Dehümanizasyon
Dehumanization
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Tarihsel soykırımlarda veya şiddetli etnik çatışmalarda baskın grupların azınlık grubu üyelerini 'böcek', 'virüs' veya 'makine dişi' olarak nitelendirmesi, failin suçluluk duymadan şiddet uygulamasına zemin hazırlayan tipik bir dehümanizasyon pratiğidir.
Derin Analiz
Sosyal psikoloji ve nöropsikoloji perspektifinden dehümanizasyon, insan beyninin ötekileştirme mekanizmalarının en radikal formlarından biridir. Nörogörüntüleme çalışmaları, mağdurlar dehümanize edildiğinde, medial prefrontal korteksin (mPFC) —diğer insanları düşünürken aktifleşen bölgenin— aktive olmadığını, bunun yerine nesne algısıyla ilişkili sinirsel devrelerin çalıştığını göstermektedir. Bu durum, failin ahlaki dışlama (moral exclusion) yaşamasına ve mağdurun acısına karşı empati geliştirmesini engelleyen nörolojik bir kalkan oluşturmasına yol açar. Nick Haslam'ın çift modelli teorisine göre dehümanizasyon iki düzlemde gerçekleşir: Hayvancılaştırma (animalistic dehumanization), bireylerin kültivasyon, rasyonellik ve nezaket gibi üst düzey insani niteliklerden yoksun bırakılarak vahşi veya çocuksu görülmesi; mekanistleştirme (mechanistic dehumanization) ise sıcaklık, ajans, duygusallık ve bireyselliğin reddedilerek cansız nesnelere veya otomatlara dönüştürülmesidir.
Etimoloji
Karıştırmayın
Önyargı (Prejudice) ve damgalama (stigma) ile sıklıkla karıştırılır. Önyargı olumsuz tutumlar içerirken, dehümanizasyon insanlık statüsünün tamamen gasp edilmesini ve ahlaki sınırların dışına çıkarılmayı ifade eder.
Keşfetmeye Devam Edin
Ahlaki Dışlama
Ahlaki Dışlama
Moral Exclusion
Çatışma halindeki tarafların birbirlerini evrensel ahlaki hak ve korumalardan mahrum, 'değer dışı' olarak algıladığı psikolojik süreç.
İncele