Saf Katılımcı
Naive Participant
Tanım
Daha önce belirli bir araştırma çalışmasında yer almamış ve deneycinin hipotezinden bütünüyle habersiz olan deneysel denek.
Örnek Vaka / Uygulama
Yeni geliştirilen bir bellek artırıcı ilacın etkisini test eden çift kör bir klinik çalışmada, katılımcıların hiçbiri daha önce benzer bir teste katılmamış ve kendilerine plasebo mu yoksa etken madde mi verildiği ya da araştırmanın neyi ölçtüğü söylenmemiştir. Bu bireyler tam anlamıyla saf katılımcı havuzunu oluşturur.
Derin Analiz
Deneysel metodolojide iç geçerliliği (internal validity) korumanın en temel epistemolojik dayanaklarından biridir. Katılımcının araştırmanın amacını, hipotezini veya manipülasyonun doğasını önceden bilmesi; talep özellikleri (demand characteristics) yaratır ve deneklerin beklentilere göre davranmasına (Hawthorne etkisi veya Good-Subject rolü) yol açarak veriyi kirletir. Bu nedenle, özellikle bilişsel psikoloji, sosyal psikoloji ve psikofizik deneylerinde katılımcıların tamamen 'saf' (naive) olması şarttır. Araştırma bittikten sonra bu saflık bozulur; bu yüzden aynı denekler aynı çalışma için tekrar kullanılmaz.
Etimoloji
Fransızca 'naïf' [saf, deneyimsiz, doğal] (Latince 'nativus' [doğal, doğuştan gelen] kökünden evrilmiştir) + İngilizce 'participant' [katılımcı, yer alan].
Karıştırmayın
Kontrol grubu üyesi (her zaman saf olmayabilir), gönüllü denek (araştırmanın amacını bilebilir), ve körleme (blinding - bu işlem araştırmacılara veya katılımcılara uygulanır, 'naive' olmak ise katılımcının cehalet durumunu tanımlar).

