Sosyal Psikoloji
Ableizm
Ableism
Engelli bireylere yönelik gerçekleştirilen sistemli ayrımcılık, önyargı ve onları eksik veya bağımlı olarak etiketleyen toplumsal tutumlar bütünü.
Adil Dünya İnancı
Belief İn A Just World
Bireylerin dünyayı adil, düzenli ve öngörülebilir bir yer olarak algılama eğilimi; herkesin hak ettiğini yaşadığına ve yaşayacağına dair bilişsel bir önyargı.
Afrikalı Amerikalı
African American
Afrika'nın siyah ırksal gruplarından köken alan ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan vatandaş veya sakinleri tanımlayan demografik ve sosyolojik terim.
Agape
Agape
Şefkat, korumacılık, öz-inkâr ve estetik yönelimi içeren; herhangi bir menfaat ya da cinsel dürtü barındırmayan karmaşık ve özgeci bir sevgi biçimi.
Ahit Evliliği
Covenant Marriage
Çiftlerin evlilik öncesi zorunlu danışmanlığı kabul ettiği ve boşanma gerekçelerini yasal olarak önemli ölçüde kısıtlayan alternatif bir hukuki evlilik statüsüdür.
Ait Olma
Belonging
Bir grup veya toplumun tamamı tarafından kabul edildiğini ve onaylandığını hissetme durumu.
Ajzen-fishbein Modeli
Ajzen–fishbein Model
Gerekçeli Eylem Teorisi'nin (Theory of Reasoned Action) temelini oluşturan, bireylerin tutumları ve sosyal normları aracılığıyla davranışsal niyetlerini ve nihai eylemlerini öngören orijinal teorik çerçeve.
Aktör-gözlemci Etkisi
Actor–observer Effect
Bireylerin kendi davranışlarını dışsal (durumsal) etkenlere bağlarken, başkalarının aynı davranışlarını içsel (kişisel) özelliklere atfetme eğilimidir.
Alternatifler İçin Karşılaşma Düzeyi
Comparison Level For Alternatives (clalt)
Bağımlılık kuramında, bireylerin mevcut ilişkilerini sürdürme veya sonlandırma kararı alırken mevcut ilişkinin ödül-maliyet oranını olası alternatiflerle kıyasladıkları eşik değer.
Anti-semitizm Ölçeği
A-S Scale
Bireylerin Yahudi karşıtı önyargı, tutum ve inançlarını nicel olarak ölçmek amacıyla geliştirilmiş psikometrik bir değerlendirme aracıdır.
Antikonformizm
Anticonformity
Kabul görmüş sosyal standartlara ve normlara karşı, kişinin samimi bir ifade ihtiyacından ziyade isyankarlık veya dikbaşlılıkla geliştirdiği bilinçli ve kasıtlı uyumsuzluk hali.
Antinodal Davranış
Antinodal Behavior
Bir ağ topolojisinde veya sistemik etkileşim modelinde ana merkezlerin (nodların) dışındaki veya ara geçiş alanlarındaki hareketlilik biçimlerini ifade eden davranışsal tanım.
Antisemitizm Ölçeği
Anti-semitism Scale (A-S Scale)
Yahudilere yönelik kişisel rahatsızlık, sosyal tehdit algısı, düşmanca tutumlar ve dışlayıcılık varsayımları dahil olmak üzere antisemitizmin beş farklı boyutunu ölçen bir kişilik testidir.
Argüman Kalitesi
Argument Quality
Bir argümanın, hedef tutum nesnesine yönelik olarak olumsuzlardan ziyade baskın bir şekilde olumlu değerlendirici tepkiler uyandırma derecesi.
Arkadaşça Aşk
Companionate Love
Güçlü bir duygusal uyarılmadan ziyade; derin bir yakınlık, şefkat ve karşılıklı bağlılık temeline dayanan sevgi biçimi.
Asch Durumu
Asch Situation
Bireylerin grup baskısı altında kendi algısal yargılarından vazgeçip çoğunluğun hatalı görüşüne uyma eğilimini incelemek için kullanılan deneysel paradigma.
Aşağı Yönlü Sosyal Kıyaslama
Downward Social Comparison
Bireyin kendi durumunu, kendisinden daha dezavantajlı, yoksul veya yetersiz konumdaki kişilerle kıyaslayarak öz saygısını koruma veya yükseltme eğilimi.
Atfetme Hatası
Attribution Error
Bireylerin başkalarının davranışlarına veya olayların sonuçlarına nedenler yüklerken sistematik bir biçimde gerçek dışı veya yanlı çıkarımlarda bulunması eğilimi.
Atıf
Attribution
Bir bireyin kendi davranışlarının veya çevresel olayların nedenlerine yönelik gerçekleştirdiği zihinsel çıkarım ve nedensellik yükleme süreci.
Atıf Kuramı
Attribution Theory
Bireylerin gerek kendi gerekse başkalarının davranışlarının ardındaki nedenselliği açıklarken bu nedenleri içsel (kişisel) ya da dışsal (durumsal) etkenlere bağlama süreçlerini inceleyen sosyal psikoloji kuramıdır.
Ayrıntılandırma Belirleyicisi
Determinant Of Elaboration
Bireyin tutumla ilgili bir bilgiyle karşılaştığında gösterdiği zihinsel işleme ve ayrıntılandırma düzeyini doğrudan etkileyen her türlü bilişsel veya çevresel faktör.
Ayrıntılandırma İhtimali Modeli
Elaboration-likelihood Model (ELM)
Tutum değişiminin, bireyin bir mesaja gösterdiği bilişsel çaba ve ayrıntılandırma düzeyine bağlı olarak merkezî ve çevresel olmak üzere iki farklı yoldan gerçekleştiğini savunan ikna teorisidir.
Ayrıştırıcı Görev
Disjunctive Task
Grubun başarısının, tek bir doğru çözümün veya en yetenekli grup üyesinin performansına bağlı olduğu işbirlikçi görev türü.
Baskılayıcı İkna
Coercive Persuasion
Siyasi veya askeri tutsakların davranış ve tutumlarında köklü değişiklikler yaratmak amacıyla tehdit, tecrit ve sürekli sorgulama gibi yöntemlerin kullanıldığı sistematik endoktrinasyon süreci.
Beklenti Temelli Tutum Değişimi
Anticipatory Attitude Change
Bireyin, ikna edici bir mesajla karşılaşacağını önceden bildiğinde, mesajın içeriği henüz bilinmese bile kendi tutumunda yaşadığı değişim.
Bilgisayar Jargonu
Computer Slanguage
Bilişim teknolojileri ve internet ortamlarında kullanılan özel argo, terimler ve iletişim dili bütünü.
Bilişsel Çelişki
Cognitive Dissonance
Bilişsel sistemdeki iki veya daha fazla inanç, tutum veya davranış arasında tutarsızlık olduğunda ortaya çıkan ve bireyde güçlü bir motivasyonel gerilim yaratan hoş olmayan psikolojik durum.
Bilişsel Denge Kuramı
Cognitive Balance Theory
Bireylerin sosyal dünyalarındaki tutumlar, algılar ve kişiler arası ilişkiler arasında psikolojik bir uyum ve tutarlılık arama eğilimini inceleyen sosyal psikolojik kuram.
Bilişsel Karşılıklı Bağımlılık
Cognitive İnterdependence
Yakın ilişkilerdeki bireylerin, kendilerini tekil birer bireyden ziyade ikili bir birimin parçası olarak algılama ve düşünme eğilimidir.
Bilişsel Temelli İkna
Cognitively Based Persuasion
Bir tutumu, öncelikli olarak tutum nesnesiyle ilişkili niteliklere yönelik inançları değiştirerek aktif bir şekilde dönüştürme süreci.
Bilişsel Tepki Kuramı
Cognitive Response Theory
Tutum değişiminin, bireylerin ikna edici mesajlara karşı ürettikleri öznel değerlendirmelerin, çıkarımların ve bilişsel tepkilerin niteliği ile niceliği tarafından belirlendiğini savunan sosyal psikoloji kuramı.
Bilişsel-değerlendirici Tutarlılık
Cognitive–evaluative Consistency
Bir tutumun bilişsel temeli ile genel tutumun değer biçme düzeyi arasındaki uyum derecesidir.
Bireysizleşme
Deindividuation
Bireyin kalabalık içinde benlik bilincini yitirmesi, anonimleşmesi ve içsel denetim mekanizmalarının zayıflaması sonucu normalde sergilemeyeceği davranışlarda bulunması.
Birleştirici Görev
Conjunctive Task
Tüm grup üyelerinin kendilerine düşen alt görevleri eksiksiz tamamlamasıyla başarıya ulaşabilen ve grubun genel performansının en zayıf halkanın kapasitesiyle sınırlı kaldığı ortak çalışma türüdür.
