Bilme
Knowing
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Laboratuvar ortamında 'remember-know' prosedürüne tabi tutulan bir katılımcıya daha önce sunulan kelime listesindeki bir sözcük gösterildiğinde, katılımcı kelimeyi daha önce nerede gördüğünü hatırlayamasa da (anımsama yok), kelimeye karşı yoğun bir aşinalık duyarak 'bunu biliyorum' (bilme) yanıtını verir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve bellek araştırmalarında 'bilme' (knowing), Tulving'in otobiyografik bellek modellerinde 'anımsama' (remembering) sürecinden keskin bir şekilde ayrılır. Anımsama, geçmişteki epizodik bir olayın zihinsel olarak yeniden yaşanmasını ve uzay-zaman bağlamını içerirken; bilme deneyimi, semantik belleğin devreye girdiği, bağlamsız ama güçlü bir doğrultu ve aşinalık hissiyle karakterizedir. Amnezik hastalarda veya yaşlanma süreçlerinde epizodik bellek (anımsama) bozulurken semantik bellek (bilme) sıklıkla korunabilir, bu da iki sistemin nöral altyapılarının (medial temporal lob ile neokortikal ağlar) kısmen ayrışık olduğunu gösterir.
Etimoloji
Eski İngilizce 'cnāwan' (tanımak, farkında olmak, anlamak) kökünden gelmektedir; Proto-Cermenekçe '*knēaną*' ve Hint-Avrupa dillerindeki '*gno-*' (bilmek, tanımak) köküne dayanır.
Karıştırmayın
Anımsama (Remembering) ile karıştırılır; anımsama geçmiş anının bağlamsal detaylarıyla birlikte zihinde canlandırılmasını gerektirirken, bilme yalnızca soyut bilgiye sahip olma ve aşinalık hissidir.

