Pozitif Ayrımcılık
Affirmative Action
Tanım
Tarihsel olarak dezavantajlı veya koruma altındaki grupların eğitim ve istihdam alanlarında fırsat eşitliğini yakalamasını sağlamak amacıyla aktif işe alım ve teşvik politikaları uygulayan yapısal yaklaşım.
Örnek Vaka / Uygulama
Çok uluslu bir şirketin, yönetim kurulu pozisyonlarında geçmişteki dışlanma dinamiklerini dengelemek amacıyla, eşit niteliklere sahip iki aday arasında azınlık temsilini artıracak şekilde yapılandırılmış bir işe alım prosedürü uygulaması.
Derin Analiz
Toplumsal eşitsizliklerin giderilmesinde pasif tarafsızlık ilkesinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giren proaktif bir müdahale biçimidir. Sosyal psikoloji ve örgütsel davranış bağlamında, sistemik önyargıların ve grup içi kalıpyargıların dezavantajlı grupların liyakat temelli yarışmalardaki dezavantajını dengelemeyi hedefler. Ancak tersine ayrımcılık iddiaları, grup kimliği politikaları ve liyakat kavramının yeniden tanımlanması üzerinden etik, hukuki ve politik tartışmaların odağında yer almayı sürdürmektedir.
Etimoloji
Latince 'affirmare' (doğrulamak, güçlendirmek) fiilinden türetilen 'affirmative' ile 'actio' (eylem, hareket) kelimelerinin birleşiminden oluşan bir politika ve hukuk terimidir.
Karıştırmayın
Eşitlik (equality) kavramıyla sıklıkla karıştırılır; eşitlik herkese aynı kaynağın sunulmasını ifade ederken, pozitif ayrımcılık hakkaniyet (equity) temelinde farklı başlangıç noktalarını dengelemek için orantısız kaynak veya ayrıcalık tanır.
Keşfetmeye Devam Edin
Fırsat Eşitliği
Fırsat Eşitliği
Equal Opportunity
Bireylerin ırk, yaş, cinsiyet, din, engellilik veya ulusal köken gibi dışsal etkenlerden bağımsız olarak istihdam, eğitim ve kamusal hizmetlere erişimde adil ve eşit koşullara sahip olması ilkesi.
İncele
Tersine Ayrımcılık
Tersine Ayrımcılık
Reverse Discrimination
Tarihsel olarak dezavantajlı veya azınlıkta olan gruplara avantaj sağlayan politikaların, hâkim ya da çoğunluk grubun üyeleri aleyhine bir eşitsizlik yarattığı iddiasını tanımlayan sosyopolitik ve hukuki kavram.
İncele