Hiçbir Çocuğu Geride Bırakma Yasası
No Child Left Behind Act (NCLB)
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Düşük gelirli mahallelerdeki bir devlet okulunun, federal fon kesintisi yaşamak veya cezalandırılmamak adına, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek yerine sürekli olarak çoktan seçmeli test tekniklerine odaklanan bir müfredat uygulamak zorunda kalması.
Derin Analiz
Eğitim psikolojisi, psikometri ve toplumsal politika kesişiminde yer alan NCLB, standartlaştırılmış test skorlarını okul başarısının ve fonlanmanın yegane ölçütü haline getirmiştir. Bilişsel ve akademik gelişimi sayısal verilere indirgeyen bu yaklaşım, eğitimde fırsat eşitliğini sağlama iddiasıyla yola çıkmasına rağmen, 'öğretmek için test etme' (teaching to the test) paradoksuna yol açmıştır. Klinik ve örgütsel psikoloji perspektifinden incelendiğinde, bu yasa öğrencilerin ve öğretmenlerin kronik performans kaygısıyla baş etmesine neden olan yüksek riskli (high-stakes) test ortamlarını tetiklemiş, intrinsik motivasyonu zedeleyerek dışsal ödül ve ceza mekanizmalarını devreye sokmuştur.
Etimoloji
İngilizce 'no' (hiçbir), 'child' (çocuk), 'left behind' (geride bırakılmış) kelimelerinin birleşiminden oluşan, ABD federal yasama terminolojisindeki politik ve sosyolojik bir isimlendirme kökenine dayanır.
Karıştırmayın
Every Student Succeeds Act (ESSA) ile karıştırılır; ESSA, NCLB'nin katı cezalandırıcı mekanizmalarını esneterek eyaletlere daha fazla özerklik tanımıştır.
Keşfetmeye Devam Edin
Performans Kaygısı
Performans Kaygısı
Performance Anxiety
Belirli bir görevi yerine getirememe veya gelecekteki beklentileri karşılayamayacak düzeyde başarısız olma korkusu ve endişe durumu.
İncele