve açık davranışların altında yattığı varsayılan açıklayıcı kavram.
Response Scale
Bir katılımcının anket veya test maddelerine verdiği yanıtı sayısal ya da kategorik olarak ifade etmesini sağlayan derecelendirme araçlarının genel adı.
Preferential Matching
Bir duyusal dışı algı (ESP) serbest yanıt testinde, bir hakemin katılımcının tahminleri ile olası hedefler arasındaki benzerliği değerlendirmek için kullandığı derecelendirme yöntemi.
Preferential Effect
Parapsikoloji deneylerinde, katılımcıların aynı anomal yeteneği ölçmeyi amaçlayan farklı hedef setleri veya test koşulları arasında, belirli bir gruba karşı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek doğruluk veya isabet sergilemesi durumu.
Terman–mcnemar Test Of Mental Ability
7. ila 12. sınıflar arasındaki öğrenciler için geliştirilmiş, yedi farklı sözel alt testten oluşan erken dönem bir grup zeka testidir.
Reverse Counterbalancing
Araştırma katılımcılarının yarısına uyaranların belirli bir sırada (A-B-C), diğer yarısına ise tam tersi sırada (C-B-A) verilerek sıra etkilerinin kontrol altına alındığı deneysel kontrol prosedürü.
Reverse Causality
Neden ile sonucun birbirine karıştırılması hatası; bir olgunun sebep olarak görüldüğü durumun aslında o olgunun sonucu olması durumu.
Test
Bir bireyin bilgi, beceri, yetenek veya psikolojik özelliklerini ölçmek ya da bir hipotezin geçerliliğini istatistiksel olarak sınamak amacıyla kullanılan standardize edilmiş prosedür veya yöntem.
Test Analysis
Bir psikolojik veya eğitsel testin psikometrik özelliklerinin, madde kalitesinin ve genel bütünlüğünün detaylı istatistiksel değerlendirmesidir.
Testwise Error Rate
Çoklu karşılaştırmalar içeren bir test sürecinde, belirli tekil bir karşılaştırmada Tip I hatası (yanlış pozitif) yapma olasılığı.
Testwise
Ölçülmek istenen psikolojik veya akademik yapıyla doğrudan ilişkili olmayan; ancak sınav formatına, çeldiricilere ve ipuçlarına hakimiyet sayesinde test puanını yapay olarak yükselten becerilere sahip olma durumu.
Test Sensitization
Bir sınıflandırma testinin, belirli kategorilerdeki katılımcıları en yüksek doğrulukla tespit edebilmesi için optimize edilerek tasarlanması süreci.
Testability
Bir hipotezin veya teorinin ampirik gözlem ve deneyler yoluyla değerlendirilme, doğrulanma veya yanlışlanabilme derecesi.
Test Statistic
İstatistiksel hipotez testlerinde, örneklem verilerinden türetilen ve sıfır hipotezinin reddedilip reddedilmeyeceğine karar vermeyi sağlayan sayısal değerdir.
Test Cutoff
Bir psikolojik değerlendirmede veya sınavda, önceden belirlenmiş performans standardını ya da durdurma kriterini temsil eden eşik değer.
Test Norm
Geniş ve temsil edici bir standartlaştırma grubunun performans verilerinden türetilen, bireysel test puanlarının anlamlandırılmasını sağlayan referans standart.
Test Theory
Test puanlarının yorumlanmasını ve kullanımını biçimlendiren, temel odağında güvenirlik kavramı ile ölçüm modellerinin yer aldığı teorik çerçevedir.
Test Bias
Bir psikometrik ölçüm aracının skorlarının, belirli alt grup üyelerinin (örn. etnik azınlıklar veya belirli cinsiyetler) gerçek performansını sistematik olarak eksik veya fazla tahmin etme eğilimi.
Retest Reliability
Bir ölçüm aracının, aynı örnekleme zaman aralığı bırakılarak iki kez uygulanması sonucunda elde edilen puanlar arasındaki kararlılık ve tutarlılık düzeyini gösteren korelasyon katsayısı.
Test–retest Correlation
Aynı ölçüm aracının farklı zamanlarda aynı örnekleme iki kez uygulanmasıyla elde edilen puanlar arasındaki ilişki derecesidir.
Tetrachoric Correlation Coefficient
Her ikisi de yapay olarak ikiye bölünmüş (dikotomize edilmiş) sürekli değişkenler arasındaki ilişki derecesini hesaplayan istatistiksel bir indekstir.
Thurstone Attitude Scales
Bir tutum nesnesine yönelik olumlu veya olumsuz dereceleri yansıtan ifadelerin, uzman hakemlerin değerlendirmeleriyle eşit aralıklı olarak seçildiği doğrudan tutum ölçüm yöntemi.
Type I Error
Sıfır hipotezi gerçekte doğru iken, onu hatalı bir şekilde reddederek var olmayan bir etkiyi veya ilişkiyi var gibi kabul etme istatistiksel yanılgısı.
Alpha Error
Sıfır hipotezi ($\mathcal{H}_0$) aslında doğru iken, onu reddederek gerçekte var olmayan bir etkiyi veya farkı varmış gibi kabul etme istatistiksel yanılgısı.
Beta Error / Type II Error
🔹 1. (beta error): Sıfır hipotezinin (H0) aslında yanlış olmasına rağmen reddedilememesi durumu, yani gerçek bir etkiyi veya farkı istatistiksel olarak tespit edememe olasılığı. 🔹 2. (Type II error): Boş hipotezin gerçekte yanlış olmasına rağmen reddedilememesi durumu, yani istatistiksel olarak yalancı negatif (false negative) karara varılması.
Tobit Analysis
Bağımlı değişkenin belirli bir eşik değerin altında veya üstünde yığılma gösterdiği, sansürlenmiş (censored) verileri incelemek için kullanılan sınırlı bağımlı değişken regresyon modelidir.
