Öz-seçim Yanlılığı
Self-selection Bias
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Yeni bir çevrimiçi depresyon tedavi programının etkinliğini inceleyen bir araştırmada, duyuruya yanıt vererek sisteme üye olan kişilerin, davet edilip katılmayanlara kıyasla zaten daha yüksek motivasyona ve dijital okuryazarlığa sahip olması öz-seçim yanlılığına yol açar. Sonuçta görülen iyileşme programın başarısından ziyade bu kişilerin doğuştan gelen tedavi uyum eğilimlerinden kaynaklanabilir.
Derin Analiz
Deneysel ve gözlemsel araştırmalarda içsel geçerliliği (internal validity) doğrudan tehdit eden temel metodolojik engellerden biridir. Katılımcıların demografik, kişilik, motivasyonel veya patolojik özellikleri ile dahil oldukları grup arasında sistematik bir korelasyon yaratır. Örneğin, belirli bir psikoterapi programına gönüllü olarak katılan bireylerin motivasyon düzeyleri veya içgörü kapasiteleri, programa katılmayanlardan baştan beri farklı olduğu için, elde edilen iyileşme oranları doğrudan terapinin etkinliğine atfedilemez; bu durum karıştırıcı değişkenlerin (confounding variables) kontrolünü imkansız hale getirerek nedensellik bağını zedeler.
Etimoloji
İngilizce 'self' (kendi) ve 'selection' (seçim) kelimelerinin birleşimi ile istatistik literatürüne girmiştir; kökeni Latince 'se-' (kendi kendine) ve 'legere' (seçmek/ayıklamak) köklerine dayanır.
Karıştırmayın
Örneklem yanlılığı (sampling bias) ile sıklıkla karıştırılır; örneklem yanlılığı genel evrenden örneklem seçimindeki genel hataları kapsarken, öz-seçim yanlılığı bireylerin kendi istekleriyle örneklem veya alt gruplara dahil olmalarından kaynaklanan spesifik bir hatadır.
Keşfetmeye Devam Edin
Karıştırıcı Değişken
Karıştırıcı Değişken
Nuisance Variable
Bağımsız değişkenin koşulları arasında sistematik olarak farklılık göstermeyen ancak deneysel hatayı ve varyansı artıran dışsal değişken türüdür.
İncele