Dogmatizm
Dogmatism
Tanım
Güçlü bir şekilde benimsenen inanç setlerine dayanarak körü körüne kesin, iddialı ve otoriter bir biçimde hareket etme eğilimi gösteren kişilik özelliği.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik ortamda, uzun süredir paranoid şüpheler taşıyan ve partnerinin onu aldattığına dair somut kanıt olmamasına rağmen bu inancından milim sapmayan bir danışanın, mantıksal çelişkileri yüzüne vurulduğunda dahi 'Ben hissettiklerimi bilirim, kanıta ihtiyacım yok' diyerek terapisti reddetmesi ve kendi inanç sistemini mutlak doğru ilan etmesi dogmatizmin klinik tezahürüne örnektir.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve kişilik kuramları bağlamında dogmatizm, Milton Rokeach'in öncülüğünü yaptığı çalışmalarla bilişsel kapanma ve açık/kapalı zihinlilik spektrumunun kapalı ucunu temsil eder. Bu yapının temel nörobilişsel ve psikolojik mekanizması, belirsizlik intoleransı ve bilişsel esneklikteki (cognitive flexibility) ciddi kısıtlılıklardır. Bireyin inanç sistemi değişime karşı yüksek direnç gösterirken, paradoksal biçimde kendi içinde çelişen ve mantıksal olarak izole edilmiş inanç kümelerini barındırabilir. Bu durum, kişinin yeni kanıtları işleme kapasitesini baskılayarak doğrulama yanlılığını (confirmation bias) ve yankı odası etkilerini pekiştirir.
Etimoloji
Antik Yunanca 'dogma' (δόγμα - karar, felsefi görüş, inanç) kökünden türetilmiş olup, 'doğruluğu tartışmasız kabul edilen öğretilere körü körüne bağlanma' anlamını taşır.
Karıştırmayın
Önyargı (prejudice) ile karıştırılabilir; önyargı belirli bir gruba veya duruma yönelik olumsuz tutumları kapsarken, dogmatizm inançların yapısı, işleniş biçimi ve esneklikten yoksunluk derecesiyle ilgilidir.
Keşfetmeye Devam Edin
Bilişsel Esneklik
Cognitive Flexibility
Bireyin değişen çevresel koşullara, beklenmeyen durumlara ve yeni kural setlerine uyum sağlayabilmek amacıyla düşünce içeriklerini ve davranışsal tepkilerini akışkan bir şekilde değiştirebilme kapasitesidir.
Doğrulama Yanlılığı
Confirmation Bias
Bireyin önceden var olan inançlarını, hipotezlerini veya beklentilerini destekleyen bilgileri seçici olarak arama, hatırlama ve bu yönüyle doğrulayan kanıtlara aşırı değer atfederken çelişkili verileri görmezden gelme eğilimidir.