Tolerance İnterval
Bir popülasyonun belirli bir oranını, önceden belirlenmiş bir olasılık veya güven düzeyiyle kapsayan değerler aralığıdır.
Tolerance Limit
Bir popülasyonun belirli bir oranını, önceden belirlenmiş bir güven düzeyiyle kapsayan tolerans aralığının üst veya alt sınır değeri.
Total Effect
Bağımsız bir değişkenin bağımlı değişken üzerinde, aracı değişkenler (mediator) vasıtasıyla oluşan dolaylı etkiler de dahil olmak üzere yarattığı eksiksiz değişim miktarı.
Total Sum Of Squares / TSS
🔹 1. (total sum of squares): Varyans analizi ve regresyon modellerinde, bir veri setindeki gözlemlerin genel ortalamadan olan sapmalarının karelerinin toplamını ifade eden temel istatistiksel ölçüttür. 🔹 2. (TSS): Bir veri setindeki tüm gözlem değerlerinin genel ortalamadan sapmalarının karelerinin toplamını ifade eden temel istatistiksel varyans ölçütü.
Total Degrees Of Freedom
Bir veri setindeki toplam gözlem sayısından bir çıkarılmasıyla elde edilen ve örneklem istatistiklerinin hesaplanmasında kısıtlanmamış bağımsız varyasyon miktarını belirten istatistiksel parametre.
Total Variance
Varyans analizi ve regresyon modellerinde, örneklemdeki toplam değişkenliği temsil eden; deneysel uygulamanın veya yordayıcıların yarattığı gerçek varyans ile hata varyansının toplamı.
Additive
Değişkenlerin veya etkenlerin etkilerinin birbirine eklenerek bir toplam oluşturduğu matematiksel ve istatistiksel durumu ifade eden nitelik.
Summated Rating Scale
Aynı yapıyı veya değişkeni ölçen bir dizi ifadeden oluşan, katılımcıların bu ifadelere katılım derecelerini belirttikleri ve nihayetinde puanların toplanarak genel bir skor elde edildiği psikometrik değerlendirme aracıdır.
Additive Effect
İki veya daha fazla bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki ortak etkisinin, her birinin ayrı ayrı yarattığı etkilerin matematiksel toplamına eşit olması durumu.
Additive Model
Bir bağımlı değişken ile bir dizi yordayıcı değişken arasındaki ilişkiyi, her bir yordayıcının etkisinin diğerlerinin düzeylerinden bağımsız ve toplamsal olduğunu varsayarak açıklayan istatistiksel model.
Additive Scale
Tüm aralık veya noktaların eşit mesafelerle dağıtıldığı, böylece birimlerin doğrudan toplanmasıyla anlamlı ve matematiksel olarak yorumlanabilir bir skor elde edilmesini sağlayan ölçüm aracıdır.
Aggregate Data
Bireysel düzeydeki gözlem veya puanların bir özet istatistik kullanılarak birleştirilmesiyle elde edilen yüksek düzeyli veri.
Treatment Variable
Bir araştırma projesinde, bağımlı değişken üzerindeki etkisi incelenen bağımsız değişken.
Trend Analysis
Bir veri setindeki değişkenler arasında zamanla veya bağımsız değişkenin düzeylerindeki değişimlerle ortaya çıkan sistematik kalıpları ve eğilimleri ortaya çıkarmak için kullanılan istatistiksel teknikler bütünü.
Detrending
Zaman serisi verilerinden uzun vadeli yönelimleri veya sistematik artış/azalış eğilimlerini matematiksel olarak çıkararak, alttaki diğer örüntülerin ve döngüsel hareketlerin görünür kılınması işlemi.
Trend Study
Belirli bir popülasyondan zaman içinde periyodik aralıklarla farklı örneklemler çekilerek verilerin toplandığı ve uzun vadeli sistematik değişim eğilimlerinin incelendiği boylamsal araştırma tasarımı.
Triangulation
Bilimsel araştırmalarda bir hipotezi veya bulguyu birden fazla bağımsız kaynak, yöntem ya da araştırmacı kullanarak doğrulama ve geçerlik kazandırma süreci.
True Experiment
Katılımcıların deney ve kontrol gruplarına rastgele atandığı ve bağımsız değişkenin araştırmacı tarafından doğrudan manipüle edildiği altın standart araştırma tasarımı.
Tukey–kramer Procedure
Tukey'in dürüst önemli fark testinin (HSD), örneklem boyutlarının eşit olmadığı durumlara uyarlanmış istatistiksel bir uzantısıdır.
Consistent Estimator
Örneklem büyüklüğü arttıkça, hesaplanan değerin evrendeki gerçek parametreye olasılık dahilinde yaklaşmasını sağlayan istatistiksel tahmin kuralıdır.
Consistency Check
Verilerin doğruluğunu, mantıksal tutarlılığını ve hesaplama süreçlerinin hatasızlığını teyit etmek amacıyla deneysel veya istatistiksel prosedürlere entegre edilen denetim yöntemidir.
Discrepancy Evaluation
Değerlendirme araştırmalarında, bir programın uyum içinde olması beklenen iki veya daha fazla unsuru ya da değişkeni arasındaki farkların tespiti süreci.
All-possible-subsets Regression
Sonuç değişkenini yordamak amacıyla, sonlu bir yordayıcı havuzundan oluşturulabilecek tüm olası alt küme denklemlerinin hesaplandığı ve en uygun modelin Akaike Bilgi Kriteri gibi ölçütlerle seçildiği bir regresyon yöntemidir.
Derivation Sample
Çok değişkenli istatistiksel modellerin, kestirim denklemlerinin veya psikometrik test normlarının ilk kez geliştirildiği ve parametrelerin tahmin edildiği ana veri kümesidir.
U-shaped Distribution
Frekans dağılımının bir grafik üzerinde U harfine benzer şekilde, uç noktalarda maksimum sıklıklar ve orta aralıkta minimum değerler gösterdiği istatistiksel form.
