Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Duygusal-değerlendirici Tutarlılık

Affective–evaluative Consistency

Tanım

Bir tutumun duygusal temeli ile genel değerlendirmesi arasındaki değersel uyum derecesi.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir bireyin yeni bir siyasi lider hakkında 'onu gördüğümde içim ısınıyor, büyük bir sempati duyuyorum' (aşırı pozitif duygusal temel) şeklinde hissedip, anket sorularında o lidere 'ülkenin geleceği için tehlikeli ve başarısız' (aşırı negatif genel değerlendirme) şeklinde yanıt vermesi, duygusal-değerlendirici tutarlılığın düşük olduğunu gösterir.

Derin Analiz

Duygusal-değerlendirici tutarlılık, tutum kuramlarında ve sosyal biliş alanında bireyin bir nesne, olay ya da kişiye yönelik hissettiği duygusal reaksiyonlar ile o nesneye biçtiği genel bilişsel değerin matematiksel ve mantıksal uyumunu inceler. Tutumların üçlü bileşeni modelinde (duyuşsal, davranışsal, bilişsel) duyuşsal temel ile değerlendirici yargı arasındaki çelişkiler, bireylerde psikolojik rahatsızlığa veya bilişsel çelişkiye yol açabilir. Yüksek tutarlılık durumunda tutumlar daha dirençlidir ve gelecekteki davranışları öngörmede daha yüksek geçerlilik gösterirken, düşük tutarlılık kararsızlığa ve dış etkilere karşı açıklığa işaret eder.

Etimoloji

Latince 'affectus' (duygu, tutku) + 'aestimare' (değer biçmek, tartmak) kelimelerinin bileşimiyle türetilmiştir.

Karıştırmayın

Duygusal-bilişsel tutarlılık (affective-cognitive consistency) ile sıklıkla karıştırılır; duygusal-bilişsel tutarlılık duygunun inançlarla uyumunu incelerken, bu kavram duygunun nihai değerlendirici yargıyla uyumuna odaklanır.