Kapalifikirlilik
Closedmindedness
Tanım
Bireyin yeni bilgilere, farklı bakış açılarına ve alternatif kanıtlara karşı direnç göstermesine yol açan, yüksek düzeyde dogmatizmle karakterize bir kişilik özelliğidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Kırk yılı aşkın süredir aynı geleneksel pazarlama stratejilerini uygulayan bir şirket yöneticisinin, dijital dönüşüm ve veri analitiği odaklı yeni nesil pazar araştırmalarını 'geçici bir heves' olarak nitelendirip, somut pazar payı kaybı verilerini incelemeyi bile reddetmesi bu özelliğin kurumsal düzeydeki tezahürüdür.
Derin Analiz
Kişilik psikolojisinde 'açık deneyimlilik' (openness to experience) ve 'beş büyük kişilik özelliği' modelleri bağlamında değerlendirilen kapalifikirlilik, bilişsel esneklikten yoksunlukla doğrudan ilişkilidir. Bu yapıya sahip bireyler, bilişsel kapanış ihtiyacını (need for cognitive closure) yoğun biçimde tecrübe ederler; belirsizliği tolere edemedikleri için mevcut inançlarını doğrulayan bilgileri seçici olarak işlerken, çelişkili verileri sistematik olarak reddederler. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum prefrontal korteksteki bilişsel kontrol devrelerinin yeni hipotez üretme maliyetini düşürmek amacıyla ketleyici mekanizmalar çalıştırması ve varsayılan mod ağının (default mode network) mevcut dogmatik şemaları koruma eğilimiyle açıklanır.
Etimoloji
İngilizce 'closed' (kapalı) + 'mind' (zihin) + '-ed' (sıfat yapım eki) + '-ness' (durum/soyutlama eki) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; köken olarak Latince 'mens' (zihin, akıl) kavramına dayanır.
Karıştırmayın
Önyargı (prejudice) ile sıklıkla karıştırılır; önyargı belirli bir sosyal gruba veya nesneye karşı olumlu ya da olumsuz tutumsal yönelimi ifade ederken, kapalifikirlilik bilgi işleme sürecindeki genel bir katılığı ve dogmatizmi tanımlar.
Keşfetmeye Devam Edin
Dogmatizm
Dogmatism
Güçlü bir şekilde benimsenen inanç setlerine dayanarak körü körüne kesin, iddialı ve otoriter bir biçimde hareket etme eğilimi gösteren kişilik özelliği.
Bilişsel Esneklik
Cognitive Flexibility
Bireyin değişen çevresel koşullara, beklenmeyen durumlara ve yeni kural setlerine uyum sağlayabilmek amacıyla düşünce içeriklerini ve davranışsal tepkilerini akışkan bir şekilde değiştirebilme kapasitesidir.