End-aversion Bias
Bireylerin Likert tipi veya derecelendirme ölçeklerinde aşırı uçlardaki seçenekleri kullanmaktan kaçınarak, yanıtlarını ölçeğin ortasına veya nötre yakın konumlara yığma eğilimi.
National Science Foundation (NSF)
Amerika Birleşik Devletleri'nde bilim ve mühendisliğin tüm temel alanlarında araştırma ve eğitim faaliyetlerini finanse eden bağımsız federal devlet kurumudur.
National Academy Of Sciences (NAS)
Bilimsel ve mühendislik araştırmalarını ilerletmek ve bu bilgiyi kamusal yarar için yönlendirmek amacıyla kurulan, seçkin bilim insanlarından oluşan özel ve kâr amacı gütmeyen kuruluş.
National Assessment Of Educational Progress (NAEP)
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki öğrencilerin akademik başarı düzeylerini, öğretim deneyimlerini ve okul ortamlarını periyodik olarak, ulusal düzeyde temsil edici örneklem grupları üzerinden inceleyen kapsamlı bir standart test setidir.
UMP Test
Alternatif hipotezin belirli bir bölgesindeki tüm parametre değerleri için en yüksek istatistiksel güce sahip olan hipotez testidir.
Stimulus Sampling
Deneysel sonuçların genellenebilirliğini artırmak amacıyla, tek bir uyarıcı yerine bir kategoriyi temsil eden çok sayıda uyarıcının kullanılması prosedürü.
Goodness Of Fit
İstatistiksel bir modelin tahmin ettiği değerlerin, ampirik olarak gözlemlenen gerçek verilerle ne derece örtüştüğünü ölçen testlerin genel adı.
Convenience Sampling
Araştırmacının maliyet, zaman veya coğrafi yakınlık gibi kısıtlar nedeniyle evrenden rastgele veya sistematik seçim yapmaksızın, o an kolayca ulaşabildiği birimleri örnekleme dahil ettiği olasılıksız bir yöntemdir.
Acquiescent Response Set
Katılımcıların anket ve ölçek maddelerinin içeriğine bakmaksızın, sunulan ifadelere sürekli olarak 'katılıyorum' veya 'evet' şeklinde yanıt verme yönündeki sistematik eğilimi.
Fit İndex
Bir istatistik modelinin, toplanan ampirik verilerdeki varyans ve kovaryans örüntülerini ne derece doğru temsil ettiğini sayısal olarak quantify eden nicel ölçüm göstergesi.
Agreement Coefficient / Coefficient Of Concordance
🔹 1. (agreement coefficient): İki veya daha fazla gözlemcinin, değerlendiricinin ya da ölçüm aracının kategorik veya sürekli veriler üzerindeki değerlendirmelerinde şans faktöründen bağımsız olarak sağladıkları uzlaşı derecesini sayısal olarak ifade eden istatistiksel indeks. 🔹 2. (coefficient of concordance): Birden fazla gözlemcinin veya derecelendiricinin, bir dizi koşul veya nesneyi sıralama yaparken gösterdiği uzlaşı derecesini 0 ile 1 arasında sayısal olarak ifade eden istatistiksel indeks.
Lack Of Fit
Bir istatistiksel modelin tahmin ettiği değerler ile gözlenen ampirik veriler arasındaki sapma derecesidir.
Congruent Validity
Yeni geliştirilen bir ölçme aracının, aynı kavramı ölçmeyi amaçlayan halihazırda geçerliği kanıtlanmış diğer ölçüm araçlarıyla yüksek düzeyde korelasyon gösterme derecesidir.
Concurrent Validity
Bir ölçüm aracının, aynı zaman diliminde elde edilen ve halihazırda geçerliği kanıtlanmış başka bir ölçümle olan korelasyon derecesini ifade eden kriter geçerliği alt türü.
Dissimilarity Coefficient
İki nesne, değişken veya örneklem arasındaki farkı veya mesafeyi sayısal olarak quantify eden istatistiksel bir indeks.
Coefficient Of Agreement
Bir dizi değerlendiricinin, hakem neuesten veya ölçüm aracının bir olguyu kategorize ederken sergilediği uzlaşı derecesini sayısal olarak yansıtan istatistiksel indeks.
Distance Measure
Çok boyutlu uzayda yer alan iki veya daha fazla veri noktası, gözlem veya nesne arasındaki matematiksel ayrışma derecesini nicelleştiren sayısal metrik.
Method Of Agreement And Difference
John Stuart Mill tarafından ampirik bilimin temellerini atmak üzere formüle edilen ve bir olgunun hem gerekli hem de yeterli koşullarını eşzamanlı olarak tespit etmeyi amaçlayan mantıksal tümevarım yöntemidir.
Method Of Agreement
John Stuart Mill tarafından formüle edilen ve bir olgunun ortaya çıkmasında ortak olan tek koşulun o olgunun nedeni veya gerekli koşulu olduğunu savunan deneysel mantık kuralıdır.
Three-parameter Model
Madde tepki kuramında, bir bireyin test maddesine doğru yanıt verme olasılığını maddenin güçlüğü, ayırt ediciliği ve şans başarısı olmak üzere üç ayrı parametre üzerinden matematiksel olarak modelleyen psikometrik yaklaşımdır.
Three-way Design
Üç farklı bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki ayrı ayrı ana etkilerini ve ortak etkileşimlerini eş zamanlı olarak inceleyen deneysel araştırma tasarımı.
Three-way Analysis Of Variance
Üç bağımsız değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki ana etkilerini ve aralarındaki olası tüm ikili ile üçlü etkileşimleri eşzamanlı olarak inceleyen parametrik bir istatistiksel testtir.
Triangular Test
Klinik araştırmalarda katılımcı temini güç olduğunda kullanılan, önceden belirlenmiş bir istatistiksel güce ulaşıldığında sonlandırılabilen ardışık analiz testi.