Birlikte Çalışan Grup
Coacting Group
İki veya daha fazla bireyin, birbirlerinin fiziksel varlığı altında ancak minimum düzeyde etkileşim veya iletişim kurarak bağımsız görevler yürüttüğü sosyal yapı.
Birlikte Eylem Görevi
Coaction Task
Bireylerin, aynı türden bir görevi yerine getiren diğer kişilerin fiziksel varlığı bağlamında gerçekleştirdiği her türlü amaca yönelik performans veya aktivitedir.
Birlikte Yaşama
Cohabitation
Evli olmaksızın, romantik ve cinsel partnerler olarak aynı evi ve yaşam alanını paylaşma durumu.
Bogardus Sosyal Mesafe Ölçeği
Bogardus Social Distance Scale
Bireylerin farklı etnik veya toplumsal gruplara karşı tutumlarını ve kabul düzeylerini kademeli senaryolar aracılığıyla ölçen standart bir psikometrik ve sosyolojik araçtır.
Boyun Eğme
Acquiescence
Bireyin herhangi bir itiraz, protesto veya direnç göstermeksizin bir talep, durum ya da otoriteyi pasif olarak kabul etmesi durumu.
Boyutlararası Tutum Tutarlılığı
Cross-dimension Attitude Consistency
Bir tutuma temel oluşturan farklı bilgi kategorilerinin (boyutların) değerlendirmesel olarak birbirleriyle uyumlu olma derecesi.
Bumerang Etkisi
Boomerang Effect
Bir ikna çabasının, hedeflenen tutum değişiminin tam tersi yönde bir etki yaratması ve bireyin mevcut görüşünü eskisinden daha radikal şekilde savunması durumu.
Capitalization
Capitalization
Bireylerin hayatlarındaki olumlu olaylardan yararlanma ve bunları pekiştirme süreci; genellikle bu iyi haberleri başkalarıyla paylaşarak deneyimin öznel değerini artırma dinamiklerini kapsar.
Card-stacking
Card-stacking
Yalnızca destekleyici kanıtları öne çıkarıp karşıt bilgileri gizleyerek veya manipüle ederek algıyı kasıtlı olarak yönlendiren bir ikna ve propaganda tekniğidir.
Cazibe
Charm
Bireyin tutum, davranış ve kişisel nitelikleriyle başkalarında hayranlık, ilgi veya çekim uyandırma gücü.
Choice Dilemma Questionnaire
CDQ
Bireylerin riskli ve güvenli seçenekler içeren varsayımsal durumlarda karar alma eğilimlerini ölçmek için geliştirilmiş standartlaştırılmış psikometrik ölçek.
Clalt
Clalt
Bir bireyin mevcut ilişkisinden elde edebileceği çıktılardan tatmin olmasa bile, ilişkiden ayrıldığında ulaşabileceği en iyi alternatif senaryonun veya ilişkilerin eşik değeridir.
Corfing
Corfing
Bireylerin başarısızlık veya olumsuzlukla ilişkilendirilen grup ya da durumlardan, kendi benlik saygılarını korumak amacıyla aralarına mesafe koyma eğilimi.
Çabalı Meşrulaştırma
Effort Justification
Bireylerin, zor, zahmetli veya nahoş süreçler sonucunda elde ettikleri ya da gerçekleştirdikleri amaçları, katlandıkları zorluklarla doğru orantılı olarak daha değerli ve cazip bulma eğilimi.
Çatışma Sarmalı
Conflict Spiral
İki veya daha fazla taraf arasındaki gerilim ve anlaşmazlığın, tarafların birbirlerinin tepkilerine her defasında daha olumsuz ve uç noktalardaki karşılıklar vermesiyle kartopu etkisiyle büyümesi örüntüsüdür.
Çatışma Teorisi
Conflict Theory
Toplumsal ve kurumsal yapılarda kaynakların eşitsiz dağılımının kaçınılmaz olarak kişilerarası ve gruplararası çatışmalara yol açtığını savunan analitik yaklaşım.
Çekicilik
Attraction
Bir bireyin başka bir bireye ilgi duyması, hoşlanması ve aralarındaki karşılıklı yakınlaşma eğilimi.
Çekim İlişkileri
Attraction Relations
Bir grup üyesi arasındaki beğenme-beğenmeme, kabul-red ve dahil etme-dışlama örüntülerinin tamamını ifade eden sosyal dinamik.
Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik
Ambivalent Sexism
Bir cinsiyete yönelik aynı anda hem olumsuz ve düşmanca hem de olumlu görünen korumacı veya idealize edici tutumların bir arada bulunmasıyla karakterize edilen sosyal psikolojik bir yapıdır.
Çeşitlilik
Diversity
Bir ekosistemdeki organizmaların ya da insan toplulukları ile sosyal kimlik gruplarının yapısal ve demografik genişliği, varyasyonlar bütünü.
Çifte Standart
Double Standard
Benzer durumlar veya eylemler karşısında, kişilerin ya da grupların kimliğine bağlı olarak farklı ahlaki veya davranışsal ölçütlerin uygulanmasını savunan ikiyüzlü inanç sistemi.
Dairesel Davranış
Circular Behavior
Bireyin, başkalarında da esneme veya gülme gibi tıpatıp aynı eylemi tetikleyen hareketler sergilemesi durumu.
Davranışsal Bulaşma
Behavioral Contagion
Çevredeki bir veya birkaç kişinin sergilediği eylemlerin, durumun mantıksal analizi yapılmaksızın diğer bireyler tarafından hızla taklit edilmesi.
Davranışsal Doğrulama
Behavioral Confirmation
Bir kişinin zihinsel beklentilerinin veya kalıpyargılarının, sosyal etkileşim sırasında karşı tarafın (hedefin) bu beklentilere uygun davranmasını tetikleyerek nihayetinde ilk inancı doğrulaması süreci.
Davranışsal Taklit
Behavioral Mimicry
Bir bireyin, etkileşimde bulunduğu kişinin duruşunu, jestlerini, mimiklerini ve konuşma tarzını bilinçsiz veya otomatik olarak kopyalaması.
Defansif Atfetme
Defensive Attribution
Bireylerin, kendilerine yönelik algılanan bir tehdidi, kaygıyı veya sorumluluğu en aza indirmek amacıyla olayların nedenlerini taraflı bir şekilde yorumlama eğilimi.
Değerlendirme Güdüsü
Appraisal Motive
Bireyin, kendi yetenekleri, özellikleri ve performansı hakkında doğru, geçerli ve nesnel bilgi edinme arayışını yönlendiren içsel motivasyon.
Dehümanizasyon
Dehumanization
Bireylerin veya grupların tam insanlık vasıflarının, özerkliklerinin ve bireyselliklerinin reddedilerek makine veya hayvan düzeyine indirgenmesi süreci.
Demokratik Atmosfer
Democratic Atmosphere
Grup üyelerinin eşit söz hakkına sahip olduğu, karar alma süreçlerinin çoğunluğun iradesini yansıtacak prosedürlerle işletildiği sosyal iklim.
Demokratik Lider
Democratic Leader
Grup iklimini eşitlikçi bir temelde kuran; üyelerin planlama, karar alma ve problem çözme süreçlerine doğrudan katılımını teşvik eden liderlik türü.
Denge Kuramı
Balance Theory
Bireylerin bilişsel sistemlerindeki unsurların kendi içinde tutarlı ve dengeli olmasını tercih ettiğini öne süren bir bilişsel tutarlılık kuramıdır.
Desegregasyon
Desegregation
Okullar, mahalleler, iş yerleri ve kamusal alanlarda yasal zorunluluklar ve sosyal programlar aracılığıyla gruplar arasındaki fiziksel ve sosyal ayrımın sonlandırılması.
Diad
Dyad (diad)
Kişilerarası bir bağlamda etkileşim kuran, özellikle duygusal düzeyde birbirine sıkı sıkıya bağımlı iki bireyden oluşan çift.
Diferansiyel Doğruluk
Differential Accuracy
Bir bireyin özelliklerinin, ait olduğu yaş, etnik veya mesleki grubun kalıpyargılarından hangi yönlerde ve ne ölçüde farklılaştığını doğru bir şekilde saptama becerisidir.
Dijital Bölünme
Digital Divide
Bireyler, gruplar veya toplumlar arasında bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim ve bu teknolojileri yetkin bir şekilde kullanma düzeyindeki belirgin eşitsizliktir.
Dinamik Sosyal Etki Teorisi
Dynamic Social İmpact Theory
Sosyal etkinin zaman içinde coğrafi ve mekansal olarak dağılmış gruplarda konsolidasyon, kümeleşme, korelasyon ve çeşitliliğin sürmesi gibi toplumsal örüntüleri nasıl yarattığını açıklayan matematiksel ve sosyal psikolojik model.
