Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Kabul

Acceptance

Tanım

Bir durumun, fikrin veya duygunun gerçekliğini, onu değiştirmeye veya bastırmaya çalışmaksızın yargılamadan tanıma ve onaylama tutumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Yıllardır panik atak geçirme korkusuyla yaşayan bir danışanın, kalp çarpıntısı hissettiğinde 'Yine mi, bu berbat şey başlayacak, hemen durdurmalıyım' diyerek paniklemesi yerine, 'Şu an kalbim hızlı çarpıyor ve bu rahatsız edici, ancak bu sadece bir duygu, geçmesine izin veriyorum' diyerek bu bedensel durumu yargılamadan karşılaması kabul sürecine somut bir örnektir.

Derin Analiz

Kabul, çağdaş psikoterapi ekollerinden özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ve Diyalektik Davranışçı Terapi'nin (DBT) merkezinde yer alan transdiagnostik bir süreçtir. Bilişsel düzeyde, bireyin içsel deneyimleriyle (düşünceler, duygular, bedensel duyumlar) savaşmayı bırakarak onları oldukları gibi deneyimlemesine dayanır. Nörobiyolojik temelde, kabul süreçleri prefrontal korteksin amigdala ve limbik sistem üzerindeki düzenleyici ve inhibe edici kapasitesiyle ilişkilendirilir; bu durum, kronik kaçınma davranışlarının yarattığı fizyolojik uyarılmışlık düzeyini ve otonom sinir sistemi aktivitesini modüle eder. Madde bağımlılığı tedavisinde ve kriz müdahalelerinde, bireyin savunma mekanizmalarını devre dışı bırakarak gerçeğe uyum sağlamasını ve değişime zemin hazırlamasını sağlayan katalizör bir işleve sahiptir.

Etimoloji

Latince 'accipere' (almak, kabul etmek) fiilinden türetilmiş olup, 'ad-' (yönelim) ve 'capere' (almak, yakalamak) bileşimine dayanır.

Karıştırmayın

Boyun eğme (resignation) veya teslimiyet ile sıklıkla karıştırılır. Boyun eğme pasif bir çaresizlik, yenilgiyi kabullenme ve çabayı sonlandırma anlamı taşıyorken; psikolojik kabul, bireyin değerleri doğrultusunda eylemde bulunmaya devam edebilmesini sağlayan aktif, bilinçli ve direnci kaldıran esnek bir duruştur.