Kişileştirme
Personification
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, hastanın otorite figürlerini sürekli olarak 'acımasız ve intikamcı birer canavar' olarak kişileştirmesi, çocukluk dönemindeki erken dönem travmatik ilişkisel örüntülerin bugünkü sosyal ilişkilere aktarılmasının tipik bir örneğidir.
Derin Analiz
Harry Stack Sullivan'ın kişilerarası (interpersonal) psikiyatri kuramında kişileştirme, bireylerin kendi benlikleri ve ötekiler hakkında geliştirdikleri karmaşık bilişsel ve duygusal imaj setlerini tanımlar. Bu imajlar, erken dönem sosyal etkileşimler ve deneyimler süzgecinden geçerek şekillenir; dolayısıyla nesnel gerçeklikten ziyade öznelerarası dinamiklerin birer ürünüdür. Bilişsel bilim ve edebiyat teorisi açısından ise kişileştirme, insan beyninin doğuştan gelen 'zihin kuramı' (theory of mind) eğiliminin bir tezahürüdür; birey, belirsiz veya cansız uyarıcılara insanî niyetler ve duygular atfederek çevresini anlamlandırma ve öngörülebilir kılma çabası gösterir.
Etimoloji
Karıştırmayın
Yansıtma (Projection) ile karıştırılabilir; yansıtma, kişinin kendi kabul edilemeyen dürtülerini başkalarına mal etmesiyken, kişileştirme daha geniş bir ilişki ve algı örüntüsünü veya edebi bir mecazı kapsar.
Keşfetmeye Devam Edin
Zihin Kuramı
Zihin Kuramı
Theory Of Mind
Bireyin, kendisinden bağımsız bir zihne sahip olduğunu; başkalarının niyet, arzu, inanç ve duygularının kendi içsel dünyasından farklı olabileceğini kavrama ve bu doğrultuda davranışlarına anlam verme bilişsel kapasitesidir.
İncele