Doğal Grup
Bona Fide Group
Laboratuvar ortamında yapay olarak bir araya getirilmemiş, dış çevreyle sürekli etkileşim içinde olan ve kendine özgü bir geçmişe/geleceğe sahip gerçek dünya grupları.
Doğrudan Saldırganlık
Direct Aggression
Hayal kırıklığı veya öfkenin kaynağına, aracı kullanmaksızın yöneltilen açık ve hedef odaklı saldırgan davranış.
Doğrudan Tutum Ölçümü
Direct Attitude Measure
Bireylerin tutum veya inançlarını doğrudan öz-bildirim (self-report) yoluyla beyan etmelerini gerektiren değerlendirme prosedürleri.
Doğruluk Motifi
Accuracy Motive
Bireylerin sosyal dünyayı ve kendilerini nesnel, doğru ve gerçeğe en uygun şekilde anlamaya yönelik temel psikolojik yönelimidir.
Duygusal Temelli İkna
Affectively Based Persuasion
Bir tutum nesnesine eşlik eden duyguları, hisleri veya ruh hali durumlarını değiştirerek tutumu dönüştürmeye yönelik aktif çaba.
Duygusal-bilişsel Tutarlılık
Affective–cognitive Consistency
Bir tutumun duygusal ve bilişsel temellerinin birbirleriyle ne derece evaluatif uyum içinde olduğunun derecesidir.
Duygusal-değerlendirici Tutarlılık
Affective–evaluative Consistency
Bir tutumun duygusal temeli ile genel değerlendirmesi arasındaki değersel uyum derecesi.
Dyadık Etki
Dyadic Effect
İki etkileşen bireyin davranışlarının, yalnızca kendilerine has ilişki dinamiklerinden doğan ve genel karakteristik özelliklerinden bağımsız olan yönü.
Dyadik Doğruluk
Dyadic Accuracy
İki birey arasındaki etkileşimde, bir kişinin diğerinin benzersiz özelliklerini veya belirli bir ilişki bağlamındaki durumunu doğru bir şekilde algılama yeteneğidir.
Edinilmiş Statü
Achieved Status
Bireyin kişisel çabaları, yetenekleri ve liyakati doğrultusunda sonradan kazandığı sosyal konum ve prestij.
Ego Katılımı
Ego İnvolvement
Bir görevin, tutum nesnesinin veya yargı hedefinin bireyin özsaygısı ve benlik algısı için ne kadar psikolojik öneme sahip olduğunun derecesidir.
Ego-merkezli Ağ
Ego-centered Network
Sosyal ağ analizinde, odak olunan tek bir bireyin (egonun) doğrudan etkileşimde bulunduğu diğer aktörlerle kurduğu bağlantı kümesidir.
Egoist Yardım
Egoistic Helping
Yardım edenin temel amacının kendi olumlu duygularını artırmak, suçluluk duygusundan kaçınmak veya dışsal bir çıkar elde etmek olduğu prososyal davranış biçimi.
Egoistik Göreli Yoksunluk
Egoistic Relative Deprivation
Bireyin, kendi kişisel durumunu benzer bir başka bireyin durumuyla karşılaştırarak dezavantajlı olduğunu ve haksız yere mahrum bırakıldığını algıladığı öznel yoksunluk durumu.
Eğilimsel Atıf
Dispositional Attribution
Bireyin kendi ya da başkalarının davranışlarının nedenini çevresel etkenler yerine kişilik özellikleri, tutumlar ve yetenekler gibi içsel faktörlere bağlaması.
Erkek Merkezci
Androcentric
Erkek bakış açısını norm veya evrensel standart olarak kabul eden, bu süreçte kadın deneyimini dışlayan ya da marjinalleştiren perspektif.
Eylem Grubu
Action Group
Belirli bir çevresel veya sistemik değişikliği gerçekleştirmek amacıyla organize olmuş, görev odaklı kolektif yapı.
Faillik Durumu
Agentic State
Bireylerin organize bir hiyerarşide üst makamın yetkisine boyun eğmeyi ahlaki veya vicdani sorumluluktan bağımsız bir biçimde zorunlu hissettikleri psikolojik konum.
Görücü Usulü Evlilik
Arranged Marriage
Eşlerin seçiminin ebeveynler, akrabalar veya toplumsal figürler tarafından gerçekleştirildiği ve evliliğin iki bireyin yanı sıra iki akrabalık grubunun birleşimi olarak görüldüğü evlilik türü.
Gösterge Kuralı
Display Rule
Duyguların dışa vurumunu ve ifade biçimini kültürel normlara göre düzenleyen, sosyal olarak öğrenilmiş kurallar bütünü.
Gösterişli Tüketim
Conspicuous Consumption
Bireylerin ekonomik güçlerini, sosyal statülerini ve zenginliklerini kamusal alanda sergilemek amacıyla pratik faydadan bağımsız olarak lüks mal ve hizmetleri satın alıp tüketme eğilimidir.
Grup Birleşim Etkisi
Assembly Bonus Effect
Karar alma veya entelektüel görevler üzerinde çalışan gruplarda, grubun en yetenekli bireyinin tek başına elde edebileceğinden veya bireysel çabaların basit bir toplamından daha üstün bir sonuç ortaya koyması durumu.
Grup Birlik Bütünlüğü
Cohesion
Bir grubun üyelerini bir arada tutan, ortak hedeflere yönlendiren ve grup içi bağları güçlendiren dinamik süreçler bütünüdür.
Güçlendirme İlkesi
Augmentation Principle
Bireyin, belirli bir sonucun ortaya çıkmasını zorlaştıran engelleyici etkenlerin varlığında, o sonucu doğuran nedenin etkisini daha büyük olarak değerlendirme eğilimidir.
Hayal Kırıklığı-saldırganlık Hipotezi
Aggression–frustration Hypothesis
Saldırganlığın her zaman bir hayal kırıklığının (engellenmenin) sonucu olduğunu ve hayal kırıklığının her zaman bir tür saldırganlığa yol açtığını öne süren klasik psikolojik model.
Hayırseverlik
Benevolence
Temel kaynaklardan yoksun veya yardıma muhtaç bireylere yönelik, somut fayda sağlayan her türlü yardım eylemidir.
Hesap Verilebilirlik
Accountability
Bir bireyin, davranışları, kararları ve yargıları konusunda bir denetim merciine, gruba veya otoriteye karşı cevap verme ve sorumluluk üstlenme derecesidir.
İkili Tutum Modeli
Dual-attitude Model
Yeni edinilen bir tutumun eski tutumu silmeyip baskıladığı, aynı nesneye yönelik çelişkili iki tutumun (biri açık, diğeri örtük) eşzamanlı olarak varlığını sürdürdüğünü savunan bilişsel model.
İknanın Atıfsal Analizi
Attributional Analysis Of Persuasion
İkna edici mesajları ileten kaynakların belirli tutumları benimseme nedenlerine yönelik insanların geliştirdiği gerekçeler üzerinden ikna sürecini inceleyen yaklaşım.
İletişim Kanalları
Channels Of Communication
Bir grupta veya organizasyonda bilginin bir bireyden diğerine aktarılmasını sağlayan sosyal yollar ya da yüz yüze etkileşimde duyusal bilgiyi ileten fiziksel ve modalite temelli araçlar.
İnanç (tutum)
Conviction
Sosyal psikolojide, bir tutumun birey için değerli bir varlık veya benlik algısının kritik bir parçası olduğu yönündeki öznel kesinlik hissi.
İndirgeme İlkesi
Discounting Principle
Harold Kelley'nin yükleme teorisinin bir parçası olarak, bir davranışın ortaya çıkmasında birden fazla olası neden bulunduğunda, belirli bir nedene atfedilen güvenin veya değerin miktarının düşürülmesi eğilimidir.
İsteğe Bağlı Görev
Discretionary Task
Grup üyelerinin görevi tamamlarken izleyecekleri prosedürleri ve yöntemleri kendi takdirlerine göre belirleyebildikleri, görece yapılandırılmamış ortak çalışma.
İş Birliği
Collaboration
İki veya daha fazla bireyin, karşılıklı mutabakata varılan ortak bir hedefe ulaşmak amacıyla eş güdüm, empati ve paylaşılan sorumluluk çerçevesinde birlikte çalışması.
İşbirlikçi Amaç Yapısı
Cooperative Goal Structure
Bireylerin hedeflerine ancak başkalarıyla ortaklaşa çalışarak ve kolektif bir başarı elde ederek ulaşabildikleri performans ve etkileşim ortamı.
İşbirlikçi Motivasyon
Cooperative Motive
Bireylerin kişilerarası ve performans odaklı ortamlarda, başkalarının kendi hedeflerine ulaşmasına yardımcı olarak ortaklaşa hareket etme eğilimi gösteren içsel yönelimi veya dispositionel eğilimi.
