Ego Bölünmesi
Ego-splitting
Tanım
Psikanalitik kuramda, bireyin bir olguya veya nesneye karşı zıt ancak aynı anda var olabilen tutumlar geliştirmesi ya da benliğin koruyucu bir mekanizma olarak parçalanması durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, ağır bir kişilik bozukluğu vakasının aynı terapisti bir gün 'dünyanın en kusursuz, kurtarıcı figürü' olarak yüceltip, sonraki seans seans saatindeki ufak bir gecikme yüzünden 'tamamen hain ve düşmanca' olarak nitelendirmesi ve bu iki zıt algıyı kendi içinde uzlaştıramaması ego bölünmesinin tipik bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Ego bölünmesi, bireyin içsel veya dışsal dünyadaki dayanılmaz çelişkilerle, kaygılarla ya da travmatik yaşantılarla başa çıkabilmek için benlik bütünlüğünden ödün vermesini ifade eder. Normal gelişim çizgisinden psikotik spektruma kadar geniş bir yelpazede izlenir. Normal ve nevrotik düzeyde, kişinin kendine yönelik eleştirel tutumları veya belirli davranışlara karşı çelişkili yönelimleri olarak ortaya çıkarken; psikotik yapıda, sanrısal fenomenleri dışarıdan gözlemleyebilen ve rapor edebilen parçalı bir 'gözleyen benlik' alanı yaratabilir. Melanie Klein ve British Object Relations ekolünde ise bu durum, erken dönem nesne ilişkilerinde 'iyi' ve 'kötü' parçaların entegre edilemeyerek birbirinden kesin çizgilerle ayrılması, böylece persecutory (zulmedici) kaygılardan kaçınma çabası olarak teorize edilmiştir.
Etimoloji
Latince 'ego' [ben] ve Germen kökenli 'splitten' [ayırmak, parçalamak] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Psikanalitik literatürde ilk kez Sigmund Freud tarafından yapısallaştırılmış, sonrasında Melanie Klein ve Ronald Fairbairn'ün nesne ilişkileri kuramlarıyla genişletilmiştir.
Karıştırmayın
Çoğul Kişilik Bozukluğu (Disosiyatif Kimlik Bozukluğu) ile sıklıkla karıştırılır; ancak ego bölünmesi farklı alter kimliklerin ortaya çıkışından ziyade, aynı benlik yapısı içinde çelişkili tutumların veya iyi/kötü nesne temsillerinin entegre edilemeyerek parçalı kalması durumudur.