Aldatma
Deception
Tanım
Başkalarını yanıltmak amacıyla gerçeğin çarpıtılması veya kasıtlı olarak gizlenmesi durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Sosyal uyum üzerine bir deney yürüten araştırmacının, katılımcılara çalışmanın amacının bellek testi olduğunu söylemesi, oysa gerçekte grubun diğer üyelerinin (konfederelerin) kasıtlı olarak yanlış cevaplar vererek katılımcının baskı altında nasıl davrandığını gözlemlemek istemesi bir aldatma vakasıdır.
Derin Analiz
Deneysel psikoloji ve etik bağlamında aldatma, katılımcıların hipotezler veya prosedürler hakkında bilinçli onam (informed consent) sürecini etkilemeyecek şekilde eksik ya da yanlış bilgilendirilmesini ifade eder. Araştırmacılar, sosyal psikoloji veya davranış bilimleri çalışmalarında katılımcıların doğal tepkilerini manipüle etmemek için bu yönteme başvurabilirler. Ancak bu durum, Helsinki Deklarasyonu ve APA etik ilkeleri gereğince, deney sonrasında zorunlu bir 'açıklama ve bilgilendirme' (debriefing) aşamasını, yani gerçeğin tam olarak ifşa edilmesini ve olası psikolojik zararların telafi edilmesini zorunlu kılar.
Etimoloji
Latince 'decipere' (tuzak kurmak, yakalamak, kandırmak) fiilinden türetilmiş olup, 'de-' [aşağı/uzaklaşma] ve 'capere' [almak, yakalamak] köklerinin birleşiminden meydana gelmiştir.
Karıştırmayın
Yalancılık (lying) genellikle sözel bir ifadeyi içerirken, aldatma (deception) omurgasız davranışlardan karmaşık sosyal manipülasyonlara kadar çok daha geniş bir yelpazede sözel olmayan ipuçlarını, bağlam kurgularını ve gerçeği saklama taktiklerini kapsar.