İşbirlikçi Ödül Yapısı
Cooperative Reward Structure
Bireysel başarı yerine grup başarısının ödüllendirildiği ve her üyənin başarısının bütünün kazancını tetiklediği performans düzenlemesi.
İtaatin Davranışsal Çalışması
Behavioral Study Of Obedience
Bireylerin, meşru bir otorite figürünün emirlerine ve direktiflerine uymaya olan eğilimlerinin deneysel olarak incelenmesi.
İzleyici Etkisi
Audience Effect
Bireyin gerçekleştirdiği eylemin, başka bireylerin (seyircilerin) fiziksel varlığı nedeniyle nicelik veya nitelik açısından değişime uğraması durumu.
İzleyici Görevi
Audience Task
Bir veya daha fazla bireyin doğrudan gözlemi altında gerçekleştirilen her türlü performans, rekabet, iş görevi veya hedefe yönelik etkinlik.
Kaçınmacı Irkçılık
Aversive Racism
Bireylerin bilinçli düzeyde eşitlikçi değerleri savunmasına rağmen, belirsiz durumlarda belirli ırksal gruplara karşı örtük ve istemsiz olumsuz tutumlar sergilemesi.
Kader Ve Gelişim İnançları
Destiny And Growth Beliefs
Romantik ilişkilerin doğasına ve sonuçlarına dair iki zıt inanç setidir; ilişkilerin ya doğuştan uyumla ya da harcanan çabayla başarılı olacağını savunur.
Kalabalık Psikolojisi
Crowd Psychology
Bireylerin kalabalıklar, ayaklanmalar ve kolektif yapılar içindeyken sergiledikleri benzersiz zihinsel ve duygusal süreçleri inceleyen sosyal psikoloji alt dalı.
Kanal Faktörleri
Channel Factors
İkna edici bir mesajın iletildiği, davranışsal değişimi ya da tutum dönüşümünü kolaylaştıran veya engelleyen iletişim modunun yapısal özellikleri.
Kapalı Toplum
Closed Society
Değişime kapalı, katı sosyal tabakalaşmaya sahip ve dış dünyaya karşı sınırlarını sıkı bir şekilde koruyan toplumsal yapı.
Kara Koyun Etkisi
Black Sheep Effect
İçgrup üyesi olan ancak grup normlarına aykırı davranan bir bireyin, aynı olumsuz davranışı sergileyen dışgrup üyesine kıyasla çok daha sert bir şekilde eleştirilmesi ve dışlanması eğilimi.
Kardeşlik Ruhu
Camaraderie
Arkadaşlar veya bir sosyal grubun üyeleri, özellikle de askeri birlikler arasında, moral ve grup uyumunu destekleyen karşılıklı iyi niyet, neşeli uyum ve dayanışma durumu.
Kargo Kültü
Cargo Cult
Ritüelistik davranışların veya yüzeysel taklitlerin, batılı toplumlardakine benzer maddi zenginlik, refah veya güç getireceğine dair naif inanç sistemi.
Karizma
Charisma
Bir bireyin başkalarını etkileme, güven kazanma ve geniş kitleleri peşinden sürükleme kapasitesini belirleyen ayırt edici kişisel çekicilik niteliği.
Karizmatik Lider
Charismatic Leader
Takipçilerinden yüksek düzeyde bağlılık, coşku ve sadakat talep eden, kişisel çekiciliği ve ikna kabiliyetiyle kitleleri peşinden sürükleyen lider tipidir.
Karizmatik Otorite
Charismatic Authority
Liderin kurumsal veya geleneksel kurallara değil, takipçileri üzerinde kurduğu olağanüstü kişisel çekiciliğe, kahramanlık mitine ve inanç sistemine dayanan otorite biçimidir.
Karşı Kültür
Counterculture
Egemen toplumsal normlara, değerlere ve geleneksel ahlak anlayışına bilinçli bir şekilde meydan okuyan ve alternatif bir yaşam tarzı benimsemiş olan sosyal hareket.
Karşı-tutumlu Savunuculuk
Counterattitudinal Advocacy
Bir bireyin mevcut tutumuyla çelişen bir mesajı veya konuyu, genellikle dışsal bir baskı ya da teşvikle başkalarına savunması durumu.
Karşılaştırma Düzeyi
Comparison Level (CL)
Bağımlılık kuramında, bireyin geçmiş ilişkilerine dayanarak herhangi bir sosyal ilişkiden beklediği ve ilişki kalitesini değerlendirdiği öznel standart.
Karşılaştırma Süreci
Comparison Process
Benlik psikolojisinde, bireyin kendi yeteneklerini, özelliklerini veya performanslarını belirli referanskişilerle kıyaslama mekanizmasıdır.
Kast
Caste
Bireylerin kalıtsal olarak içine doğdukları, aralarındaki geçişlerin ve evliliklerin katı kurallarla yasaklandığı kapalı sosyal tabakalaşma sistemi.
Kişilik Kültü
Cult Of Personality
Karizmatik bir siyasi, dini veya kamusal lidere karşı gösterilen, otoriter yapılar tarafından bilinçli şekilde körüklenen aşırı bağlılık ve tapınma hali.
Kitle
Crowd
Geçici olarak ortak bir odak ve aynı mekânı paylaşan, büyüklük ve biçim açısından değişkenlik gösteren kayda değer insan topluluğu.
Kitle Davranışı
Crowd Behavior
Geçici olarak aynı nesne veya olay üzerinde odaklanan bir grup insanın, durumun niteliğine göre sergilediği ortak faaliyet veya hareket bütünü.
Klik
Clique
Daha büyük bir grubun veya organizasyonun içinde yer alan, statü ya da ortak dostluk bağları üzerine kurulmuş dışlayıcı alt gruptur.
Koaksiyon Etkisi
Coaction Effect
Aynı görevi birlikte yapan diğer bireylerin varlığının, bir kişinin performansında yarattığı olumlu veya olumsuz değişim.
Koalisyon
Coalition
İki veya daha fazla bireyin ya da grubun, bireysel olarak elde edebileceklerinden daha yüksek bir güç, etki veya çıkar sağlamak amacıyla geçici ve çıkarcı bir ittifak kurması.
Kolektif
Collective
İki veya daha fazla bireyin oluşturduğu, genellikle kalabalık, kitle veya çete gibi spontane ve nispeten kısa ömürlü sosyal kümeleşme.
Kolektif Bellek
Collective Memory
Bir sosyal grubun üyeleri arasında paylaşılan, geçmiş olaylara dair zihinsel temsiller ve ortak hatırlama havuzu.
Kolektif Benlik
Collective Self
Bireyin benlik kavramının, üyesi olduğu sosyal gruplar, kolektifler veya kültürel aidiyetler temelinde tanımlanan ve şekillenen yönüdür.
Kolektif Benlik Saygısı
Collective Self-esteem
Bireyin, üyesi olduğu sosyal gruplardan ve kolektif kimliklerden türettiği benlik algısının öznel değerlendirmesidir.
Kolektif Benlik Saygısı Ölçeği
CSES
Bireylerin üyesi oldukları sosyal gruplara atfettikleri değer ve bu grup üyeliklerinin kendi benlik algılarını nasıl etkilediğini ölçen psikometrik araçtır.
Kolektif Bilgi İşleme Modeli
Collective İnformation-processing Model
Grup üyelerinin, ortak tartışma süreçleri aracılığıyla bilgiyi birleştirip işleyerek nihai kararlar, tercihler ve yargılar oluşturduğunu varsayan genel teorik karar alma açıklaması.
Kolektif Bilinç
Collective Consciousness
Bir toplumun, grubun veya kültürün üyeleri tarafından paylaşılan, bireysel zihinlerin ötesinde var olan ortak inançlar, değerler, normlar ve zihniyet yapısı.
Kolektif Çaba Modeli
CEM
Gruplar halinde çalışmanın, başarıya ulaşma beklentisini ve grup hedeflerinin öznel değerini düşürerek bireysel motivasyonu azaltmasını açıklayan bir beklenti-değer modelidir.
Kolektif Davranış
Collective Behavior
Bireylerin, bir grup veya kitle içindeyken tek başlarına sergilemeyecekleri, ortak bir dinamik ve geçici bilinçle gerçekleştirdikleri tipik olmayan ortak eylemler bütünü.
Kolektif Hareketler
Collective Movements
Fiziksel olarak uzak konumlardaki çok sayıda bireyin, belirli bir olay veya deneyime benzer şekilde zamanla artan oranlarda tepki vermesiyle ortaya çıkan kolektif davranış biçimleri.
Kolektif Hipnoz
Collective Hypnosis
Büyük insan topluluklarının telkine açıklık, eleştirel düşüncenin baskılanması ve ortak bir illüzyon veya otoriteye körü körüne uyum göstermesi durumudur.