Third-variable Problem
İki değişken arasında gözlenen istatistiksel korelasyonun, aralarında doğrudan bir nedensellik bağı olmasından ziyade, her ikisini de etkileyen gizli ve ölçülmemiş üçüncü bir değişkenden kaynaklanabilmesi durumu.
Exponent
Bir taban sayının kendisiyle kaç kez çarpılacağını gösteren ve tabanın sağ üst köşesine yazılan küçük sayı.
Higher Order Design
Birden fazla bağımsız değişkenin hem ayrı ayrı hem de ortak etkileşimsel sonuçlarını aynı anda değerlendiren karmaşık deneysel araştırma düzenidir.
Higher Order Construct
Bilgiyi organize etmek ve bireyin genel bilgi dağarcığına entegre etmek için kullanılan geniş kapsamlı ve tutarlı soyut kavram.
Upper Hinge
Bir veri dağılımında gözlemlerin dörtte birinin üstünde, dörtte üçünün ise altında yer aldığı değer; üçüncü çeyreğe (Q3) eşdeğer istatistiksel eşik.
Metaevaluation
Bir araştırma veya müdahale değerlendirme sürecinin kendisinin metodolojik kalitesini, geçerliğini ve kullanışlılığını sistematik olarak inceleme ve yargılama süreci.
Exponential Distribution
Tehlike oranının zamanla sabit kaldığı varsayıldığında, parametrik hayatta kalma analizinde kullanılan ve bağımsız olaylar arasındaki zaman aralıklarını modelleyen sürekli bir olasılık dağılımıdır.
Superior İntelligence
Popülasyonun yalnızca yüzde 15'lik kesimi tarafından temsil edilen ve standartlaştırılmış zeka ölçeklerinde 120 ve üzeri IQ puanına karşılık gelen genel zeka düzeyi.
Regress On
Belirli bir bağımlı değişkenin (y), bir veya daha fazla bağımsız değişken (x) tarafından ne ölçüde açıklanabileceğini veya öngörülebileceğini istatistiksel olarak modelleme işlemidir.
Varimax Rotation
Faktör analizi ve temel bileşenler analizinde, sonuçların yorumlanmasını kolaylaştırmak amacıyla faktör eksenlerinin dik açıyla döndürüldüğü ortogonal bir istatistiksel prosedürdür.
Analysis Of Variance (ANOVA) / ANOVA
🔹 1. (analysis of variance (ANOVA)): İki veya daha fazla bağımsız grubun bağımlı değişkene ait ortalama değerleri arasındaki istatistiksel olarak anlamlı farklılıkları test eden ve değişkenler arası ortak ile ana etkileri inceleyen parametrik bir yöntem. 🔹 2. (ANOVA): İki veya daha fazla bağımsız örneklemin ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan istatistiksel hipotez testleri ailesidir.
Proportion Of Variance İndex
Bağımlı değişkendeki değişkenliğin bağımsız değişkenler tarafından ne kadar açıklandığını nicel olarak betimleyen istatistiksel ölçüm ailesi.
Variance Estimate
Bir örneklem verisi kullanılarak ana kütle varyansını hesaplamak ve tahmin etmek amacıyla kullanılan istatistiksel indeks.
Partition
İstatistik ve ölçümde, bağımlı değişkende gözlenen toplam varyansın, kaynağına ve doğasına dayalı olarak bileşen elementlere ayrılması işlemi.
Homogeneity Of Variance
Bir araştırmada incelenen tüm gruplardaki puanların dağılım varyanslarının birbirine eşit veya istatistiksel olarak eşdeğer olması durumu.
Variant
Bir grup nesne veya olayın, temel özelliklerini korumakla birlikte belirli yönleriyle diğerlerinden farklılık gösteren biçimi.
Vector
Hem büyüklüğü hem de yönü olan matematiksel nesne; çok değişkenli analizde puan dizilimi veya tıp bağlamında hastalık etkeni taşıyan organizma.
Data
Araştırma sürecinde elde edilen, genellikle sayısallaştırılmış gözlem veya ölçüm bulgularının bütünü.
Disaggregation
Verilerin daha küçük alt kümelere veya gözlem setlerine bölünerek incelenmesi süreci.
Data Snooping
Bir veri setinde önceden belirlenmiş bir hipotez olmaksızın, istatistiksel anlamlılık bulana kadar rastgele ilişkileri ve post-hoc etkileri arama süreci.
Data Pooling
İki veya daha fazla çalışma ya da alt çalışmadan elde edilen istatistiksel bilgilerin, gruplar arası standart sapma veya varyansların ortalaması alınarak tek bir analiz girdisi haline getirilmesi süreci.
Data Reduction
Geniş bir ölçüm veya değişken setini, teorik olarak daha anlamlı, güvenilir ve yönetilebilir daha küçük bir biçime dönüştürme süreci.
Data Set
Tek bir bütünlük olarak değerlendirilen, birbirleriyle ilişkili bireysel gözlem, ölçüm veya değerler koleksiyonudur.
Data Mining
Büyük veri tabanlarındaki karmaşık gözlem ve ölçüm setlerinden otomatik bilgisayar algoritmaları aracılığıyla örüntü, korelasyon ve gizli düzenliliklerin keşfedilmesi sürecidir.
Data Point
Daha büyük bir veri kümesinden elde edilen ve iki ya da daha fazla değişkenin kesişimini temsil eden spesifik bilgi birimi.
İmputation
İstatistiksel analiz öncesinde veri setindeki eksik gözlem değerlerinin, çeşitli matematiksel ve model tabanlı yöntemlerle tahmin edilerek doldurulması işlemidir.
Data Types
Kişilik psikolojisinde ve faktör analizinde, bireylerden elde edilen bilgilerin toplandığı kaynağa göre sınıflandırıldığı temel veri kategorileri.
Data Collection
Araştırma veya pratik amaçlar doğrultusunda, hedeflenen değişkenler üzerine sistematik bir biçimde bilgi toplama ve ölçme süreci.
