Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Bilişsel Geçirgenlik

Cognitive Penetrability

Tanım

Zihinsel bir sürecin, bireyin mevcut bilgileri, inançları veya hedefleri tarafından etkilenebilme kapasitesidir.

Örnek Vaka / Uygulama

Açlık durumundaki bir bireyin, belirsiz bir nesneyi yiyecek olarak algılama olasılığının tok bir bireye kıyasla daha yüksek olması, arzuların ve inançların erken aşama algı süreçlerine nüfuz etmesinin (bilişsel geçirgenlik) somut bir örneğidir.

Derin Analiz

Felsefe ve bilişsel bilimler kesişiminde yer alan bilişsel geçirgenlik, algısal sistemlerin üst düzey bilişsel durumlardan ne ölçüde etkilendiğini inceler. Zenon Pylyshyn'in öncülük ettiği tartışmalarda, erken evre algının bilgi-dışı (data-driven) ve modüler olduğu, dolayısıyla bilişsel olarak geçirgen olmadığı savunulmuştur. Buna karşın, top-down (yukarıdan-aşağıya) işleme mekanizmalarının ve beklentilerin algısal deneyimi (örneğin renk algısını veya derinlik tahminini) doğrudan manipüle edebildiğini öne süren ampirik bulgular, zihnin modülerlik varsayımını sınırlandırmaktadır. Klinik bağlamda, sanrılar veya katı inanç sistemleri, algısal girdilerin bilişsel olarak aşırı derecede penetre edilmesinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Etimoloji

Latince 'cognoscere' (bilmek, tanımak) kökünden türetilen 'cognitio' ile Latince 'penetrare' (içine girmek, nfuz etmek) fiilinin birleşiminden oluşan bileşik bir terimdir.

Karıştırmayın

Bilişsel impenetrabilite (cognitive impenetrability) ile karıştırılır; ilki inançların algıyı etkileyebileceğini savunurken, ikisi algısal süreçlerin üst düzey bilişten tamamen bağımsız ve bağışık olduğunu iddia eder.