Kolektif Psikoloji
Collective Psychology
Kitlelerin, kalabalıkların ve sosyal hareketlerin içinde yer alan bireylerin paylaştığı zihinsel ve duygusal durumların incelenmesidir.
Kolektif Suçluluk
Collective Guilt
Bireyin, üyesi olduğu sosyal grubun veya topluluğun etik dışı veya norm ihlal edici eylemlerinden ötürü şahsen sorumluluk hissederek deneyimlediği nahoş duygusal durum.
Kolektif Temsiller
Collective Representations
Bir toplumun temel kavramlarını, değerlerini ve kimliğini somutlaştıran; bireylerin zihinsel sınırlarını aşarak sosyal bütünün ortak ürünü olarak var olan kurumlar, yasalar, simgeler ve ritüeller bütünü.
Kolektif Yeterlilik
Collective Efficacy
Bir grubun, ortak bir görevin gereksinimlerini başarıyla yerine getirmek için üyelerinin becerilerini, çabalarını ve sebatını entegre etme kapasitesine olan inancı.
Kolektif Zihin
Collective Mind
Bireylerin bir araya gelerek oluşturdukları sosyal gruplar içerisinde, tekil zihinlerden bağımsız ve yepyeni dinamikler sergileyen üst düzey bir bilişsel ve davranışsal bütünleşme hali.
Komün
Commune
Bireylerin veya ailelerin ev işleri, mülk, kaynaklar ve çocuk bakımını ortaklaşa paylaştığı kolektif yaşam düzenlemesi.
Komünitas
Communitas
Bireyler arasındaki statü farklarını ortadan kaldıran, paylaşılan ritüeller ve ortak amaçlar etrafında şekillenen yoğun bir birlik ve aidiyet duygusu.
Konservatizm
Conservatism
Geçmişe, statükoya ve kökleşmiş kurumsal ilkelere olumlu yaklaşım sergileyen, değişime ve yeniliğe karşı temkinli veya mesafeli bir tutum barındıran bilişsel ve tutumsal eğilim.
Konsonans
Consonance
Farklı unsurlar, iletişim biçimleri veya tutum bileşenleri arasındaki uyum, tutarlılık ve denge durumu.
Koordinasyon Kaybı
Coordination Loss
Grup içindeki üyelerin çaba, etkinlik ve katkılarının kusursuz bir şekilde entegre edilememesinden kaynaklanan verimlilik düşüşü.
Kovaryasyon İlkesi
Covariation Principle
Bireylerin bir davranışın nedenini açıklarken, o davranışın ortaya çıkışı ile olası etmenlerin varlığı veya yokluğu arasındaki eş zamanlı değişimi gözlemleyerek atıfta bulunmasını açıklayan sosyal psikoloji ilkesidir.
Kötünün İyiden Güçlü Olması
Bad İs Stronger Than Good
Olumsuz olayların, bilgilerin veya geri bildirimlerin, eşdeğer düzeydeki olumlu unsurlara kıyasla insan duyguları, düşünceleri ve davranışları üzerinde çok daha baskın bir etki yaratma eğilimi.
Kristalizasyon
Crystallization
Sosyal psikolojide, bireyin bir tutumunun zaman içerisindeki kalıcılık düzeyi ve bu tutumun dışarıdan gelen değişim çabalarına karşı gösterdiği direnç seviyesi.
Kurbanı Suçlama
Blaming The Victim
Travma veya trajedi yaşayan bireylerin, olaydan sorumlu tutularak suçun kendisine yüklenmesiyle karakterize edilen sosyal psikolojik bir savunma mekanizmasıdır.
Kuş Sürüsü Fenomeni
Birds-of-a-feather Phenomenon
Bireylerin kendilerine benzer özellikler, tutumlar ve değerler taşıyan kişileri çekici bulma ve onlarla sosyal bağlar kurma eğilimidir.
Kült
Cult
Olağandışı inançları barındıran, dış dünyadan yalıtılmış, otoriter bir lider ya da yapı tarafından yönetilen yüksek düzeyde uyumlu ve içsel olarak bütünleşmiş dini veya yarı dini grup.
Kültür Çatışması
Culture Clash
Farklı iki kültürün veya alt kültürün norm, değer, ahlak ve tutumlarının bir araya gelerek kaçınılmaz bir sürtüşme ve uyum sorunu yaratması durumu.
Kültürel Asimilasyon
Cultural Assimilation
Bir azınlık grubun veya bireyin, baskın kültürün değerlerini, davranış kalıplarını ve dilini benimseyerek kendi özgün kültürel kimliğini zamanla büyük ölçüde yitirmesi süreci.
Kültürel Bütünleşim
Acculturation
Grupların veya bireylerin, öz kültürlerine ait değer, inanç ve davranış kalıplarını farklı bir kültürün unsurlarıyla etkileşim yoluyla yeniden biçimlendirmesi ve uyum sağlaması sürecidir.
Kültürel Çoğulculuk
Cultural Pluralism
Daha büyük bir toplum içindeki küçük grupların, egemen kültürün yasa ve değerleriyle çelişmediği sürece kendi benzersiz kimliklerini, değerlerini ve pratiklerini sürdürmesi durumu.
Kültürel Kayma
Cultural Drift
Bir kültürün belirgin normlarının, değerlerinin ve davranış kalıplarının zaman içinde kademeli ve kontrolsüz bir şekilde değişmesi süreci.
Kültürel Monizm
Cultural Monism
Çok kültürlülüğün toplumsal uyumu bozduğunu savunan ve etnik azınlıkların baskın kültüre entegre olmaktansa asimile edilmesini destekleyen sosyolojik ve politik perspektif.
Kültürel Norm
Cultural Norm
Bir kültür içerisinde kabul edilebilir ve uygun davranışı belirleyen toplumsal kural, değer veya standart.
Kültürel Soykırım
Cultural Genocide
Egemen bir kültürel grubun, daha zayıf veya azınlıkta olan bir grubun miras, değer ve pratiklerini sistematik olarak ortadan kaldırma süreci.
Kültürsüzleşim
Deculturation
Baskın bir kültürle temas neticesinde, geleneksel inanç ve pratiklerin kasıtlı veya kasıtsız biçimde bastırılarak ortadan kalkması süreci.
Küp Modeli
Cube Model
Nedensel atıfları belirleyen bilgi ipuçlarını (tutarlılık, farklılık ve fikir birliği) üç boyutlu bir eksende inceleyen bilişsel model.
Maliyet-kazanç Analizi
Cost–reward Analysis
Bireylerin sosyal davranışlarda, özellikle yardım etme eylemlerinde, bu eylemin getireceği pekiştireçler ile katlanılacak bedelleri zihinsel olarak tartmasını inceleyen sosyal psikolojik model.
Merkezi İkna Yolu
Central Route To Persuasion
Bireylerin bir mesajın içeriğini, argüman kalitesini ve mantıksal tutarlılığını derinlemesine analiz ederek tutum geliştirdiği ya da değiştirdiği bilişsel süreç.
Muhabir Çıkarım Teorisi
Correspondent İnference Theory
Bireylerin, başkalarının gözlemlenen davranışlarından onların kalıcı kişilik özelliklerine nasıl ulaştıklarını ve bu davranışların içsel nedenlerini hangi kriterlere göre atfettiklerini inceleyen sosyal psikoloji modeli.
Muhalefet
Dissent
Çoğunluk görüşüne, kabul görmüş sosyal normlara veya otorite tarafından empoze edilen politikalara karşı çıkma durumu.
Mürit / Takipçi
Disciple
Bir öğretmenin, liderin veya entelektüel figürün rehberliğini benimseyen, öğretilerini özümseyen ve doktrinlerini yayan öğrenci veya inançlı takipçi.
Müşterekler İkilemi
Commons Dilemma
Bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda rasyonel hareket etmesinin, tüm grubun veya toplumun yararlandığı ortak bir kaynağın tükenmesine veya zarar görmesine yol açtığı sosyal bir karar alma çıkmazıdır.
Nedensel Atıf
Causal Attribution
Bireylerin kendi ya da başkalarının davranışlarının nedenlerini içsel veya dışsal faktörlere bağlama bilişsel süreci.
Ortak Bilgi Etkisi
Common Knowledge Effect
Grupların tartışma öncesinde tüm üyeler tarafından zaten bilinen bilgileri, gizli veya sadece tek bir üyede bulunan bilgilere kıyasla kararlarını şekillendirmede asimetrik olarak çok daha fazla ağırlıklandırma eğilimi.
Ortaklaşa İlişki
Communal Relationship
Etkileşimlerin temel olarak diğer kişinin ihtiyaç ve isteklerini gözetme sorumluluğuyla yönlendirildiği kişilerarası bağ.
