Varsayılan Benzerlik Yanlılığı
Assumed Similarity Bias
Tanım
Bireylerin, diğer insanların da kendileriyle aynı niteliklere, özelliklere ve değerlere sahip olduğunu varsayma eğilimidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Yeni atanan bir departman yöneticisinin, çalışanların da kendisi gibi bireysel performans odaklı ve mesai saatleri dışında iş düşünmeye istekli olduğunu varsayarak ekip üyelerine aşırı iş yükü vermesi ve bu durumun yarattığı yabancılaşmayı fark edememesi.
Derin Analiz
Sosyal biliş ve algı psikolojisi alanında incelenen varsayılan benzerlik yanlılığı, ilk kez 1955 yılında Lee J. Cronbach tarafından kavramsallaştırılmıştır. Zihnin sosyal dünyayı anlamlandırma sürecinde enerji tasarrufu sağlamak için kullandığı heuristiklerin (sezgisel yöntemlerin) bir ürünüdür. Birey, kendi içsel durumlarını, inanç havuzunu ve tutumlarını bir referans çerçevesi (anchor) olarak kullanır ve bu bilgiyi dışsal sosyal dünyaya projeksiyon yoluyla yansıtır. Bu durum, kişinin başkaları hakkındaki yargılarının doğruluğuna ilişkin öz-güvenini yapay olarak şişirirken (inflated accuracy), aslında başkalarının zihinsel ve kişiliksel özerkliğini göz ardı etmesine yol açar.
Etimoloji
İngilizce 'assume' (varsaymak, üstlenmek) ve 'similarity' (benzerlik, -Latince 'similis' [benzer] kökünden-) ile 'bias' (yanlılık, meyil) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Yansıtma (Projection) mekanizması ile sıklıkla karıştırılır; yansıtma genellikle kişinin kendi kabul edilemeyen dürtülerini başkalarına atfetmesini içerirken, varsayılan benzerlik yanlılığı daha geniş bir kişilik ve tutum genellemesidir. Ayrıca sahte fikir birliği etkisiyle (false consensus effect) örtüşse de, varsayılan benzerlik doğrudan kişilik özellikleri ve nitelikler üzerindeki varsayımlara odaklanır.