Hedonik Koşulluluk Hipotezi
Hedonic Contingency Hypothesis
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Keyifli bir hafta sonu sabahında kahvesini yudumlayan bir kişi, sosyal medyada karşısına çıkan neşeli bir seyahat blogunu detaylıca okuyup fotoğrafları incelerken (pozitif ruh halini koruma çabası), aynı kişinin moralini bozan küresel ekonomik krizle ilgili uzun ve teknik bir makaleyi ise 'şimdi hiç çekemem' diyerek hemen kapatması bu hipotezin laboratuvar dışındaki günlük tezahürüdür.
Derin Analiz
Duygu-biliş etkileşimini inceleyen sosyal psikoloji ve bilişsel bilimler literatüründe, bu hipotez ruh halinin motivasyonel bir sinyal işlevi gördüğünü öne sürer. Pozitif duygu durumundaki bireyler, mevcut neşeli veya dengeli hallerini korumak için (hedonik sürdürülebilirlik) karşılarına çıkan bilginin içeriğine yüksek derecede odaklanırlar. Bilgi moral yükseltici ise detaylıca işlenir; tehdit edici veya düşürücü ise kaçınma reaksiyonu gösterilerek bilişsel olarak yüzeyde bırakılır. Buna karşın, negatif duygu durumundaki bireyler, halihazırda mutsuz oldukları için kaybedecekleri bir şey olmadığı varsayımıyla (ya da potansiyel bir iyileşme umuduyla) enformasyonun hedonik sonuçlarını gözetmeksizin onu daha tarafsız veya analitik bir süzgeçten geçirebilirler.
Etimoloji
Antik Yunanca 'hedone' (haz, zevk) kökünden türetilen hedonik terimi ile Latince 'contingere' (dokunmak, bağlı olmak, olası olmak) fiilinden türetilen koşulluluk kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Duygu-Durum Uyumlu Bellek Etkisi (Mood-Congruent Memory) ile karıştırılır; oysa bu hipotez hafızadaki geri çağrımdan ziyade bilginin işlenme derinliğini ve motivasyonel yönünü inceler.

