Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Labirent

Labyrinth

Tanım

Anatomide kafatasının temporal kemiğinde yer alan, işitme ve denge reseptörlerini barındıran karmaşık kemiksi ve zarsal kanallar sistemi.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik pratikte, iç kulaktaki bu karmaşık sıvı dolu labirent sisteminin endolenfatik hidrops (Meniere hastalığı) gibi durumlar nedeniyle basınç değişimlerine uğraması, hastada şiddetli vertigoya, işitme kaybına ve kulak çınlamasına yol açar.

Derin Analiz

Labirent, kulağın mimari yapısını tanımlayan morfolojik bir terimdir. Kemiksi labirent (osseous labyrinth) ve bunun içinde yer alan zarsal labirent (membranous labyrinth) olmak üzere iki ana bileşenden oluşur. Kemiksi yapı dış korumayı sağlarken, endolenf ve perilenf sıvılarıyla dolu olan zarsal yapı işitme (koklea) ve vestibüler duyu (yarım daire kanalları, utrikulus ve sakkulus) organlarının duyusal epitelini barındırır. Nörolojik açıdan, bu hidrodinamik sistemdeki sıvı hareketleri otolitler ve tüy hücreleri (hair cells) aracılığıyla mekanoreseptör potansiyellere dönüştürülerek vestibülokoklear sinir (CN VIII) vasıtasıyla beyin sapına iletilir.

Etimoloji

Antik Yunanca 'labyrinthos' (λαβύρινθος) sözcüğünden gelmektedir; kökeni muhtemelen Minos uygarlığı öncesi Ege dillerine dayanır ve 'taş yapı/mağara' anlamını taşır.

Karıştırmayın

Dış kulak ve orta kulak yapıları ile karıştırılır; labirent tamamen iç kulağın anatomik sınırlarını ve özel duyu organlarının yerleştiği alanı ifade eder.