Kapsama
Containment
Tanım
Nesne ilişkileri kuramında, anne ya da analistin, çocuğun veya hastanın baş edemediği projeksiyon yoluyla dışarı aktardığı kaygı ve dürtüleri güvenli bir ortamda taşıyıp anlamlandırarak sindirilebilir hale getirmesi.
Örnek Vaka / Uygulama
Şiddetli panik atak ve ölüm korkusuyla seansa gelen bir danışanın, yaşadığı dehşeti kelimelere dökemeyip sadece ağlayarak odayı kaos haline getirmesi karşısında, terapistin paniğe kapılmadan, sakin ve kapsayıcı bir ses tonuyla 'Şu an içeride çok büyük ve korkutucu bir fırtına kopuyor gibi hissediyorsun, buradayım, bunu birlikte taşıyabiliriz' demesi ve bu sayede danışanın zihnindeki regülasyonu dışarıdan sağlaması.
Derin Analiz
Psikanalitik kuramda, özellikle Donald Winnicott'ın 'holding environment' (tutma ortamı) ve Wilfred Bion'un 'kapsayan-kapsanan' (container-contained) modeli üzerine kuruludur. Bireyin henüz entegre olmamış, regüle edemediği ilkel afektleri (beta elementleri), daha olgun ve işlevsel bir zihin (anne veya analist) tarafından karşılanarak dönüştürülür (alfa elementlerine). Bu süreç, öznenin kendi içsel dünyasını tolere etme kapasitesini (containment capacity) ve ego bütünlüğünü yapılandırır. Klinik pratikte analistin tarafsız, güvenli ve hazmedici duruşu, hastanın kendi zihinsel içeriğinden korkmadan onunla yüzleşmesini sağlayan nötralize edici bir meta-çerçeve sunar.
Etimoloji
İngilizce 'contain' (içermek, tutmak, zapt etmek) fiilinden türetilmiş olup, kökeni Latince 'continere' (bir arada tutmak, kuşatmak; 'com-' [birlikte] + 'tenere' [tutmak]) sözcüğüne dayanır.
Karıştırmayın
Empati ile sıklıkla karıştırılır; empati duygusal olarak anlamayı ve paylaşmayı içerirken, kapsama bunun ötesine geçerek hazmedilemeyen ilkel içeriğin zihinsel olarak 'tutulmasını', dönüştürülmesini ve hastaya geri verilmesini gerektirir.