Kültürel Duyarlılık
Cultural Sensitivity
Tanım
Bir bireyin kendi kültüründen farklı olan kültürel, etnik veya ırksal grupların değerlerini, normlarını ve inançlarını fark etmesi, takdir etmesi ve davranışlarını buna göre uyarlama eğilimi.
Örnek Vaka / Uygulama
Kırsal kesimden büyükşehre göç etmiş ve kolektivist bir aile yapısına sahip bir danışana bireysel terapi uygulayan bir klinik psikoloğun, bireysel özerkliği en üst değer olarak dayatmak yerine, danışanın ailesel ve kültürel aidiyetlerini seans sürecine entegre etmesi.
Derin Analiz
Kültürel duyarlılık, antropoloji, sosyal psikoloji ve klinik psikolojinin kesişim kümesinde yer alan çok boyutlu bir yapıdır. Bireyin kendi etnosantrik (etnik merkezci) eğilimlerini askıya almasını ve öteki'nin fenomenolojik dünyasını kendi kültürel bağlamı içinde anlamasını gerektirir. Nörobiyolojik ve bilişsel düzeyde, bu kavram 'ötekini anlama' ve zihin kuramı (theory of mind) mekanizmalarıyla doğrudan ilişkilidir. Amigdala temelli doğal yabancı kaygısının veya dış grup (out-group) önyargısının üstesinden gelmek için prefrontal korteksin üst düzey bilişsel kontrol işlevlerini devreye sokmasını zorunlu kılar. Psikoterapi süreçlerinde, terapistin danışanın kültürel gerçekliğini reddetmeden çalışabilmesi, yanlış teşhis ve tedavi uyumsuzluklarını önlemede hayati bir klinik beceridir.
Etimoloji
İngilizce 'culture' (Latince 'cultura': toprak işleme, bakım, ekin; colere: ekin ekmek, yaşamak, tapınmak) ve 'sensitivity' (Latince 'sentire': hissetmek, algılamak, duymak) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Kültürel yetkinlik (cultural competence) ile sıklıkla karıştırılır. Kültürel duyarlılık genellikle bir farkındalık ve tutum öncüsüyken, kültürel yetkinlik farklı kültürlerle etkili iletişim kurabilmek için gereken pratik becerileri ve mesleki donanımı da kapsayan daha geniş bir eylemsel düzeydir.