Ölüm Tabusu
Death Taboo (death Tabu)
Tanım
Ölümün ve ölümcül sürecin bireylerde yarattığı yoğun kaygı nedeniyle bu konunun sosyal yaşamda konuşulmasının, düşünülmesinin ve ölülerle ya da yas tutanlarla temas kurulmasının engellenmesi yönündeki kültürel kaçınma mekanizması.
Örnek Vaka / Uygulama
Kanser teşhisi konulmuş bir hastanın yakın çevresi tarafından ölümcül durumunun 'saklanması' ya da cenaze evlerinde acının hızlıca bastırılıp sosyal hayata hemen dönülmesinin dayatılması, ölüm tabusunun tipik bir kültürel tezahürüdür.
Derin Analiz
Ölüm tabusu, Ernest Becker'in 'Ölüm İnkârı' (The Denial of Death) teorisi ve Sosyal Dehşet Yönetimi Teorisi (Terror Management Theory - TMT) ekseninde ele alınan evrensel bir savunma sistemidir. Bireyin varoluşsal anksiyete ile başa çıkabilmesi için ölüm gerçeğini bilinçdışına itmesini, toplumsal düzeyde ise yas ritüellerinin endüstriyelleşmiş batı toplumlarında sterilize edilerek göz önünden kaldırılmasını tetikler. Herman Feifel'in öncülük ettiği ampirik çalışmalar, modern kültürlerin ölümle yüzleşmek yerine onu tıbbileştirip izole ederek kolektif bir inkâr döngüsü yarattığını ortaya koymaktadır.
Etimoloji
İngilizce 'death' (Eski İngilizce 'dēap') ve Tongan kökenli Polinezya dillerinden Batı dillerine geçen, dokunulmaz veya kutsal olanla tehlikeli olanın kesişimini bildiren 'taboo' kelimelerinin birleşimi.
Karıştırmayın
Nekrofobi (ölüm korkusu veya ölüden korkma fobisi) ile sıkça karıştırılır; nekrofobi klinik bir anksiyete bozukluğuyken, ölüm tabusu sosyokültürel düzeyde paylaşılan bir kaçınma ve sessizlik normudur.