Kültürel Çoğulculuk
Cultural Pluralism
Tanım
Daha büyük bir toplum içindeki küçük grupların, egemen kültürün yasa ve değerleriyle çelişmediği sürece kendi benzersiz kimliklerini, değerlerini ve pratiklerini sürdürmesi durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Metropol bir şehirde yaşayan göçmen bir topluluğun, kendi ana dillerini konuşmaya, geleneksel bayramlarını kutlamaya ve özgün mutfak kültürlerini yaşatmaya devam ederken; aynı zamanda ülkenin resmi dilini öğrenmesi, anayasal düzenine uyması ve genel vergi sistemine entegre olması kültürel çoğulculuğun somut bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Kültürel çoğulculuk, sosyoloji ve kültürel psikoloji ekseninde, asimilasyon politikalarının antitezi olarak konumlanır. Bireylerin veya grupların ana akım toplum yapısı içinde erimesini zorunlu kılmadan, kendi alt kültürlerine ait özerkliği korumasını hedefler. Toplumsal entegrasyonu homojenleşme yoluyla değil, heterojen bir yapı içinde karşılıklı uyum ve saygı temelinde ele alır. Bilişsel ve sosyal düzeyde, bireylerin çoklu kimlik algısı geliştirmesine, grup içi aidiyet ile toplumsal vatandaşlık bağlarını eş zamanlı olarak sürdürmesine olanak tanır. Klinik ve sosyal psikoloji araştırmaları, kültürel çoğulculuğun benimsendiği toplumsal ortamlarda azınlık gruplarının maruz kaldığı azınlık stresinin (minority stress) azaldığını ve psikolojik iyilik halinin desteklendiğini göstermektedir.
Etimoloji
Latince 'cultura' (toprak işleme, ekin, bakım) kökünden türetilen kültür sözcüğü ile Latince 'pluralis' (birden fazla, çoğul) ve Yunanca sonek olan 'ismos' (durum, akım) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Eritme potası (melting pot) veya asimilasyon ile sıklıkla karıştırılır. Asimilasyon, alt kültürlerin egemen kültür içinde tamamen eriyerek kendi özelliklerini kaybetmesini savunurken; kültürel çoğulculuk bu özelliklerin korunmasını ve ortak bir çatı altında barışçıl bir şekilde var olmasını öngörür.