Ortalamadan İyi Etkisi
Better-than-average Effect
Bireylerin kendi niteliklerini, becerilerini ve yeteneklerini toplumsal ortalamaya kıyasla sistematik olarak daha üstün algılama eğilimidir.
Ortalamanın Altı Etkisi
Below-average Effect
Bir bireyin, özellikle karmaşık veya zor beceriler söz konusu olduğunda, kendi zihinsel ve sosyal yeteneklerini başkalarına kıyasla sistematik olarak olduğundan daha düşük değerlendirme eğilimidir.
Ortalamanın Üstü Etkisi
Above-average Effect
Bir bireyin kendi zihinsel, sosyal ve kişisel yeteneklerini, başkalarının performansıyla kıyaslandığında gerçekte olduğundan tutarsız bir biçimde daha olumlu ve yüksek değerlendirme eğilimidir.
Otorite İlişkileri
Authority Relations
Bireyler veya gruplar arasında güç, hiyerarşi, uyum ve komuta-itaat dinamiklerini içeren sosyal etkileşim yapılarıdır.
Otoriter
Authoritarian
Bireysel özgürlüklerin kısıtlanmasını ve merkezi, hiyerarşik bir otoriteye mutlak surette boyun eğilmesini savunan veya bu nitelikleri barındıran sosyal iklim ya da kişilik yönelimi.
Otoriter Lider
Authoritarian Leader
Grup üyelerinin görüşlerine başvurmadan tüm politikaları ve kararları tek başına belirleyen, eleştirilere kapalı olan ve etkileşimleri sık eleştirilerle domine eden liderlik stili.
Oydaşma
Consensus
Bir grup üyesinin özellikle değerlendirme veya karar alma süreçlerinde ulaştığı genel uzlaşı durumu.
Ölüm Tabusu
Death Taboo (death Tabu)
Ölümün ve ölümcül sürecin bireylerde yarattığı yoğun kaygı nedeniyle bu konunun sosyal yaşamda konuşulmasının, düşünülmesinin ve ölülerle ya da yas tutanlarla temas kurulmasının engellenmesi yönündeki kültürel kaçınma mekanizması.
Ötekini Değiştirme
Altercasting
Rol teorisinde, etkileşim içindeki diğer kişilere ("alter") kendi çıkarlarına veya hedeflerine uygun kimlikler ve sosyal roller dayatma süreçlerini tanımlayan psikolojik ve sosyolojik mekanizma.
Öz-değer Koşullulukları
Contingencies Of Self-worth
Bireylerin özsaygılarını yatırım yaptıkları belirli yaşam alanları; bu alanlardaki başarı veya başarısızlık geri bildirimleri, doğrudan bireyin benlik algısını belirler.
Öz-kalıpyargılama
Autostereotyping
Bireyin, mensup olduğu sosyal gruba atfedilen kalıpyargıları kendi benlik algısının ve kimliğinin bir parçası haline getirmesi süreci.
Özentisel Grup
Aspirational Group
Bir bireyin dahil olmayı arzuladığı ve değerlerini, normlarını veya davranış kalıplarını benimseyerek referans aldığı sosyal küme.
Özgecil İntihar
Altruistic Suicide
Bireyin, aşırı düzeyde sosyal entegrasyon ve grup sadakati sonucunda, toplumsal bir norma, değere ya da grubun yüksek çıkarlarına hizmet etmek amacıyla kendi hayatından vazgeçmesi durumu.
Paranteze Alınmış Ahlak
Bracketed Morality
Bireyin belirli bir bağlamsal durumdaki özel koşullar nedeniyle, tüm insanların ihtiyaç ve arzularını eşit şekilde gözetme yönündeki olağan ahlaki yükümlülüğünü geçici olarak askıya alması.
Pazarlık
Bargaining
İki tarafın çatışan çıkarlarını çözmek ve karşılıklı fayda sağlamak amacıyla kaynak değişimi üzerinden yürüttüğü etkileşim süreci.
Pozitif Ayrımcılık
Affirmative Action
Tarihsel olarak dezavantajlı veya koruma altındaki grupların eğitim ve istihdam alanlarında fırsat eşitliğini yakalamasını sağlamak amacıyla aktif işe alım ve teşvik politikaları uygulayan yapısal yaklaşım.
Rekabet
Competition
Başarı veya ödülün sınırlı kaynaklara dayandığı, bireylerin veya grupların performans açısından diğerlerini geride bırakmayı amaçladığı hedef yapısı.
Rekabetçi Amaç Yapısı
Competitive Goal Structure
Bireylerin hedeflerine yalnızca başkalarını geride bırakarak veya başkalarının hedefe ulaşmasını engelleyerek erişebildiği bir performans ve etkileşim düzenidir.
Rekabetçi Hedefler
Competitive Goals
Diğer birey veya grupların aynı hedefe ulaşmasını engellemeyi, onları geride bırakmayı veya alt etmeyi gerektiren kazan-kaybet odaklı hedeflerdir.
Rekabetçi Motivasyon
Competitive Motive
Kişinin kişilerarası ve performans gerektiren ortamlarda, kendi sonuçlarını maksimize ederken başkalarının ilerlemesini engelleme yoluyla yarışmacı bir tepki verme yönündeki eğilimi veya kalıcı dürtüsü.
Resmî Nikâhsız Evlilik
Common-law Marriage
Resmî tören veya evlenme sözleşmesi olmaksızın uzun süreli birlikte yaşayan çiftlerin, belirli yargı çevrelerinde yasal olarak evli kabul edildiği hukuki ve sosyolojik statü.
Sahte Boru Hattı Tekniği
Bogus Pipeline
Sosyal açıdan hassas veya tartışmalı konularda katılımcıların dürüst olmayan yanıtlar vermesini engellemek amacıyla, fizyolojik bir yalan dedektörüne bağlandıklarına inandırıldıkları deneysel aldatma yöntemi.
Savunmacı İşlemleme
Defensive Processing
Bireyin mevcut tutumlarını destekleyen veya doğrulayan bilgileri aktif olarak araması, kodlaması ve yorumlaması, çelişkili bilgileri ise reddetmesi veya eleştirmesidir.
Seçim İkilemi Anketi
Choice Dilemma Questionnaire (CDQ)
Bireylerin riskli ya da temkinli kararlar alma eğilimlerini ölçmek amacıyla Nathan Kogan ve Michael A. Wallach tarafından geliştirilmiş bir araştırma aracıdır.
Seçim Kayması
Choice Shift
Bireylerin grup tartışması sonrasında, tartışma öncesindeki eğilimlerine kıyasla kararlarında ya da tercihlerinde sergiledikleri yönsel değişimdir.
Seçmeli Yakınlık
Elective Affinity
Belirli bir kişiye, nesneye, gruba veya fikre karşı duyulan derin, içgüdüsel sempati, çekim ve uyum hali.
Seyirci
Audience
Herhangi bir gösteriyi, etkinliği veya performansı gözlemleyen, genellikle kuralına uygun davranan ve amaçlı bir şekilde bir araya gelen bireyler topluluğu.
Seyirci Etkisi
Bystander Effect
Acil bir durumda çevredeki insan sayısı arttıkça, bireylerin yardım etme olasılığının azaldığı sosyal psikolojik bir olgudur.
Sınıf Bilinci
Class Consciousness
Bireyin, sömürüldüğü veya mağdur edildiği varsayılan belirli bir ekonomik ya da sosyal gruba aidiyetinin ve bu grubun ortak çıkarlarının farkında olması durumu.
Sınıf Teorisi
Class Theory
Toplumsal ve ekonomik sınıflar arasındaki çatışmanın; hükümet sistemleri, sosyal organizasyonlar ve bireysel psikoloji üzerinde temel belirleyici bir güç olduğu savı.
Sınıf Yapısı
Class Structure
Bir toplumdaki sosyal sınıfların bileşimi, organizasyonu ve aralarındaki karşılıklı ilişkiler ağı.
Sivil Haklar
Civil Rights
Yazılı yasalarla vatandaşlara güvence altına alınmış kişisel özgürlük ve eşitlik haklarının bütünü.
Sivil Haklar Hareketi
Civil Rights Movement
Hükümetler tarafından reddedilen siyasi ve sosyal hakları elde etmek amacıyla gösteriler, lobicilik ve sivil itaatsizlik gibi yöntemlerle yürütülen kolektif eylemler bütünü.
Sivil İtaatsizlik
Civil Disobedience
Hükûmet politikalarına veya yasalara karşı vicdani gerekçelerle gerçekleştirilen, kamuya açık, bilinçli ve tamamen şiddetsiz yasayı ihlal eylemidir.
Sorumluluğun Yayılması
Diffusion Of Responsibility
Bireylerin bir grup içerisinde yer alırken, eylemsizlik veya eylem durumunda kişisel sorumluluk algılarının belirgin biçimde azalması sosyopsikolojik olgusu.