Database
Bilgilerin kolayca erişilebilir, işlenebilir ve analiz edilebilir bir formatta elektronik olarak depolandığı, yapılandırılmış büyük bilgi koleksiyonu.
Wald–wolfowitz Test
İki bağımsız örneklemin aynı popülasyondan gelip gelmediğini, verilerin sıralı dizilimindeki 'koşu' (run) sayısına bakarak inceleyen nonparametrik bir hipotez testidir.
WFPT
Bireylerin görsel estetik tercihlerini, karmaşıklık ve simetri algılarını ölçerek yaratıcı potansiyeli ve kişilik özelliklerini değerlendiren standart psikometrik araç.
Wilcoxon Signed-ranks Test
Tek bir örneklemin medyanının hipotez edilen bir değere eşit olup olmadığını veya iki bağımlı örneklem arasındaki farkların medyanının sıfır olup olmadığını test eden parametrik olmayan bir istatistiksel prosedür.
Wilcoxon–mann–whitney Test
Sıralama ölçeğindeki verilerin dağılım gösterdiği veya normallik varsayımının karşılanmadığı durumlarda, bağımsız iki örneklemin aynı popülasyondan gelip gelmediğini medyanları üzerinden inceleyen nonparametrik istatistiksel test.
Wilks’s Lambda
Çok değişkenli varyans analizinde (MANOVA), bağımsız değişkenlerin bir grup bağımlı değişken üzerindeki ortak etkisinin istatistiksel anlamlılığını test etmek için kullanılan temel bir olasılık oran istatistiği.
Winsorizing
Veri setindeki uç değerlerin tamamen atılmak yerine, belirli bir yüzdelik dilimdeki en yakın kabul edilebilir değerlerle değiştirilmesi işlemidir.
X Prime
Regresyon ve kestirim analizlerinde, belirli bir ilgi değişkeni olan x'in matematiksel modeller yoluyla elde edilen öngörülen veya beklenen değerini simgeleyen gösterim.
X-axis
İki boyutlu bir koordinat sisteminde bağımsız değişkenin veya yatay düzlemin konumunu gösteren yatay eksendir.
X-intercept
İki değişkenli doğrusal bir denklemde, y değişkeninin değeri sıfıra eşit olduğunda x değişkeninin aldığı değerdir.
X-coordinate
Bir grafik koordinat çiftinde (x, y) orijinden yatay düzlemde sağa veya sola olan mesafeyi belirten yatay değer.
Y-axis
İki boyutlu bir grafik üzerindeki dikey eksen; genellikle bağımlı değişkenin değerlerini temsil eder.
Y Prime
Regresyon analizinde, bağımlı değişken olan y'nin bağımsız değişken değerlerine dayanarak hesaplanan öngörülen veya beklenen değeridir.
Y-intercept
İki değişken arasındaki doğrusal bir ilişkide, x değişkeni sıfıra eşit olduğunda y değişkeninin aldığı değerdir.
Y-coordinate
Kartezyen koordinat sisteminde, orijinden itibaren dikey eksen (y-ekseni) boyunca yukarı veya aşağı yönlü mesafeyi belirten dikey değer.
Alienation Coefficient / Coefficient Of Alienation
🔹 1. (alienation coefficient): İki değişken arasındaki ilişkinin açıklanamayan varyans oranını gösteren ve Pearson korelasyon katsayısından türetilen istatistiksel bir ölçüttür. 🔹 2. (coefficient of alienation): İki değişken arasındaki açıklanamayan varyans miktarını ve bu değişkenler arasındaki ilişkinin yokluğunu gösteren sayısal indeks.
Capture–tag–recapture Sampling
Doğrudan sayımın imkansız olduğu durumlarda, bir popülasyonun toplam büyüklüğünü istatistiksel oranlar üzerinden tahmin etmek için kullanılan iki aşamalı bir örnekleme yöntemidir.
Convergent Validity
Bir test veya ölçüm aracının, kuramsal olarak ilişkili olması beklenen diğer ölçüm araçlarıyla güçlü bir korelasyon gösterme derecesidir.
Approximation
İstenen veya gerçek bir değere sayısal veya kavramsal olarak en yakın değeri elde etme süreci.
Dummy Variable
Regresyon analizinde nitel (kategorik) özellikleri temsil etmek amacıyla 1 ve 0 değerleri atanan sayısal gösterge değişkenidir.
Dummy Variable Coding
Kategorik değişkenleri regresyon modellerine dahil edebilmek amacıyla 0 ve 1 değerlerinden oluşan ikili sayısal gösterimlere dönüştürme yöntemi.
Pseudogroup
Araştırma katılımcılarının gerçekte bireysel olarak çalıştıkları halde, birlikte görev yaptıklarına inandırıldıkları deneysel manipülasyon grubu.
Posttest-only Control-group Design
Katılımcıların yalnızca deneysel müdahale sonrasında ölçüldüğü, seçkisiz atama sayesinde başlangıç eşdeğerliğine güvenilen temel deneysel araştırma tasarımı.
Response Effect
Ölçüm ölçeğinin veya uygulama bağlamının özelliklerinin, katılımcıların anket ya da mülakat sorularına verdikleri yanıtları sistematik olarak yönlendirmesi.
Response Rate
Belirli bir zaman aralığında gözlenen tepki sayısı veya bir araştırmaya davet edilen toplam örneklem içerisinden anketi ya da çalışmayı tamamlayan bireylerin yüzdesel oranı.
Nonresponse
Bir araştırmada katılımcıların bir veya daha fazla ankete, teste ya da ölçüm maddesine cevap vermemesi veya veri sağlamaması durumu.
Response Bias
Araştırma katılımcılarının uyarıcı koşullarından bağımsız olarak, belirli bir yanıt türünü diğerlerine kıyasla sürekli olarak tercih etme eğilimidir.
Bias
Bir nesne, fikir veya gruba yönelik sistematik olarak dengesiz bir eğilim; ölçüm, örneklem veya veri analizinde gerçeğin geriliminden sapma yaratan yönlü hata.
