Epistemofili
Epistemophilia
Tanım
Bilgiye karşı duyulan yoğun sevgi ve her şeyi araştırma, soruşturma dürtüsü.
Örnek Vaka / Uygulama
Akademik kariyerine devam eden bir araştırmacının, uyku saatlerinden feragat ederek, doğrudan uzmanlık alanı olmasa bile binlerce sayfalık tarih ve felsefe metinlerini 'sadece öğrenmiş olmak için' obsessive bir tutkuyla incelemesi ve her yeni bilginin onda dopaminerjik bir tatmin yaratması.
Derin Analiz
Epistemofili, psikanalitik teoride ve gelişimsel psikolojide, bireyin erken çocukluk dönemindeki merak dürtüsünün (cinsel merak dahil) yüceltilerek (sublimation) bilgi edinme ve öğrenme faaliyetlerine kanalize olmasını ifade eder. Bilişsel ve davranışsal düzlemde, entelektüel açlığı, bitmek bilmez bir soru sorma, veri toplama ve anlama çabasını karakterize eder. Patolojik düzeyde olmadıkça, entelektüel üretkenliğin, bilimsel keşiflerin ve akademik motivasyonun temel itici gücünü oluşturur. Savunma mekanizmalarıyla ilişkili olarak, bazen duygusal çatışmalardan kaçış veya entelektüalizasyon yoluyla dünyayı kontrol altında tutma çabası olarak da gözlemlenebilir.
Etimoloji
Antik Yunanca 'epistēmē' (bilgi, bilim) ve 'philia' (sevgi, dostluk, düşkünlük) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Psikanalitik literatürde ilk kez Sigmund Freud tarafından bilme arzusunun libidinal türevini tanımlamak için kullanılmıştır.
Karıştırmayın
Merak (Curiosity) daha geçici ve durumsal bir keşif eğilimiyken, epistemofili daha kalıcı, yapısal ve kompulsif bir bilgi açlığını ifade eder; entelektüalizmden ise duygusal bağdan ziyade saf bilişsel doyum arayışıyla ayrılır.

