Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Genetik Yatkınlık

Genetic Predisposition

Tanım

Çoklu genlerin kümülatif etkileri ve bunların çevresel faktörlerle etkileşimi sonucunda, bir bireyin belirli bir hastalığı veya fenotipik özelliği geliştirme yönündeki kalıtsal eğilimi.

Örnek Vaka / Uygulama

Şizofreni tanısı almış bir bireyin tek yumurta ikizinde bu bozukluğun ortaya çıkma olasılığı yaklaşık %50 iken, bu oran genel popülasyonda %1 civarındadır. İkizler aynı genetik yatkınlığı paylaşmasına rağmen oranın %100 olmaması, çevresel ve gelişimsel faktörlerin fenotipik dışavurum üzerindeki belirleyici rolünü kanıtlar.

Derin Analiz

Genetik yatkınlık (kalıtsal yatkınlık olarak da bilinir), monogenik bir determinizmden ziyade poligenik risk mimarisine dayanır. Genom genelindeki çok sayıda varyantın (tek nükleotit polimorfizmleri vb.) eşik değer modeline göre bir araya gelmesiyle şekillenir. Ancak bu durum, deterministik bir kader değildir; epigenetik mekanizmalar ve çevresel tetikleyiciler (stres, toksinler, beslenme) olmaksızın fenotipik ifşa gerçekleşmeyebilir. Diyatez-stres modeli çerçevesinde, biyolojik kırılganlığın latent (gizli) kalması veya klinik patolojiye dönüşmesi çevresel yükün derecesine doğrudan bağlıdır.

Etimoloji

Latince 'genesis' (doğum, köken, oluşum) kökünden türetilen 'genetic' ile Latince 'praedisponere' (önceden hazırlamak, önceden eğilimli kılmak) fiilinden gelen 'predisposition' kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Genetik determinizm ile karıştırılır; determinizm genlerin tek başına sonucu kaçınılmaz kıldığını savunurken, genetik yatkınlık sadece olasılıksal bir risk zeminini ifade eder. Ayrıca 'diyatez' kavramından daha geniş bir kapsama sahiptir çünkü diyatez genellikle psikopatolojiye özgü yatkınlıkları tanımlar.