Misspecification
İstatistiki bir modelde değişken, faktör veya parametre sayısının ya da kombinasyonlarının hatalı belirlenmesiyle, modelin elde edilen verileri makul düzeyde temsil edememesi durumu.
Misclassification Cost
Bir durumun veya olgunun yanlış kategoriye ya da statüye atanmasından doğabilecek olası ekonomik, psikolojik veya yaşamsal kayıpların tahmini.
Unfalsifiable
Bir önermenin, hipotezin veya teorinin, deney veya gözlem yoluyla yanlışlığının kanıtlanamaması niteliğidir.
Biased Estimator
Örneklem verilerinden elde edilen ve ilgilenilen büyük popülasyondaki gerçek parametre değerini sistematik olarak olduğundan az veya çok tahmin eden istatistiksel değer.
Biased Statistic
Beklenen değeri, tahmin etmeye çalıştığı popülasyon parametresinin gerçek değerine eşit olmayan istatistiksel tahmin edicidir.
Unbiased
Taraf tutmayan, sistematik hatadan arınmış ve net hatası bulunmayan nesnel durum.
Unbiased Sampling
Daha büyük bir popülasyonu olası en az hata payıyla temsil eden ve evrendeki her bir bireye eşit ve bağımsız seçilme şansı tanıyan örneklem seçme süreci.
Unbiased Estimator
Örneklem verilerinden hesaplanan ve tekrarlanan örneklemelerde popülasyon parametresinin gerçek değerine eşit bir ortalama üreten istatistiksel tahmin edicidir.
Construct Validity
Bir ölçüm aracının, doğrudan gözlemlenemeyen soyut teorik bir yapıyı veya kavramı ne kadar doğru ve hatasız ölçtüğünü gösteren temel psikometrik yeterlilik derecesi.
Constructivist Learning Environment Survey (CLES)
Öğrenme ortamının yapılandırmacı epistemolojiye ne ölçüde uyduğunu değerlendiren ve öğrencilerin 5'li Likert tipi derecelendirme ile yanıtladığı 30 maddelik özbildirim aracıdır.
Structural Equation Modeling
Gözlemlenemeyen gizil değişkenler arasındaki karmaşık nedensel ve korelasyonel ilişkileri, bir dizi ölçüm ve yapısal denklemler aracılığıyla test etmeye yarayan kapsamlı bir çok değişkenli istatistiksel analiz yöntemidir.
SEM
Gözlenen değişkenler ile gizil (latent) değişkenler arasındaki karmaşık nedensel ilişkileri aynı anda test etmeye olanak tanıyan, çok değişkenli kapsamlı bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Structural Coefficient
Yapısal eşitlik modellemesinde, diğer tüm değişkenler sabit tutulduğunda, bir yordayıcı veya bağımsız değişkendeki bir birimlik değişimin bağımlı veya sonuç değişkeninde yaratması beklenen değişim miktarı.
Structural Zero
Mantıksal veya tanötesi imkansızlık nedeniyle bir veri matrisinde gerçekleşmesi kesinlikle imkansız olan hücre değerini ifade eder.
Judgment Sampling
Araştırmacının veya uzmanın, evreni temsil ettiğine dair kişisel kanaat ve öznel değerlendirmelerine dayanarak örneklem birimlerini seçtiği olasılıksal olmayan bir örnekleme yöntemidir.
Quasi-interval Scale
Sıralı seçenekler kullanan ancak tüm ölçek noktaları arasında eşit mesafeler barındırmayan derecelendirme ölçeğidir.
Quasi-independent Variable
Deneysel çalışmalarda araştırmacı tarafından rastgele atanamayan veya manipüle edilemeyen ancak istatistiksel modellerde bağımsız değişken gibi ele alınan bireysel nitelik veya özellik.
Quasi-experimental Design
Katılımcıların deney ve kontrol gruplarına rastgele (randomize) atanamadığı, pratik veya etik engeller nedeniyle mevcut gruplarla yürütülen araştırma modelidir.
Quasi-experimental Control Group
Yarı deneysel desenlerde, müdahalenin uygulanmadığı ancak araştırmaya dahil edilerek standart bakım, plasebo veya alternatif bir aktivite alan karşılaştırma grubudur.
Quasi-observation
Verilerin doğrudan hedeften ziyade ikincil kaynaklardan veya mekanik kayıt araçları aracılığıyla toplanması yöntemi.
Part Correlation
İki değişkenden yalnızca birinden üçüncü bir değişkenin etkisinin istatistiksel olarak arındırıldığı korelasyon türüdür.
Quasirandom
Tamamen rastgele olmamakla birlikte, deterministik bir kurala göre hesaplanmasına rağmen rastgelelik özellikleri sergileyen dizilim veya örneklem türü.
Quasi-experimental Research
Araştırmacının katılımcıları koşullara seçkisiz (randomize) olarak atayamadığı ve bağımsız değişken üzerinde tam kontrol sağlayamadığı araştırma türü.
Split-litter Design
Hayvan deneylerinde, genetik varyansı en aza indirmek amacıyla aynı batından (aynı doğumda doğan) yavruların deney ve kontrol gruplarına paylaştırılması yöntemi.
Competitive State Anxiety Inventory (CSAI)
Sporcuların yaklaşan bir müsabaka öncesi deneyimledikleri bilişsel kaygı, somatik kaygı ve öz-güven düzeylerini çok boyutlu olarak ölçen psikometrik bir öz-bildirim ölçeğidir.
Age Equivalent (aeq)
Gözlenen bir test puanının, standart bir popülasyonda o puanı ortalama olarak alan bireylerin kronolojik yaşı cinsinden ifadesi.
Age-equivalent Scale
Test puanlarını, bu puanların tipik olarak elde edildiği kronolojik yaşlar cinsinden ifade eden standartlaştırılmış bir puanlama sistemidir.
