Canlandırmayın Talimatı
DNR
Tanım
Hastanın kalp durması veya solunum durması yaşaması durumunda kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) uygulanmamasını belirten yasal ve tıbbi talimat.
Örnek Vaka / Uygulama
İleri evre ALS hastası olan 68 yaşında bir bireyin, hastalığın ilerleyen solunum yetmezliği evresinde entübe edilmek veya kalp masajı yapılmak istemediğini yasal olarak kayıt altına alarak hastane dosyasının bir parçası haline getirmesi.
Derin Analiz
Biyoetik, klinik psikoloji ve hekimlik uygulamalarının kesişim kümesinde yer alan DNR, hastanın özerklik (autonomy) ilkesinin en kritik klinik yansımalarından biridir. Hukuki ve tıbbi bir direktif olan bu kavram, hastanın yaşamın sonlandığı aşamada tıbbi müdahalelerin orantısız veya anlamsız olduğu durumlarda kendi kaderini tayin hakkını korur. Klinik psikiyatri ve psiko-onkoloji pratiklerinde, bu karar sürecine hastanın ve yakınlarının uyum sağlaması, ölüm anksiyetesiyle baş etme mekanizmaları ve onurlu ölüm hakkı multidisipliner bir yaklaşımla ele alınır. Kararın arkasındaki psikolojik motivasyonlar, genellikle yaşam kalitesinin dramatik düşüşü ve terminal dönemdeki acıları minimize etme arzusudur.
Etimoloji
İngilizce 'Do Not Resuscitate' (Yeniden Canlandırma, Canlandırma Yapma) ifadesinin kısaltmasıdır.
Karıştırmayın
Ötanazi ve pasif ötanazi kavramlarıyla sıklıkla karıştırılır; ancak DNR yeni bir ölüm yaratma eylemi değil, doğal bir ölüm sürecine tıbbi olarak müdahale etmeme (omission) kararını ifade eder.