Sorumluluk Karışıklığı
Confusion Of Responsibility
Bireylerin, bir acil durum veya problem anında suçlanmaktan veya sorumlu tutulmaktan kaçınmak amacıyla müdahale etmekten kaçınma eğilimi.
Sosyal Bulaşma
Contagion
Duyguların, inançların veya davranışların kalabalıklar veya sosyal ağlar içinde bir bireyden diğerine hızla yayılma süreci.
Söylemsel Psikoloji
Discursive Psychology
Bireylerin düşünce, niyet ve duygularını içsel birer zihinsel nesne olarak ele almak yerine, yazılı, sözlü ve sembolik iletişim pratikleri aracılığıyla nasıl inşa ettiklerini inceleyen sosyal inşaacı yaklaşım.
Süreksizlik Etkisi
Discontinuity Effect
Gruplar arası etkileşimlerin, bireyler arası etkileşimlere kıyasla belirgin biçimde daha yüksek rekabetçi ve çatışmacı eğilimler sergilemesi durumu.
Sürü Psikolojisi
Bandwagon Effect
Bireylerin bir inancı, fikri veya davranışı, sırf çoğunluk tarafından benimsendiği için mantıksal veya ampirik temelini sorgulamadan kabul etme eğilimidir.
Şaşırt-ve-yeniden-çerçevele Tekniği
Disrupt-then-reframe Technique
Karşı tarafın zihinsel rutinini olağandışı bir ifadeyle kesintiye uğratarak şaşkınlık yaratan ve hemen ardından aynı isteği farklı bir çerçevede sunarak uyumu artıran bir ikna stratejisi.
Şefkat
Affection
Başkasının üzüntü veya ıstırabına yönelik güçlü bir sempati duyma ve bu acıyı hafifletmek için eyleme geçme isteği uyandıran prososyal duygu.
Şefkatli Aşk
Compassionate Love
Başkasının iyiliğini ve refahını önceliklendiren, karşısındakinin acısını hafifletmeye ve gelişimini desteklemeye odaklı, diğerkâm bir sevgi biçimi.
Şeref Kültürü
Culture Of Honor
Bireylerin ve toplulukların itibarını, haysiyetini ve şerefini korumaya yönelik, algılanan tehditlere karşı genellikle saldırgan ve sert tepkiler vermeyi teşvik eden kültürel normlar bütünü.
Şovenizm
Chauvinism
Herhangi bir sosyal, siyasi, ulusal veya cinsiyet grubuna karşı gösterilen aşırı, körü körüne kayırma ve diğer grupları aşağılama eğilimi.
Tanımlayıcı Norm
Descriptive Norm
Bireylerin belirli bir durumda çoğunluğun nasıl davrandığını, hissettiğini veya düşündüğünü gözlemleyerek çıkardıkları ve kendi davranışlarına rehber edindikleri yazısız sosyal standart.
Tanısal Değer
Diagnosticity
Bir etkileşimin, olayın veya geri bildirimin bireyin öz-bilgi edinme sürecindeki enformasyonel değeri.
Telafi Edici Görev
Compensatory Task
Bir grup üyesinin bireysel çözüm veya önerilerinin ortalamasının alınmasıyla tamamlanan ortak görev veya proje türüdür.
Telafi Edici Öz-yüceltme
Compensatory Self-enhancement
Bireyin bir alandaki başarısızlık veya olumsuz geri bildirimi, ilişkisiz başka bir alandaki olumlu özelliklerini aşırı vurgulayarak dengeleme ve benlik saygısını koruma stratejisi.
Telafi Etkisi
Compensation Effect
Grup performansını artırmak amacıyla, bir veya daha fazla üyenin diğer üyelerin gerçek veya varsayılan eksikliklerini kapatmak için normalden daha fazla çaba sarf etmesi durumu.
Temas Davranışı
Contact Behavior
Bireyler arası alışverişler esnasında sergilenen, samimi ilişkilerden gayrişahsi ticari etkileşimlere kadar uzanan her türlü eylem ve etkileşim kalıbı.
Temas Hipotezi
Contact Hypothesis
Farklı sosyal gruplara mensup bireyler arasındaki doğrudan etkileşimin, uygun koşullar altında gruplar arası önyargıyı ve düşmanlığı azaltacağını öne süren sosyal psikolojik model.
Temkinli Yönelim
Cautious Shift
Bir bireyin grup içinde karar alırken, tek başına alacağı karara kıyasla daha muhafazakâr ve temkinli bir tutum benimsemesi yönündeki karar değişimi.
Tesadüfi Grup
Accidental Group
Bireylerin aynı alt kümedeki kişilerle tekrar eden etkileşimleri sonucunda kademeli olarak ve kendiliğinden oluşan gayriresmi sosyal topluluk.
Tesadüfi Kalabalık
Casual Crowd
Kamusal bir alanda, ani bir olay veya durum karşısında geçici olarak ortak bir odak noktası etrafında toplanan amorf insan topluluğu.
Toplamsal Görev
Additive Task
Grup üyelerinin bireysel çaba ve katkılarının doğrudan bir araya getirilmesiyle tamamlanan ortak görev türüdür.
Topluluk
Community
Fiziksel veya sanal bir alanı paylaşan, ortak değerlere, çıkarlara ve aidiyet bilincine sahip, sosyal olarak organize olmuş bireyler bütünü.
Tutarlılık Güdüsü
Consistency Motive
Bireyin, deneysel olarak oluşturulanlar da dahil olmak üzere, kendisi hakkındaki mevcut inançlarını doğrulama ve sürdürme yönündeki psikolojik eğilimidir.
Tutarlılık Kuramı
Consistency Theory
Bireylerin bilişleri, inançları ve tutumları arasında uyum ve tutarlılık sağlama yönündeki temel güdüsel eğilimini inceleyen sosyal psikolojik kuramlar sınıfı.
Tutum
Attitude
Bir nesnenin, kişinin, grubun veya kavramın olumsuzdan olumluya doğru derecelendirilebilen, nispeten kalıcı ve genel değerlendirmesidir.
Tutum Değişimi
Attitude Change
Bir bireyin herhangi bir nesne, olay veya konuya yönelik tutumlarında, dışsal sosyal etkenler ya da içsel bilişsel süreçler sonucunda meydana gelen her türlü modifikasyon.
Tutum Erişilebilirliği
Attitude Accessibility
Bir tutum nesnesiyle karşılaşıldığında, o tutumun bellekten otomatik olarak çağrılabilme olasılığı ve hızı.
Tutum Gücü
Attitude Strength
Bir tutumun zaman içinde direnç gösterme, değişime karşı durma, bilgi işlem süreçlerini etkileme ve davranışı yönlendirme derecesi.
Tutum Kararsızlığı
Ambivalence Of An Attitude
Bir tutumla ilişkili değerlendirici tepkilerin kendi içinde tutarsız olması durumu; hem olumlu hem olumsuz tepkilerin aynı nesneye karşı eş zamanlı olarak barınması yüksek kararsızlığa işaret eder.
Tutum Karmaşıklığı
Complexity Of An Attitude
Tutumla ilgili bilginin altında yatan farklı boyutların ve kategorilerin sayısı ile bu boyutların birbiriyle ilişkilenme biçimini ifade eden bilişsel yapı özelliğidir.
Tutum Kesinliği
Certainty Of An Attitude
Bir bireyin sahip olduğu tutumun netliğine ve tutum nesnesini ne ölçüde geçerli bir şekilde değerlendirdiğine dair duyduğu öznel güven derecesidir.
Tutum Koşullanması
Conditioning Of Attitudes
Bir tutum nesnesinin çevredeki olumlu ya da olumsuz bir uyarıcıyla eşleşmesi sonucunda, bireyin o nesneye yönelik tutumunun oluşması veya değişmesi süreci.
Tutum Nesnesi
Attitude Object
Hakkında bir tutum geliştirilen, somut veya soyut her türlü yargı hedefi, kişi, grup ya da kavram.
Tutum Sistemi
Attitude System
Bellekte birbirleriyle ilişkisel ağlar kuran iki veya daha fazla tutumun oluşturduğu organize yapı.
Tutum-davranış Tutarlılığı
Attitude–behavior Consistency
Bir nesneye, kişiye veya duruma yönelik geliştirilen tutumun, o nesneye karşı sergilenen gözlenebilir davranışla örtüşme derecesi.
Tutuma Aykırı Davranış
Counterattitudinal Behavior
Bir bireyin sahip olduğu tutum, inanç veya değer sistemleriyle çelişen ya da tutarsızlık gösteren eylemlerde bulunması durumu.
Tutumsal Dahiliyet
Attitudinal İnvolvement
Bireyin benlik yapısı ile belirli bir tutum nesnesi arasındaki bağın gücünü ve bireyin o konuya atfettiği kişisel önemi ifade eden motivasyonel yapı.