Age Calibration
Bir test puanının, aynı yaş grubundaki diğer test katılımcılarına göre anlamlandırılabilmesi için özel bir değere dönüştürülme süreci.
Age Ratio
Bir yetenek testinin yordama gücünü değerlendirmede kullanılan, bireyin testin ilk uygulamasındaki kronolojik yaşının sonraki uygulamasındaki yaşma bölünmesiyle elde edilen istatistiksel gösterge.
Age-grade Scaling
Bir psikolojik veya eğitim testinin standartlaştırılmasında, okul seviyesindeki kronolojik yaş açısından tipik olan çocuk örneklemine dayalı normların oluşturulması yöntemi.
Dispersion / Spread
🔹 1. (dispersion): Bir veri setindeki gözlem skorlarının merkezi bir eğilim ölçüsünden, özellikle aritmetik ortalamadan ne kadar uzaklaştığını ve ne kadar yayıldığını gösteren istatistiksel derece. 🔹 2. (spread): Veri setindeki gözlemlerin merkezi bir eğilim etrafında ne ölçüde dağıldığını veya yayıldığını gösteren istatistiksel ölçülerin genel adı.
Dispersion Measure
Bir veri setindeki gözlemlerin merkezi bir eğilim etrafında ne ölçüde yayıldığını veya saçıldığını sayısal olarak ifade eden istatistiksel indeks.
Publication Ethics
Bilimsel araştırma sonuçlarının akademik dergilerde raporlanması ve yayımlanması süreçlerine rehberlik eden ilke ve standartlar bütünü.
Publication Bias
Akademik dergilerde yayımlanan araştırma sonuçlarının, yayımlanmayanlara kıyasla sistematik olarak farklılık göstermesi ve özellikle istatistiksel açıdan anlamlı veya pozitif bulguları rapor eden çalışmaların basılma olasılığının daha yüksek olması durumu.
Resampling
Daha büyük bir veri setinden tekrar eden alt gruplar seçerek bu setin istatistiksel özelliklerini tahmin etmeye yarayan analitik bir yöntemdir.
Reparameterization
Bir modelin tam olarak tanımlanmasını sağlayan parametrelerin, analitik çözümlerdeki teknik zorlukları ortadan kaldırmak amacıyla yeniden tanımlanması süreci.
Reproducibility
Bir araştırmanın bulgularının, farklı bağımsız bir araştırmacı tarafından aynı yöntemler kullanılarak tekrarlandığında aynı sonuçları verme derecesi.
Local İndependence
Gizli değişkenli modellerde ve faktör analizinde, gözlenen değişkenler arasındaki tüm ortak varyansın temel gizli faktör tarafından açıklandığını ve hata terimleri arasında başka bir doğrudan ilişki bulunmadığını varsayan temel sayıltı.
Ability Level
Değerlendirilen bir özellik veya nitelik bağlamında katılımcının mutlak veya göreceli başarı ve performans derecesini gösteren indeks.
Ability Parameter
Madde tepki kuramında, bireyin bir görevdeki gizil kapasitesini veya doğru yanıt verme olasılığını temsil eden teorik değer.
ATI
Farklı özelliklere veya başlangıç yetenek düzeylerine sahip bireylerin, farklı müdahale veya öğretim yöntemlerine farklı düzeylerde tepki vermesi durumu.
Adequate Sample
Ana kütleyi, verilerin şans faktöründen etkilenme olasılığını en aza indirerek tatmin edici bir hassasiyetle temsil edecek büyüklüğe sahip örneklem.
İterated Bootstrapping
Gözlemlenen bir veri setinden elde edilen örneklemler üzerinde, kararlı bir parametre tahmini elde edilene kadar çok aşamalı yeniden örnekleme ve yeniden hesaplama döngülerinin uygulanması.
Density Curve
Sürekli bir rastgele değişkenin olasılık dağılımını grafiksel olarak temsil eden, toplam alanı her zaman bire eşit olan matematiksel eğridir.
Density Function
Sürekli bir rastgele değişkenin belirli bir değer aralığında gerçekleşme olasılığını tanımlayan matematiksel fonksiyon.
Null Finding
İstatistiksel hipotez testinde deneysel değişkenler arasında anlamlı bir ilişki veya fark bulunmadığını gösteren sonuç.
NH
İki veya daha fazla değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki veya fark olmadığını öne süren temel araştırma hipotezidir.
Path Analysis
Gözlenen değişkenler arasındaki eş zamanlı doğrusal ve nedensel ilişkiler ağını incelemek için kullanılan bir yapısal eşitlik modellemesi türüdür.
Path Diagram
Ölçülen veya gözlenen değişkenler arasındaki eşzamanlı doğrusal ilişkileri test etmek için kurulan hipotezleri görselleştiren şematik figür.
Predictive Research
Gelecekteki olayları veya davranışları öngörmek amacıyla, belirli bir zaman diliminde toplanan değişkenlerin daha sonraki bir zamandaki bir olguyu yordamak için incelendiği ampirik araştırma türü.
Predictive Efficiency
Belirli bir test veya model aracılığıyla yapılan doğru tahminlerin oranı ve regresyon denklemine eklenen yeni bağımsız değişkenlerin sağladığı açıklayıcı bilgi kazancı.
Predictive Value
Bir test veya ölçeğin, bireyleri karşılıklı dışlayıcı kategorilere veya durumlara ne kadar isabetle sınıflandırabildiğini ve elde edilen test sonucunun gerçek değeri yansıtma yüzdesini gösteren istatistiksel ölçüttür.
Predictive Validity
Bir test puanının, gelecekte ortaya çıkacak bir kriter değişkeni ne kadar doğru tahmin ettiğini gösteren ölçüt geçerliği türüdür.
Fatigue Effect
Uzun süren veya bilişsel olarak zorlayıcı araştırma görevlerinde, katılımcıların yorulması ya da sıkılması sonucunda performanslarında görülen düşüş.
