Söylemsel Psikoloji
Discursive Psychology
Tanım
Bireylerin düşünce, niyet ve duygularını içsel birer zihinsel nesne olarak ele almak yerine, yazılı, sözlü ve sembolik iletişim pratikleri aracılığıyla nasıl inşa ettiklerini inceleyen sosyal inşaacı yaklaşım.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir çift terapisinde eşlerin 'sen beni hiç anlamıyorsun' cümlesini geleneksel bir klinik yaklaşım empati eksikliği veya bilişsel çarpıtma olarak incelerken; söylemsel psikoloji bu ifadenin o anki tartışmanın akışını kontrol etmek, suçluluk üretmek ve konuşma sırasını yönetmek için kullanılan retoriksel bir eylem (inşa faaliyeti) olarak nasıl işlev gördüğünü analiz eder.
Derin Analiz
Söylemsel psikoloji, ana akım bilişsel psikolojinin zihni bireyin kafatasının içine hapseden ontolojik varsayımlarını reddeder. Bunun yerine, psikolojik fenomenleri (hafıza, tutku, öfke, kimlik) sosyal etkileşimlerin ve dil kullanımının dinamik birer ürünü olarak konumlandırır. Metodolojik olarak etnometodoloji ve söylem analizinden beslenir; veriyi laboratuvar deneyleriyle değil, doğal ortamlardaki etkileşim kayıtlarının mikro düzeyde çözümlenmesiyle elde eder. Bireyin zihinsel mekanizmalarını veri olarak kabul etmek yerine, 'zihin' dediğimiz şeyin dilsel araçlarla anlık olarak nasıl icra edildiğine odaklanır.
Etimoloji
Latince 'discursus' (koşuşma, konuşma, söylem) kökünden türetilmiş olup, bilişsel süreçlerin birey içi zihinsel yapılar yerine kişilerarası dilsel eylemlerle üretildiğini ifade eder.
Karıştırmayın
Geleneksel Söylem Analizi (Critical Discourse Analysis) ile sıklıkla karıştırılır; ancak söylemsel psikoloji makro düzeydeki ideolojik ve politik yapılardan ziyade, mikro düzeydeki interaktif konuşma pratiklerine ve psikolojik temaların bu pratiklerde nasıl üretildiğine odaklanır.