Katkısal Çift Dillilik
Additive Bilingualism
Tanım
İkinci bir dilin, bireyin ana dilinin statüsüne ve kullanımına herhangi bir tehdit oluşturmaksızın, toplumsal veya bireysel repertuara eklenmesi durumudur.
Örnek Vaka / Uygulama
Ana dili Türkçe olan bir bireyin, akademik kariyeri veya prestijli bir uluslararası pozisyon için ileri düzeyde İngilizce öğrenmesi ve kullanması, ancak aile içinde, sosyal ilişkilerinde ve içsel düşünce süreçlerinde Türkçe'yi ana iletişim aracı olarak tam bir yetkinlikle kullanmaya devam etmesi katkısal çift dilliliğe örnektir.
Derin Analiz
Sosdilbilim ve psikodilbilim bağlamında değerlendirilen bu süreç, bireyin veya konuşma topluluğunun sosyal, akademik ve mesleki bağlamda ikinci dili edinirken birinci dilinin değerini ve işlevselliğini koruduğu ekosistemleri tanımlar. Lambert'in çift dillilik kuramına dayanan bu yaklaşım, bilişsel esneklik, metaforik düşünme becerileri ve yürütücü işlevler üzerinde genellikle olumlu (katkısal) etki gösterir. Dilin edinildiği sosyopolitik ve kültürel bağlamın çoğulcu yapısı, bireyin kimlik entegrasyonunu destekler ve diller arası geçişlerde kayıp yaşanmasını engeller.
Etimoloji
Latince 'addere' (eklemek, ilave etmek) kökünden türetilen 'additive' sıfatı ile iki dillilik anlamına gelen 'bilingualism' (Latince 'bi-' [iki] + 'lingua' [dil]) kavramlarının birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Çıkarımsal çift dillilik (subtractive bilingualism) ile karıştırılır; çıkarımsal durumda ikinci dilin baskınlığı birinci dilin gerilemesine ve zamanla erimesine yol açar.