Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Dış Sınır

External Boundary

Tanım

Psikanalitik kuramda egoyu dış gerçeklikten ayıran, benlik ile çevresel dünya arasındaki psikolojik ve yapısal hat.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik ortamda, kendi düşüncelerinin dışarıdaki insanlar tarafından sesli olarak duyulduğuna inanan (düşünce okunması sanrısı) bir danışanda, dış sınırın işlevselliğini yitirdiği ve içsel zihinsel süreçler ile dış gerçeklik arasındaki ayrım çizgisinin ortadan kalktığı gözlemlenir.

Derin Analiz

Psikanalitik topografik ve yapısal kuramlarda ego, hem içeriden gelen dürtüsel talepleri (id) hem de dış dünyanın kısıtlamalarını dengelemekle yükümlüdür. Dış sınır (external boundary), egonun gerçeklik testi (reality testing) kapasitesinin bir tezahürü olarak işlev görür. Bireyin kendi zihinsel temsilleri ile dış nesnelerin otonom varoluşu arasındaki farkı ayırt etmesini sağlar. Bu sınırın geçirgenliği veya bozulması, psikopatolojide özellikle psikotik süreçlerde benlik sınırlarının silikleşmesi ve dış dünyanın içsel süreçlerden ayırt edilememesi (depersonalizasyon, derealizasyon veya sanrılar) tablosuyla kendini gösterir.

Etimoloji

Latince 'ex- / exter' (dışarıda, dış kısım) ve Germen kökenli 'bound / boundary' (sınır, hat) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

İç sınır (internal boundary - ego ile id arasındaki sınır) ve benlik sınırı (self-boundary - kişisel fiziksel ve psikolojik alanın sınırları). Temel fark, dış sınırın doğrudan dış dünya ve gerçeklik algısıyla olan tematik ayrımı temsil etmesidir.