Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Geç Ebeveynlik

Delayed Parenthood

Tanım

Bireylerin ilk çocuk sahibi olma yaşını, genellikle 30 yaş sonrasına, yaşamın nispeten geç bir evresine erteleme durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

34 yaşındaki bir şirket yöneticisi olan M.K., kariyerinde belirli bir kıdeme ulaştıktan ve finansal güvence sağladıktan sonra ilk çocuğunu dünyaya getirmiştir. M.K., kariyerinin başında çocuk sahibi olmamanın getirdiği özgürlükten memnun olduğunu belirtse de, gebelik sürecinde yaşa bağlı tarama testlerinin artan sıklığı ve doğum sonrası dönemde akranlarına kıyasla fiziksel yorgunlukla baş etmede yaşadığı zorluklar nedeniyle klinik düzeyde adaptasyon güçlükleri yaşamış ve destekleyici psikoterapi almıştır.

Derin Analiz

Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde sosyokültürel dinamiklerin, kadının gücüne katılımının artması, akademik kariyer hedefleri ve ekonomik belirsizlikler ekseninde yeniden şekillenmesiyle ortaya çıkan demografik ve psikolojik bir olgudur. Yaşam boyu gelişim psikolojisi çerçevesinde değerlendirildiğinde, geç ebeveynlik bireylerin kimlik kazanımı ve mesleki otoritelerini sağlama aldıktan sonra aile kurma motivasyonunu tetiklediğini gösterir. Ancak bu durum, üreme biyolojisindeki yaşa bağlı azalmalar (özellikle oosit kalitesi ve sperm DNA bütünlüğü) nedeniyle bireylerde eksojen stresörleri ve yardımcı üreme teknolojilerine (ART) yönelme oranlarını artırır. Psikososyal açıdan, bu bireyler genellikle daha yüksek finansal istikrara ve duygusal olgunluğa sahip olsalar da, artan ebeveynlik kaygısı ve kuşaklararası enerji uyumsuzluğu gibi zorluklarla da karşı karşıya kalırlar.

Etimoloji

İngilizce 'delay' (geciktirmek, ertelemek, Latincesi *delatare*) ve 'parenthood' (ebeveynlik, Latince *parens* [ebeveyn] kökünden türetilmiştir) kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Kısırlık (Infertility) veya infertilite ile sıkça karıştırılır; ancak geç ebeveynlik, tıbbi bir patolojiden ziyade bilinçli veya yaşam koşulları gereği erteleme davranışını ifade eder. Zorunlu çocuksuzluk (involuntary childlessness) kavramından da ayrılır çünkü burada bireyin üreme yetisinden bağımsız bir zamanlama tercihi söz konusudur.