Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Diğer Davranışların Farklılaştırılmış Pekiştirilmesi

Differential Reinforcement Of Other Behavior (DRO)

Tanım

Hedeflenen uygunsuz davranışın belirli bir zaman aralığı boyunca hiç sergilenmemesi durumunda pekiştireç sunulmasını içeren edimsel koşullama prosedürüdür.

Örnek Vaka / Uygulama

Sürekli olarak sınıf içinde bağıran bir otizmli çocuğun tedavisinde, terapist 5 dakikalık aralıklar belirler. Eğer çocuk bu 5 dakikalık süre zarfında hiç bağırmazsa (bağırma davranışı 0 olursa), kendisine en sevdiği oyuncakla oynama hakkı (pekiştireç) verilir. Şayet 5 dakika içinde bağırma gerçekleşirse sayaç sıfırlanır ve süre yeniden başlatılır.

Derin Analiz

Edimsel koşullama ve Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) literatüründe DRO, problem davranışı ortadan kaldırmak veya sönme sürecini hızlandırmak için kullanılan temel bir müdahale stratejisidir. Temel mekanizma, hedef alınan istenmeyen davranışın (örneğin kendine zarar verme veya stereotipik hareketler) belirli bir süre boyunca gerçekleşmemesi (omisyonu) esasına dayanır. Bu süre zarfında birey başka herhangi bir eylemde bulunuyorsa, belirlenen aralığın sonunda ödüllendirilir. Nörobiyolojik düzeyde bu süreç, mezolimbik dopaminerjik yolağın operant kontrol altında yeniden yönlendirilmesini, alternatif sinirsel devrelerin pekiştirilmesini ve sinaptik plastisitenin adaptif olmayan yollardan uzaklaştırılmasını sağlar. Zamanla hedef davranışın sönmesi (extinction) ve alternatif nörodavranışsal kalıpların kalıcı hale gelmesi hedeflenir.

Etimoloji

İngilizce 'differential' (Latinen *differentia* - ayırma, fark) + 'reinforcement' (Fransızca *renforcement* - güçlendirme) + 'other' (diğer) + 'behavior' (davranış) sözcüklerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Uyuşmayan davranışların pekiştirilmesi (DRA) ile sıklıkor karıştırılır. DRA'da belirli bir alternatif olumlu davranışın (örneğin bağırmak yerine el kaldırmak) doğrudan pekiştirilmesi söz konusuyken, DRO'da hedef davranışın yapılmaması yeterlidir, alternatifin ne olduğu ikincil önem taşır.