Otistik-bitişik Pozisyon
Autistic-contiguous Position
Tanım
Nesne ilişkileri kuramında, bebeğin başkalarıyla olan duyusal temasa odaklandığı, dil öncesi dönemdeki en ilkel deneyim biçimi.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, erken dönem gelişimsel travma veya otistik spektrum örüntüleri sergileyen bir danışanın, seans odasındaki ani seslerden veya terapistin fiziksel mesafesindeki küçük değişimlerden aşırı düzeyde regülasyonunu kaybetmesi, bu ilkel otistik-bitişik pozisyondaki duyusal entegrasyon eksikliğiyle açıklanır. Danışanın kelimelerle değil, ancak odanın sıcaklığı, koltuğun dokusu veya terapistin ses tonundaki yatıştırıcı ritimle sakinleşebilmesi bu evrenin klinik tezahürüdür.
Derin Analiz
Psikanalitik kuramda, özellikle Thomas Ogden tarafından formüle edilen bu kavram, Melanie Klein'ın paranoid-schizoid ve depresif pozisyonlarından zamansal ve gelişimsel olarak önce gelen en ilkel öznel organizasyon düzeyini tanımlar. Bu evrede benlik henüz entegre olmamıştır; deneyimler, cilt duyusu, sıcaklık, ritim ve dokunma gibi duyusal yüzey algıları üzerinden şekillenir. Bitişiklik (contiguous), sınırların henüz tam olarak ayırt edilemediği, deneyimin fiziksel sınırlar ve duyusal süreklilik üzerinden anlam kazandığı bir alan yaratır. Eğer bu duyusal yüzey teması bebek için yatıştırıcı ve güven verici bir nitelik kazanmazsa, dış dünya potansiyel olarak ezici ve tehlikeli bir tehdit olarak algılanabilir. Bu durumun katılaşarak kronik bir savunma stiline dönüşmesi, daha sonraki otistik spektrum bozuklukları veya derin kişilik örgütlenmelerindeki erken dönem patolojilerin temelini oluşturabilir.
Etimoloji
Latince 'autisticus' [kendi içine dönük] ve 'contiguus' [bitişik, temas halinde, dokunarak değen] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Melanie Klein'ın paranoid-schizoid pozisyonu (ki bu aşamada kısmi nesneler ve ilkel anksiyeteler söz konusudur ancak duyusal yüzey teması yerine fantezi ve bölünme mekanizmaları hâkimdir) ile sıklıkla karıştırılır. Otistik-bitişik pozisyon, paranoid-schizoid pozisyondan bile daha ilkel, henüz fantezi dünyasının oluşmadığı saf duyusal-somatik bir düzlemdir.