Kör Değerlendirme
Blind Judgment
Tanım
Bir değerlendiricinin, yargısını etkileyebilecek potansiyel bilgi ve önyargılardan mahrum bırakılarak yaptığı tarafsız değerlendirme süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Yeni geliştirilen bir antidepresanın etkinliğini test etmek üzere yürütülen klinik bir araştırmada, hastaların depresyon skorlarını (Beck Depresyon Ölçeği ile) puanlayan klinik psikolog, hastaların aktif ilaç mı yoksa plasebo mu aldığını bilmemektedir. Bu kör değerlendirme yaklaşımı, psikoloğun hastanın durumunu değerlendirirken sahip olabileceği beklentilerin puanlama üzerindeki etkisini sıfırlar.
Derin Analiz
Metodolojik tarafsızlığı sağlamak amacıyla hem klinik araştırmalarda hem de akademik hakemlik süreçlerinde kritik bir işleve sahiptir. İnsan bilişinin doğasında var olan doğrulama yanlılığı (confirmation bias), halo etkisi ve beklenti etkileri (Pygmalion etkisi gibi) gibi bilinçli veya bilinçdışı bilişsel çarpıtmaları bloke etmek için tasarlanmıştır. Deneysel tasarımlarda, örneğin çift kör (double-blind) prosedürlerde, veri toplayanın veya değerlendiricinin hastanın hangi grupta (plasebo veya etken madde) yer aldığını bilmemesi, dış geçerliliği ve iç geçerliliği doğrudan korur. Klinik psikopatoloji değerlendirmelerinde, semptom şiddetinin objektif olarak ölçülebilmesi için değerlendirici körlüğü (rater blinding) altın standart olarak kabul edilir.
Etimoloji
İngilizce kökenli bir bileşik terimdir. 'Blind' (eski Cermen dilindeki *blinda* [karanlıkta kalan, görmeyen] kökünden) ve 'judgment' (Latince *iudicare* [hüküm vermek, değerlendirmek] fiilinden türetilen Eski Fransızca *judicement* kelimesinden) sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Plasebo etkisi (ilaç veya müdahalenin kendisinden ziyade hastanın beklentisiyle iyileşme göstermesi) ile sıklıkla karıştırılır; kör değerlendirme ise bu etkinin verileri kirletmesini engellemek için kullanılan metodolojik bir savunma mekanizmasıdır.