Directional Hypothesis
Bağımsız değişkendeki değişimlerin bağımlı değişken üzerinde yaratacağı etkinin spesifik olarak artış ya da azalış yönünü önceden öngören istatistiksel ve bilimsel öngörü.
Directionality Problem
Korelasyonel araştırmalarda iki değişken arasında bir ilişki olduğunu bilinmesine rağmen, hangisinin neden hangisinin et olduğunun saptanamaması durumu.
Direction Circular
Açısal veya dairesel verilerde yönelim özelliklerini inceleyen istatistiksel ve geometrik yaklaşım.
Nondirectional Hypothesis
İki veya daha fazla grup arasında bir fark olacağını öngören ancak bu farkın hangi yönde (büyük ya da küçük) gerçekleşeceğini belirtmeyen istatistiksel hipotez.
Nondirectional Test
Bir deneysel hipotezde etkinin ya da ilişkinin beklenen yönünü (artış veya azalış) önceden belirtmeyen istatistiksel hipotez testidir.
Methodology
Belirli bir disiplin veya araştırmada kullanılan yöntemlerin, ilkelerin, kuralların ve akıl yürütme süreçlerinin incelenmesi ve sistematikleştirilmesidir.
Methodological Objectivism Versus Methodological Subjectivism
Psikolojik teorilerin değerlendirilmesinde, araştırma yöntemlerinin başkaları tarafından tekrarlanabilir ve doğrulanabilir olup olmadığını ele alan iki zıt epistemolojik konum.
Yule’s Q
İki ikili (dikotom) değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü ölçen, -1 ile +1 arasında değerler alan istatistiksel bir ilişki katsayısıdır.
Soft Psychology
Akademik psikolojinin ilke ve tekniklerini geliştirirken, değerlendirirken ve uygularken her zaman katı bilimsel yöntemler kullanmayan psikoloji alanları için genellikle aşağılayıcı bir bağlamda kullanılan terim.
Soft Data
Rastgele atama veya biçimsel örneklem gibi katı metodolojik titizlikten yoksun, genellikle anekdotlara veya nitel gözlemlere dayanan öznel bilgi.
Altitude Test
Bir bireyin belirli bir alandaki yetenek veya kapasitesini, ulaşabildiği performans düzeyi üzerinden hesaplamayı amaçlayan değerlendirme türü.
Rise
İki nokta arasında dikey eksen (y-ekseni) boyunca kaydedilen mesafe veya değişim miktarı.
Z Test
Popülasyon standart sapmasının bilindiği veya örneklem boyutunun 30'dan büyük olduğu durumlarda, iki grup ortalaması arasındaki farkın şans eseri olup olmadığını değerlendiren istatistiksel hipotez testi.
Z Score
Ham bir veri değerinin, ortalamadan kaç standart sapma uzakta olduğunu gösteren ve farklı dağılımların doğrudan karşılaştırılmasını sağlayan standartlaştırılmış puan.
Z-score Transformation
Ham verileri, orijinal ölçüm birimlerinden bağımsız olarak standartlaştırılmış boyutsuz miktarlara dönüştüren istatistiksel bir işlemdir.
Time Series
Tek bir özniteliğin, değişkenin veya yapıölçümünün zaman içinde ardışık olarak ve düzenli aralıklarla elde edilen ölçümler dizisi.
Time-series Analysis
Tek bir değişkenin ardışık zaman aralıklarında tekrar eden ölçümlerle kaydedilen değişimlerini inceleyen ve geleceğe yönelik öngörüler sunan istatistiksel bir yöntemdir.
Time-series Design
Bireylerin veya toplulukların belirli bir zaman aralığında defalarca gözlemlenmesini ve ölçülmesini sağlayan yarı deneysel araştırma tasarımı.
Time-lag Design
Aynı kronolojik yaştaki farklı kohortların (kuşakların) farklı zaman dilimlerinde değerlendirildiği yarı deneysel bir araştırma desenidir.
Time–location Sampling
Evsizler veya göçmen işçiler gibi ulaşılması zor popülasyonların, belirli mekanlarda ve belirli zaman aralıklarında sistematik olarak örneklenmesini sağlayan iki aşamalı bir olasılıklı örnekleme yöntemidir.
Temporal Validity
Bir araştırmanın bulgularının farklı zaman dilimlerine ve dönemlere ne ölçüde genellenebileceğini gösteren dışsal geçerlilik türüdür.
Temporal Precedence
İki değişken arasında nedensellik bağı kurabilmek için, neden olan değişkenin sonuçlanan değişkenden kronolojik olarak önce gerçekleşmiş olması gerektiğini belirten metodolojik zorunluluk.
Temporal Consistency
Aynı testin veya ölçüm aracının, aynı örnekleme iki farklı zamanda uygulandığında elde edilen ölçümler arasındaki korelasyonu ifade eden psikometrik bir güvenirlik göstergesidir.
Correction For Attenuation
İki değişken arasındaki korelasyonun, ölçüm hataları nedeniyle olduğundan düşük görünmesini (zayıflamasını) engellemek amacıyla istatistiksel olarak yapılan düzeltme işlemidir.
Factor Theory Of İntelligence
Zekânın doğrudan ölçülemeyen ancak faktör analiziyle varlığı öne sürülen birtakım gizil değişkenlerden (faktörlerden) oluştuğunu savunan kuramsal yaklaşımdır.
Zelen’s Design
Hastaların araştırmaya katılmayı kabul ettiklerini bildiren onamları alınmadan önce deneysel koşullara atandığı, etik açıdan tartışmalı bir randomize klinik araştırma türüdür.
Mental Measurement
Psikolojik süreçlerin ve yapıların nicel ölçekler ve yöntemler aracılığıyla sayısal olarak değerlendirilmesi.
Mental Age (MA)
Bireyin bir zeka testindeki performansının, kronolojik yaşına bakılmaksızın aynı yaş grubundaki standart popülasyonun ortalama performansıyla eşleştirilmesiyle elde edilen psikometrik birim.