Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Çekim-seçim-uzaklaşma Modeli

Attraction–selection–attrition Model (ASA Model)

Tanım

Bireylerin kişilikleri ve değerleriyle uyumlu kurumlara yöneldiği, örgütlerin benzer profilleri seçtiği ve uyumsuz bireylerin zamanla sistemden ayrılmasıyla kurumsal homojenliğin arttığını savunan örgütsel psikoloji modeli.

Örnek Vaka / Uygulama

Yenilikçi ve risk almayı seven bir teknoloji girişiminin, mülakatlarda bireysel otoriteleri ve sıra dışı fikirleri ödüllendirmesi (Seçim); geleneksel ve hiyerarşik yapılara alışkın bir mühendisin bu ortamda yabancılaşarak altı ay içinde istifa etmesi (Uzaklaşma) sürecin somut bir tezahürüdür.

Derin Analiz

Benjamin Schneider tarafından 1987 yılında literatüre kazandırılan bu model, kurumsal iklimin ve kültürün temel belirleyicisinin aslında o örgütü oluşturan insan profili olduğunu öne sürer. Klasik yönetim kuramlarının aksine, örgütleri dışsal ve mekanik yapılar olarak değil, içerdiği bireylerin psikolojik özelliklerinin bir fonksiyonu olarak ele alır. Süreç üç aşamalı dinamik bir döngüdür: Birinci aşamada (Çekim), adaylar kendi değer sistemlerine benzer buldukları kurumlara başvurur. İkinci aşamada (Seçim), işe alım süreçleri kurumun hâkim değerlerini temsil eden bireyleri filtreler. Üçüncü ve son aşamada (Uzaklaşma), kültürel uyumsuzluk yaşayan çalışanlar gönüllü veya istemsiz olarak organizasyondan koparlar. Uzun vadede bu mekanizma, örgüt içinde yankı odası benzeri bir homojenleşmeye yol açarak inovasyonu kısıtlayabileceği gibi, yüksek düzeyde grup içi uyum da sağlayabilir.

Etimoloji

İngilizce 'attraction' (Latince *attractio* - çekme), 'selection' (Latince *selectio* - seçme) ve 'attrition' (Latince *attritio* - sürtünme ile aşınma/eksilme) kelimelerinin baş harflerinden oluşan endüstriyel psikoloji akronimi.

Karıştırmayın

Örgütsel sosyalleşme modelleri ile karıştırılabilir; sosyalleşme bireyin kuruma uyum sağlaması için şekillendirilmesini vurgularken, ASA modeli bireylerin zaten var olan özellikleriyle sürece dahil olduğunu ve uyumsuzluğun eleksiyonla sonuçlandığını savunur.