Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Flourishing

Flourishing

Tanım

Sadece hastalıktan veya sıkıntıdan uzak olma hali değil; yüksek canlılık, olumlu psikolojik ve sosyal işlevsellik ile karakterize edilen üst düzey bir iyilik hali.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik ve pozitif psikoloji seanslarında, sadece depresyon semptomları azalan değil; aynı zamanda işine tutkuyla bağlanan, ilişkilerinde derinlik kuran ve hayat amaçlarını yeniden tanımlayan bir danışanın, tedavi sonrasındaki optimal yaşam evresi.

Derin Analiz

Pozitif psikoloji ve bilişsel bilimler literatüründe 'languishing' (tükenmişlik/atalet) durumunun zıttı olarak konumlandırılan flourishing, bireyin yaşamında anlam bulması, yetkinliklerini en üst düzeyde kullanması ve toplumsal bağlar içinde üretken bir varoluş sergilemesi dinamiklerini inceler. Keyes'in mental sağlık modelinde, duygusal, psikolojik (özerklik, çevresel hakimiyet, kişisel büyüme) ve sosyal (topluma katkı, sosyal entegrasyon) boyutların birleştiği optimal insan işlevselliği düzeyini temsil eder. Nörobiyolojik olarak, sürekli bir homeostatik dirençlilik, prefrontal korteks ve limbik sistem arasında optimal bir uyum ile ilişkilendirilir.

Etimoloji

Eski İngilizce 'flouren' fiilinden, Latincede 'çiçek açmak, büyümek, refah içinde olmak' anlamına gelen 'floris' (çiçek) kökünden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Mutluluk (hedonik iyilik hali ile karıştırılabilir; flourishing hedonik hazdan ziyade eudaimonik yani anlam ve amaca dayalı bir tam iyi olma halidir) ve Tükenmişlik (languishing; flourishing kavramının tam zıttı olan cansızlık ve işlevsellik kaybı durumu).