Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Antidoğrulamacılık

Anticonfirmationism

Tanım

Bilimsel hipotezler dahil olmak üzere genel önermelerin doğruluğunun, olumlu örneklerin birikimi veya olasılık tahminleriyle doğrulanamayacağını savunan epistemolojik ve metodolojik duruş.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir araştırmacının 'Tüm kuğular beyazdır' hipotezini test ederken milyonlarca beyaz kuğu gözlemlemesi, antidoğrulamacı perspektife göre bu hipotezi 'doğrulamaz'; yalnızca şimdiye kadar yanlışlanmamış olduğunu gösterir. Zira bir sonraki gözlemde siyah bir kuğunun çıkma olasılığı mantıksal olarak her zaman saklıdır.

Derin Analiz

Antidoğrulamacılık, bilim felsefesinde tümevarımın yetersizliğini ve 'doğrulama' kavramının mantıksal çıkmazlarını ele alan köklü bir argümandır. Karl Popperın yanlışlanabilirlik ilkesiyle sıkı bir akrabalık kurmakla birlikte, sadece yanlışlamayı öne sürmekten öte, pozitif kanıt biriktirmenin bir teorinin gerçeklik değerini artırdığı yönündeki sezgisel kabulü kökten reddeder. İstatistiki ve olasılıksal yaklaşımların (örneğin Bayesian çıkarımın) evrensel önermeleri kesin olarak doğrulayamayacağını, zira sonsuz sayıda gözlemlenmemiş durumun teoriyi çürütebilecek potansiyelde olduğunu savunur. Bilişsel bilimler ve metodoloji bağlamında, insan zihninin doğrulama yanlılığına (confirmation bias) olan evrimsel eğilimine karşı metodolojik bir antidot işlevi görür.

Etimoloji

Latince 'anti-' [karşı, zıt] + 'confirmare' [sağlamlaştırmak, onaylamak] sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Yanlışlanmacılık (Falsificationism) ile sıklıkla karıştırılır; yanlışlanmacılık teorilerin yanlışlanabilir olması gerektiğini savunurken, antidoğrulamacılık genel önermelerin hiçbir şekilde doğrulanamayacağı iddiasına odaklanır.