Gestalt
Gestalt
Tanım
Bireysel öğelerin bir araya gelerek, her bir parçanın tek başına sahip olmadığı yepyeni nitelikler ve bir bütünlük kazandırdığı algısal konfigürasyon.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir müzik parçasını dinlerken, insan kulağı tekil ses dalgalarını veya ayrı ayrı nota frekanslarını değil, bir melodi bütününü algılar. Nota değiştiğinde veya farklı bir enstrümanla çalındığında parça hala aynı melodi olarak tanınır; çünkü zihin, seslerin zamansal ve frekans salınımlarındaki ilişkisel örüntüyü (Gestalt) yakalamıştır.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve algı kuramının temel taşlarından biri olan Gestalt yaklaşımı, insan zihninin uyarıcıları karmaşık bir yığın olarak değil, anlamlı ve organize bütünler halinde işleme eğilimini inceler. Max Wertheimer, Kurt Koffka ve Wolfgang Köhler tarafından temelleri atılan bu ekol, 'Bütün, parçaların toplamından farklıdır' ilkesini benimser. Nörobiyolojik düzeyde bu durum, serebral korteksteki paralel ve dağıtık işleme ağlarının, duyusal girdileri otomatik olarak bir form veya örüntü haline getirme kapasitesiyle açıklanır. Zihin, eksik bilgiyi tamamlama (closure), yakınlık ve benzerlik gibi ilkelerle veriyi organize eder; dolayısıyla algı, pasif bir kayıt işlemi değil, aktif bir yapılandırma sürecidir.
Etimoloji
Almanca kökenli bir sözcük olup 'şekil', 'form', 'konfigürasyon' ve 'bütünlük' anlamlarına gelir; kökeni Eski Yüksek Almancadaki 'stellen' (yerleştirmek, şekil vermek) fiiline dayanır.
Karıştırmayın
Yapısalcılık (Structuralism) ile sıkça karıştırılır; yapısalcılık bilinci en küçük elementlerine (duyular, imajlar) ayırarak incelemeyi amaçlarken, Gestalt aksine bu elementlerin oluşturduğu bütünsel formun indirgenemez olduğunu savunur.

