Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Resüsite Etmeyin

Do Not Resuscitate (DNR)

Tanım

Kalbi veya solunumu duran bir hastaya kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR) uygulanmamasını emreden yasal ve tıbbi direktif.

Örnek Vaka / Uygulama

Evre IV metastatik akciğer kanseri tanısı bulunan 78 yaşında bir hastanın, kalp durması (kardiyak arrest) durumunda göğüs kompresyonu veya entübasyon gibi müdahalelerin hastanın acısını uzatmaktan başka bir işe yaramayacağı öngörülerek, hasta ve ailesinin onayıyla hastane dosyasına 'DNR' kaydının düşülmesi.

Derin Analiz

Klinik biyoetik ve palyatif bakımın temel taşlarından birini oluşturur. Bireyin özerklik (autonomy) ilkesi temelinde şekillenir; hastanın yaşamın sonundaki tıbbi müdahaleler hakkında kendi iradesiyle karar vermesini sağlar. Genellikle ilerleyici ve geri dönüşsüz hastalıkların son evrelerinde, yaşam kalitesinin sürdürülemeyeceği durumlarda ya da hastanın önceden beyan ettiği istekleri doğrultusunda hekimler ve hasta yakınları tarafından ortaklaşa alınır. Tıbbi açıdan yararlılık (beneficence) ve zarar vermeme (non-maleficence) ilkeleri çatıştığında, hastanın özgür iradesi hukuki bağlayıcılık kazanır.

Etimoloji

İngilizce 'do' (yapmak), 'not' (olumsuzluk eki) ve Latince 'resuscitare' (re- [yeniden] + suscitare [canlandırmak, uyandırmak]) kelimelerinin birleşiminden oluşan tıbbi ve hukuki bir talimat.

Karıştırmayın

Pasif ötanazi ile sıklıkla karıştırılır; ancak DNR aktif bir yaşam sonlandırma eylemi değil, doğal bir ölüm sürecine tıbbi olarak müdahale etmeme kararıdır.