İşitsel Duyum
Auditory Sensation
Tanım
Ses dalgalarının veya diğer işitsel uyarıcıların periferik işitme sisteminde tetiklediği temel duyusal alımlama süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Laboratuvar ortamında bir katılımcının kulaklığına verilen 1000 Hz frekansındaki saf bir tonu ilk kez fark etmesi ve sesin varlığına tepki vermesi, henüz bilişsel bir anlam yüklenmemiş saf bir işitsel duyum örneğidir.
Derin Analiz
İşitsel duyum, akustik enerjinin fiziksel bir uyarıcı olarak kulak kepçesi tarafından toplanıp dış kulak yolu ile timpan zarında mekanik titreşimlere dönüştürülmesiyle başlar. Bu mekanik enerji, orta kulaktaki kemikçikler (malleus, incus, stapes) aracılığıyla iç kulaktaki kokleaya aktarılır. Kokleadaki baziler membran üzerinde yer alan Corti organındaki tüylü hücreler (hair cells), bu sıvı dalgalanmalarını nöral impulslara (aksiyon potansiyellerine) çevirir. Oluşan sinirsel sinyaller, işitme siniri (Nervus vestibulocochlearis, CN VIII) vasıtasıyla beyin sapındaki koklear çekirdeklere, oradan da talamuttaki medial genikülat çekirdeğe uğrayarak temporal lobda yer alan birincil işitme korteksine (Heschl girusu) ulaşır. Bu aşamada henüz sesin anlamı çözümlenmemiş; yalnızca perdesi, şiddeti ve tınısı gibi ham fiziksel özellikleri işlenmiştir.
Etimoloji
Latince 'audire' (duymak) fiilinden türetilen 'auditorius' (işitmeye ait) ile yine Latince 'sensatio' (duyu, his) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
İşitsel algı (auditory perception) ile sıklıkla karıştırılır. İşitsel duyum, uyarıcının duyusal organlar tarafından ham olarak kaydedilmesiyken; işitsel algı, bu ham duyum verilerinin geçmiş deneyimler, dikkate alma ve kortikal bütünleştirme süreçleriyle anlamlandırılmasıdır (örneğin, sesin bir araba kornasına ait olduğunun bilinmesi algısal bir süreçtir).