İkonisite
İconicity
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Türkçe veya İngilizcedeki yansıma sözcükler ('vızıldamak', 'şırıl şırıl', 'buzz' veya 'murmur') ikonisitenin en berrak işitsel örnekleridir. İşaret dillerinde ise (örneğin ASL veya TİD), 'ev' kavramını belirtmek için ellerle bir çatı şekli çizilmesi, form ve anlam arasındaki fiziksel benzerliğin bilişsel işleme hızını nasıl artırdığını laboratuvar ortamında net bir şekilde gösterir.
Derin Analiz
Bilişsel dilbilim ve semiotikte ikonisite, dilsel biçim ile kavramsal içerik arasındaki keyfilik (arbitrariness) varsayımına meydan okuyan temel bir organizasyon ilkesidir. Ferdinand de Saussure'ün dil işaretinin uzlaşımsal ve rastlantısal olduğu yönündeki ortodoks görüşünün aksine, ikonisite gösteren ile gösterilen arasında doğrudan bir izomorfizm (yapısal eşleme) öngörür. Örneğin, miktar ilkesi (quantity principle) gereği, dilsel ifadelerdeki kavramsal karmaşıklık biçimsel karmaşıklıkla doğru orantılıdır (uzun eylemler veya tekrarlar daha fazla zamansal veya fiziksel çaba gerektirir). Bu durum, insan beyninin sembolik temsilleri oluştururken duyusal-motor sistemlerin altyapısından ve somutlaşmış biliş (embodied cognition) süreçlerinden yararlandığını, soyut dilin bile aslında duyusal deneyimlerin metaforik projeksiyonlarıyla şekillendiğini ortaya koyar.
Etimoloji
Geç Latince 'iconicus' (heykel veya tasvire ait) sözcüğünden, Yunanca 'eikōn' (tasvir, imge, benzerlik) kökünden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Rastlantısallık (arbitrariness) ile karıştırılır; rastlantısallık gösterge ile nesne arasında içkin bir bağ olmadığını savunurken, ikonisite bu bağın doğrudan bir benzerliğe dayandığını söyler.

