Sabitlik İlkesi
Constancy Law
Tanım
Organizmanın içsel veya dışsal uyaranlar karşısında fizyolojik ve psikolojik dengesini (homeostazi) koruma eğilimini ve sinir sisteminin uyarıcı girdileri en düşük düzeyde tutma prensibini tanımlayan teorik yasa.
Örnek Vaka / Uygulama
Yoğun bir stres faktörüne veya travmatik bir uyarıcıya maruz kalan bireyin, zihinsel enerjisini korumak için duygusal ket vurma veya inkar mekanizmalarını devreye sokarak içsel gerilimi düşürmeye çalışması sabitlik ilkesinin klinik bir yansımasıdır.
Derin Analiz
Psikanalitik kuramın temellerinde ve erken dönem psikofizyolojisinde yer alan bu kavram, zihinsel aygıtın içsel gerilimi sıfır noktasında tutma ya da en azından mümkün olan en düşük seviyede sabitleme eğilimini ifade eder. Sigmund Freud'un enerji korunum yasalarından ve Gustav Fechner'in psikofizik çalışmalarından esinlenerek geliştirdiği bu model, sinir sisteminin dışarıdan gelen aşırı uyarı yüküne karşı bir direnç mekanizması işlettiğini öne sürer. Bilişsel ve nörobiyolojik bağlamda, beynin entropiyi minimize etme ve öngörülebilir bir içsel durum (allostazi/homeostazi) idame ettirme çabasıyla doğrudan ilişkilidir.
Etimoloji
Latince 'constantia' (sabit kalma, değişmeme) ve 'lex' (yasa, kural) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Homeostazi ile sıklıkla karıştırılır; homeostazi daha çok biyolojik sistemlerin fiziksel dengesini kapsarken, sabitlik ilkesi psişik enerjinin niceliği ve gerilimin azaltılması dinamikleri üzerine odaklanır.