Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Diüretik

Diuretic

Tanım

İdrar akışını ve hacmini artıran, endojen maddeleri veya farmakolojik ajanları kapsayan her türlü madde.

Örnek Vaka / Uygulama

Hipertansiyon tanısı konulan bir hastaya reçete edilen tiazid grubu diüretik ajan, böbrek tübüllerinde sodyum reabsorpsiyonunu inhibe ederek kan hacmini ve dolayısıyla kan basıncını düşürür; ancak tedavi sürecinde hastanın deneyimlediği ani halsizlik ve irritabilite, ilacın merkezi sinir sistemi üzerindeki dolaylı metabolik etkilerini gösterir.

Derin Analiz

Nörobiyolojik ve fizyolojik düzeyde diüretikler, böneğin nefron tübüllerindeki sodyum ve potasyum iyonlarının geri emilimini (reabsorption) bloke ederek ya da filtratın ozmolalitesini artırarak suyun osmotik gradyanla vücutta kalmasını engeller. Bu mekanizma sadece fluid-elektrolit dengesini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda santral sinir sistemini etkileyen ikincil psikolojik yansımalar da üretir. Elektrolit kayıplarına bağlı olarak gelişen halsizlik, vertijinöz durumlar, irritabilite, baş ağrısı ve yoğun polidipsi gibi semptomlar, nörokimyasal homeostazın bozulmasının doğrudan klinik çıktısıdır.

Etimoloji

Modern Latince 'diureticus', Antik Yunanca 'diouretikos' (diourein: idrar yapmak, dia-: aracılığıyla + ourein: idrar üretmek) kelimesinden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Antidiüretik hormon (ADH/vazopressin) ile karıştırılır; ADH suyun vücutta tutulmasını sağlarken diüretikler suyun atılımını hızlandırır.