Sosyal Kısıtlama
Social Limitation
Tanım
Bireylerin, özellikle engellilik durumuna sahip olanların, toplumsal hayata tam katılımını engelleyen yapısal, tutumsal veya politik bariyerler bütünü.
Örnek Vaka / Uygulama
Tekerlekli sandalye kullanan bir yazılımcının, binanın girişinde rampa bulunmadığı ve asansörün arızalı olması sebebiyle iş yerindeki mesleki eğitime katılamaması ve bu durumun kariyer ilerlemesini engellemesi, sosyal kısıtlamanın somut bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Sosyal kısıtlama, engellilik çalışmalarında ve klinik sosyolojide, tıbbi modelin aksine 'sosyal model' perspektifiyle ele alınır. Bireyin işlevselliğini bozan etkenin kendi biyolojik kusuru değil, çevrenin, mimarinin, kamusal politikaların ve toplumsal önyargıların yarattığı yapay engeller olduğunu savunur. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması (ICF) çerçevesinde, çevresel faktörlerin bireyin aktivite ve katılım düzeyini nasıl kısıtladığının mekanik analizini sunar. Yapısal bariyerler (örneğin rampası olmayan binalar, yetersiz dijital erişilebilirlik) ve tutumsal bariyerler (önyargılar, ayrımcılık) bireyin otonomisini doğrudan baskılar.
Etimoloji
Karıştırmayın
Bireysel yetiyitimi (impairment) ile sıklıkla karıştırılır. Yetiyitimi bedensel veya zihinsel bir fonksiyon kaybını ifade ederken, sosyal kısıtlama bu kaybı dezavantaja dönüştüren dışsal ve toplumsal engelleri tanımlar.
Keşfetmeye Devam Edin
Erişilebilirlik
Erişilebilirlik
Accessibility
Fiziksel, duyusal, bilişsel veya teknolojik engelleri bulunan bireylerin, çevreye, ürünlere, hizmetlere ve bilgiye engelsiz biçimde ulaşabilme ve bunları kullanabilme durumu.
İncele