Davranış Kısıtlama Teorisi
Behavior-constraint Theory
Tanım
Bireyin, aşırı veya istenmeyen çevresel uyaranlar üzerinde kontrol sağlama yönündeki tekrarlayan çabaları başarısızlıkla sonuçlandığında öğrenilmiş çaresizlik geliştireceğini öne süren kavram.
Örnek Vaka / Uygulama
Sürekli olarak gürültülü ve kalabalık bir ofis ortamında çalışan bir çalışanın, bu uyaranları azaltmak için yaptığı tüm girişimlerin (şikayet etme, yer değiştirme vb.) sonuçsuz kalması sonucunda bir süre sonra çabalamayı bırakması ve iş performansındaki düşüşe kayıtsız kalması.
Derin Analiz
Davranış kısıtlama teorisi, çevresel baskıların ve kontrol edilemez stressors faktörlerin bireyin tepki repertuarını daraltması mekanizmasını inceler. Bilişsel ve davranışsal bilimler bağlamında, bu teori organizmanın çevresiyle olan etkileşiminde özerkliğini yitirmesi sürecini modeller. Sürekli başarısızlık yaşantıları, kişinin gelecekteki durumsal kontrol denemelerini sönümlendirir ve motivasyonel düşüşe, bilişsel eksikliklere ve duygusal çökkünlüğe zemin hazırlar. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum prefrontal korteksin yürütücü işlevlerindeki regulasyon kaybı ve limbik sistemin kronik uyarılması ile ilişkilendirilmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'behavior' (davranış, Orta İngilizce 'behavour') ve 'constraint' (kısıtlama, sınırlama, Latince 'constringere' [birlikte bağlamak, sıkıştırmak]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Öğrenilmiş çaresizlik ile sıklıkla karıştırılır; ancak davranış kısıtlama teorisi özellikle çevresel uyaranların fiziksel ve psikolojik alanı daraltması ve bu daralmanın yarattığı kısıtlanmışlık hissine odaklanır.