Yalancının Güvensizliği
Deceiver’s Distrust
Tanım
Başkalarına yalan söyleyen kişilerin, kendi hilekar eğilimlerini karşı tarafa yansıtarak diğer insanları da güvensiz ve sahtekar olarak algılama eğilimidir.
Örnek Vaka / Uygulama
İş yerinde meslektaşının arkasından iş çeviren ve haksız yere terfi almak için raporları manipüle eden bir yöneticinin, diğer tüm çalışanların da sürekli olarak kendisini alt etmeye çalıştığına ve kuyu kazdığına dair paranoyakça bir inanç geliştirmesi.
Derin Analiz
Sosyal psikoloji ve bilişsel atıf teorileri bağlamında incelenen bu mekanizma, temelde bir yansıtma (projection) ve fikir birliği yanlılığı (consensus bias) ürünüdür. Bireyler sosyal etkileşim kurarken kendi niyetlerini ve davranış kalıplarını birer referans noktası olarak kullanma eğilimindedirler. Kendi içinde aldatma eylemini barındıran bir zihin, karşısındakinin de benzer bir bilişsel ve ahlaki zeminde çalıştığını varsayar. Bu durum, yalancının yaşadığı bilişsel çelişkiyi hafifletmek ve suçluluk duygusunu rasyonelleştirmek için geliştirdiği savunmasız ama işlevsel bir bilişsel kestirmedir. "Herkes benim gibi yapar" varsayımı, kişinin kendi etik dışı eylemini meşrulaştırmasına zemin hazırlar.
Etimoloji
İngilizce 'deceiver' (aldatan, hilekar; Latince *decipere* - kandırmak, tuzağa düşürmek) ve 'distrust' (güvensizlik, şüphe) kelimelerinin birleşiminden oluşan sosyal psikolojik bir kavram.
Karıştırmayın
Paranoya (klinik düzeyde zulüm görme sanrıları ile karakterizedir; yalancının güvensizliği ise spesifik olarak kişinin kendi aldatıcı eylemlerinin yarattığı projeksiyoner bir önyargıdır) ve Projektif Özdeşim (psikanalitik bir kavram olup, bastırılmış yönlerin başkalarına yansıtılıp o davranışın karşı tarafça sergilenmesinin sağlanmasıdır).