Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Sağır-dilsiz

Deaf-mute

Tanım

Doğuştan veya erken yaşta edinilen ileri derece işitme kaybı nedeniyle konuşamayan veya konuşmayı tercih etmeyen bireyler için kullanılan, günümüzde geçerliliğini yitirmiş ve pejoratif nitelik taşıyan eski bir terim.

Örnek Vaka / Uygulama

19. yüzyılın sonlarında yayımlanan kurumsal bir raporda, işitme engelli çocukların eğitimi 'sağır-dilsizler okulu' başlığı altında incelenirken, günümüz klinik ve pedagojik yazımında bu terim yerine 'işitme engelli' veya 'ileri derece işitme kayıp lı' terminolojisi tercih edilmektedir.

Derin Analiz

Tarihsel olarak tıbbi ve pedagojik literatürde sıklıkla yer bulmuş olan bu kavram, işitme engeli ile vokal fonlasyon yetersizliği arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurduğu için modern klinik psikoloji, dil bilimi ve özel eğitim alanlarında reddedilmiştir. Konuşma yetersizliği anatomik veya nörolojik bir dilsizlikten (mutizm) değil, işitsel geri bildirimin eksikliğinden kaynaklanır. Bireyler ses üretme organlarına sahip olmalarına rağmen, işitsel girdinin yokluğu nedeniyle artikülasyonu doğal yollarla edinemezler. Ayrıca, modern sağır kültürü (Deaf culture) ve işaret dili araştırmaları, bu kişilerin kendi doğal dil sistemlerine (işaret dillerine) sahip olduklarını kanıtlamış; dolayısıyla 'dilsiz' nitelendirmesinin hem linguistik hem de insani açıdan yanlış ve aşağılayıcı olduğunu ortaya koymuştur.

Etimoloji

İngilizce 'deaf' (İngilizce kökenli, Eski İngilizce 'dēaf' [duyma yetisinden yoksun]) ve 'mute' (Latince 'mūtus' [sessiz, dilsiz]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Seçici konuşmazlık (selective mutism) ve organik mutizm ile karıştırılabilir; ancak bu durum bir psikiyatrik bozukluk veya konuşma aparatının işlevselliğiyle ilgili değil, tam akustik izolasyonla ilgilidir.