Danışan-hasta Sorunu
Client–patient İssue
Tanım
Psikolojik yardım alan bireylerin 'danışan' veya 'hasta' olarak adlandırılmasına dair profesyonel terminoloji ve rol karmaşası tartışması.
Örnek Vaka / Uygulama
Yeni mezun bir klinik psikoloğun, hastanesinde yatan bir kişiye 'danışman' demesi tıbbi kayıt protokolleriyle çelişirken, özel bir klinikte başvuran kişiye 'hasta' demesi hümanist terapötik ittifak ilkeleriyle bağdaşmayabilir; bu durum kurumun ve ekolün terminolojik tercihini belirler.
Derin Analiz
Klinik psikoloji, psikiyatri ve psikolojik danışmanlık disiplinlerinde bireyin konumlandırılması, mesleki yönelimi ve tedavi modelini doğrudan etkiler. 'Hasta' tanımı, tıbbi modeli (medical model) ve psikiyatrik ekolü çağrıştırarak bireyin patolojik bir duruma sahip olduğunu ve hekim merkezli bir hiyerarşide pasif bir konumda bulunduğunu ima eder. Buna karşın 'danışan' terimi, Carl Rogers öncülüğündeki hümanist (danışan merkezli) yaklaşımın bir ürünü olup, bireyin kendi potansiyelini gerçekleştiren, aktif, özerk ve tedavi sürecinin ortak sorumlusu olan bir konumda yer aldığını vurgular. Bu terminolojik ikilem, etik kodların uygulanmasından ruh sağlığı uzmanlarının mesleki kimlik algısına kadar geniş bir spektrumda tartışılmaya devam etmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'client' (Latince 'cliens': koruma altında olan kişi, bağımlı) ve 'patient' (Latince 'patiens': acı çeken, katlanan) kelimelerinin birleşimiyle klinik terminolojiye girmiştir.
Karıştırmayın
Terapötik İttifak (terapist ile danışan arasındaki iş birliği bağına odaklanır, adlandırma biçimiyle doğrudan ilgili değildir) ve Hasta Hakları (hukuki bir statüdür).