Tutumun Bileşenleri
Components Of An Attitude
Bireylerin bir nesne, olay ya da kişiye yönelik tutumunu oluşturan bilişsel, duyuşsal ve davranışsal olmak üzere üç temel boyuttur.
Tutumun Ego Savunucu İşlevi
Ego-defensive Function Of An Attitude
Bireyin benlik saygısını artırmak ya da mevcut olumsuz içsel durumlar ile tehditlerden benliğini korumak amacıyla geliştirdiği tutumların üstlendiği psikolojik görev.
Tutumun Merkeziliği
Centrality Of An Attitude
Bir tutum nesnesinin birey tarafından ne sıklıkla düşünüldüğünü ve bellekteki diğer tutum ağlarıyla ne denli güçlü bağlar kurduğunu ifade eden yapısal özellik.
Tutumun Temelleri
Bases Of An Attitude
Bir tutumun türetildiği bilgi türlerini; yani duygusal, bilişsel ve davranışsal kökenleri ifade eden psikolojik yapı taşı.
Tüketici Aktivizmi
Consumer Activism
Tüketicilerin, pazar dinamiklerini ve şirket politikalarını doğrudan etkilemek amacıyla ekonomik güçlerini kolektif bir baskı aracı olarak kullanması.
Tüketicilik
Consumerism
Temel ihtiyaçların ötesinde mal ve hizmet satın alma davranışı ve bu yönelimi destekleyen sosyo-kültürel yönelim.
Uyarılma Aktarımı
Arousal Transfer
Bir kaynaktan edinilen fizyolojik uyarılmanın tamamen sönmeden önce, zamansal yakınlık nedeniyle tamamen farklı ve alakasız ikinci bir uyarıcıya ya da duygusal tepkiye yönlendirilmesi süreci.
Uyma
Compliance
Bireyin tutum, yargı ve davranışlarını bir grubun normlarına veya beklentilerine uyumlu hale getirmesi süreci.
Uyum Arayışı
Concurrence Seeking
Bir grup içinde, özellikle karar alma süreçlerinde fikir ayrışmalarından ve tartışmalardan kaçınma eğilimidir.
Uyum Kuramı
Congruity Theory
Bireylerin bilişsel sistemlerindeki unsurlar ile dış kaynaklı ikna edici mesajlar arasında tutarlılık aradığını savunan bir bilişsel tutarlılık kuramıdır.
Uyumsuzluk Azaltma
Dissonance Reduction
Bireyin bilişsel sistemindeki tutarsızlıkların yarattığı psikolojik rahatsızlığı hafifletmek için inanç, tutum veya davranışlarını değiştirmesi ya da yeni rasyonalizasyonlar üretmesi sürecidir.
Uzaklaşma Grubu
Dissociative Group
Bireyin değerlerini, tutumlarını ve davranış biçimlerini benimsemekten kaçındığı, üyesi olmaktan imtina ettiği veya aidiyet kurmayı reddettiği sosyal referans grubu.
Uzlaştırma
Conciliation
Çıkarları veya hedefleri başlangıçta çatışan bireylerin ya da grupların pozisyonlarını tarafsız bir üçüncü taraf aracılığıyla uyumlu hale getirme ve uzlaştırma süreci.
Üstlenilen Rol
Assumed Role
Bir bireyin belirli bir statü veya pozisyon için beklendiği inancıyla benimsediği davranış kalıbı ve belirsizlikle başa çıkma yöntemi.
Varsayılan Benzerlik Yanlılığı
Assumed Similarity Bias
Bireylerin, diğer insanların da kendileriyle aynı niteliklere, özelliklere ve değerlere sahip olduğunu varsayma eğilimidir.
Vatandaş
Citizen
Bir ülkenin veya siyasi topluluğun yasalarına göre doğum, yasal bağ veya vatandaşlığa kabul yoluyla üyesi olan ve temel haklar ile korumalardan yararlanan birey.
Vicdani Retçi
Conscientious Objector
Savaşa, savaş hazırlıklarına ve dini, ahlaki veya felsefi inançları gereği silahlı kuvvetlerde görev yapmaya karşı çıkan birey.
Vurgulama Kuramı
Accentuation Theory
Nesnelerin veya kişilerin belirli kategorilere yerleştirilmesinin, aynı kategorideki ögeler arasındaki benzerliklerin, farklı kategorideki ögeler arasındaki ise farkların abartılmasına yol açtığını öne süren bilişsel ve sosyal psikoloji kuramı.
Yakınsama Teorisi
Convergence Theory
Benzer ihtiyaçlara, değerlere, amaçlara veya kişilik özelliklerine sahip bireylerin bir araya gelmesiyle kitle hareketlerinin, çetelerin ve toplumsal eylemlerin ortaya çıktığını savunan kolektif davranış modeli.
Yalancının Güvensizliği
Deceiver’s Distrust
Başkalarına yalan söyleyen kişilerin, kendi hilekar eğilimlerini karşı tarafa yansıtarak diğer insanları da güvensiz ve sahtekar olarak algılama eğilimidir.
Yansılama
Construal
Bir bireyin kendi benliğini, başkalarının davranışlarını ve çevresel uyaranları algılama, anlama ve yorumlama biçimi.
Yansıtılan İtibardan Güç Alma
Basking İn Reflected Glory (bırging)
Bireylerin, başarılı veya prestijli bir grupla olan bağlarını vurgulayarak kendi özsaygılarını ve sosyal statülerini artırma eğilimi.
Yansıyan Başarısızlıktan Uzaklaşma
Cutting Off Reflected Failure (corfing)
Bireylerin, başarısız veya olumsuz algılanan bir grup ya da kişiyle olan psikolojik bağlarını, kendi benlik saygılarını korumak amacıyla bilinçli veya bilinçdışı olarak koparma eğilimi.
Yansıyan İhtişamda Güneşlenme
Bırging
Bireylerin, kendileriyle ilişkili başarılı başka kişi veya grupların başarılarıyla özdeşleşerek kendi benlik saygılarını artırma eğilimidir.
Yapıcı Çatışma Çözümü
Constructive Conflict Resolution
Bireyler arası veya gruplar arası anlaşmazlıkları uzlaşma, müzakere ve iş birliği gibi sağlığa ve ilişkiye katkı sağlayan yöntemlerle çözme süreci.
Yapıcı İtaat
Constructive Obedience
Bireyin veya toplumun yararına sonuçlar doğuran, sosyal bir otoritenin emirlerine uyma davranışı.
Yaş Ayrımcılığı
Age Discrimination
Yaşlı bireylere karşı geliştirilen ön yargılı tutum, olumsuz kalıp yargı (stereotip) ve ayrımcı davranışlar bütünü.
Yaygın Statü Özelliği
Diffuse-status Characteristic
Beklenti-durum kuramında, bireylerin kendi ve başkalarının yetkinlik ile sosyal değerini tahmin ederken kullandığı; yaş, cinsiyet ve etnisite gibi belirli bir bağlamla doğrudan ilgisi olmayan genel kişisel özelliklerdir.
Yazışma Yanlılığı
Correspondence Bias
Bireylerin başkalarının davranışlarını gözlemlerken durumsal faktörleri göz ardı ederek bu davranışları aşırı ölçüde içsel ve kişilik özelliklerine atfetme eğilimi.
Yetke
Authority
Bireylerin veya grupların davranışlarını yönlendirme, karar alma ve başkaları üzerinde etki uygulama kapasitesi.
Yıkıcı İtaat
Destructive Obedience
Masum bireylere zarar verilmesine, toplumsal zarara veya kurumsal güvenin sarsılmasına yol açan sosyal, askeri veya ahlaki otoritelerin emirlerine uyma eğilimi.
Yönlendirici Etken
Biasing Factor
Tutumla ilgili bilgilerin zihinsel işlenme değerini (valansını) sistematik olarak bir yöne doğru saptıran değişken.
Yüz Yüze Grup
Direct-contact Group
Üyelerinin fiziksel olarak aynı ortamda bulundukları ve aracısız, doğrudan etkileşim kurdukları sosyal topluluk.
Yüzüne Kapıyı Çarpma Tekniği
Door-in-the-face Technique
Büyük ve reddedilmesi kesin olan bir ilk talebin ardından, gerçekte hedeflenen daha küçük ve makul talebin sunulduğu iki aşamalı bir uyum ve ikna stratejisidir.
Zincirleme Üretim
Chain Reproduction
Bilginin, hikayelerin veya materyallerin bireyler ya da gruplar arasında aktarılırken her aşamada kaçınılmaz olarak değişime uğraması süreci.
Zorlayıcı Güç
Coercive Power
Bireylerin veya grupların uyumunu ceza uygulama ya da ceza tehdidi gibi zorlayıcı yöntemlerle sağlama kapasitesi.