Desegregasyon
Desegregation
Tanım
Okullar, mahalleler, iş yerleri ve kamusal alanlarda yasal zorunluluklar ve sosyal programlar aracılığıyla gruplar arasındaki fiziksel ve sosyal ayrımın sonlandırılması.
Örnek Vaka / Uygulama
1954 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Yüksek Mahkeme'nin 'Brown v. Board of Education' kararının ardından okullardaki yasal ayrımcılığın yasaklanması ve farklı etnik kökene sahip çocukların aynı eğitim kurumlarında buluşmasının zorunlu kılınması desegregasyonun en bilinen tarihsel ve sosyopolitik uygulamasıdır.
Derin Analiz
Desegregasyon, sosyal psikoloji ve toplumsal adalet bağlamında, gruplar arası temas hipotezinin (intergroup contact hypothesis) pratik zeminini oluşturur. Gordon Allport'un çalışmalarına dayanan bu yaklaşım, ayrımcılığın ve önyargının azaltılmasında fiziksel entegrasyonun tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda ortak statü, ortak hedefler ve kurumsal destek gerektirdiğini savunur. Yasal entegrasyon (desegregation), psikolojik ve sosyal entegrasyonun (integration) ön koşuludur ancak onunla eş anlamlı değildir. Yapısal engellerin kaldırılması, uzun vadede içgrup-dışgrup (ingroup-outgroup) dinamiklerini değiştirerek kolektif kimlik algılarını yeniden biçimlendirir.
Etimoloji
Fransızca 'déségrégation' kelimesinden türetilmiş olup, Latince 'dis-' (uzaklaşma, yok etme) öneki ile 'gregare' (sür oluşturmak, grupta toplamak, 'grex' yani sürü sözcüğünden) fiilinin türevi olan 'segregare' (ayırmak, soyutlamak) kökünün birleşiminden meydana gelir. Kelime, grupların birbirinden ayrılması durumunun (segregasyon) ortadan kaldırılmasını ifade eder.
Karıştırmayın
En sık 'integrasyon' (kaynaşma/bütünleşme) kavramıyla karıştırılır. Desegregasyon yasal ve mekansal engellerin kaldırılmasını ifade eden yapısal bir süreçken, integrasyon bu mekansal birleşimin ardından bireylerin psikolojik, kültürel ve sosyal düzeyde gerçek bir uyum ve eşitlik sağlamasını kapsayan daha derin bir aşamadır.