Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Güçlendirme İlkesi

Augmentation Principle

Tanım

Bireyin, belirli bir sonucun ortaya çıkmasını zorlaştıran engelleyici etkenlerin varlığında, o sonucu doğuran nedenin etkisini daha büyük olarak değerlendirme eğilimidir.

Örnek Vaka / Uygulama

Şiddetli bir grip geçirmesine ve doktorların evde dinlenmesi gerektiğini söylemesine rağmen, bir çalışanın çok önemli bir projeyi bitirmek için gece yarısına kadar çalışıp kusursuz bir rapor sunması. Yöneticinin, normal şartlarda sıradan göreceği bu performansı, ağır fiziksel engellere (hastalık) rağmen gerçekleştirildiği için çalışanın olağanüstü bir özveriye ve yeteneğe sahip olduğuna yorması.

Derin Analiz

Atıf teorisi çerçevesinde Harold Kelley tarafından formüle edilen güçlendirme ilkesi, sosyal algı ve bilişsel atıf süreçlerinin temel taşlarından biridir. Eğer bir davranış ya da sonuç, o davranışı engellemeye veya başka bir yöne sapıtmaya elverişli ağır baskılara veya maliyetlere rağmen gerçekleştirilmişse, gözlemci bu davranışın gerisindeki motivasyonun veya yeteneğin gücünü normalden daha yüksek bir katsayıyla (güçlendirerek) değerlendirir. Bilişsel bilimler perspektifinden bu durum, beynin belirsizlik ortamında hızlı ve maliyetsiz sezgisel (heuristics) çıkarımlar yapma kapasitesinin bir tezahürüdür. İstatistiksel olarak ise varyans analizindeki etkileşim terimlerine benzer şekilde, engelleme faktörünün varlığının, failin niteliğine atfedilen ağırlığı non-lineer biçimde artırmasıyla karakterizedir.

Etimoloji

Latince 'augmentare' (arttırmak, büyütmek) fiilinden türetilmiş olup, bilişsel psikolojide ve atıf teorisinde bir nedensel çıkarım mekanizmasını ifade eder.

Karıştırmayın

İndirgeme ilkesi (discounting principle) ile sıklıkla karıştırılır. İndirgeme ilkesinde, olası birden fazla neden olduğunda bir nedene verilen değer düşerken; güçlendirme ilkesinde, sonucu engellemeye çalışan bir zorluk olduğunda kalan nedenin gücü artırılır.