Kolektif Temsiller
Collective Representations
Tanım
Bir toplumun temel kavramlarını, değerlerini ve kimliğini somutlaştıran; bireylerin zihinsel sınırlarını aşarak sosyal bütünün ortak ürünü olarak var olan kurumlar, yasalar, simgeler ve ritüeller bütünü.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir ulusun ulusal bayramlarında sergilenen ritüeller, bayrak gibi semboller ve tarihi mitler, bireysel hafızadan bağımsız olarak milyonlarca insanı ortak bir aidiyet duygusu ve davranış kalibresinde buluşturan kolektif temsillerin en somut tezahürleridir.
Derin Analiz
Émile Durkheim tarafından sosyoloji ve sosyal psikoloji literatürüne kazandırılan kolektif temsiller, bireysel bilincin ötesinde, toplumsal kolektivitenin ürettiği ve bireylere dışsal birer gerçeklik olarak dayattığı inanç sistemleri, kategoriler ve mitlerdir. Bilişsel ve davranışsal bilimler perspektifinden bakıldığında bu kavram, bireylerin dünyayı anlamlandırma biçimlerinin (şemalar, önyargılar, kültürel modeller) saf bireysel bilişsel süreçlerin değil, içine doğdukları sosyal yapıların ve sembolik evrenin birer türevi olduğunu gösterir. Nörokültürel bağlamda, bu temsiller beynin nöral ağlarında şekillenen sosyal öğrenme ve bellek süreçlerini, ortak bir kültürel kod havuzu etrafında senkronize eder.
Etimoloji
Fransızca 'représentations collectives' ifadesinden gelir; Latince 'colligere' (bir araya getirmek) kökünden türetilen 'kolektif' ile Latince 'repraesentare' (yeniden sunmak, betimlemek) fiilinden türetilen 'temsil' kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Bireysel şemalar veya kişisel tutumlar ile sıklıkla karıştırılır; temel fark, kolektif temsillerin bireyler tarafından üretilmeyip, bireyleri biçimlendiren supra-bireysel (toplum üstü) ve zorlayıcı kültürel yapılar olmasıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Kolektif Bilinç
Collective Consciousness
Bir toplumun, grubun veya kültürün üyeleri tarafından paylaşılan, bireysel zihinlerin ötesinde var olan ortak inançlar, değerler, normlar ve zihniyet yapısı.
Sosyal İnşacılık
Constructionism
Gerçekliğin, bilginin ve anlamların nesnel bir dış dünya tarafından değil, toplumsal etkileşimler, kültürel pratikler ve dilsel bağlamlar aracılığıyla ortaklaşa üretildiğini savunan epistemolojik yaklaşım.